bugün
- kolye10
- jaws filmindeki sikko balik24
- nervio tarzı entry girmek15
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- muhafazakar tatil seçenekleri5
- norveç3
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi10
- doğubank6
- arda güler14
- atatürk ün hataları13
- simiago erkek mi kadın mı5
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- danimarka2
- sakarya üniversitesi2
- fransa6
- horny meydan6
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- yemene asker gönderilme meselesi8
- behzat ç.4
- iltica20
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- ülken için savaşır mısın4
- yetkisi alınan yetkili8
- oktay saral'ın istifası2
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- bir şey söyle2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- flört etmeme ilkesi2
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar3
- oktay saral9
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- sözlüğün kralı9
- oktay saral'ın görevden alınması4
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- insan sevmemek6
- sandalet ayak bikinisidir6
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- hintliler zenci midir4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- idrija2
- postojna2
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- nusret altınbaş'ın adliyeye sevk edilmesi2
- fon vurgunu48
- insan3
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar4
- asansörde konuşmama kuralı4
internet dünyası ile kendi sosyal hayatını birbirinden ayırmakta zorlanan, evde işyerinde her yerde ne yapsam da sözlük dünyasının .mına koysam, ne etsem de celebrity olsam diye kafa patlatan hastalıklı bünyelerin sergiledikleri davranışın mütemadi bir hal alması.
Bilimsel olarak Bir davranışın alışkanlık haline dönmesi için aynı davranışın 21 gün boyunca yapılması gerekir. Eline telefonu alıp aklına gelen başlıkları kaydetmeye başlayan kişi tam tamına 21 gün sonra sokağın ortasında elinde telefonla zağar gibi dolaşıp sağa sola manasız manasız bakmaya başlar. Sürekli olarak kendine malzeme arar. Artık o bir bağımlıdır. Telefonunu hiçbir zaman cebine koymaz ve sürekli olarak tetikte bekler. Çevresinde ki olaylara karşı daha duyarsız bir birey olur. Bir nevi gazeteci olur çıkar. Adam yanında can çekişip ölse "ben işimi yapıyorum arkadaş, benim işim can kurtarmak değil, bunun bir haber niteliği var, sözlüğe yazmam lazım" deyip adamın orada ölmesini bekler. Yazık.
Bu hastalık genellikle sözlük dünyası ile yeni tanışmış kişi hastalığıdır. Neden diyeceksiniz? Hemen açıklayayım. Yeni gelen bi yazarın yazılarını kimse okumaz arkadaş. Nicki yenidir, aşinalık kazanmamıştır, tarzı bilinmez, kimse tanımaz. Eğer birde uzun yazıyorsa iyice boku yedi demektir. Çünkü burada Önce yazının uzunluğuna sonra nicke bakılır. Nick tanıdık ve uzun yazıları okunacak cinsten bir yazarsa okunmaya başlanır. Değilse "ziktir lan g.t bu kadar uzun yazılır mı?" deyip sayfa kapatılır. Doğru olan bu mudur? Tabi ki değildir. lakin uygulamada olan budur. O yüzden bu yazarların ruh halini iyi anlamak gerekir. "ulan şu sözlüğün en kaliteli en okunur yazılarını ben yazıyorum ama bırak oylanmayı okunmuyor bile yazdıklarım. Bir şeyler yapıp kendimi göstermem olay olmam lazım" gibi bir bilinçaltı vardır bu yeni yazarlarda. Yazık.
O yüzden sözlüğü kendi sosyal hayatına taşır ve gün boyu öyle bir başlık açacağım ortalığın .mına koyacağım başlığına bir şeyler karalama şerefine nail olmanın hevesi ile elinden telefonu düşürmez. Gün boyu en ilginç en dikkat çekici başlığı bulmakla meşguldür. Mesela çarşıda çocuğunu azarlayan bir anne gördüğü zaman hemen bunu sözlüğe taşımak gerektiğini düşünür ve çarşıda çocuğuna tekme tokat dalan acımasız anne gibi bir başlık açar. Ya da tam ezan okunduğu sıra "ezan, din, türban..." gibi kutsallarla dalga geçilecek türden başlıklar açayım da olay olayım deyip Bu ezan tüm sevip de kavuşamayanlar için gelsin gibi bir başlığı telefonunun arşiv bölümüne kaydeder. Ya da chelsea-manchester maçını izlediği anda cristiano ronaldo'nun kullanacağı frikik sırasında chelsea barajının Keban barajından daha pahalı olması gibi bir başlık açayım da spor sever yazarların oylarını da alayım diye düşünür. Yemezler olum.
