bugün

kemal kılıçdaroğlu

yayınladığı 'ramazan genelgesi' ile bazılarının "chp herşeyi yapabilir halk ona güveniyor" zihniyetini görmemize vesile olmuştur. hangi halkmış o chp ye güvenen? %20 lik olanmı? peki türban serbestliği kararı meclisten kaç ile geçti? %47 + %14 =%61

türban serbestliği konusunda hükümete ve mhp ye güvenenlerin sayısı chp ye güvenenlerin sayısının 3 katdır. yani halkın chp ye zerre güvendiği yoktur! tedirgin olan kesimse chp nin seçmen kitlesi + kendini imparator sanan 3-5 hakimden fazlası değildir.ki bunlarda hiç bir zaman halkın çeyreğini dahi temsil edememiştir.

değiştirilmeye çalışılan maddelerin altında birşeyler aramak da ancak o chp nin %20 sinin hoşuna gider, maddenin altında neden aramak da neyin nesidir? anayasa mahkemesinin görevi hiçbir zaman "niyet okuyuculuğu" yapmak olmamıştır. önüne bir değişiklik geldiği zaman "bunu hangi parti getirmiş" diye kararını o na göre değiştiremez. yoksa bunun adı hukuk olmaz. gerçi zaten "halk chp ye güveniyor o yüzden kimse itiraz etmez" diyenlerin asıl demek istediği ; "anayasa mahkemesi chp ye güveniyor o yüzden kimse itiraz etmez" dir. anayasa mahkemesi de neyin nesidir? kim oluyordurda adamına göre karar verebilmektedir? dolayısı ile şu sonuca varıyoruz.

bir demokratik ülkede hiç kimse mahkemelerden adam ayarlamak, oy pazarlıları yapmak zorunda değildir. buna da güven denmez zaten, 'ele geçirme' denir. hukuk darbesi denir.

kısacası "darbe zihniyeti nedir? darbeci kime denir?" diye soran bir kimseye;

"bir a partisi bir değişiklik yada bir iş yaptığı zaman b partisi tarafından kapatma nedeni olarak gösterilir, iptal ettirilir. ama aynı işi b partisi yaptığı zaman kimse gıkını çıkaramaz, hazırolda selam çakar ise b partisi darbecidir. darbe zihniyetindedir."
cevabı verilmelidir.
© copyright 2005 - 2026