değer verdiğin birini hayatından silmek

  1. 47.
    saat 5:54 yahu. bu saatte kimseyi çıkartmayın hayatınızdan.

    neyse.
    aşağıdaki maddelerden bir ve veya birkaçı geçerli mazeret olabilir.

    1: birine değer verme nedenimiz, onu hayatımızdan çıkartırken değer vermeye devam ediyor olsak bile artık hayatımızda olmayı hak etmediği gerçeğini değiştirmez. değer vermek son derece kişisel bi eylemdir; hak edilmişliği doğumla kazanılmaz. birinin bi niteliği cezbeder sizi, o niteliğe olan saygınızla tüme varır, o niteliğin sahibini de değerli kılarsınız. yani birini hayatımızdan çıkartmak için ondan nefret etmeyi beklememeli, değer veriyorsak bile hayatımızdan çıkmasını gerektirecek alametler belirdiğinde bu kararı derhal uygulamalıyız. radikal kararlar almaya hakkınız var; yaşıyor olmanın hüznü, neşesi, acısı ve belirsizliği size kendinize dair bir değişiklik yapma hakkı sunuyor. fıtraten mazursunuz.

    2: değer verdiğimiz niteliğe olan ihtiyacımız azalmış, o insanın hayatımızda kalması artık sadece bir yüke dönüşmüş ve veya o insanda hayatımızda olmasını sağlayacak nedene olan ihtiyacımız yok olmuştur. örneğin merhametli biridir ve fakat sizin artık merhamete ihtiyacınız kalmamıştır. komik biridir ama gülerken hayatın ciddiyetini idrak etme kabiliyetiniz azalıyordur. nedenlerin mantıklı olması asla gerekmez. ben çok sevildiğim için bile ilişkimi sonlandırmıştım mesela. hak etmediğimi düşünüyordum. bana kendimi suçlu hissettiriyordu.

    3: kendi kendine yetebilme kabiliyetiniz geliştikçe maalesef insanları hayatınızdan çıkartma gücünüz artıyor. daha fenası dostluklarınızı garip bi eminliğe teslim ediyor ve etrafınızdaki insanlara bu eminliğe rağmen şunu hissettiriyorsunuz; "tek bi hatanı bekliyorum, cümle bile değil, kelimeni, benim için vazgeçilmez değilsin, sıra sana da gelebilir, bana hak ettiğim değeri ver, çünkü ben sana değer veriyorum." haliyle kendi kendine yeten bi insan karşısında diğer insanlar çaresizleşiyorlar. hatta tanık olmadım ama, şimdi aklıma geldi, kendi kendine yetebilen bi adam, insanları hayatından çıkartmak gibi bi talebi olmamasına rağmen, bu defa da etrafındaki kalabalık tarafından terk edilebilir. birbirimizi iyileştirmek isteriz; bunun için affedilebilir hastalıklarımız olmalıdır. kendi kendine yetebilen biri zaten iyileşmiş olacağından kimse ona yaklaşmayabilir. mantıksız gibi gelebilir ama kendine yeten bi insan diğer insanlara kendini ifade etme fırsatı sunmaz. buna ihtiyacı yoktur. korunaklı bi bencilliğin içinde, kendi evrimini tamamlar.

    4: size, onu affettiğinizde kendinizi affedemeyeceğiniz, affetmenin pişmanlığını yaşatacak kadar derin bi acı yaşatmıştır. hala aşıksınızdır ama artık aşkınızı hak etmiyordur. onu sevmeye devam eder, kontrollü bi mesafede tutar ve fakat anmaz, hatırlamaz, özlemezsiniz.

    5: onsuzken nasıl yaşayacağınızı merak ediyor olabilirsiniz. hayatınızda gizli bi otoriteyi temsil ediyordur, arzu nesnesidir ya da, ama yokluğunun size ne hissettireceğini bilmek istiyorsunuzdur, deneysel bi çalışmadır, taktir ederim *

    6: değer vermek sizi yoruyordur. birine değer vermenin hazzını tatmadan da yaşayabileceğinizi anlamışsınızdır.

    7: oha saat altı olmuş.
    4 ... ilalabart