#kına

kına

58.
  • Bileşimindeki etken maddenin proteinlere bağlanmak üzere büyük bir kimyasal ilgiye sahip olması nedeniyle kına bitkisi (“Lawsonia inermis”), tarih boyunca çeşitli uygarlıklarda cilt, saç, tırnak, hayvan derisi, ipek ve yün boyamada kullanılmıştır. Ünlü Mısır kraliçesi Kleopatra’nın kınalı saçları ünlüydü ve kına daha önceleri de Mısır’da saç boyamada kullanılıyordu. Kınayla ayrıca avuç içleri, ayak tabanları, tırnaklar ve kulak memeleri boyanıyordu. Kına ağacı yapraklarının toz haline getirilmesiyle elde edilen kına, benzer amaçlar için bugün de kullanılmaktadır. Kınanın özellikle böcek sokmaları gibi kaşıntıları dindirici bir etkiye sahip olduğu belirtilmiştir. Doğal kına, ciltte mantar oluşumunu önleyici etkiye sahiptir. Kınanın cilde verdiği renk, kızıl-kahvedir. Taze kına yaprakları hafif asidik bir sıvı ile ezilip kullanılacak olursa cildi boyayabilir. Ticarî kına tozu içine limon suyu, koyu çay ya da hafif asidik sıvılar da karıştırılabilmektedir. Kına karılacağı zaman klorlu su ve sabun kullanılırsa, koyulaşma sürecine olumsuz etkiyebilir; alkalik katkılar ise cildi koyulaştırma sürecini hızlandırır. Kınanın ciltte verdiği renk zamanla solar; ancak bu durum, kına lekesinin bizzat solmasından değil, zamanla cildin soyulmasından kaynaklanır. Kına çiçekleri ise Eskiçağ’lardan beri parfüm yapımında kullanılmıştır.

    “Kına gecesi”, genç ve doğurgan kadın ile kına arasında bağlantı kuran, dünya çapında yaygın bir gelenektir. Müslümanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Zerdüştîler ve başkaca kimi topluluklarda evlenme törenlerinden önce uygulanmaktadır. Ayrıca Nevruz, Mevlid ve kutsal bayramlar gibi özel kutlama ve törenler vesilesi ile de “kına yakılmaktadır”. Sevilen atlara, eşeklere, kurban edilecek koyunların belirli yerlerine de kına sürülmektedir. Savaş zaferleri, yeni doğumlar, sünnet, doğum günleri de kına ile kutlanabilmektedir. Tüm bu etkinliklerde kınaya “bereket ve güzellik getirici” gözüyle bakılmaktadır. Sevincin olduğu her yerde kına vardır ve var olacağa benzemektedir.

    “Kara kına”, “siyah kına” ya da “nötür kına” adı altında satılan ürünler kınadan yapılmış olmayıp kısmen mayalandırılıp kurutulmuş indigo bitkisinden (çivit; “Indigofera tinctoria”) ya da “Cassia obovata” bitkisinden türetilmektedir ve içeriğinde bir dizi boya ve kimyasallar bulunabilmektedir. Tek başına indigo bitkisi, cildi siyaha boyamaz. Kına, indigo (çivit) ile karıştırılarak saç ya da deriye uygulanacak (“yakılacak”) olursa, kızıl-kahve değil de mavi-siyah bir renk verir. 1990’larda siyah saç boyası olarak tıpkı doğal kınada olduğu gibi kalın bir hamur şeklinde uygulanmaya başlanan “kara kına”nın bileşimindeki etken madde olan p-fenilendiamin, alerjik tepkilere ve kalıcı cilt yaralanmalarına yol açabilmektedir. Batı ülkelerinde bu etken maddenin saçları siyaha boyamada kullanımı yasadışıdır. Hiçbir doğal kına türü, bunun gibi yarım saatlik süre içinde ciltte siyah renkli lekeler oluşturmaz. Uygulamada kara kına, doğal kına ile karıştırılmış halde saçları siyaha boyamada kullanılabilmektedir. Saç boyası bileşiminde “kara kına” kullanılacak olduğunda karışımdaki oranı yüzde 6’dan daha az olmalı ve uygulandıktan kısa bir süre sonra saçlar iyice yıkanmalıdır.

    #kına
    2 0 ...