rumeli71

823.
  • " Yarım Hekim Candan Eder Yarım Hoca Dinden Eder "

    memlekette köylülüğü , cahilliği din zanneden bir kesim vardır . bunlara göre
    allah , ağa gibi , parti lideri gibi bir şeydir . ona ne çok adam toplarsak
    o da bize o nispette komisyon verecek , cennetimiz garantilenecek " şeklinde bir
    hesapları vardır .

    işte bu adamlar ellerine geçirdikleri çocuk , akraba , tanıdık kim varsa ite kaka
    tekme tokat camiye , kuran kursuna sokarlar . akıllarınca iyilik yapmaktadırlar .
    " din , ibadet her derde devadır , gerisini boşver sen " derler ....

    koşup oynayacak , sinemaya gidecek çocuk , 978 yılında yazılmış küfrevi baba
    gannuşun reddiyesiyle , basralı ibni cimbomun risalesiyle gençliğini tüketir .

    zaman geçer , çocuklar büyür , düşünmeye başlar . sorular , sorular ......

    * çocukluğumuz çalındı , oyundu , sinemaydı , eğlenceydi güzel bir şey
    yaşayamadık . her şey günah diye boğulduk ... cami zindan , hoca gardiyandı .

    * burası önemli ..... ailemde sarsıntılar oldu . annem babam ayrıldı , sahip
    siz kaldım , koruyanım olmadı , çok dua ettim hiç işe yaramadı . bu din , allah
    ne işe yarıyor ????

    * bana dua , ibadet , sabır tavsiye edenlerin çoğu zengin . bize " futbol , içki
    haramdır , cehennneme gidersin " diyenler , çocuğa tecavüz ediyor , her rezaleti
    yapıyor .

    sonuç : islamiyet kötülük kaynağıdır . ben bununla hayat boyu uğraşacağım .
    islam düşmanı her grup dostumdur .

    aziz nesin " böyle gelmiş , böyle gitmez " isimli kitabında annesinin ölümünün
    den bahseder . çok sevdiği annesi verem hastasıdır . aziz nesin on yaşındadır .
    çok dindar bir çevrede yetişen aziz nesin " annemi kurtaramayan allahın melekleri
    de görünmüyordu " diyerek isyan eder ...

    üçüncü mucize filminde ilginç replikler vardır ...

    The Third Miracle (1999) https://www.imdb.com/titl...4268/?ref_=nm_flmg_act_54

    filmde bir rahibi oynayan ed harris hayatını değiştiren bir olayı anlatır .

    " çok sevdiğim babam ölüm döşeğindeydi , allaha dua ettim .kurtulursa rahip
    olacağıma söz verdim , bir mucize oldu , babam iyileşti , birkaç ay sonra ansızın
    öldü , anladım ki allahla pazarlık yapılmaz " ....

    şimdi reklamlar ....
    1 1 ...
  • amerikanın renkli rüyası , hayalidir . " irandan kovulduk , petrolünü
    gazını alamıyoruz , soyamıyoruz , savaşmaya kalksak canımız çok
    yanar , bizim yerimize mesela türkler irana saldırsa harika olur " ......
    bahaneler de hazır .

    * irandaki molla rejimi laik türkiyeye tehditdir ...

    * iran pkkyı destekliyor .....

    * iranda türkler var .... güney azerbaycan ....

    Arası ayırdılar Kumunan doyurdular Men senden ayrılmazdım Zorunan ayirdilar
    Ay Laçın Can Laçın Men sana kurban Laçın . vs vs ....

    * iran şiidir . siz türkler sünnisiniz , yavuzun torunlarısınız ...

    * enver paşa , turan , kuran vs .....

