yas

  1. 52.
    sevilen birinin sonsuzluğa gidişinin ardından acısını yaşama durumudur. ne kadar tutulacağını kişinin bünyesi ve duyduğu sevginin ağırlığı belirler. ağıt yakarak, kendine hayatı zindan ederek veya bağıra çağıra yaşamak yerine bütün koşuşturmalar arasında dışına gülücükler saçarak hayata devam edilirken de tutulabilir sessiz, kimse duymadan. belki yazıya dökmek de işe yarayabilir.

    günlük işlerle, hayatın getirdiği sorumluluklarla uğraşıldığı takdirde süreç kısalıyor, unutulmuyor ama bastırılıyor, kabullenmeyip de hiç olmamış gibi davranmak, bu felaketle yüzleşmek yerine dikkatini hep başka işlere vermek ve bunun da bir gün daha büyük bir acıya dönüşerek kendini hatırlatması insanın psikolojisini yerle bir edebiliyor. çünkü bu sonsuz hasrettir artık başka kimseyle giderilemeyecek bir özlem. kız çocuğunun babasına olan sevgisi ile tuttuğu matemi hiç biter mi? sezen aksu'nun uzay heparı'nın ardından yaraları kanattığı ağıdında da dediği gibi;

    ''Bu yaraya deva değil zaman
    Ateş düştüğü yeri yakar
    Bu düzeni bozuk dünya yalan.''
    68 -7 ... arabeskkadin