• brezilya'nın sosyalizm değil abd belasıdır.

    şimdi öncelikle amerika birleşik devletleri'nin olduğu bir kıtadan bahsediyoruz. kıtayı gözünün önüne getir. abd ortada değil mi. abd'den sonra aşağısı çöp, abd'den üstü zaten bi kanada bi alaska onları sayma aynı menfaat doğrultusundaki devletler. diyeceğim şu, abd kendi kıtasında hiçbir zaman güçlü bir devlet demiyorum dikkat edin; güçlenmek isteyen bir devlet, güçlenme çabaları olan bir devlet, bu potansiyeli içinde barındıran bir millet istemez. bu söz konusu değildir ki abd kaç bin km ilerideki kendisi ile uzaktan yakından hiçbir alakası olmayan ama ne olur ne olmaz diye demokrasi götürdüğü ülkeleri biliyoruz. orta hatta uzun vadede potansiyel en ufak bir menfaat abd'yi orada bitiriyor maalesef. peki böyle olan bir ülke hiç kendi kıtasındakileri boş bırakır mı kendisi ile toprak bütünlüğü olan devletleri es geçer mi. tabi ki de oralara müdahale edecek. güney amerikanın büyük bir bölümünü oluşturan, toprak bakımından iki büyük devleti brezilya ve arjantin. bu iki devlette çolak. adeta sağ kolu ve sol bacağı yok. bu kasıtlı yapılan bir şeydir. abd'nin yıllardır süregelen planının parçasıdır. çeteler, mafyalar, uyuşturucu kartelleri, kadın-çocuk istismar çeteleri aklınıza ne gelirse. siz bu ülkelerde polisseniz zayıfsınız ama çetelerden birine üyeyseniz daha güçlü ve itibarlısınız. kendi kıtasındaki milletleri bu ve buna benzer durumlarla yıllardır oyalayan ve bu saye de ekonomik, siyasi ve sosyal olarak geri kalmasını sağlayan sorumlu ülke abd'dir. yok sosyalizmmiş, demokrasiymiş, liberalizmmiş; 'izmleri geçiniz bunlar boş laflar. abd'nin müdahalesinden sonraki merhaleler bunlar. o ülkelerin başlarına sardığı çoraplar. ille bir şeyler söylenecekse öncesine bakmak o konuları tartışmak lazım.
    2 1 ...
  • Ve kum saati, dünyanın kum saati boşaldı ve yüzyılın tüm gürültüleri sustu; çılgın ve kısır çabamız bitti, yakınlarına gelince, sonsuzlukta olduğu gibi– erkeğin veya kadının, zenginin veya yoksulun, kölenin veya efendinin, mutlunun veya mutsuzun olduğu gibi– herşey sessizlik içindedir; başın ister tacın parıltısını taşısın ister basit insanların arasında kaybolsun, ister yalnızca günlerin sıkıntılarına ve alınterlerine sahip ol, ister dünya durduğu sürece ünün yüceltilsin, ister isimsiz ve unutulmuş olarak sayısız kalabalıkların içinde kaybol, ister seni kaplayan bu görkem tüm insansal betimlemeleri aşsın, ister insanlar, ne olursan ol seni yargıların en acısı, en alçaltıcısı ile vursunlar, sonsuzluk milyonlarca benzerinden her biri için olduğu gibi senin için de tek bir konuda bilgiyle donanacaktır: Yaşamının umutsuz olup olmadığı ve umutsuzsa bunu bilip bilmediğin veya bu umutsuzluğu bir korku gizi gibi, suçlu bir aşkın meyvesi gibi içine sokup sokmadığından veya umutsuz olarak ve diğerlerine nefret duyarak öfkeye kapılıp kapılmadığın konusunda. Ve eğer yaşamın yalnızca umutsuzluğu taşıyorsa gerisinin hiçbir önemi yoktur! ister zaferler isterse yenilgiler söz konusu olsun, senin için herşey kaybedilmiştir, sonsuzluk seni artık hiç içine almaz, seni hiç tanımamıştır veya daha da kötüsü seni tanırken seni kendi benine çiviler. Umutsuzluğun benine!
    0 0 ...
  • sen onu geç de, bu dünyada en çok evsiz barksız, sokakta yatan, sağlık sigortası olmayan, hastalanınca ölmek zorunda olan adamın kapitalist abd´de de olduğunu biliyo musun yigenim?...

    sosyalist kuralları benimsemiş almanya, hollanda, fransa...brezilya´yı bi yana bırak, biraz da bu ülkelerden bahset kardeş. bak almanya mesela geçen yıl 300 milyar euro cari fazla verdi, bu öyle büyük bir para ki, türkiye´nin bütün dış borcunu neredeyse bi zikmede ödüyo...

