• ekşi sözlükten aşırılmıştır. değiştirmeden ekliyorum. emeğe saygı.
    tanım: izlendikten sonra işte sinema bu dedirtecek kadar güzel olan filmdir. ama en iyim yok maalesef. en iyilerim var. her birini defaten izlemekten bıkmayacağım filmlerdir benim için. alt tarafta aklıma ilk gelenleri sıralamaya çalıştım. gözlerim kanlandı valla.
    ayrıca tırnak (" ") içindeki cümleler filmlerden alıntılardır. diğerleri bana ait.
    umarım faydalı olur ve canınız sıkılıpta film izlemek istediğinizde bu entariye uğrarsınız.

    la haine (1995) : "önemli olan düşüş değil yere çarpıştır."
    the godfather (1972) : “ona reddedemeyeceği bir teklif sunacağım” ( don vito carleone)
    the dark knight (2008) : ”delilik yer çekimi gibidir ; sadece hafifçe itmek yeterlidir."
    shichinin no samurai (1954) : "eğer kafan kesilecekse, sakalın için üzülmene gerek yoktur."
    fight club (1999) : "başıma bir silah daya ve duvarları beynimle boya."
    cidade de deus (2002) : "silahınız olması sizi hırsız yapmaz; fikirlere ihtiyacınız vardır."
    the matrix (1999) : "başlangıcı olan her şeyin bitişi vardır "
    léon (1994) : "hayat hep böyle zor mudur, yoksa sadece çocuk olduğunda mı böyle gelir?"
    nuovo cinema paradiso (1988) : “arkadaşlarımı görünüşlerine, düşmanlarımı zekalarına göre seçerim.”
    2001: a space odyssey (1968) : "son zamanlarda yanlış kararlar verdiğimi biliyorum. ama seni temin ederim ki, yeniden eskisi gibi çalışmaya başlayacağım."
    fargo (1996) : "bak, tek bildiğim, bir problemin varsa bir profesyonel çağırırsın!"
    no country for old men (2007) : efendim daha 2 gün önce açtım izledim. kaçıncı izleyişim bilmiyorum. kardeşler bu işi biliyor.
    donnie darko (2001) : sanırım bu film, set çalışanlarının tümü ot çekerken çekildi. gülücük
    rain man (1988) : "göz kamaştırıcı, tatil gibi" kadın benzetmesini senden öğrendik raymond! iyi ki varsın.
    stalker (1979) : "bu çok sıkıcı olmalı. gerçeği aramak. o gizleniyor ve siz de onu aramaya devam ediyorsunuz." sahi gerçek neydi üstad?
    woman at war (2018) : filmde birkaç müzikli sahne var. insanın tüylerini ok gibi yapan, burnunu sızlatan. izleyin len bu filmi.
    de helaasheid der dingen (2009) : "hey, icracı, mal mülk senindir. sen onların değilsin."
    le tout nouveau testament (2015) : "tanrı var. brüksel’de yaşıyor. götün teki. karısına ve kızına kötü davranıyor. hep oğlundan bahsedilir, kızı hiç anılmaz."
    the square (2017) : "kızlar, hata yaparsanız düzeltin ve devam edin."
    kingdom of heaven (2005) : "kalbimdeyken, nasıl cehennemde olabilirsin ki?"
    taxi driver (1976) : "bence birisi bu şehri alıp klozete atmalı ve üzerine sifonu çekmeli."
    three billboards outside ebbing, missouri (2017) : "öfke, daha fazla öfke peyda eder."
    ’71 (2014) : "düşünme. hiçbirimiz bunu yapmak istemiyoruz. savaştayız, sean."
    elena (2011) : "ne hakla özel biri olduğunu düşünüyorsun? nedenmiş?" korkutucu film. haneke filmlerinin sertliğinde. insan gerçekten hayret ediyor.
    gagma napiri (2009) : savaşa bir kez daha lanet okuduk bu filmden sonra.
    interstellar ( 2014) : "öfkelen, ışığın giderek sönmesine karşı öfkelen."
    control (2007) : "var oluş. bunun ne önemi var? yaşayabileceğim en iyi koşullarda yaşıyorum. geçmiş geleceğimin bir parçası durumunda. bugünse çığırından çıktı."
    v for vendetta (2006) : “siyasiler gerçeği örtmek, sanatçılar ise gerçeği göstermek için yalan söylerler.”
    kokuriko-zaka kara (2011) : şiir gibi film efendim. özellikle müziklerine kulak kabartmanızı tavsiye ederim.
    borgman (2013) : karabasan filmi efendim. çökecek ruhunuza ruhunuza. gülücük.
    tabutta rövaşata (1996) : bence derviş hocanın en iyi filmi. vurmayın tamam.
    dom za vesanje (1988) : izledin. biliyorum. bu filmi bir daha izle. bu bir emirdir.
    ashes and diamonds (1958) : bu filmi izlemedin. biliyorum. bu filmi izle. bu bir emirdir. andrzej wajda ustaya selam olsun.
    marmoulak (2004) : "dünyadaki insan sayısı kadar allah'a ulaşma yolu vardır!"
    locke (2013) : "bir kezle hiç arasındaki fark her şeydir."
    dead poets society (1989) : yıllar önce izledin biliyorum. tekrar izlemek için şu sıralar tam zamanı. unutmadan, "kim ne derse desin, sözcükler ve düşünceler dünyayı değiştirebilir. “(john keating)"
    the guard (2011) : eminim bu filmi seveceksin ve bana teşekkür edeceksin.
    le samourai (1967) : bu gibi fransız filmi. ve bir o kadar da ilgi çekici. tertemiz.
    calvary (2014) : john michael mcdonagh'nın tüm filmlerini izle. pişman olmazsın. hepi topu 3 filmi var zaten.
    meetings with remarkable men (1979) : dücane cündioğlu'na ait bir yazının arkasına klip yapılmıştı bu filmdeki bir sahne. bu vesile ile haberdar olmuştum kendilerinden. birkaç kez daha izlemem gerekiyor. ayrıca gürciyev parçaları bir harika dostum.
    mandariinid (2013) : savaşa lanet olsun. yönetmen bir 'öz eleştri' yapmış vatanı adına. helal olsun.
    khoda nazdik ast (2006) : abi kadına neredeyse ben de aşık oluyordum. böyle nasıl desem hava gibi şeffaf ve yumuşak bir iran filmi.
    gedo senki (2006) : "ölümü olmayan hayat, hayat değildir! ölümü reddeden, yaşamı da reddeder!"
    sanatorium pod klepsydra (1973) : "sıradan olanın üstünde yükselen şeyleri asla anlamayacaksın." biraz da farklı bir film izle canım.
    mononoke-hime (1997): tanrı senden razı olsun hayao miyazaki!
    nebraska (2013) : kara komik desen değil, tam komedi de değil ama iyi bir dram. izleyin efendim.
    záhrada (1995) : deliliğin velilik olduğuna şahit olacağınız farklı bir balkan filmi. ben çoook severim. sen de sev. "ilerlemenin hiçbir manası yok, lakin insanlık çöküyor."
    zire darakhatan zeyton (1994) : allah abbas kiyarüstemi'den razı olsun ve mekanı cennet olsun. adam dünyaya sinemayı yeniden tarif etti.
    uzak (2002) : adı üstünde uzak işte. "bazı insanlar çok uzaktalar. bizim asla gidemeyeceğimiz yerdeler."