Efendim Velhasıl kelam bu sözlük olayını fazla abartmayınız, içinizden geldiği gibi yazın gitsin. Nedir öyle telefona kaydetmeler, provakatif başlık açmalar falan. Yakışmıyor efenim yakışmıyor.
Bilimsel olarak Bir davranışın alışkanlık haline dönmesi için aynı davranışın 21 gün boyunca yapılması gerekir. Eline telefonu alıp aklına gelen başlıkları kaydetmeye başlayan kişi tam tamına 21 gün sonra sokağın ortasında elinde telefonla zağar gibi dolaşıp sağa sola manasız manasız bakmaya başlar. Sürekli olarak kendine malzeme arar. Artık o bir bağımlıdır. Telefonunu hiçbir zaman cebine koymaz ve sürekli olarak tetikte bekler. Çevresinde ki olaylara karşı daha duyarsız bir birey olur. Bir nevi gazeteci olur çıkar. Adam yanında can çekişip ölse "ben işimi yapıyorum arkadaş, benim işim can kurtarmak değil, bunun bir haber niteliği var, sözlüğe yazmam lazım" deyip adamın orada ölmesini bekler. Yazık.
Bu hastalık genellikle sözlük dünyası ile yeni tanışmış kişi hastalığıdır. Neden diyeceksiniz? Hemen açıklayayım. Yeni gelen bi yazarın yazılarını kimse okumaz arkadaş. Nicki yenidir, aşinalık kazanmamıştır, tarzı bilinmez, kimse tanımaz. Eğer birde uzun yazıyorsa iyice boku yedi demektir. Çünkü burada Önce yazının uzunluğuna sonra nicke bakılır. Nick tanıdık ve uzun yazıları okunacak cinsten bir yazarsa okunmaya başlanır. Değilse "ziktir lan g.t bu kadar uzun yazılır mı?" deyip sayfa kapatılır. Doğru olan bu mudur? Tabi ki değildir. lakin uygulamada olan budur. O yüzden bu yazarların ruh halini iyi anlamak gerekir. "ulan şu sözlüğün en kaliteli en okunur yazılarını ben yazıyorum ama bırak oylanmayı okunmuyor bile yazdıklarım. Bir şeyler yapıp kendimi göstermem olay olmam lazım" gibi bir bilinçaltı vardır bu yeni yazarlarda. Yazık.
O yüzden sözlüğü kendi sosyal hayatına taşır ve gün boyu öyle bir başlık açacağım ortalığın .mına koyacağım başlığına bir şeyler karalama şerefine nail olmanın hevesi ile elinden telefonu düşürmez. Gün boyu en ilginç en dikkat çekici başlığı bulmakla meşguldür. Mesela çarşıda çocuğunu azarlayan bir anne gördüğü zaman hemen bunu sözlüğe taşımak gerektiğini düşünür ve çarşıda çocuğuna tekme tokat dalan acımasız anne gibi bir başlık açar. Ya da tam ezan okunduğu sıra "ezan, din, türban..." gibi kutsallarla dalga geçilecek türden başlıklar açayım da olay olayım deyip Bu ezan tüm sevip de kavuşamayanlar için gelsin gibi bir başlığı telefonunun arşiv bölümüne kaydeder. Ya da chelsea-manchester maçını izlediği anda cristiano ronaldo'nun kullanacağı frikik sırasında chelsea barajının Keban barajından daha pahalı olması gibi bir başlık açayım da spor sever yazarların oylarını da alayım diye düşünür. Yemezler olum.
Efendim Velhasıl kelam bu sözlük olayını fazla abartmayınız, içinizden geldiği gibi yazın gitsin. Nedir öyle telefona kaydetmeler, provakatif başlık açmalar falan. Yakışmıyor efenim yakışmıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar