bir yosunun ayak izleri

  1. 1.
    (sesim bir fısıltı gibidir,sessiz akşam saatlerinde meydana çıkan gece papatyalarina)

    Her sevda bir hüzünlü veda başlangıcı mı, imkansız aşklar senfonisinde ki, aynı kutuya girmeyen iki enstrüman gibi,

    Yoksa sonbaharın vurduğu aynı daldaki yere farklı zamanlarda düşen sarımsı yalnız yaprak mı,

    Aynı damardan aynı zamanlarda kopan, yanmaya hazır kömür tanesi mi,

    Ayrı ayrı yere düşen farklı kar taneleri el ele tutuşurken, şarkı söyler mi buğulu gözlerle,

    Deniz'in,ufka öpücük vermeden küstüğü vuslat bozkırlarında,

    ayrılık denizlerinde, aracı düş perileri sokak lambaları gezdirirmi,

    Ufkun aşığı yakamoz vuran,soyunmuş ay'lar altındaki mor menekşelere,

    Biz iki küçük çocuktuk aslında,

    "Şiiren"

    bir yosunun ayak izleri

    (Fotoğraf azmak çayı/akyaka)
    47 -4 ... nana godi