• Önce inanamadım. Ama sahiden o'ydu.

    Kitapevimiz var. Orayı işletiyorum Kadıköy'de. Zaten şu dönemde çok az müşteri geliyor. Bilgisayar başında uyuklamıştım. Tatlı bir ses ile uyandım. O'nun sesiydi.. Çok güzeldi.. Bana çok nadir bir kitap olan "fakat müzeyyen bu derin bir tutku"yu sordu. Oracıkta aşık oluverdim. Hem güzelliğine, hem de kitap seçimine.. Aradım buldum, içine ufak bir not yazdım, "bu kitabı bitirdiğinde o gizli sahilde, kumsalda seni bekliyor olacağım" diye.. Giderken de ince şalını düşürdü. Ya da kendisi bıraktı.. Bekleyeceğim o'nu..
    6 0 ...
  • müjde...
    köylü müsünüz?
    hayvancılık mı yapıyorsunuz?
    hayvanlarınızı meraya çıkarıp otlatmak mı istiyorsunuz?

    çokomelli hükümetimiz artık sizin meraya çıkarıp otlatacağınız her hayvandan kelle başı para alacak.

    buna göre hayvanlarını otlatmak isteyen köylüler;
    büyükbaş hayvan başına: 10 tl.
    küçükbaş hayvan başına: 2.5 tl ödeyerek hayvanlarını otlatabilirler.

    genelge;
    devletin çiftçiden hayvan otlatma parası alması

    kaynak;
    https://www.kirklareligaz...edelleri-aciklandi/19179/

    bu arada edindiğim bilgiye göre 2016-2017'de büyükbaş hayvan için 3.5 lira, küçükbaş hayvan için 0.50 lira imiş bu bedel.
    demek ki berat bey buradaki açığı gördü ve köylünün haksız kazanç(!) elde etmesinin önüne geçti.

    ne güzel ya.
    dağlarımız, meralarımız, yaylalarımız ot dolu, ama samanı ithal ediyoruz, hayvancılık yapmaya çalışan köylüden ot için para topluyoruz.

    sonra da diyoruz ki "neden bizde et bu kadar pahalı?"

    dünyanın en pahalı mazotunu kullanan çiftçi türk çiftçisi.
    dünyanın en pahalı yemini kullanan çiftçi türk çiftçisi.
    dünyanın en pahalı elektriğini, suyunu kullanan çiftçi türk çiftçisi.
    dünyanın en pahalı ilacını, gübresin, tohumunu kullanan çiftçi türk çiftçisi.

    türk çiftçisi çiftçilik yapamıyor.
    hayvancılık geriliyor.

    dünyanın önemli bir hayvan ithalatçısı haline geldik malesef.
    (bkz: türkiye nin canlı hayvan ithal ettiği ülkeler/#40397278)

    bakınız resmi rakamlarla örnekleyelim;

    1980'de türkiye nüfusu: 44 milyon.
    2017'de türkiye nüfusu: 80 milyon.

    1980 yılında türkiye'de büyükbaş hayvan sayısı: 18 milyon.(sığır-manda)
    2017'de türkiye'de büyükbaş hayvan sayısı: 14 milyon.

    1980'de türkiye'de küçükbaş hayvan sayısı: 49 milyon.
    2017'de türkiye'de küçükbaş hayvan sayısı: 30 milyon.

    40 sene önce türkiye'de 1.3 milyon manda varken, bugün bu sayı sadece 150 bin. neredeyse 10 misli azalmış.