    ********************

    Gazeteci-Yazar Cüneyt Arcayürek, 1995'te yaşanan ve Türkiye'yi iran ile
    savaşın eşiğine getiren krizin perde arkasını yazdı .

    iddia şuydu: ‘‘PKK'nın iran'da barındığı ve Türkiye'ye buradan sızdığı iddiaları
    var. Çiller, Genelkurmay Başkanı ile anlaşmış. 7 Mayıs'ta Türk uçakları Urumiye
    kentindeki PKK kamplarını bombalayacakmış. Demirel önlemiş.’

    Demirel, kitapta konuyla ilgili şunları söylüyor: ‘‘Çiller'e iran'a askeri harekat
    yapmadan Rafsancani ile konuşmasını söyledim. Biz burada yokken konuşmuş.
    Rafsancani, Çiller'e ‘Bizim topraklarımızda toplu PKK yok. Bu bilgileri size Amerika
    veriyor. Amerika sizi bizim aleyhimize kışkırtıyor' demiş.

    Çiller'in kafasına iran'a saldırmayı Çörekçi Paşa sokmuş.

    https://www.hurriyet.com....eyi-corekci-istemis-78959

    ***********************************
    Tahran'daki öğrenci olaylarını değerlendiren Ecevit, "iran halkının uzun süredir
    baskı rejimine ve çağdışı rejime katlanması beklenemezdi" demişti. Ecevit'in bu
    sözüne rağmen, konuya ilişkin bir değerlendirme yapması istenen Dışişleri Bakanlığı
    Sözcü Yardımcısı Sermet Atacanlı ise olayın iran'ın içişlerine girdiğini ve Bakanlık
    olarak yorum yapamayacaklarını bildirmişti.

    https://www.yenisafak.com...tin-iran-celiskisi-588818

    **************************

    27 Temmuz 1999

    Tahran-Ankara satrancı sürüyor
    Bölgenin süper gücü gibi davranmaya çalışan Ankara ile bölgedeki ağırlığını
    hatırlatan iran arasında sular henüz durulmuş değil.

    ABD ile eşgüdümlü olarak iran'daki öğrenci eylemlerini destekleyen açıklaması
    üzerine Tahran'ın tepkisini çeken Ecevit, iki Türk askerini elinde tutan iran'ı "PKK'ye
    kucak açmakla" suçlamayı dün de sürdürdü. Cumhurbaşkanı Demirel ise, "Suriye gibi
    bir durum olur mu?" sorusuna "Şimdilik değil" yanıtını verdi.

    https://www.evrensel.net/...n-ankara-satranci-suruyor

    ***************************

    hikaye böyle ........ türkler şehit , amerika zengin .....
    1 0 ...
  • Oha aşırı tatlı. Olm gözlerimden kalpler fışkırıyor şu an.

    Tanım: bu bebeklerin karşısında gayet normal bir duygu. Öpmek istemeyen kendini sorgulasın.

    Bir de bu yavrucaklara işkence yapan orospu çocukları var. Allah onların bin türlü belasını versin. Vicdanı olmayan aşağılık yaratıklar!

    Bebeeeeeekkk ahahah ya. Kazık kadar herifim bak. Sokaklarda koşasım geldi şu an. Ördek besleyip onlara babalık yapmak istiyorum. Süper başlık.
    3 0 ...
  • idam

    194.
  • idamı kaynak israfı olarak görüyorum. Türkiye'de idam = ağırlaştırılmış müebbet diye bir uygulama var, herkesin bildiği gibi. Ağırlaştırılmış müebbet mahkemede indirime girdiğinde, genellikle 1,5 yıl falan bir hücre hapsi ve 24 yıl üzerinden değerlendirmeye alınıyor, ham haliyle. Bu süre, normal müebbette hücre hapsi olmaksızın 18 yıl diye diye biliyorum.

