bugün

yaran dil sürçmeleri

hasta bir enişte ve ona geçmiş olsun demek isteyen bir teyzenin konuşmasına buna örnek gösterilebilinir.
Teyze: enişte geçmiş olsun çok üzüldük bla bla bla...
Enişte: sağol kızım eksik olma bla bla bla...
Teyze: enişte allah dert versinde derman bulama inşallah
enişte: sağol kızım.
Telefon kapanır teyzenin konuşmasını dinleyen ev halkı teyzeye dönüp ' anne sen ne dedin adama' gibisinden birşeyler söylerler teyze tekrar arar enişteyi ve özür diler....

Kendisi şuanda çanakkale 18mart üniversitesinde öğretim üyesi olan bir ablamız gençliğinde hastalanır, şehir dışında okuyordur hastalanınca köyüne gelir dinlenmek için ve köydeki arkadaşlarıda onu ziyarete gelir.
iyi niyetli arkadaş: başın sağolsun
bizim abla: sağol ayşe de daha öleceğimi düşünmüyorum malum grip oldum..
Tabi bunun üzerine ayşe abla yerin dibine girer, işin ilginç yanı bizimkiler bunu anlatır ama o dil sürçmesine değil şuanda liseye giden çocukları olan ayşe ablanın halllne güllerler....

Yer bursa ulu camii karşısındaki ömür köftecisi ben daha 4yaşındayım ve sandalyenin tepesine çıkmaya çalışıyorum o sırada siparişler geliyor ve annem biberin iyi pişmediğini fark ediyor ama ben hala sandalyenin tepesiyle ilgileniyorum ve annem o özlü sözü sarf ediyor ' biber in aşağıya'
© copyright 2005 - 2026