diyanet in virüs için camilerde dua okutması

  1. 16.
    Herhalukârda Bize dua etmek emredildi. Dua ibadetin özüdür eyvallah. Tabi illaki makbuliyet (kabul olunma) önemli. Muhakkakki dua temiz ağızlardan (yalan gıybet v.s.) temiz vücutlardan (bilumum haramlardan uzak) çıkmalı ki makbul (icabete layık, tesirli, isabetli, yerinde edilip kabul olunan) olsun. Lakin kazın ayağı öyle değil işte. Ne diyor;

    "Azma kulum, görme zulüm"

    Virüs te allahın bir kulu (mahluku) ve vazifelisi. Bir görevi var onun. Onu allah bedavaya yaratmadı. Cinayetini işleyecek vazifesini yerine getirecek sonra da kabuğuna çekilecek. Ama ne zaman? Orasını allah bilir. Ee ne yapalım o halde? Biz günahkarız diye ümitsizliğe kapılıp duayı zikri ibadeti terk mi edeceğiz? Elbetteki hayır. içimizdeki günahsızların (masum çocuklar, hayvanlar, bitkiler v.s.) yüzü suyu hürmetine illaki allah yardım edecek. Biz öyle iman ettik. Başa gelen başta kalmaz. "Bu da geçer ya hû" demiş.

    Öte yandan sebepler dairesinde aşı ilaç v.b. uygulamalar da fiili (iş amel gayret) bir duadır ki o da dinin dışında değildir. Hatta tedavi olmak emredilmiştir. Beden ve toplum sağlığı hem farz hem sünnettir.

    Netice: her nevi duaya devam. Zikre devam. Tüm maddi manevi Çalışmalara devam. Allahın izniyle bu savaşı da kazanıp virüsü yeneceğiz hep birlikte inşallah..
    5 -4 ... gazeloglu