    brazil (1985) : 1984 romanı tadında bir distopya filmi. izleyin ve canınız biraz daha sıkılsın.
    her (2013) : sahi aşk neydi? sanal olan sahici olanların yerini alır mı? film birçok duyguyu ve ruhu tartışmaya açıyor. ben sevdim. seni bilmem.
    ghost dog: the way of the samurai (1999) : jim jarmusch'un samuray kuşçusunu izleyelim efendim.
    fight club (1999) : "başıma bir silah daya ve duvarları beynimle boya ." en az 2 kez izlediğinizi biliyorum. bence 3. kez izleyip sonrasında film hakkında biraz eleştri ve makale okuyun. inanın daha zevkli oluyor.
    eşkiya (1996) : ” hayatın sevda karşısında ne önemi var. ” (baran) diyor ve susuyorum.
    artificial ıntelligence: aı (2001) : "sevmek için yaratıldıysa, nasıl nefret edeceğini de biliyordur."
    dom durakov (2002) : "savaşta en önemli şeyin ne olduğunu biliyor musun? zafer değil. en önemli şey ölüm."
    khakestar-o-khak (2004) : kahrolsun amerika. yaşasın çocuklar.
    jagten (2012) : kahrolsun yanlış anlama. kahrolsun bazı şeyler. bu film insanı gerim gerim geriyor efendim. karakterle dibine kadar özdeşleşiyorsunuz. biraz psikoloji bozabilir.
    the decalogue 1 (1989) : serinin tamamını izlemekte fayda var.
    les quatre cents coups (1959) : olduramadıklarımıza da lanet olsun. "her şeyi yerinde ve zamanında yaparsan hiç sorun çıkmaz!"
    ta'm e guilass (1997) : "bütün güzel şeyler toprağa geri döner."
    snijeg (2008) : savaşın yalnız kadınlarına, bosna'ya selam olsun.
    nostalghia (1983) : "deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!"
    el espíritu de la colmena (1973) : bu filmi izledikten sonra üzerine çok okuma yapmak gerekiyor. o kadar değerli yani.
    solyaris (1972) : tarko paşanın en izlek filmi olduğunu düşünüyorum.
    funny games (1997) : haneke emmi bu filmiyle de tokatlıyor efendim. ayıkken izleyin.
    mia aioniotita kai mia mera (1998) : toprağı bol olsun, theodoros angelopoulos'un en sevdiğim filmi. belki de selim yüzünden.
    zatoichi (2003) : takeshi kitano üstadın eski filmi kendi yorumuyla yeniden beyaz perdeye taşıması takdire şayan efendim. bunu izledikten sonra eski versiyonunu da izleyin bence. ama bu daha aksiyonlu falan.
    ladri di biciclette (1948) : sinemanın kuyruğunu doğrultan film bence.
    amour (2012) : haneke'den bir sert film daha. açık konuşayım, ıslak saçla rüzgarlı havaya çıkmakla aynı etkiye sahip. zayıf bünyeler izlemesin.
    gangs of new york (2002) :
    this is england (2006) : ırkçılık temalı muhteşem bir ingiliz filmi. çok seviyorum kendilerini.
    elite squad (2007) : derin devlet, uyuşturucu, kartel, polis temalı muhteşem bir aksiyon filmi. 2.sini de izleyin. kesinlikle izleyin. vala bak pişman olmazsınız. olursanız yeşillendirirsiniz.
    vesikalı yarim (1968) : "izlemeyeni dövüyorlar" türk filmi. muhteşem.
    karpuz kabuğundan gemiler yapmak (2004) : "izlemeyeni dövüyorlar 2" türk filmi. ahmet uluçay'a rahmet olsun.
    dersu uzala (1975) : bir akira kurosawa filmi daha.
    niwemang (2006) : bahman ghobadi'nin en sevdiğim filmi.
    dear frankie (2004) : tatlı mı tatlı, ağlatan dram filmi. çok severim.
    bir zamanlar anadolu'da (2011) : nuri nuri ceylan'ın en sevdiğim filmi. hele otomobil-yol sahneleri yok mu! dadından yenmez. arada bir açar izlerim otomobilli epizodları.
    yol (1981)
    bab'aziz (2005) : severim bu filmi ama nasır hamir'in ilk filmi daha güzel. o da altta efendim.
    el-haimoune (1986) : nedense bu filmi ürktüğüm çok sahne olmuştur. ürpertir beni.
    rang-e khoda (1999) : ağlayın efendim. salya sümük ağlayın. mecid mecidiye selam olsun.
    ıncendies (2010) : izledikten sonra kesinlikle bana küfredeceksiniz.
    war photographer (2001) : belgesel de bir filmdir tamam mı! ve bu belgesel sizi ölü kadar soğutacak hayata. savaşa lanet olsun!
    herşey çok güzel olacak (1998) : her şey çok çok güzel oldu taam mı! :gülücük
    zamani barayé masti asbha (2000) : mendiliniz yanınızda olsun.
    ın bruges (2008) : filmin mekanlarını henüz görmedim.
    sen to chihiro no kamikakushi (2001) : keşke bizim de miyazaki'miz olsa. ah keşke.
    avatar (2009) : james cameron emminin hakkını yediler. en iyi film ödülü eski eşinin filmine gitmişti o yıl. vay arkadaş.
    ağır roman (1997) : canım sıkıldıkça izlediklerimden efendim. türk filminin iyilerinden.
    ın the name of the father (1993) : adaletin bu mu dünya.. gülücük.
    the lord of the rings (2001) : bir the gotfather olmasa da sinema tarihinin güzide eserlerinden efendim. tamam vurmayın!
    vavien (2009) : itiraf ediyorum. en sevdiğim türk filmlerindendir kendisi. belki de en sevdiğimdir. yani biraz kararsızım.
    full metal jacket (1987) : stanley kubrick'in bu filmini izlemeyen de ne biliim..
    21 grams (2003) : " dünya bizi yakınlaştırmak için döner. “
    oldeuboi (2003) : kan revan içindeyim..
    the pursuit of happiness (2006) : allah siyah kardeşlerimizin yardımcısı olsun. amin.
    hunger (2008) : yaşasın irlanda.
    scent of a woman (1992) : "bakmaktan kaçtığımız gün öldüğümüz gündür.."
    arizona dream (1993) : tabi bir çingeneler zamanı değil.
    forrest gump (1994) : “run forrest, run!”
    ınto the wild (2007) : gönlümün efendisi.
    vizontele (2001) : "peki zeki mürende bizi görecek mi?"
    eternal sunshine of the spotless (2004) : bu filmin ismini doğru olarak bir çırpıda söyleyene boğazda kahve ısmarlıyorum. vala bak.
    the elephant man (1980) : "ı'm not an elephant! ı'm not an animal! ı'm a human being!"
    don juan de marco (1994) : "hayatta önemi olan yalnızca dört soru vardır, don octavio.." der ve sıralar muhterem!
    the usual suspects (1995) : ” kimsesi olmayan kişi ihanete uğramaz. “ demiş. haklı da.
    american history x (1998) : “nefret yüktür !“ vala doğru. bir de bu film her aklıma geldiğinde, kaldırımlı sahne de canlanıyor gözlerimde. ne büyük travma öyle. aman ya rabbim.