    Ağırlaştırılmış müebbeti kim alıyor? Toplu katliam, canavarca hisle öldürme, tasarlayarak cinayet vs vs gibi, toplumda bir daha yer almasından tedirgin olacağımız insanlar. Bunlara doğrudan indirim verilmese; gönüllü farmakolojik deneklikten, hapiste kaldığı sürece sanayi üretiminde çalışmak gibi hizmetlere alınsalar, hatta daha ileri gidiyorum gönüllü organ ve düzenli kan bağışlarında ek indirim alsalar sistem daha işlevsel olabilir. Mesela corona aşısı geliştiriyoruz, gariban bir tavşanda deneyip dışarıda istatistik kovalayacağına vur gitsin iğneyi, inşallah yaşar da gelecek sefere de antibiyotik deneriz. içeride 20 sene g.t büyütüp, dışarıda mafyalık taslamalarından daha iyi bence.
    2 1 ...
  • Babam 4 buçuk yıldır cezaevinde. 2013 yılından önce dershanede öğretmenlik yaptığı için. Şimdiye kadar ağzından tek kelime küfür çıktığını bile duyan olmamıştır. Dünyanın en sabırlı insanıydı. Hayvanlara, insanlara çevresindeki herkese ve her şeye merhamet ve şefkat dolu biriydi. Beraber geçirdikleri yıllarda anneme tek bir kere sesini bile yükseltmedi. Kimseye küsmez, içinde zerre kin beslemezdi. Babamı "terörist" diye içeriye aldıklarında annem kanserdi. Beyninde üçüncü evre bir tümör vardı. Ki bu tümör yaşam yüzdesinin çok düşük olduğu ve kişinin günlük hayatını çok sınırlayan bir tümör türüydü. Babam içeride annem için kaygılanmaktan yüksek tansiyon hastası oldu. Ben başka bir şehirde okuyordum. Annem benim okulum bitene kadar daha lisede olan kardeşimle beraber, beş kanallı bir televizyonla bir odada 3 yıl boyunca yapayalnızdı. Yıllarca mutfağa yürüyene kadar soluk soluğa kaldığı bir vücutla desteksiz şekilde yaşadı. Babamı 1,5 yıl boyunca mahkemeleri sadece erteleyerek içeride tuttular. Çıktığı sondan bir önceki mahkemede hakim delil yetersizliğinde babamı bırakmak istedi, savcı itiraz etti mahkeme tekrar ertelendi. Hakim değiştirildi ve bir sonraki mahkemede tutukluluk kararı verildi. Babam defalarca kez annemin yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek annemin ameliyat dosyalarıyla, mr sonuçlarıyla karar itiraz etti. Her defasında reddedildi. Annem beynindeki tümör dışında bu süreçte meme kanserine yakalandı. Göğsü tamamen alındı, aylarca aylarca kemoterapi ve ışın gördü. Allahtan tedavilere başlandığı zaman ben eve döndüm. O kadar ağırdı, o kadar zorlandı ki. ilaçların hiçbir şekilde kesemediği o mide bulantılarında öyle çaresiz hissettim ki. Elimden gün saymaktan başka bir şey gelmedi. Anne çok az kaldı bak sadece şu kadar şu kadar daha dayan bir daha olmayacak, bitecek