bugün
- nebiye salat ve resule itaat4
- en son aldığınız iltifat11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı6
- bir ayın daha bitmesi3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin21
- dekolteye bakar mısınız15
- cem küçük9
- sevişirken video çekmek5
- yunanistan24
- yeğenin başa kalması2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- adalet ve kalkınma partisi4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- irmik helvası vs un helvası18
- salat vakitleri2
- arkadaşlar burada ne yazıyor2
- hayvan gibi acı salça yemek5
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- ben uyuyorum ulan var mı2
- daş göprü sarmsağ geldih4
- evli bir kadın neden süslenir3
- japonya23
- aşka düşmek4
- üşüyen erkek12
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- meme çapını ölçmek3
- mazot2
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- 80 dogumlu olmak2
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sifonu çekince gitmeyen bok3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- başkalarına haset etmeye başlamanın dönüşü yok2
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- gocu12
- hayat her şeye rağmen güzel insanı4
- istanbul da tutuklu chp'li başkan sayısı 162
- gays for gaza2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- zenginlik hayatı3
- gotcu jeans2
- adanalı ateist10
- fırın poşetinde tavuk patates4
- ketçap aromalı ruffles10
- gürcistan26
- memati baş2
- gelecek partisi'nin kapanması12
yazdıkları çoğu insanın hoşuna gitmeyen yazar. belki genel düşünceden farklı, belki sadece eglence icin yapıyor bunları, belki öyle düşünüyor bilemiyorum, bilmiyorum ve açıkcasıda bu beni ilgilendirmiyor. herkesin bir düşüncesi vardır. bunlar bazen hoşumuza gider bazen gitmez. holumuza gitmeyene tepki koyarız elbet bu insanın doğasında vardır. yalnız bu koydugumuz tepki saygı sınırları icin de olmak zorunda. aynı sekilde bluevevenin yazılarında da bu saygıyı aramak zorundayız. şimdi bazı yazıılarını okuyorum özellikle hz.muhammedin müslümanlardan özür dilemesi olayı. ben pek bir saygısız birsey goremedim orda affedin beni. yani bize yalnıs geliyor katılıyorum, yazıyı okurken de kızdım küfür bile ettim. ama bu küfür etmemizi ya da tehdit vari konusmamızı gerektirmez. bluevelve dine inanmıyor bu dogrudur, allaha da inanmıyor bu da dogrudur, bunları elestirme hakkı vardır bu daha da dogrudur. o hakkı kısıtlamamız o hakkın kısıtlanmamızı istememiz, sadece bizim dinimizi bilmememiz den kaynaklanan bir durumdur. ben allahıma, peygamberime, dinime düveniyorum. bluevelve ne yazarsa yazsın ben güveniyorum ve inanıyorum. bluevelvenin -dalga gecmediği sürece- fikirlerini açıklaması beni rahtsız etmiyor.
şu olayı okuyun ve ondan sonra bazı seyleri sahiplenin, eleştirin ya da ne yapıyorsanız o nu yapın;
--spoiler--
Habeşistan Krallığı'nın Yemen valisi olan Ebrehe, milâdî 570 yıllarında San'a şehrinde, 'Kulleys' adı verilen muhteşem bir kilise yaptırmıştı. Maksadı, Kâbe ziyaretine rağbet gösteren Arapların ziyaretlerini oraya çevirmekti. Bu duruma tepki gösteren bir adam da, gecenin birinde Kulleys'e girip içine pislemişti. Bu hakarete çok öfkelenen ve koyu bir hıristiyan olan Ebrehe, gidip Kâbe'yi yıkmaya karar verdi. Topladığı onbinlerce asker (altmış bin olduğu söylenir), Mahmud adlı büyük bir fil ve daha başka fillerle Mekke'ye doğru yola çıktı. Önüne çıkan bazı kuvvetleri de mağlup ederek ilerledi. Taif şehrine gelince askerlerin bir kısmını Mekke'ye gönderdi. Onlar da Peygamber s.a.v.'in dedesi ve Kureyş'in reisi Abdülmuttalib'in ikiyüzü aşkın devesiyle ahalinin hayvanlarını sürüp götürdüler.
Bu olayın peşinden Abdülmuttalib, gidip Ebrehe'yle görüştü, develerinin geri verilmesini istedi. Ebrehe dedi ki:
- Benden develerin istiyorsun da, Kâbe'den hiç söz etmiyorsun. Halbuki ben onu yıkmaya geldim.
