yatalak dedenin ölmesi

  1. 17.
    Prostat kanseri tanısı neredeyse ben doğmadan konulmuş.

    20 küsur sene yaşadı. Hayata bu kadar bağlı adam az tanıdım. Çocuk görünce eliyle ağzıyla davul zurna ezgileri yapar, onları oynatırdı. Kendi de oynardı. Gülerdi. Belki 10 kişi daha onu dede olarak bilir.

    Öz dedem değil, üvey de değil. Biz dede dedik. Önce ağabeyim sonra ben.

    Benim gerçek dedemin dezzoğlu, teyze çocukları yani.

    Rafet. Boy bos. Kapı gibi adam.

    Emeği çoktur bizde. Biz onu dede bildik o bizi torun. Zaten teyze dediğimiz, nene bildiğimiz mücella ile hiç çocukları olmadı.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2141973/+

    Her şeyimize geldi.

    Küçükken bize, 'sizin avradınızı öpecem ulan...' dermiş, biz 'yok öptürmicez...' dermişiz, kahkaha atarmış.

    Tabi yaşımız erince, 'oğlum siz evlenince tebrik etmek için yanaktan öpmeyecek miyim kızımızı?' dedi de, anladık biraz. Gülerdi yine...

    Tgrt'de Mustafa keser vardı o zaman, onu açardı, Mustafa keser sevgim oradan gelir.

    Fındıklı yaylası'nda bir ardiyesi vardı, girince içinde kaybolasımız gelirdi...

    Sonraları zaman geçti kötülendi, yatağa düştü, hastaneye kaldırıldı, ziyarete gittik, ben içeri girdim, girmemle hüngür hüngür ağlayıp çıkmam bir oldu, topladım kendimi geri girdim. Şimdinin parası 100 lira olan 20'liği cüzdanından isteyip, sıkıştırdı yarım yamalak. 'aman ha oku. Ben arkandayım. Ne istersen benden iste.' dedi. 'tamam' dedim.

    Bir süre sonra, evine götürün demişler, evde 3 gün yatak 4.gün toprak oldu.

    Ben sözümü tutmadım.
    4 ... mastor