• Bu Sözlükteki sekizinci senem. Ettiğim küfür bir elin parmaklarını geçmez ama bu yandaşların ben ta amını koyayım. 280 bin kişi varmış da, insan taşımışlar da... miting alanı dışında cafelerde marketlerde vs o kadar insan vardır inanırım. Bu arada döner ekmek kuyruğuna değil de helalinden kazandığı paralarla kasa kuyruğuna giren insanları gördüm. O miting alanında bir tane Suriyeli Afgan görmedim. Bedava döner ekmek kuyruğu görmedim.

    Şunu da söyleyeyim; miting alanına gelip, 1 saat duran insanlardan biriyim ve şunu söyleyeyim geri dönenler ve gelenler hiç bitmiyordu. Toplamda 5 milyon vardır ama o meydanda o kadar insan olduğunu sanmıyorum. Ne olursa olsun tayyip in mülteci kampındakı insan sanısının en az 5 katı vardı.
    10 5 ...
  • bir beyan. ilhan mansız ın senegal e attığı golü çok iyi hatırlıyorum yaş 28 oldu hala akp var sıkıldım bilader tayyip den başka insan görmek istiyorum. en güzel yıllarım akp ile geçti.

    okulu bitirdim iş bulamadım okul okumasan iş yok askerlik yapmasan iiş yok normal durumda da iş yok.

    porno siteyi yasaklarsın anlarım da haber sitesini niye yasaklarsın ? youtube u bile yasakladılar ama şimdi vergi alınca kapatmayı düşünmüyorlar ?

    ulan bir ara öyle bombalar patladı ki art arda psikolojim bozuldu. o ne biçim bir dönemdi bir arada terör müthiş azmıştı her gün 3 - 4 şehit vardı.

    torpil had safhada geçti polisliğe başvurdum alınmadım ne adamlar hakkımızı yiyerek polis oldular sonra da sınavla filan uğraşmadım.

    memlekette doğru düzgün iş yok. misal garson diye girsen kurye olarak da kullanıyorlar, temizlikçi olarak da istersen yapma, isterse patron ssk nı da yatırmaz devlet doğru düzgün denetlemiyor.

    kumardan zengin olayım desen dünyanın en berbat bahis organizasyonu var. nereye ? iki kalecide gol atar diye bahis açsalar 1.11 den verecek herifler

    iddaayı anlatmaya gerek yok.

    terör, tecavüz, torpil, ayrımcılık had safhada. adalet denen şeye kimsenin güveni yok daha yazarım ama istemiyorum kısacası geçnliğimin en güzel yılları akp ile mahvoldu orta yaşımı huzur, refah içinde yaşamak istiyorum.
    13 1 ...
  • Saçmadır ama olabileceği gerçeğini değiştirmez. Belki bilinmezlikten kaynaklı bir çekicilik belki de yazılarından kişiliğini anlayıp “acaba bu aradığım kişi mi lan” denilmesinden sebeptir hoşlanmak.

    Aynısı sözlük erkeğinden hoşlanmak için de geçerlidir. Normal bir şeydir. insan tanıdıkça hoşlanır, bu ve bunun gibi mecralar ise tanınmayı kolaylaştırır.

    Editle gelen kot: normal diyorum da aslında yaşayan için çok garip bir serüvendir. Hele bir düşünün bakayım. Sapıklığa kadar gidebiliyor durum. insanın o göremediği şeye olan merakı yüzünden nerelere kadar gidebilir durum. Eğer tek taraflıysa. Tek taraflı değilse iki tarafta izlerini koklaşarak ortada buluşur zaten.

    Bu kotu da sonradan yazdım ki herkes okumasın, başlık aşağıya indiğinde okunsun istedim.
    9 2 ...
  • Hdpnin eş köpeği demirtaşın tüm köpeklerini sokağa davet etmesi ardından barbarlar gibi sokaklara çıkarak yasin börü adında daha reşit bile olmayan 17 yaşında bir çocuğu barbarca katleden hdp köpekleri hala ne yüzle ortalıkta geziniyor anlamış değilim. Fark ettiğim bunlardan hala sözlükte de barınmaya devam ettiğidir. Bu artık kürtlük davası olmaktan çıkmıştır. istediği şeyi zorla almaya çalışan insanın sonu s*ke s*ke içinde bulunduğu durumu kabullenmek olur.

    Edit: köpek dediğim için üzgünüm. Bunlara uygun bir sıfat bulamadım.
    9 4 ...
  • Selamın aleyküm arkadaşlar, kanalıma hoşgeldiniz.

