bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri45
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- arkadaşlar bakar mısınız9
- müzik haramdır5
- park sorunu3
- karşı cinste çekici gelen şeyler5
- gir içime hünharca11
- satranç haram yasaklansın15
- dinlemeyi bilmek5
- cayır cayır yanan kız2
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj4
- uludağ sözlük online sayısı5
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- kürt mutfağı7
- true yazar mı sorunsalı4
- beyazsemsiyeliyabanci48
- faik öztrak4
- gocu43
- eğirdir gölü3
- götü başı ayrı oynayan insanlar3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri7
- en sevilen meyveler8
- recep tayyip erdoğan8
- kürt kültürü3
- kızının düğününde oynayan baba8
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek7
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı6
- the gilded lily3
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- sssilvermist11
- evlilik kötü bir şeyse neden bu kadar insan evli4
- bu devirde fes giymek5
- yazarların tatil denilen şeyden anladıkları5
- ona bir şey söyle18
- şovalye ruhlu erkek2
- opi2
- aziz yıldırım 35 ci başkan4
- buddy dude20
- kalkmayan bir erkeğe ne tavsiye edersiniz4
- yagmurcu6
- kız tavlama garantili çalmalık enstrüman4
- anadolu mutfağının çok abartılması5
- togg'a lpg taktırmak11
- ısparta9
- kürdistan3
- taziye çadırı2
- yapay zeka moderatörü17
1948 yapımı James Stewart, John Dall, Farley Granger'ın başrollerinde oynadığın bir alfred Hitchcock filmidir. Film Patrick Hamilton'un ''Rope's End'' oyunu üzerine çekilmiştir. Ve gerçekte de yaşanmış bir olayı anlatır. Senaryosu ise Arthur Laurents tarafından yazılmıştır.
Film esas olaak Loeb-Leopold Case üzerine kuruludur. iki zengin piçi Chigago'da belki de bu işin heyecanı için belki de inandıklrı Nitzscheci değerleri arkadaşlarının üzerlerinde denemek için bir arkadaşlarını ödürmeye karar verirler ve öldürüler-öldürmekle de kalmazlar aynı zamanda arkadaşlarının babasını yemeğe çağırıp, öldürdükleri çocuklarını da sandığın içne atıp o sandığın üzerinde yemek yerler- de olaylar filmde anlatıldığı üzerine gerçekleşir, bu işi yapan delikanlılar da birisi-filmde bahsedildiği gibi- Harward'da eğitim görmüş bir diğeri ise beş dil bilmektedir. bunlarla birlikte, Hitchcock'un salt bu filmi değil diğer bazı filmleri de ''Loeb-Leopld Case'' üzerine kuruludur.
esasında filmde hiç bahsedilmemiş olmasına rağmen zamanın koşullarından dolayı-1940'arın en tartışmalı konularındna birisidir homoseksüellilk kavramı bilhassa filmlerde- film esasen homoseksüellik üzerinedir. bir çok yerde ''it'' diye bahsedilir, ama hiç bir şekilde Homosexual söylenenmez(Ölen David için ''it'' şeklinde bahsedilmiştir). bu ''it''in genel anlamda homoseksüellere vurgu yaptığını diyaloğun içerğinden rahatça anlayabiliriz:
''i wish we had out of here''
''i wish it were somebody else''(ölen arkadaşlarını kastederler)
(işte bu ''it'' kavramından dolayı Robert Donat filmde rolalmak istememiştir. Ama sonuçta James Stewart'ın bu sodomlularla öğretmen öğrenci ilişkisi dışında bir ilişkisi yoktur). Aslında öncelikle rol Cary Grant'a teklif olarak götürülmüştür. James Stewart'ın performansı ise etkileyicidir. O bu homoseksüel ilişkilerin içersinde yer almaz, daha çok bir dedektif rolündedir ki Nietzsche Felsefesi üzeirne de konuya hakim bir görünüm sergiler.(ki konu bu felsefenin etrafında döner)
bunların yanında, brandon ile Philip de gerçekte gaydirller. hatta filmde Philips'in verdiği bazı tepkiler de(aşırı duygusal olması ve filmin başlarında cinayeti işledikten sonra Brandon'un yanından ayrılmamasını istemesi biraz bu ilişkide feminen olma özelliğini açığa çıkartır gibi) herşeye rağmen bu filmde bildiğim bişey var ki o da bu filmin sansürci kuruma baya zor anlar yaşattığı. bu olay ''The lady Vanishes'' deki Charterers ve Caldicot'un davranışları gibidir, üstü kapalı ima edilen(fikrimce) homoseksüellerdir onlar fakat tepkilerden dolayı Hitchcock bunu açıkça gösterememiştir. (Legion of decency ve catholic church).
Film Bir amerikan filmi olmasına rağmen iki ingiliz karakter vardır birisii, David'in babası(Sir Cedric Hardwicke) ve babasının baldızı (Constant colierdir ki sağlam bir oyuncudur, ama filmdeki rolü beni oldukça rahatsız etmiştir.) aralarında en dikkat çekici unutkan ve ayn zamanda belirsiz bir karakter üçüncü sınıf sanat sevicisi (''playing something of the something'' karakteri-bu ''playing something of something'' kavramı ile bir filmi anlatmaya çalışır ama bir türlü beceremez.) burada bahsettiği film belki de ''notorious'' filmidir.(ingrid Bergman ve Cary Grant'ın başrollerini paylaştıkları) ama bir türlü hatırlayamaz.