    kısa bir not: sazın içinde şeytan yok.
    aklıma geldikçe ekleyeceğim. mükerrer film varsa bildirin lütfen.
    2 1 ...
  • galatasaray

    20711.
  • Galatasaray'ı yakalayamayacağını bilen kulüpler geçmiş şampiyonluklara göz dikmiş.

    Sizlerin her bir şampiyon olduğunuz sene kazandığınız maçlarda rakip birkaç oyuncuyu para ile ayartıp "rakipten para aldık" açıklaması yaptıralım. Ve tüm şampiyonluklar bize geçsin. Var mı öyle dünya?

    Ne şike soruşturması geçirdik.
    Ne Süper Lig başlamadan önceki şampiyonlukları şampiyonluğumuza dahil ettirdik.

    Beşiktaş gururlu ise Süper Lig öncesi iki mahalle şampiyonluğunu Süper Lig kapsamında sayılmaması için başvuruda bulunsun.
    0 3 ...
  • Anırarak izlediğim tlc pırogrımı.Mürsel reis hem türkçe hem ingilizce kıt.Adam translate ile işi yürütüyor.green card sevdası diyelim...
    3 1 ...
  • bu kaşların doğallığından allahın haberi var mı aq ahajajahalşwsksksksnn.

    Edit: bakın hepiniz aynı şeyi yapıyorsunuz sonra şizofren gibi burda kalıyo benim entrylerim. Terbiyesiz utanmazlar bi dm atın siliyorum diye. Vatan hainleri.
    4 0 ...
  • Asla yapılmaması gereken büyük bir hatadır.
    Genelde Kafayı biraz bulunca insan konuştukça konuşmaya başlar, "ben şöyleyim, şundan korkarım, şunu sevmem" diye diye bütün kalkanlarınızı indirirmeye başlarsınız.

    O günden sonra Kendinizi açtığınız kişi sizi sürekli çıplak görüyormuş gibi hissedersiniz. Onunla asla ters düşmek istemezsiniz, bir nevi sizi esir almıştır artık.
    3 0 ...
  • Asansör bulunduğu yüksekliğe bağlı değişmekle birlikte serbest düşüş esnasında saatte 200 km hıza ulaşır. Hayatta kalmak için minimum saatte 201 km. Hızla zıplamanız gerekir.

    O hızla zıplayabilen biri asansöre binmez zaten. Zeminden zıplar istediği kata.
    7 0 ...
  • iki ayda bir instagramdan seni çok özledim diye fake hesaplardan mesaj geliyordu ve bende asla sallamıyordum kendini bilmez biri diyerek. en son seni çok özledim mesajlarının dozunu arttırdı ve neden kim olduğunu söylemiyorsun dediğim de çünkü evliyim dedi. benim hayatıma girmiş ve evlenen tek insansa ilk sevgilim. şu senden sıkıldım 7numara deyip beni mal gibi ortada bırakan sevgilim. çok beddua etmiştim mutsuz olur inşallah diye anlaşılan o ki mutsuz. sürün lan. daha fazla mutsuz ol inşallah.

    edit: tabi bu sırada beni rahatsız etme ürküyor insan istemsizce.
    6 0 ...
  • "müthiş bir başarı" olarak lanse edilen şey...

    2020'nin ilk çeyreğinde yüzde 4.5 büyümüşüz.
    helal...

    şurada damadın açıklamaları var;
    https://twitter.com/HMBak...tatus/1266369258641973249

    yüzde 4.5 büyüme vallahi dünyada 1 numarayız.
    gerçekten de öyle ama...

    hiç kimse 2020 ilk çeyreğinde yüzde 4.5'luk büyüme yakalayamamış...

    bakınız şurada tablo var çokomeller;
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    yani büyüme rakamında ab ülkeleri, g-20 ülkeleri ve oecd ülkeleri içinde açık farkla lideriz...

    neyse...

    düşünüyordum...bence bu işte bir terslik vardı.

    yüzde 4.5 büyümüş olmamız ve bunu hissetmeyişimiz...
    bende bunlar bir soru işareti yarattı.

    ben de ne yaptım peki?
    tam bir dış güç gibi(!) davranarak, bir faiz lobisi üyesi gibi(!) davranarak 2019'un ilk çeyreğindeki büyüme oranına baktım.

    öyle ya, 2020 ilk çeyrekteki büyüme oranımız, 2019'un ilk çeyreğindeki büyüme oranı ile karşılaştırılıyor aradaki fark büyüme rakamı olarak açıklanıyor teknik olarak.

    ve ben de 2019'un ilk çeyrek büyüme oranına baktım.
    bir önceki yıla göre yüzde 2.6 küçülmüşüz iyi mi?

    kaynak olarak da yandaş bir yeni şafak koyayım;
    https://www.yenisafak.com...kamlari-aciklandi-3473253

    ekran şeysini de koyayım;
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    bu arada yeni şafak vatan hayinliği(!) yapmış ve yüzde 2.6 küçüldüğümüzü yazmış.

    ben devletin resmi belgesini de koyayım, orada yüzde 2.3 küçülme oranı.
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    o yüzden ben de bunu baz aldım haliyle.