    Sayın tarım bakanı açıklama yapmış;
    (bkz: patates nasıl 6 lira oldu hayretler içerisindeyim)

    "hayret etmiş" sayın bakanımız.
    biz de hayret ediyoruz.
    "patates nasıl 6 lira olur, soğan nasıl 5 lira olur" diye.

    hatta sayın bakanımız bu konuda "hesap soracağım" demiş.
    (bkz: fakıbaba nın aracılardan hesap soracağım demesi)

    sor sayın bakanım, hesap sor.

    ama bak hesap sorarken bu durumu bu hale getirenlere hesap sor.

    anlatmaya başlayayım mı patates nasıl 6 lira oldu, soğan nasıl 5 lira oldu?

    pek muhterem sayın bakanımız bilmiyor zira.
    başlıyorum anlatmaya o halde.

    tarlada 50 kuruş olan patates ve soğan, pazarda neden 6 lira?
    çünkü akp'lilere göre; "dış güçler ve muhalefet patates ve soğan stokluyor(!) böylece hükümeti yıpratmaya(!) çalışıyor."
    ciddi ciddi buna inanan beyinsizler var bu ülkede.
    hatta bu fikri savunan bakanlar, milletvekilleri var.
    buna çare olarak da patates ve soğan ithalatı yapmayı bulmuşlar sivri zekalılar.
    (örneğin ekonomi bakanımız sayın nihat zeybekçi patates ve soğan ithalatı için her şeyin hazır olduğunu kendi açıkladı.)

    yahu sevgili tarım bakanı, bir açın bakın çıkardığınız kanunlara bakalım.
    "biz ne yapmışız lan böyle" diyeceksiniz.

    sevgili arkadaşlar, akp hükümeti 2011 yılında bir hal kanunu çıkardı.
    2011'de çıkarılan bu hal kanununun tam metnine şuradan ulaşabilirsiniz;
    http://www.resmigazete.go...r/2011/12/20111207-13.htm

    bu metni okuduğunuzda ilgili kanunun 1. maddesi harika ifadeler içeriyor.

    --spoiler--
    madde 1 – (1) bu tebliğin amacı, sebze ve meyve ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını sağlamak, toptancı hali içinde veya dışında işlem gören sebze ve meyvelere ilişkin bilgileri elektronik ortamda tutmak, izlemek ve duyurmak, meslek mensupları ile diğer ilgilileri kayıt altına almak, bunlara yönelik veri tabanı oluşturmak ve toptancı halleri arasında ortak bilgi paylaşımını ve iletişimi sağlamaktır.
    --spoiler--

    süper bişey değil mi?
    her şeyin kayıt altında olması, güvenilir olması falan filan.

    bakınız bu uzun yazıda ben çiftçiler ile görüştüm, hal yasasını inceledim.
    soluklanarak ve küfür ede ede okacaksınız...

    şu günlerde malum patates ve soğan fiyatları tavan yapmış durumda.
    patates 6 tl'den, soğan 5 tl''den etiketleniyor.
    oysa üretici 50 kuruşa sattığını söylüyor.

    hatta çok değil birkaç ay önce niğde'de, nevşehir'de depolardaki patatesler cücüklendi, çürüyor diye haberler çıkmıştı.
    https://www.haberler.com/...i-tesvik-10576802-haberi/
    yani ürün bol. ama ürün pazarda pahalı.
    neden?

    işte burada bu hal yasası devreye giriyor.
    çiftçi ürettiği mamulü gidip direk satamıyor.
    örneğin pazarcı esnafı da gidip direk çiftçiden alamıyor.
    nevşehir'de üretilen patatesin istanbul'daki semt pazarında tezgaha çıkabilmesi için önce hale girmesi gerekiyor.

    işte yukarıda belirttiğimiz hal yasası, bir ürünün hale girme mecburiyetini kanunlaştıran yasadır.
    üretici malını tüccara satacak, tüccar da hale getirecek, haldeki yazıhaneler de pazarcıya, esnafa satacak.
    hal böyle olduğunda da tarlada 50 kuruş olan patates pazarda 6 lira oluyor.

