türkücülerin video filmlerine isim koyma formülü

  1. 1.
    öncelikle: Türkücülerin video piyasası filmlerine isim koyma formülü

    şimdi diyeceksiniz ki "ben böyle saçma başlık görmedim" , lütfen ağzınızda çıkanları sansürlemekte beis görmeyiniz ama başlığı layıkıyla anlayabilenler adıma bir tarikat, bir din bile kurabilirler -baştan söyleyeyim tasvip etmiyorum- öncelikle mevzuu nedir, büyük ihtimalle çoğunuz cakozlayamadı, sorun değil. HEpimiz bir travma yaşadık, hakkı bulut ümit besen, emrah, arif susam tüm bu isimlerin video kaset piyasasına çektiği filmlerinin öyle ilginç isimleri vardı ki...

    Öncelikle emrah'ın 90'ların ortalarında west side story'nin kendi meşrebince çektiği remake'lerini dahil edebiliriz bu kategoriye, zira emrah'ın "küçük" olarak anıldığı, kirli sakalları yerine düz kaşlarıyla anıldığı dönemlerde çektiği filmler zaten tek kelimelik isimlere sahipti. yetimler, öksüzler, kimsesizler vs...

    Faruk tınaz, ercan turgut, hakkı bulut, burhan çaçan gibi b sınıfı varoş babalarının da yeşilçam'ın yerini yavaş yavaş erotik ve fantastik sinemaya bırakmasının ardından çöken film piyasasına günü kurtaranlar olarak yazılmasını sağlayan sterotip filmleri bu tasnife dahildir.

    bir dönem büyük hükümranlık sürmüş, ekmeğini yiyenlerin ağzından "1 ayda 25.000 lira gibi büyük paralar kazanıyorduk" gibi demeçlerle nasıl bir kaymak tabakası oluşturduğuna işaret eden "taverna kültürü" nün prensleri ümit besen, arif susam, ferdi özbeğen gibi tavernacı abilerin filmleri.

    zincirin son halkası ise bir dönem parlayıp sönen beste fabrikatörleri ibrahim erkal, cengiz imren, ertuğrul polat

    şimdi buradaki enteresan durum nedir. açıklayayım. 80'lerin ortalarından 90'ların ortalarına kadar arabesk müzisyenlerin filmlerinin isimlerine kaçımız dikkat etti acaba?
    Yalnız güneş şahitti, gittiğin o gün, ay ışığında saklıdır,Alışmak Sevmekten Zor, burası benim mekanım..

    şimdi bu filmler bakıldığı zaman hiçbir anlam ifade etmiyor, zaten o dönemi trash olarak kabul eden yeni nesil aslında bu filmlerin konusuyla, oyunculuğuyla, isimleriyle kült olduğunun farkında. fakat bu adı konulamamış farkındalığın asıl müsebbibinin filme adını veren (!) hiç'lik olduğu kanısındayım. Yani buradaki abzürdlüğü ifade eden hiçlik kavramı
    sinema tarihinde sadece bu bahsi geçen dönemlere ait bir özelliktir sanırım.

    şöyle açıklayayım bir filme nasıl isim verirsiniz? Hikaye, konu, metafor, aforizma yani illa somut bir hal/tavır vardır. Ama bu filmlerde namuvcut. Yani tüm kült yönetmenlerin filmlerine bakın, tüm o marjinallikler o bohem tavırlar bir gerekçeye dayalı. yani krzylof kieslowski'nin üç renk adını seçmek için nedenleri vardır. Ya da kubrick 2001 ismini verirken filmine, geleceğe dair ütopik bir tasvir yapacağının işaretlerini verir.

    Ama dostlar bu mevzuubahis filmlerde bu yok, yani isimleri çok şey ifade ediyormuş izlenimi verse de hiç bir şey ifade etmiyor. Peki bunun ardındaki sır nedir? Bekletmeden açıklıyorum:

    bu filmlerin ismi, takip eden bir diyalogtan cımbızla çekilen cümlelerden alınmıştır. Evet dünya bu gerçekle tanışsın. Nasıl mı? Şöyle ki;

    -Abi akşam sahura kalkıyor musun yoksa yeyip mi yatcan?
    +sen saati kur, ona göre bakarız.
    -bu arada sabah in cin top oynuyor, biraz daha erken kalkıp gezelim mi?
    +Biz geçen seyfi abilerle sahuru yaptıktan sonra çıktık, yalnız güneş şahittieğlencemize. in cin top oynuyordu..

    ya da;

    -güneş tutulmasına çıplak gözle bakmayın dedi dün haberlerde.
    +yok bir şey olmaz, zaten yıldızlar falan olur hem yıldızlar ay ışığından aldıkları ışığı yansıtıyorlarmış, çok ilginç geldi.
    -ay ışığında saklıdır, ama ay ışık kaynağı gezegenlerden değil ışığı ancak yansıtıyor..
    +evet..

    bakın örneklerle daha iyi açıklıyoruz sanırım. Bir örnekte biz uyduralım hadi..

    -Abi benim play station'ı aldı vermiyor, aradım telefonu da kapalı.
    +ya sen yine çok üstüne gitme, biliyorsun ağbisiyle hasbihalimiz var. iyi çocuktur.
    -günah benden gitti. Bulursam ağzını yüzünü yamulturum

    çekilmesi olası günah benden gitti filminde cast'ı faruk tınaz ve banu alkan'ı başrole koyarak oluştursak, hiçte sırıtmaz. senaryoya falan zaten gerek yok, spontane oynar arkadaşlar.

    Bir örnekte günümüzden vererek dersimizi bitirelim. MEsela örneğimiz berksan'ın unutamam parçası olsun.

    Hatirlarmisin bir sarkimiz vardi
    sen dans etmekten utanirdin,
    bildigin tum atesli sozleri
    nasil da yakar beni her defasinda kandirirdin.

    Ben hic unutmadim unutamam,
    icimdeki seni durduramam.

    Evet çok büyük arabesk filme isim bulma potansiyeli olan bu parçadan iki tane işimize yarayanı alıyoruz, hooop berksan'ın önüne bol sıfırlı bir kontratı uzatarak perihan savaş'ın aldatılmış oğlu olarak video piyasasına nur yağdırıyoruz...
    3 -1 ... zabalaynn