bunları hepsi, geçecek. Yüzlerce kez aynı cümleleri kurmaktan başka elimden hiçbir şey gelmedi. Tedavi aylar sonra bittikten sonra yine aylarca etkilerinin de vücudundan geçmesini bekledik. Artık tam toparlanmaya başlayacaktı. Yine olmadı. Bu kez beynindeki tümör üçüncü kere nüks etti. Babama telefonda acil ameliyat gerektiği haberini verdiğimde babamın üç ayı kalmıştı cezasının bitmesine. Baba dedim üç ay erken bırakmazlar mı? Sadece cenaze durumu olursa ona katılabiliyormuş.... ha bu arada ona da katılamadı * virüs nedeniyle izin veremiyorlarmış. Yıllarca hiçbir şeyi değil ama sadece annemle babamın kavuşmasını istedim, bunu bekledim. Annem babama kavuşamadan öldü. Son ameliyatına yine babamdan uzaktayken girdi. Ameliyat kritik olduğu için ve ameliyattan çıkamama durumu olduğu için ameliyat sonrasında babama haber vermek istemiştik, rahatlasın diye. Cezaevini aradım, sadece haberini bile iletemeyeceklerini söylediler. Annemle babam kavuşamadılar. Afla dışarı saldıkları yüzlerce caniyi, tecavüzcüyü, pedofili sapığı düşündükçe; defalarca kez şikayet edildikleri halde hiçbir işlem yapılmayan daha sonrasında isimlerini işledikleri cinayetlerle duyduğumuz o kişileri düşündükçe aklıma sadece bu geliyor. Annemle babam kavuşamadı. Babam kimseye sesini bile yükseltmeyen bir insandı ama onu terörist diye içeride tuttular yıllarca. Yıllarca gerçekten ihtiyacımız olduğu halde babamdan uzakta kaldık. Ama bu canileri öylece akladılar birer birer. Bunları unutamıyorum. Şimdiye kadar ne o şiş gözlü orospu çocuğuna, ne de durmadan salağa yatan o diğerlerine gram sempati beslemedim. Kendimi bildim bileli sadece bi şovmendi gözümde hepsi. Ama ben yara aldım. Çok yara aldım. Ailem çok yara aldı. Annem yok, babam yarım, kardeşim ve ben bitmişiz. Biz gerçekten bitmişiz, bizi ne toplar bilmiyorum. Şimdiye kadar babamın masumiyetinden zerre şüphe duymadım ama bu şartlar altında kendi geleceğimden şüphe duyduğum için bu sadece çok yakınlarıma anlattığım bir durumdu. Artık bir damga yerken kendilerinden olmadıkça ne tarafta olduğumuzu önemsemedikleri için geleceğimden endişe duydum işte. Sanki sadece yaşadıklarımı dile getirmemi bile tehdit olarak algılarlarmış gibi. Şimdi düşünüyorum da gerçekten dipteyim. Dışarıda insanların hayatlarını alanlar kol geziyor. Ama onlar rahatlar, buna karşılık ise onlara dokunmadılar ama bizim de hayatlarımızı aldılar. Benim artık bir şeylerin düzeleceğine umudum kalmadı. Yaşamıyorum.
    3 1 ...
  • Yasalar size karşı Evlenmeyin, evlenmeyin, evlenmeyin, bağlanmayın ve takıntı yapmayın!