    öyle çocukca sosyalizm düşmanlığı yapmayı bırakalım, haticelerden diil neticelerden bahsedelim, bence öylesi daha iyi.
    3 1 ...
  • bu olay tarihe geçecek, ve bir hukuki kara leke olarak türk hukuk tarihinde yer alacaktır. "milli irade" diyen tiplerin işlerine gelmediği zaman milli iradeyi nasıl hiçe saydıkları, oluşturdukları "saray soytarısı" sözümona hukukçuların nasıl " emredersin abi" dedikleri, herkesin artık malumudur.

    sonuçta herkesin bildiği şeyi bir kere de biz buraya yazalım - bu seçim yenileme muhabbeti tamamen milli iradenin çalınması, halkın hiçe sayılması anlamına gelmektedir. yapılan şey, direkt olarak haksızlıktır.

    bunun ileriki zamanlarda bir cezai müeyyidesi olacaktır...olmalıdır.

    bu olay, bunu yapanların yanına kar kalmamalıdır.
    3 2 ...
  • Bir sahuru daha bitirdik. Yasin'imizide okuduk.Sabah namazını kılıp yatacağız.
    4 2 ...
  • Uyutmaz.
    Günlük aktivitelerinizi aksatır.
    Fizyolojik ağrı ve sancılara yol açar.
    Depresifliğe yatkınlığınız hep vardır.
    ilaç kullanımı bir yerden düzenler, bir yandan bozar ruh halinizi yine.

    Arada bir gözlerinizi yuvarlarından çıkarır karşınıza koyar bedeninizi izlersiniz, her şey normal gelir bir an "niye endişeliyim ki" "her şey bir gün bitecek nasılsa" "niye bu korku" "neden bu acele?" "Iyiyim be"

    Yok, olmaz yine devam eder işkence. Beni mi buldu dersin bu lanet şey. Evet seni buldu, çekeceksin.
    6 1 ...
  • Neden yenilenmesin dedikleri de belli olmuş 4 gerçek YSK üyesidir. Yaptıkları açıklama Buram buram Hukuk kokar.

    “Seçmenlerin sandık kurulunun oluşumuna itiraz etmeleri ve sandık kurulunun nasıl oluşturulduğunu bilmeleri mümkün değildir. Seçmenler Anayasa gereğince kendilerine tanınan seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir. Sandık kurulunun oluşumunda bir hata varsa bunun sorumluluğu seçmenlere yüklenemez”

    Yazının tamamı bile herhangi bir ak yolcunun büyük ihtimalle toplam 1 ayda okuduğu şeylerden fazladır.

    https://www.google.com/am...alefet-serhi-4895943/amp/
    9 1 ...
  • Beyefendi olmak kadar değerlidir.

    Nezaket ve saygı en önemli iki unsurudur.
    7 2 ...
  • moderasyon ekibi tarafından okunması temenni edilen mektuptur.
    keza framede kaynayan başlıklara bir göz atmanızı dilerim.
    veya hiç zahmet buyurmayınız ben bir kaç örnek yazayım.

    " ablasına sokan adama enişte diyen erkek"

    " vajinaya sarımsak sokmak ve bir takım gelişmeler"

    " sözlüğe kız giren kadın çıkıyor"

    "şunu/bunu yapan kızın namusu."

    "dondurma yiyen kızın namusu."

    neticede bir emek ve zihinsel çabayla kurulmuş olan bu sözlüğün; itibarını yerle bir eden, zırvalarla dolduran bu güruha ve bu kadar hadsizliğe seviyesizliğe karşılık kılını kıpırdatmayan, en ufak yaptırımda bulunmayan sözlük yönetimi; ilgi görmeyen ve en azından bir entari girilmesini dilediğim başlığımı ilgi görmediği için tekrar tekrar canlandırmam gibi ultra zararsız ve masumca bir eyleme karşılık; şahsımı gerekçe belirtmeksizin çaylak etmiş ve sonradan çaylaklık süresini uzatmıştır.
    aynı zamanda sözlükte kendi nickaltını günde 10 defa uplayan, ilgi budalası derecesinde ilgi meraklısı bir grubu 1 günlüğüne ve gerekçe belirterek çaylak eden yönetimin; neden adaletsizlikte bu kadar çığır açtığı şahsım tarafından merak edilmektedir.
    6 1 ...
  • Oha.. Ohaaaa.. Bildiğin ilköğretimde sırama masa örtülerine ve beslenme saatine döndüm.. Ama ojula hiö haşlanmış yumurta götürmedim.. Annem pek ilgili değildi o zamanlar.. Genelde bakkaldan kitkat alır götürürdüm beslenme saatine. Bir seferinde öğretmenim rahatsız olmuştu bu durumdan nedne bunu getiriyorsun bir sorun mu var demişti.. Çok utanmıştım bilmiyorum.. Neyse öyle yani.
    7 1 ...