bugün

türkiye ile birleşik arap emirlikleri ilişkileri

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkileri koparan süreç, Mısır'da Temmuz 2013'te yaşanan askeri darbe sonucunda ülkenin seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin iktidardan uzaklaştırılması oldu.

Arap Baharı'nın en yoğun hissedildiği Mısır'da Müslüman Kardeşler üyesi Mursi'nin iktidara gelmesi, demokratik taleplerin kendilerini de vuracağından kaygılanan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin harekete geçmesine ve kabinede savunma bakanı olarak yer alan Abdülfettah el Sisi'nin darbesine destek vermeye itti.

O dönemde başbakan koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan, Mısır darbesine en sert ve kesintisiz tepki veren lider olurken, Sisi'nin yanı sıra ona destek veren körfez ülkeleri ve darbeye sessiz kalan Batı'yı hedefine koymuştu. iki ülke arasındaki fırtınalı dönem, iddialı ve son derece dinamik bir dış politikayı savunan Prens Muhammed'in Veliaht Prens olarak göreve başlamasının ardından daha da sertleşti.

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında 2016 senesinde karşılıklı ziyaretlerle vir diyalog kapısı açıldı ancak Temmuz 2016 darbe girişiminde Abu Dabi'nin rol oynadığı ve darbecileri desteklediğine ilişkin iddialar ilişkilerin yeniden soğumasına neden oldu.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin darbe girişimindeki rolü ile ilgili en somut girişim 2020 Ağustos'unda yapıldı. Muhammed Bin Zayed Nahyan'ın önde gelen danışmanlarından Muhammed Dahlan hakkında 15 Temmuz darbe girişimini finanse etmek, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs etmek gibi çok ciddi suçlamalardan dolayı Uluslararası Polis Teşkilatı'ndan (Interpol) "kırmızı bülten" talebinde bulunuldu.

Bu dönem bölgesel çatışma alanlarındaki karşıtlık da tepe noktasına çıktı. Bu süreçte özellikle Libya'da karşıt grupları destekleyen Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri, zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geldiler.

Bu sürecin dikkat çeken bir başka gelişmesi ise suç örgütü lideri Sedat Peker'in Birleşik Arap Emirlikleri'nde barınması ve Youtube üzerinden yayımladığı başta içişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu hedef alan videolarla gündeme gelmesi oldu.

En son videosunu 6 Haziran'da yayımlayan Peker, 20 Haziran'da yaptığı bir açıklamayla "yüksek güvenlik riski nedeniyle" Birleşik Arap Emirlikleri yetkililerince uyarıldığını ve bu nedenle videolarına ara vereceğini duyurmuştu. Bu süreçte, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri istihbaratlarının görüşme halinde oldukları Türk basınında iddia edilmiş ve iki ülke ilişkilerinin normalleşmesinde, Peker'in kısıtlanmasının pazarlık noktalarından bir olduğu öne sürülmüiştü. O tarihten sonra Peker'in zaman zaman twitter mesajları dışında bir yayında bulunmaması dikkat çekti.

Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yaşanan bu hızlı normalleşme sürecinin ardında, tarafların birbirlerine verdikleri zararın giderek arttığını görmeleri ve yeni oluşan bölgesel ve uluslararası koşullara göre pozisyon alma gereksinimi yattığı değerlendiriliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi, Türkiye'nin döviz kurlarındaki sert dalgalanmalarla son yılların en büyük ekonomik krizinin yaşandığı dönemde yaptığı ziyaret iktidar açısından büyük önem taşıyor. Bir dönem düşman olarak görülen Birleşik Arap Emirlikleri'nin Türkiye'ye yapmayı planladığı yatırımlarla ilgili 10 Milyar dolarlık fon ayırdığı açıklamaları, kriz karşısında zor günler yaşayan iktidar için kurtarıcı oldu.

Türkiye ile son dönem yaşanan bu dostane gelişmelere rağmen Birleşik Arap Emirlikleri Afganistan'ın dış dünyayla havadan tek bağlantısı durumundaki Kabil Havaalanı işletmesi'nden de vazgeçmiyor. Birleşik Arap Emirlikleri'nin talibanla yaptığı görüşmelere dikkat çeken diplomatlar bu girişimlerin Körfez ülkelerinin Taliban üzerindeki nüfuzunu arttırma iddiası ve Katar'ın bölgede diplomatik güç elde etmesini engellemek için yapıldığını belirtmekteler.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.