    Başlangıçta her şey iyi, güzel olabilir ama ilişki bir an sarpa sarar, kötüye gider ve boşanma durumu oluşursa maddi ve manevi zarardasın demektir. Nafaka, velayet uğraş dur. Bunlar psikolojiyi de bozar, boşandığın halde hala aynı kadınla muhatap olursun, kazandığını ona harcamaya devam edersin! Ne kötü! Facia. insan her kötülüğü düşünür ve gözü dönerse yapar! O yüzden evlenme.
    10 1 ...
  • Hocam bu nasıl şarkı ya? insanı çileden çıkarır şart olsun. Metallica’yı Metallica yapan şarkılardan biridir hiç şüphesiz ki. Girişi de iyi cangır cangır yalnız, insana gaz veren cinsten. Geçişlere, ahenge, elektro gitar şölenine diyecek bir şey yok harbiden muazzam. Hele ki şarkının 3:11 dakikalık kısmı beni benden aldı, maşallah..

    Şarkının Türkçe çevirisi:

    --spoiler--
    hey
    ben senin hayatınım
    seni buralara kadar getiren kişiyim
    hey
    ben senin hayatınım
    seni önemseyen kişiyim
    onlar
    onlar ihanet etti
    şuan senin tek gerçek arkadaşın benim
    onlar
    onlar ihanet etti
    ben sonsuza kadar buradayım

    ben senin hayalinim,seni gerçek kılan
    hırsızlık yapman gerektiğinde gözlerinim
    hiçbir şey hissetmediğinde acınım
    üzücü ama doğru

    aklın kötü yola düştüğünde hayalinim
    sen uzaktayken gözlerinim
    geri vermen gerektiğinde acınım
    biliyorsun üzücü ama doğru

    sen
    sen benim maskemsin
    sen benim kostümümsun ,benim koruyan şeysin
    sen
    sen benim maskemsin
    sen işte o suçlanansın
    yap
    işini yap
    benim kötü işlerimi yap , günah keçisi
    yap
    başarılarımı göster
    tek utanan sensin

    ben senin hayalinim,seni gerçek kılan
    hırsızlık yapman gerektiğinde gözlerinim
    hiçbir şey hissetmediğinde acınım
    üzücü ama doğru

    aklın kötü yola düştüğünde hayalinim
    sen uzaktayken gözlerinim
    geri vermen gerektiğinde acınım
    biliyorsun üzücü ama doğru

    nefret
    ben senin nefretinim
    aşkistediğin zaman senin nefretinim
    öde
    ödemen gerekeni öde
    hiçbir şey adaletli olmadığı için öde

    hey
    ben senin hayatınım
    seni buralara kadar getiren benim
    hey
    ben senin hayatınım
    ve daha fazla umursamıyorum

    aklın kötü yola düştüğünde hayalinim
    sen uzaktayken gözlerinim
    geri vermen gerektiğinde acınım
    üzücü ama doğru

    ben senin doğrunum yalanlar söyleyen
    ben senin gerekçeli bahanelerinim
    ben senin içindeyim
    ben senim

    üzücü ama doğru.
    --spoiler--

    Canlı performans videosu: https://youtu.be/xROxlIu__Fs

    Wonderfull!
    5 0 ...
  • Geçmişte virüs yoktu, millet kendini eğlendirecek illa ki bi meşgale bulurdu şimdi eve kapandık asosyalliğe doğru ilerliyoruz. Önceden harbiden güzeldi her şey, insanlar bile daha samimiydi. Şimdi öyle mi? Millet birbirinin kuyusunu kazmaya malzeme arıyor. Of ulan of nasıl da efkarlandım he.

    Ben de üniversite zamanlarımı çok özlüyorum, yaptığımız çılgınlıklar, gittiğimiz metal konserleri, toplu halde daldığımız kavgalar vs.. olm gece gece tribe soktunuz yatacak yeriniz yok şart olsun..
    6 1 ...
  • Kadınlara Askerlik yok, para da ödemiyorlar. (En azından maddi durumu iyi kadınlardan askerlik parası alınıp 6 ay askerlik yapan erkeklere ödenmelidir.)

    Konuya devam edersek kadınlar daha hafif işlerde çalışıyorlar, erkeklere oranla daha az yıpranıyorlar, daha fazla yaşıyorlar fakat daha erken emekli oluyorlar, daha az prim ödüyorlar, nafaka alabiliyorlar, yasalar önünde erkek bir köledir.

    Erkekler olarak birleşip, bazı şeyleri dayatmadığımız sürece hepimiz madenlerde, inşaatlarda çalışan köleler, cephede ölen fedailer olacağız.

    Erkek hareketleri kesinlikle siyasi bir kanatta güç bulmalı. işçilerin ve proletaryanın çoğu erkekken, bu sınıf şehirlerde feminizm destekçisi marksistlerin güdümünde. Fakat onlar kültürel marksist palavralarla meşguller, bu adamları umursadıkları pek yok.

    Erkeklerin ve özellikle işçi ve çiftçi sınıfını oluşturan erkeklerin tek çıkışı onları gerçekten umursayan, tarafsız sendikacı görüşlerdir. Kültürel marksizm köydeki çiftçi adamın, işçi adamın en büyük düşmanıdır.

    Uyanın, Birleşin!
    4 2 ...
  • Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
    3 0 ...