    şimdi bir önceki senenin ilk çeyreğinde yüzde 2.3 küçülme oranı var ve bu senenin ilk çeyreğinde bir önceki seneye göre yüzde 4.5 büyüme oranı var.

    sizce bu durumda reel büyüme oranımız nedir?

    rakamları manipüle ederek dünya lideri oluyoruz eyvallah da, sen vatandaşın cebine neden bakmıyorsun?
    vatandaşın alım gücü bir önceki seneye göre yüzde kaç düştü misal?

    işte asıl büyüme-küçülmeyi böyle anlayabiliriz.

    örneğin 2019 yılının ilk çeyreğinde asgari ücretin alım gücüne bakalım.

    2019 yılı asgari ücret: 2020 tl.
    2019 mart ayı gram altın: 229.97 lira.
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    2019 ilk çeyrekte bir asgari ücretle alınabilen altın miktarı;
    2020/229.97 = 8.78 gram.

    gelelim 2020'ye.
    2020 yılı asgari ücret: 2324 tl
    2020 mart ayı gram altın: 339.73 lira.
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    2020 ilk çeyrekte bir asgari ücretle alınabilen altın miktarı;
    2324/339.73 = 6.84 gram.

    aradaki fark: 8.78 - 6.84 = 1.94 gram

    yani asgari ücretli bir vatandaş, bir önceki seneye göre 1.94 gram daha az altın alabiliyor eline geçen parayla.
    bu da demek oluyor ki vatandaşın alım gücü yüzde 28 düşmüş demek.

    yani, vatandaş yüzde 28 fakirleşmiş, yüzde 28 küçülmüş, ama buna rağmen türkiye ekonomisi yüzde 4.5 büyümüş...
    berat'ın yüzde 4.5 büyümesi, benim yüzde 28 küçülmem olmuş.

    altını boşverelim.
    et fiyatlarına da bakalım mı çokomeller?

    2019 yılı mart ayı dana eti fiyatı 29.30 lira.
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    2019 yılı asgari ücret: 2020 tl.
    2019 mart ayı dana eti: 29.30 lira.
    2019 ilk çeyrekte bir asgari ücretle alınabilen et miktarı;
    2020/29.30 = 68.9 kg.

    2020 yılı mart ayı dana eti fiyatı 36.53 lira.
    2020 ilk çeyrekte yüzde 4 5 büyüdük

    2020 yılı asgari ücret: 2324 tl.
    2020 mart ayı dana eti: 36.53 lira.
    2020 ilk çeyrekte bir asgari ücretle alınabilen et miktarı;
    2324/36.53 = 63.61 kg.

    aradaki fark: 68.9-63.61 = 5.29 kg.

    yani asgari ücretli bir vatandaş, bir önceki seneye göre 5.29 kg daha az et alabiliyor eline geçen parayla.
    bu da demek oluyor ki vatandaşın alım gücü yüzde 8 düşmüş demek.

    rakamlar ortada.
    asgari ücretli bir vatandaş eline geçen parayla yüzde 28 daha az altın, yüzde 8 daha az et alabiliyor...

    vay anasını sayın seyirciler...

    örnekleri daha da arttırabiliriz, ama gerek var mı?

    tabi bu hesapları pinpon topuyla yaptıkları için ve tüik başkanını da saraya damat olarak aldıkları için yüzde 4.5 büyüme normal sevgili arkadaşlar.

    o yüzden bu tip rakamlar açıklandığında ben hemen eski ajandalarımı açarım, geçen sene bu zamanda neyi kaç paraya almışım bakarım ve büyümüş müyüm, küçülmüş müyüm ona bakarım.

    şayet bana da fırsat verseler rakamları manipüle ederek devleti öyle bir yönetirim ki 5 doları 1 tl'ye eşitlerim istersem...

    herkese hayırlı büyümeler o halde...
    15 7 ...
  • Aşağılık kompleksinin nasıl zuhur ettiğini görebileceğiniz hesaplardır. bir kaç tane de sözlükte mevcut bu Tipini siktiğim kekolarından.
    4 0 ...
  • sen yine de boşanmış olduklarına emin ol da * sonra ya aslında sadece resmi evrak üstünde muhabbeti olmasın *
    6 0 ...