- Ben develerin sahibiyim. Kâbenin de onu koruyacak sahibi vardır!
Bu görüşme sonunda develer geri verildi. Mekke halkı bu güçlü orduyla savaşamayacağı için, anlaşma gereği dağlara çekilip neticeyi beklemeye başladı.
Ebrehe ordusu büyük fili önden sürerek Mekke sınırına dayandı. Kâbe'yi halatla bağlayıp fillerle çekerek yıkmak istiyorlardı. Bu sırada Ebrehe'nin yol kılavuzlarından Nüfeyl b. Habib, koca filin kulağından tutarak şöyle bir şey söyledi, sonra da koşarak dağa çıktı:
- Ey Mahmud çök! Sakın ileri gitme, sağ salim geriye dön!
Mekke'ye girişte büyük fil direndi, zorlanınca yere yattı. Onu bir türlü Kâbe cihetine yürütemediler. O anda sürü halinde ebabil kuşları ortaya çıktı. Her birinin ağzında ve ayaklarında nohut gibi birer taş vardı. Bu taşları ordu üzerine mermi gibi boşalttılar. Kime rastlarsa delip geçiyordu. Askerlerin çoğu öldü; 'Fil Ordusu' dağılarak Yemen'e döndü. Ebrehe de dönüşte öldü. Kâbe ise olduğu gibi kaldı
--spoiler--
karar sizin.
şu olayı okuyun ve ondan sonra bazı seyleri sahiplenin, eleştirin ya da ne yapıyorsanız o nu yapın;
--spoiler--
Habeşistan Krallığı'nın Yemen valisi olan Ebrehe, milâdî 570 yıllarında San'a şehrinde, 'Kulleys' adı verilen muhteşem bir kilise yaptırmıştı. Maksadı, Kâbe ziyaretine rağbet gösteren Arapların ziyaretlerini oraya çevirmekti. Bu duruma tepki gösteren bir adam da, gecenin birinde Kulleys'e girip içine pislemişti. Bu hakarete çok öfkelenen ve koyu bir hıristiyan olan Ebrehe, gidip Kâbe'yi yıkmaya karar verdi. Topladığı onbinlerce asker (altmış bin olduğu söylenir), Mahmud adlı büyük bir fil ve daha başka fillerle Mekke'ye doğru yola çıktı. Önüne çıkan bazı kuvvetleri de mağlup ederek ilerledi. Taif şehrine gelince askerlerin bir kısmını Mekke'ye gönderdi. Onlar da Peygamber s.a.v.'in dedesi ve Kureyş'in reisi Abdülmuttalib'in ikiyüzü aşkın devesiyle ahalinin hayvanlarını sürüp götürdüler.
Bu olayın peşinden Abdülmuttalib, gidip Ebrehe'yle görüştü, develerinin geri verilmesini istedi. Ebrehe dedi ki:
- Benden develerin istiyorsun da, Kâbe'den hiç söz etmiyorsun. Halbuki ben onu yıkmaya geldim.
- Ben develerin sahibiyim. Kâbenin de onu koruyacak sahibi vardır!
Bu görüşme sonunda develer geri verildi. Mekke halkı bu güçlü orduyla savaşamayacağı için, anlaşma gereği dağlara çekilip neticeyi beklemeye başladı.
Ebrehe ordusu büyük fili önden sürerek Mekke sınırına dayandı. Kâbe'yi halatla bağlayıp fillerle çekerek yıkmak istiyorlardı. Bu sırada Ebrehe'nin yol kılavuzlarından Nüfeyl b. Habib, koca filin kulağından tutarak şöyle bir şey söyledi, sonra da koşarak dağa çıktı:
- Ey Mahmud çök! Sakın ileri gitme, sağ salim geriye dön!
Mekke'ye girişte büyük fil direndi, zorlanınca yere yattı. Onu bir türlü Kâbe cihetine yürütemediler. O anda sürü halinde ebabil kuşları ortaya çıktı. Her birinin ağzında ve ayaklarında nohut gibi birer taş vardı. Bu taşları ordu üzerine mermi gibi boşalttılar. Kime rastlarsa delip geçiyordu. Askerlerin çoğu öldü; 'Fil Ordusu' dağılarak Yemen'e döndü. Ebrehe de dönüşte öldü. Kâbe ise olduğu gibi kaldı
--spoiler--
karar sizin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar