• e troll dolu bütün sözlükler. yapcak bişey yok. yeni türkiye´nin yeni eğitim sistemi bir nesli çarçur etti. türk internet sitelerinin hepsi böyle. twitter da genellikle böyle.

    adam gibi yazmak istiyosan mesela alman sayfalarında yazabilirsin. almanca tabii. orada böyle çarçur olan nesiller olmadığı için, adam gibi tartışmalar, seviyeli sohbetler edebiliyosun. türk sayfalarında da aynı şeyi yapmak için eğitim sistemini değiştirip bi 15 yıl falan beklemek lazım.

    bu yokolmuş nesil bundan sonra da böyle kalırlar. bugünkü türk gençliğinden bi halt olmaz.

    türkçe yazcaksan, böyle bi seviyede yazmayı kabulleneceksin. başka şansın yok...
    2 1 ...
  • rektöre hanımın akademik kariyeri son derece zayıf görünüyor... kısa bir ingiltere seyahati dışında bütün dereceleri marmara üniversitesinden...

    (sonradan eklenen not: şu kaynakta doğum tarihi 1982 olarak yazılı ama her halde yanlış...
    https://www.haberler.com/esra-hatipoglu/biyografisi/
    başka bir yerde üniversiteye giriş tarihi olarak 1988 görünüyor..)

    levent uysal isimli pis sakallı kerestesi sağlam arkadaşımızın da 50'sini geçtiğini zannetmiyorum... kendisi işadamından ziyade bodyguard gibi görünüyor..

    eskiden olsa uzun uzun yazıp nefes tüketirdim ama artık uğraşmayacağım.. çünkü türk halkı bu tarz insanlar tarafından yönetilmek istiyor.. bu tarz insanlara bayılıyor.. bu düzeni seviyor...

    bu düzen ise sürdürülebilir değil. sonu felaket...

    ancak ben gine de bir tavsiyede bulunayım: eğer türkiye olur da makas değiştirip de başka bir düzene geçmeye niyetlenirse muhakkak, ama muhakkak bu adamların ve kadınların
    ---ne olduğunu,
    ---kim olduğunu,
    ---arkalarında hangi güçlerin iş tuutuğunu
    ---para akışlarını
    ---inşaat sektöründeki örgütlenmelerini,
    ---akademideki örgütlenmelerini,
    ---devletin içindeki örgütlenmelerini
    ---offshore hesaplarını
    ---kimin köylüsü oldukları
    ---kimin akrabası oldukları
    ---hangi etnik gruptan oldukları
    bulup ortaya çıkarmalı.. bu muhakkak, ama muhakkak yapılmalı...

    eğer bu adamlar ve kadınlar tam olarak afişe edilmezlerse fırtına sürerken bir süreliğine bir taşın altına saklanırlar, fırtına geçince saklandıkları taşın altından bir mağduriyet hikayesiyle çıkıp tekrar eski güçlerine kavuşurlar...
    3 0 ...
  • galatasaray