    şimdi de hayvan otlatma bedellerini arttırarak ne yapmak, nereye varmak istemektesiniz.
    bu işin içinde başka işler var.
    söylenenlere göre mera, kışlak ve yaylakları korumak için değil, bu meraları yandaşlara kiralayarak köylünün emeği üzerinden yandaş ağalık sistemi kurmak istiyorlar...
    12 2 ...
  • ilginçtir, 1958 devalüasyonunu kimse yazmamış..

    atatürk-inönü döneminde son derece dikkatli bir hayat yaşandı.. paralar tasarruf edildi ve o tasaffularla ciddi bir sanayi altyapısı oluşturuldu.. inönü ülkeyi menderes'e devrettiği zaman ülke nisbeten borçsuzdu ve ciddi bir altın rezervi vardı.

    menderes ülkeyi devralır devralmaz sanayileşme hamlesini durdurdu.. her şeyi tüketime ve ithalata çevirdi.. ithalatla önce tek parti döneminin tasarruflarını, sonra da marshall yardımıyla gelen dolarları yedi.. 1954 yılından itibaren önce döviz sıkıntısı, sonra enflasyon başladı.. uzun süre baskılanan dolar en sonunda 4 Ağustos 1958de patladı, bir gece içinde 280 kuruştan 900 kuruşa fırladı.. 1950 yılından beri ithalat bağımlısı olmuş olan ülke dolar bir anda üç kat değerlenince yangın yerine döndü..

    dolar 6:50'den 7'ye çıkınca ortalığın nasıl sallandığını görüyorsunuz.. şimdi gözlerinizi kapatın ve doların bir gecede 6:50'den 20'ye çıktığını düşünün... işte 4 ağustos 1958'de insanların yaşadığı buydu.. menderes'i götüren özünde o insanların hoşnutsuzluğudur...

    http://www.ekohaber.com.t...yazisi-yazi_id-23563.html

    bazıları "tahkikat komisyonları, örtülü ödeneği zimmete geçirmek" filan demiş.. türk halkı hayatta aldırmaz öyle şeylere..

    bazıları da metreslerinden, evli kadınlarla ilişkilerinden filan dem vurmuş.. eğer sık sık allah diyip namaz kılıyorsan türk halkı zinaya da çok aldırmaz..

    menderes'i götüren doların fırlaması ve ithalatın bitmesidir..
    7 3 ...
  • konusu her açıldığında ciddi ve uzun uzun bir şeyler yazmak isteyip ilk paragraf bitmeden kahkaha attıran mücadeledir. ciddi ciddi buna inanan ve "ecovit de destek verirdi yeaeaea" diyerek durumu aklamaya çalışanları gördükçe iyice sinirlerin boşalıp gidiyor böyle gülerken.

    düşünsene bir fabrikan var. atıyorum 100 tanede çalışanın var. bu çalışanları seçerken 70 tanesini hırsızdan, namussuzdan seçiyorsun. bizzat kendi ellerin ile seçiyorsun fabrikana yerleştiriyorsun. sonra paralar kaybolmaya başlıyor ahlaksızlık alıyor başını gidiyor. o kendi ellerin ile yerleştirdiğin 70 tane namussuzu işten atıyorsun. bu arada namusu ile çalışan 30 işçinin yıllarca anaları ağlamış bunların elinden. sonra o 30 kişiye diyorsun ki "bana şükredeceksiniz çünkü bu namussuzları ben temizledim buradan" diye.
    5 0 ...
  • tahkikat komisyonu, vatan cephesi ve buna benzer despot uygulamalar.

    asılıp kahraman edilmeseydi bugün kendisinden çok farklı şekilde bahsediliyor olurdu.

    muhalefet partisinin vekillerini sokak ortasında tutuklatan, irtica nedeniyle fevzi çakmak'ın partisini kapatan adamdan bahsediyoruz.

    okuduğu amerikan lisesi, liseyi bitirmemesine rağmen vekilliğini kullanarak üniversiteye sınavsız giriş yapıp tek bir derse bile girmeden avukat olması, aşk hayatı vs.

    neresinden tutsan elinde kalır yani.
    10 3 ...
  • CHP döneminde valiler partinin valisi olup, hebele hübele...

    La o valilerin çoğu makam arabasını bir kere olsun eşine çocuğuna tahsis etmeyen valilerdi.

    Babam devlet memuruydu. Komşumuz olan hırsız bir icra müdürü vardı. Aynı işte olmamalarına, yani kişisel bir problemleri olmamasına rağmen, sırf hırsız olduğu için babam buna selam bile vermezdi. Bir keresinde başka bir komşumuz hem icra müdürünü hem bizi yemeğe davet ettiğinde davet sahibini "sen beni bununla aynı sofraya oturacak adam mı sanıyorsun?" diye fena haşlayarak daveti reddetmişti.

    O çok kötüledikleri eski Türkiye güllük gülistanlık değildi ama hiç değilse utanma, arlanma, namus, şeref hepten rafa kaldırılmamıştı henüz. Devlet memurlarının geçim koşulları şimdikinden çok daha kötüydü, sendikaların güçlü olduğu dönemlerden kalma hakları sebebiyle işçiler bile çok daha iyi kazanırdı ama yolsuzluk, hırsızlık büyük haysiyetsizlik sayılırdı.

    Allah diyerek çalıyorlar...
    6 1 ...
  • ve bu ifşalama olayını cinsiyetçi bir küfürle yapmak...

    "kadın düşmanı orospu çocukları" söylemine bak bir de savunduğun değere bak.

    ulan kadın düşmanlığı yapanlara değil de onları doğuran analara söverek kadınları savunduğunu düşünmek de neyin kafası?

    yani tamam, saygı duyuyorum tepkiye de yapmak istediğine de ancak bunu orospu çocuğu gibi neden cinsiyetçi biz söz kullanarak dile getirdin ki şimdi? ne önemi kaldı ki savunduğun değerin? daha başlıkta cinsiyetçilik, kadın düşmanlığı var baksana...

    ülkemizdeki düşünceli insan bile ince düşünemiyor, cinsiyetçiliğe laf söylerken cinsiyetçilik yapıyor.

    ülkemizdeki feminizm de aynen böyle, sizi daha detaylı düşünmeye davet ediyorum.
    14 1 ...
  • Özellikle bim ya da a101 tarzı bir kapı ise bi gofret ve bi gazoz bile ısmarlayabilirim.

    Biri yeni doğmuş ve biri de çok küçük olan iki çocukla öyle kapıları açmak çok zor.
    4 1 ...
  • Mesleğimi yine yapardım ama sabah 10la 2 arası. Sonra irish pubıma geçerdim. Akşam da hemen yanındaki meyhaneme. Bütün gün hiç sıkılmadan bu 3lü arasında vakit geçirebilirdim. inşallah yapacağım.
    1 0 ...
  • Aldığım ilk günden beri aynı görünümünü ve kalitesini muhafaza eden gömleklerine ve uzun kollu harikasına sahip olduğum markadır.

    3 gömleği var. En az 4-5 yıllıktır. Biraz kendilerini saldılar. Ama ilk alınan ikisi gayet iyi durumda tertemiz.

    Üçüncü gömleğin ense kısmı deforme oldu birazda duruşu bozuldu, kısaldı gibi.

    Hırkayı ise alalı 6 yıl oldu ilk günden hiç farkı yok. Çok az rengi soldu o kadar.

    temiz kullanıp, düşük derecede ve az sıklıkla yıkarsanız parasını fazlasıyla hak ediyor. Ama tabii kendi içinde de kaliteli, kalitesiz ürünü vardır. Malzemesini kaliteli olandan seçin sonra üzülmeyin.

    Birde son olarak hediye gelen polo gömlek vardı trendyolun sözde indirimlerinden alınmıştı. Kesimi, malzemesi, dokuması çok kötüydü. Hediyeyi alana iadr etmek zorunda kaldım. Zaten o da markası olup ucuza kapattığından almış cimri pislik. Giyemedim. Trendyol ürünlerini önermiyorum.
    1 0 ...