    çünkü üretici malını getirip kendi satamıyor.
    çünkü akp çıkardığı yasa ile türk çiftçisini öldürüp, halde yazıhanesi olan kürtleri zengin ediyor.

    bugün istanbul, ankara, izmir, bursa gibi şehirlerin hallerine gidin bakın, burada komisyonculuk yapanlar, yazıhanecilik yapanlar, nakliyecilik yapanların tamamı kürttür.
    bursa'nın gürsu, iznik, karacabey, mustafakemalpaşa ilçelerinde tarlalardan meyve, sebze toplayanların tamamı ne yazık ki kürttür.
    buzhaneler birer birer kürtlerin eline geçiyor.
    izmir'de, manisa'da, aydın'da da durum böyle.
    antalya keza öyle.

    çiftçi malını kamyona yükleyip götürüp kendi satamıyor, sattırmıyorlar...

    bunun müsebbibi akp döneminde yıllarca tarım bakanlığı yapmış olan mehdi eker'dir.
    bir önceki tarım bakanımız olan faruk çelik'in yakınlarından birinden kulaklarımla şu lafı duydum;
    (bkz: tarım bakanlığındaki pkk lıları temizliyoruz)

    işte arkadaşlar akp'nin 2011 yılında çıkardığı bu hal yasası ile çifçinin ürününü direk satması engellenmiş, doğuda kaçak yapan, eroin, uyuşturucu yapan kürt, cebine parayı koyup batıya gelmiş, halde yazıhane sahibi, ortağı olup türk çiftçisinin tarladaki ürününü neredeyse bedavaya alıp fahiş fiyata satarak parasına para katmıştır.

    bütün bunlar şüphesiz ki sadece mehdi eker'in planladığı bir organizasyon değildi.
    nakşibendi kardeşliği'nin üst aklının bir projesiydi ve uygulandı, hala da uygulanıyor.

    şanlıurfa'lı bir nakşibendi olan şimdiki tarım bakanımızın bunları bilmemesi imkansız.
    bunlardan haberdar olmaması imkansız.
    peki sayın bakan, o halde patates fiyatlarına neden şaşırıyorsun?
    hayır, aslında şaşırmıyorsun, şaşırmış gibi yapıyorsun...

    akp iktidarı şayet halktan yana ise bu hal yasasına bir son verilmeli, çiftçinin, üreticinin ürünlerini nihai tüketici ile buluşturabilmesinin önü açılmalıdır.
    doğuda toz satıp, batıda parasıyla çiftçiyi ezen kürtlere prim tanınıp, kürtler ve pkk'nın devlet eliyle para kazanmasının önüne geçilmelidir.

    ama bunları boşuna anlatıyoruz.
    nasılsa sadece 24 saat kaldı.
    akp'den bundan sonra bir şeyler beklemek imkansız.

    yarın sandığa gittiğinizde şayet aklınıza "patates ve soğan fiyatlarının neden yüksek olduğu" gelirse, bu yazıyı hatırlayın ve buna sebep olanlara oy vermeyin.

    hayırlı patatesler...
    34 13 ...
  • wuhuuuu dediğim mitingdir. siyaset konusunda buradaki çoğu yazara göre bilgim daha az. dolayısıyla uzun süslü cümleler kurmayacağım.

    izmir mitinginde bir tohum atıldı, ankara mitinginde kök saldık, istanbul mitingiyle büyüdü gitti.

    dilerim yarınki seçim sonucunda daha da büyüyüp güzel bir türkiye adına yeşereceğiz! *
    32 5 ...
  • akp döneminde ödenen bedellerdir.

    yeni bir moda çıktı son yıllarda.
    devlet araç kiralıyor, kamu kuruluşları için bina kiralıyor.

    yani devletimiz kiracı oldu.

    Maliye Bakanlığı verilerine göre, 2017 yılında hizmet alımı yöntemiyle kamuya 13.558 taşıt kiralandı.
    Bu taşıtların 9.552 adedi genel bütçe, 3.877 adedi özel bütçe ve 129 adedi de düzenleyici ve denetleyici kurumlar tarafından kiralandı...

    2017 yılında kiralanan araçlar için ödenen rakam tam 549 milyon lira.

    kamu binaları için ise devlet 2016 yılında 728 milyon lira, 2017'de ise tam 901 milyon lira kira ödemiş.

    yani geçen sene devletin kasasından çıkan toplam kiralama bedeli;
    549.000.000 + 910.000.000 = 1.450.000.000 tl (bir milyar dörtyüz elli milyon türk lirası)

    devlet 2012 yılından beri yoğun bir şekilde kiralama politikasına gitti.
    yani, bu geçen 6 yıl boyunca yaklaşık 8-9 milyar türk lirası araç ve kamu binası kiralarına gitti.