aslında her filmde merak ettiğim birşey vardır, Hitchcock Canoe'sini nasıl ugulayacaktır. uşbakışı çekim de kendisini gösterir. orjinal fikir ise karşı binalardan birinde kırmızı neon ışıkları Hitchcock'un ışıklı silüetini yansımalarıdır. fakat bu biraz aşırı bulunur. aslında uygulansa belki filmden çok Canoe'si konuşulacaktı, bu deneme dışında belki de en ilginç canoe'si ''lifeboat'' daki zayıflama reklamıdır. (orada ''fat slayer'' olarak betimlenen bir gazete reklamındadır Hitchcock)
Hitchcock'un mizaği kişiliği de filmlerinde dikkat çekici şekilde vücutbulur, özellikle sözcük oyunlarında ustadır. mesela ''the 39 Steps'' de ''an eye for an eye and a tooth for a tooth'' deyimi onda ''an eye for an eye and a tooth for a toothbrush'' dönüşmüştür.
Film esas olaak Loeb-Leopold Case üzerine kuruludur. iki zengin piçi Chigago'da belki de bu işin heyecanı için belki de inandıklrı Nitzscheci değerleri arkadaşlarının üzerlerinde denemek için bir arkadaşlarını ödürmeye karar verirler ve öldürüler-öldürmekle de kalmazlar aynı zamanda arkadaşlarının babasını yemeğe çağırıp, öldürdükleri çocuklarını da sandığın içne atıp o sandığın üzerinde yemek yerler- de olaylar filmde anlatıldığı üzerine gerçekleşir, bu işi yapan delikanlılar da birisi-filmde bahsedildiği gibi- Harward'da eğitim görmüş bir diğeri ise beş dil bilmektedir. bunlarla birlikte, Hitchcock'un salt bu filmi değil diğer bazı filmleri de ''Loeb-Leopld Case'' üzerine kuruludur.
esasında filmde hiç bahsedilmemiş olmasına rağmen zamanın koşullarından dolayı-1940'arın en tartışmalı konularındna birisidir homoseksüellilk kavramı bilhassa filmlerde- film esasen homoseksüellik üzerinedir. bir çok yerde ''it'' diye bahsedilir, ama hiç bir şekilde Homosexual söylenenmez(Ölen David için ''it'' şeklinde bahsedilmiştir). bu ''it''in genel anlamda homoseksüellere vurgu yaptığını diyaloğun içerğinden rahatça anlayabiliriz:
''i wish we had out of here''
''i wish it were somebody else''(ölen arkadaşlarını kastederler)
(işte bu ''it'' kavramından dolayı Robert Donat filmde rolalmak istememiştir. Ama sonuçta James Stewart'ın bu sodomlularla öğretmen öğrenci ilişkisi dışında bir ilişkisi yoktur). Aslında öncelikle rol Cary Grant'a teklif olarak götürülmüştür. James Stewart'ın performansı ise etkileyicidir. O bu homoseksüel ilişkilerin içersinde yer almaz, daha çok bir dedektif rolündedir ki Nietzsche Felsefesi üzeirne de konuya hakim bir görünüm sergiler.(ki konu bu felsefenin etrafında döner)
bunların yanında, brandon ile Philip de gerçekte gaydirller. hatta filmde Philips'in verdiği bazı tepkiler de(aşırı duygusal olması ve filmin başlarında cinayeti işledikten sonra Brandon'un yanından ayrılmamasını istemesi biraz bu ilişkide feminen olma özelliğini açığa çıkartır gibi) herşeye rağmen bu filmde bildiğim bişey var ki o da bu filmin sansürci kuruma baya zor anlar yaşattığı. bu olay ''The lady Vanishes'' deki Charterers ve Caldicot'un davranışları gibidir, üstü kapalı ima edilen(fikrimce) homoseksüellerdir onlar fakat tepkilerden dolayı Hitchcock bunu açıkça gösterememiştir. (Legion of decency ve catholic church).
Film Bir amerikan filmi olmasına rağmen iki ingiliz karakter vardır birisii, David'in babası(Sir Cedric Hardwicke) ve babasının baldızı (Constant colierdir ki sağlam bir oyuncudur, ama filmdeki rolü beni oldukça rahatsız etmiştir.) aralarında en dikkat çekici unutkan ve ayn zamanda belirsiz bir karakter üçüncü sınıf sanat sevicisi (''playing something of the something'' karakteri-bu ''playing something of something'' kavramı ile bir filmi anlatmaya çalışır ama bir türlü beceremez.) burada bahsettiği film belki de ''notorious'' filmidir.(ingrid Bergman ve Cary Grant'ın başrollerini paylaştıkları) ama bir türlü hatırlayamaz.
aslında her filmde merak ettiğim birşey vardır, Hitchcock Canoe'sini nasıl ugulayacaktır. uşbakışı çekim de kendisini gösterir. orjinal fikir ise karşı binalardan birinde kırmızı neon ışıkları Hitchcock'un ışıklı silüetini yansımalarıdır. fakat bu biraz aşırı bulunur. aslında uygulansa belki filmden çok Canoe'si konuşulacaktı, bu deneme dışında belki de en ilginç canoe'si ''lifeboat'' daki zayıflama reklamıdır. (orada ''fat slayer'' olarak betimlenen bir gazete reklamındadır Hitchcock)
Hitchcock'un mizaği kişiliği de filmlerinde dikkat çekici şekilde vücutbulur, özellikle sözcük oyunlarında ustadır. mesela ''the 39 Steps'' de ''an eye for an eye and a tooth for a tooth'' deyimi onda ''an eye for an eye and a tooth for a toothbrush'' dönüşmüştür.
Gündemdeki Haberler
