güzel kadın vs çirkin karı

  1. 13.
    ikisi de kadın. bunlar göreceli kavramlar, kime göre güzel? neye göre çirkin? burada bahsedilen kadınların dış görünümü. fakat kilolu olmak veya zayıf olmak bunda en büyük etkenlerden biri değil. ve bunun bakımsızlıkla da hiçbir alâkası yok. bakım ile kasdettiğim de makyaj değil zira makyaj kadının şeklini değiştiren bir boyama işi. ''çirkin karı'' diyerek o küçücük aklıyla kadını aşağılamaya ve ötelemeye çalışan tipler -ki bunu hemcinslerimiz de yapıyor- toplumun kuklası hâline gelmiş, kendilerine dayatılan güzellik algısıyla hareket edip bunu yıkmaya gücü yetmeyen kadınlarla, akla değil göze hitap edene yöneldikleri için gözlerine cinsel obje olarak görünen kadınlara gaz veren şahıslar.

    biri kendinden ödün vererek fiziğiyle ön plana çıkmaya çalışır, beğenilmeme ve seçilmeme kaygısı vardır, iş hayatında kendisine öncelik tanınır, erkek tarafından kolaylıkla kandırılabilirken kendisi de erkeğe rahat bir şekilde istediğini yaptırabilir, erkeğin hayatına yön vererek erkeği değiştirebilir çünkü sevilen kadın rolündedir. etrafındakilerin pohpohlaması ile poposu arşa değebilir, istediği yerlerin kapılarını da kolayca açtırabilir fakat hastalık derecesinde kıskanç tiplerin tripleri ile uğraşırken tacizin de her türlüsüne maruz kalarak bunlarla savaşmak zorunda kalabilir ve eğer başa çıkamazsa buna yenik düşüp erkek şiddetine kurban giden kadınlardan biri olabilir. diğeri ise tüm bu üstten bakmalara boyun eğip kendini toplumdan soyutlayarak yaşarsa bundan sonraki evresi erkeğe kendini beğendirmek ve güzelleşmek için çabalamak olacaktır.

    fakat tüm bunlara uymayan kadın, zekası ile ön planda olmak ister ama bunun için özel bi efor sarf etmez, kendinden ödün vermez, özgüveni tamsa istediği takdirde geç de olsa çabalayarak bir yerlere gelmeye çalışır ve eğer güzellik algısına takılmadığı, hiçbir erkeğin peşinden de koşmadığı sürece sürekli kendini geliştirerek yöneldiği dallarda da iş hayatında da mutlaka başarılı olur.

    biri etrafındakilerin ilgisi sayesinde kendini değerli hissederken diğeri eğer güçlüyse etrafındakilerin kendini değersiz hissettirmeye çalışmalarını önemsemeyip kendine değer verdikçe kendine olan özsaygısını kendisi sayesinde kazanır. biri eğer erkek düşkünü ise veya hayatında hep bir erkeğe ihtiyaç duymuşsa her şeyi erkekten bekler ve erkeğe sırtını dayayıp muhtaç olarak yaşar, diğeri hayatını mahvetmesi için birini hayatına alma gibi bir hata yapmamışsa kendi kendine yetebilme özelliğine de sahiptir.

    bundan birkaç yıl önce bir adam bana ''güzellik senin için neden son planda, niye bu kadar bencilsin, neden işin ve mesleğin önce geliyor, sevdiğin adam için fedakârlık yapamaz mısın belki o zaman seçilen sen olurdun'' demişti ama bunu neye dayanarak söylediğini bilmiyorum zira hiçbir zaman seçilme gibi bi derdim olmadı. ya kimseyi fedakârlık yapacak veya allah'ın verdiği görüntüden vazgeçecek kadar sevmedim, ya beğenilmek gibi bi derdim olmadı ya da estetiği yok saydım, bilmiyorum odun da olabilirim.

    yani demem o ki; ''güzel'' denilene edilen iltifatlar ve tanınan iltimaslar ne kadar önemseniyorsa, ''çirkin'' diyerek ayrımcılığa maruz bırakılana edilen hakaretler ve nefret söylemleri de bi o kadar önemsenmeyebiliyor. ama günümüzde her kadının bu kadar umursamaz olmadığını ve en önemsiz şeyleri bile takanların var olduğunu kozmetik mağazalarında veya plastik cerrahi kliniklerinde yaşanan yoğunluktan gözlemleyebiliyor insan.
    68 -1 ... arabeskkadin