    20569.
  • Koyu bir Beşiktaş taraftarı olarak yazıyorum ki G.Saray'ın Türkiyenin en büyük kulübü olmasının en büyük sebebi büyük bir camiaya sahip olmasıdır. G.Saray başsız kalmaz, başkan kendi çiftliği gibi yönetemez, seçim olduğunda pekçok ciddi aday çıkar. G.Saray'ın son 20 yılda 8. başkanı görevde iken FB'de 2. BJK'de ise 4.başkan görevdedir. Gerek BJk gerekse de FB'de başkanlar kulübü babasının çiftliği gibi yönetir. Buna rağmen adamlar seçime ya tek aday girer ya da karşılarında kıytırık biraday olur, seçimi aşırı bir farkla alır götürür.
    G.Saray'a bu hususta ilk 2001 yılında hayran olmuştum, Faruk Süren 1996'da göreve gelmiş, 4 lig uefa vs almış, 2001'de 5. kez üst üste şampiyon olmayınca istifa etmişti.
    Beşiktaşta Serdar Bilgili geldi önce, 0 borçla aldığı başarılı takıma aşırı abuk subuk transferler yapıp BJK'yi ligde avrupada rezil etti. Oysaki göreve geldiğinde Hans Briegel görevde, BJK'de Halilagic, Schafer, rahim'li oturmuş defansı bozdu, Erman-Ümit-Khlestov gibi BJK paf takımında oynayamayacak rezillikte topçularla BJK gol yeme rekoru kırdı. Bir önceki sezon 75 puan yapan Briegel Terimsiz GS karşısında bikaç iyi takviye ile şampiyon yapacak iken kovuldu. Sonraki sezon gitti Münch, Karhan, Nouma, Shorunmu gibi takımın vazgeçilmezlerini sattı yerine Veit, Kjaer gibi abuk subuk adamları aldı,onları da sezon başladıktan 1 ay sonra kovdu. Sonra BJK herşeye rağmen şampiyonluk potasına girdi gitti Nihatı sattı. Sonra Luce sayesinde şampiyon oldu, ertesi yıl hem de şampiyonlar liginde oynayacakken gitti eldeki 3 forveti de (ilhan,Ahmet, Nouma) yı gönderdi, yerine sadece emekli ilie'yi aldı, BJK'nin avucundaki şampiyonluğu FB'ye hediye etti.
    Daha sonra Demirören denen şahıs geldi, o da abuk subuk vasat isimlere servet yağdırdı, BJK'yi batırdı, 8-0'lık hezimette başrol oynadı, yaptığı hatalar ciltlere sığmaz.
    Son olarak Fikret geldi, 400 milyon borçla aldığı kulübü 3 milyarı aşkın borca soktu. başkan olurken "yok efendim yanan eve girdik" gibi laflar dizdi, adam geldiğinde BJK'nin kadro kalitesi bayağı iyiydi Simao, Quaresma vs, gitti BJK'yi anadolu takımına çevirdi, yıldızları satmayıp bonservislerini eline verdi, o dönemin genç Quaresma'sını bile teneke bağlayarak kovdu. Bu yıldızlar yerine Dentinho, Gökhan Süzen,Uğur gibi vasat altı isimlere servet yağdırdı. Stadın yapılacağını taahhüt ettiği tarihten 2 küsur sene sonra yapmasına rağmen büyük alkış aldı. Gomez, Ba, talisca, Aboubakar, Marcelo kim varsa sattı savdı onların yerine Negredo,Pepe, Lens gibi emeklilere servet ödeyip kulübü batırdı. Tüm bu olanlara rağmen pişkin pişkin 3 yıllığına daha BJK'nin başkanı oldu. Bu sezon başında Cenk, fabri, Tosic, Mitrovic gibi isimleri iyi paralara satmasına, son 2 yılda ciddi ş ligi geliri olmasına rağmen hocası basbas bağırsa da transfer diye adam inatla yaz tatilini bölmedi, transfere vakit ayırmadı, ne forvet transferi yaptı ne de yaşlı Q7, Gökhan Gönül, Adriano gibi isimlerin yerine genç isimler almadı. Sezon başladı, dalga geçer gibi Negredo'yu 2. haftada yolladı, sonra Pepe ve babel'i kadro dışı bırakıp BJK'yi perişan etti. Elinde golcüsü olmayan diğer mevkileri yamalı bohçaya benzeyen takımda Şenol hoca da birşey yapamadı normal olarak ve neticede BJK ligin ilk yarısında zaten çoktan şampiyonluğa havlu attı.
    Özetle bu rezilliklerin binde biri GS'de olsa o başkan değil genel kurul, öbür aya çıkamaz. Ama BJK gibi camiası, genel kurulu olmayan, sahipsiz bir kulüpte Fikret Orman istese 50 yıl da başkanlık yapar. G.Sarayı G.Saray yapan Fatih Terim'den ziyade camiasıdır, Dursun Özbek, Adnan Polat'ı silip atan genel kuruldur.
    3 0 ...
  • Başlık : sözlüğün zeka ortalaması
    Nick: edep ya hu.
    Entry içeriği: anasını dikeyim, sikik, amk, akp zihniyeti...

    Acaba senin zeka ortalaman kaç, sayın yazar?
    4 0 ...
  • Korku ve gerilim içermese de oldukça tuhaf bir olaydır.

    Sevgilim mesaj attı. iş artık ciddiye bindi. Evlenecek miyiz? Dedi. Bende daha erken dedim. Ayrıldık. Sevdim mi? Sevdim.

    Neyse bu evleniyor. O gece kafam çok bozuk arabayı manzaraya çektim. Cengiz baba eşliğinde kafayı buluyorum. Sonra araba süremiyeceğimi anlayıp taksi ile meyhane gidip orada da içiyorum. Sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtım. Hastanedeyim. Alkol komasına girmişim. Yan yatağa bir baktım. Benim hatun yatıyor. Gülmeye başladım. Ulan ne kafalar yaşıyorum diye. O bana bakıyor. Ben ona. Hemşire kontrole geldi. Dedim bana ne verdiyseniz alkolle karışınca çok güzel serap gördüyor. Yan tarafta eski sevgilimi görüyorum dedim. Hemşire bir şey demeden gitti. Sonra biraz açıldım. Ulan hatun hala orada. Hemşireye durumu anlattım. Dedim yan yatakta gelinlikle bir kadın görüyorum. Hemşirede demez mi orada zaten gelin var. Düğünde düşüp bileğini kırmış. işte hayat bu kadar ilginç dostlar. Sonrasında hastaneden çıkıp iki bira daha sallayıp yattım. Tam olarak 7 yıldır alkol almıyorum. Onun yerine günde 20 bardak civarı çay ve 2 paket sigara içiyorum.
    5 0 ...
  • amna uzattın he, ilk sefer herhal, vay kardeşim... daha kaç kez kırılıp kaç kez toplayacak ve kaç kereler uykusuz kalıp paramparça olup toparlayacaksın. alışsan iyi olur.
    2 0 ...
  • Bugün bir çift gördüm.
    Kız çocuğun iki elini tutmuş etrafında mırıldına mırıldana dönüyordu.
    Önce "ne yapıyor bu salaklar?" dedim sonra "lan aslında sevimli ya" oldum.
    Durup bunları izledim bir süre. Hoşuma da gitti halleri ama mesela öyle bir durumda ben utanırım.

    Sevimli hareketlere uğramak istiyorum. hakaretlere uğruyorum.

    Canımı sıkıyor.
    4 0 ...
  • resmi plakalı bir araç.
    34 ab 2255 plakalı mercedes maybach brabus

    akla gelen ilk kişinin, malum kişinin değil bu araç.
    bu araç nişantaşı üniversitesi rektörünün makam arabasıymış.

    nişantaşı üniversitesi bir vakıf üniversitesi.

    yani araç devletin değil.
    kamuya ait değil. çok şükür...

    "eee, o zaman sana ne amk, adamların kendi parası isterse uçağa biner..."
    diyeceksiniz, haklısınız. bana ne, size ne, kime ne.

    ama merak ediyorum, bir üniversite rektörü ne sebeple mercedes maybach'a binsin.
    üstelik bu sıradan mercedes maybach'ta değil, güçlendirilmiş modeli, brabus.
    tam 900 beygir.

    bir rektör neden 900 beygirlik bir araca binsin? neden buna ihtiyaç duysun?
    bu araç ortalama 4-4.5 milyon lira civarında...

    şimdi inceliyorum, nişantaşı üniversitesi rektörü prof dr esra hatipoğlu adlı bir hanımefendi.
    ben bu hanımefendinin böyle bir makam aracı kullanacağını düşünmüyorum.
    ama bu nişantaşı üniversitesinin kurucusu ve mütevelli heyeti başkanı olan bir adam var, adı levent uysal.

    kendisi şu arkadaş;
    34 ab 2255 plakalı mercedes maybach brabus

    Nişantaşı Eğitim ve Kültür Vakfı başkanı, adam sırf ego sahibi.
    egosu her şeyin önünde. kendisi fevkalade zengin biri değil, akademik kariyeri de pek yeterli değil ama üniversite kuruyor.
    ve her şeyde kendini ön plana çıkarıyor.
    bütün reklam, tanıtım kampanyalarında hep bu adam var.

    adamın geçmişini araştırıyorsun kapı duvar.
    kendisi hakkında pek bilgiye rastlanmıyor.
    ama kurduğu, sahibi olduğu üniversiteye 4 milyon liralık mercedes maybach alıyor.
    ve tabi ki bu aracı komple son kuruşuna kadar vergiden düşüyor.

    nişantaşı üniversitesi kimin?
    arkasında hangi vakıf var?
    hangi cemaat var?
    bu cemaat ve vakfa kimler para aktarıyor?

    neyse burada duralım...

    konumuz mercedes'ti.
    sınırlarımızı aşmayalım, işler çok derin.

    velhasılı kelam birileri bir şekilde para aklıyor, vergiden düşüyor. bu maybachlara yine bizim paramızla biniliyor...

    kimse de sormuyor, "üniversite rektörünün altında 4 milyonluk mercedes olur mu?" diye...
    32 10 ...
  • cehabeli atayizlerin sıkça sordukları soru.

    okçular vakfına 16.5 milyon verilmiş, bu paralar neden verilmiş, ne yapılıyormuş falan.

    bakın o paralarla neler yapılıyor.
    https://streamable.com/8d0kd

    allahu ekber...

    işte o paralarla böyle yiğitler yetiştiriliyor okçular vakfında.

    böyle binlerce yiğit yetiştirdi bila lerdoğan.

    bize yiğit lazım arkadaşlar...
    her tarafımız düşman, beka sorunu var çünkü.
    17 2 ...
  • (bkz: danza kuduro) nun her kekonun arabasına girmesi dışında olmayan katkıdır.

    hazır akla gelmişken bir tur dinleyelim.

    oy oy oy oyoyyyo yoyooy
    vamos dançar kuduro,
    Oi oi oi, oi oi oi oi babyy!

    https://www.youtube.com/watch?v=7zp1TbLFPp8+
    6 0 ...