    9 milyar lira, dile kolay.
    bu 9 milyar lira ile tüm kamu binaları yıkılıp yeniden yapılabilir, kamu araç filosu yenilenebilirdi.
    böylece devlet yeni binalara ve yeni araçlara sahip olabilirdi.
    ama bu 9 milyar şimdi buhar oldu gitti.

    devletin kasasından çıktı, yandaşların cebine girdi.

    yandaş müteahhitler için çok cazip bir durum bu.
    dışı cam giydirmeli çok katlı binaları yapıyorlar, sonra devlete kiraya veriyorlar.
    tabi bu kiralama işleri genelde piyasanın çok üzerinde rakamlarla yapılıyor.
    yani aylık 100 bin lira edecek bir bina, aylık 250 bin liraya devlete kiralanabiliyor.
    bu işten yandaş müteahhit, yandaş emlakçı, yandaş komisyoncu, yandaş aracılar ekmek yiyor.
    tabi binayı kiralayan kamu kuruluşunun üst düzey yöneticisinin yaptığı indıragandi de cabası.

    kaynaklar:
    http://www.yenicaggazetes...arac-kiraladi-180535h.htm
    http://t24.com.tr/haber/d...-milyon-lira-odedi,537028
    https://emlakkulisi.com/g...c-ve-bina-kiralama/948216
    18 0 ...
  • bu sefer buraya ciddi bir entry gireyim öhöm şey, kendisinin uzun uzun analiz kastığı entrylere bayılıyorum baya baya iyi yazıları var ki ben normalde uzun yazı okumaya üşenirim. neyse yeter bu kadar sonra şımarıyor.
    15 4 ...
  • Orospu çocuğu söylemi. Mustafa kemal atatürk türk ırkının içerisinden çıkmış en büyük önderlerden biridir. Beyliği yoktur, hanedanı yoktur, kendisine inanan bir avuç asker ile bu memlekette bağımsızlık mücadelesi vermiştir. Bu millete türk olduğunu hatırlatmıştır.

    Kendisine ve kendisinin mücadelesine saygı duyan insanlara hakaret eden orospu çocukları, it denen hayvan kadar bile şerefe sahip değildir.
    25 11 ...
  • yarın dipten gelen dalganın tsunamiye dönüşeceği büyük gün.
    millet için, millet ittifakı için sandığa gideceğiz ve oyumuzu kullanacağız.

    oy kullanmadan ve kullanırken yapmamız gereken işlerin sıralı tam listesi:
    1-seçmen kağıdınızı aldınız mı?
    2-Geçici Kimlik Belgesi, nüfus cüzdanı, resmî dairelerce verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi gibi geçerli kimliğiniz hazır mı?
    3-oy kullanacağınız yer ve sandık için bilginiz var mı?
    4-ittifakın sandık görevlilerinin en az birinin kim olduğu bilgisine sahip misiniz ?
    5-oy kullanırken veya oy kullanma noktasında çıkarılacak sorunlara karşı tutanak tutturacak kadar donanımlı mısınız?
    6-sana verilen oy pusulasına ve zarfa bak. mühür yoksa mühürlet veya mühürlüsünü iste ve kullan.
    7-oy kullanacak yakınlarını, özellikle yaşlıları nasıl ve kaç pusula oylayacağını uygulamalı olarak bilgilendirdin mi?

    8-oy pusulasının arkasında ki mühür özellikle cumhur ittifakının arkasına bol mürekkepli olarak basılmışsa
    ön tarafa da çıkacağından oyunun geçersiz sayılma ihtimali olduğunu biliyor musun ?

    9-oyunu erken saatte kullanıp, sandıklar kapanmadan en geç saat 16' da tekrar sandık koruması için sandığa dönmeye hazır mısın ?
    10-sandıktan çıkan oy sayımına mutlaka millet ittfakı sandık görevlileri ile refakat etmeye hazır mısın?
    11-cep telefonuyla seçim sonucu tutanağını fotoğraflamanın hakkın olduğunu biliyor musun ?
    12- millet ittifakı sandık görevlileri oy sayımı tutanağını " millet ajansı" na gönderdi mi ?

    16 nisanı unutma !!! ve unutmayın sadece oy verirsek değil, oylarımızı da " hırsız kedi "lerden korursak kazanırız.

    not: 16 nisan refarandumunda aa % 65 ile evet' in açık ara önde olduğu algısını yaratarak meydanları boşalttı. ve mühürsüz oy ve zarflar sahneye çıktı. 2 gün önce aa' nın yine aynı çalışma içinde olduğu ortaya çıktı ve " sehven " dedi.
    14 2 ...