bugün
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- havanın kapalı olması2
- odanın içine baykuş girmesi9
- yeni parti39
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- parmak patates vs elma dilim patates7
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- en güzel sevişme13
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- nervio35
- soğan salatası6
- güne bir şarkı bırak14
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- gece yatağın altından uzanan el5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- cinleri olan sözlük kızı5
- türkler barbar ve köpektir7
- iştahın kapanması7
- bu koyden olsam ne olacak18
- mutlu olunca her şeyin komik gelmesi5
- hiç ufak tefek mükremin olmaması4
- cin mısır kabilesi5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- ölümlü bir erkekle evlenmek6
- velvet53
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- hogwarts cadılık büyücülük okuluna davet mektubu4
- enayimiknatisii10
- havanın buz gibi olması4
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- gece yatağın altından sözlük yazarı çıkması4
- bacağım ağrıyor yağmur yağacak5
- gece mezarda erkekle sevişen travesti görmek4
- ben ahbap derneğine güveniyorum17
3 sezonuyla efsane olmuş mükemmel dizi. böyle kımıl kımıl, köfte gibi bir şey. 23 eylül'de 4.sezonuyla geri dönecekmiş.
ben ilk üç sezon hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum;
ilk sezon şaşırmayla, ikinci sezon zevkin doruklarına çıkmayla, üçüncü sezon ise artık alışmayla geçti. üç sezonun başarı grafiğini çizsem piramit şekli çıkar. zira dediğim gibi ikinci sezonla tavan yapan fringe, üçüncü sezonla bir düşüşe geçti. bu "fringe çok bozdu" demek değil. kanımca hâlâ piyasada kendi alanında en iyi dizi. bahsettiğim düşüş diğer sezonuna göre. adamlar öyle bir ikinci sezon yaptılar ki, diziyi lost'a yaklaştırdılar. çıtayı bu kadar çıkardıktan sonra biraz düşürünce, izleyicinin moral bozuluyor tabii. ancak üçüncü sezonun son üç bölümü kesinlikle fevkaladeydi ve dördüncü sezonun ne kadar mükemmel olacağının habercisiydi. yani grafiğin yine yükseleceğinden eminim. üzerine gizem serpilmiş bir polisiye olarak yayın hayatına başlayan dizimiz, artık şu noktada rüştünü ispatlamış anlı şanlı bir bilim-kurgu dizisidir.
şüphesiz dizinin taşıyıcısı walter bishop'tır. olayları başlatan da odur, sürdüren de odur. diğer karakterler her ne kadar önemli gibi görünse -ve önemli de olsalar- walter bishop'ın yanında figüran gibidirler. dizideki anahtar rolünün yanında süper oyunculuğu ile de gönüllerde kurmuştur. w.bishop'tan daha iyi bir "çatlak bilim adamı" karakteri görmedim valla. böyle sevimli, sempatik bir adam olamaz.
gelelim oğul peter bishop'a. temiz tipli, iyi bir arkadaş. ancak bazı bazı nazlı manitalar gibi kırıtması sinirime gidiyor. yok efendim babaya küsmeler, başka evrenlere gitmeler. lan godoş, o olmasaydı şimdiye kemiğin kalmayacaktı, neyin havasını yapıyorsun? tabii bir de dunham feykini yediği için kızıyorum bishop'a. arkadaş bizim dunham'mımız iki sezon boyunca bir kere öptü seni, diğer dunham ise ilk sahnede yatağa attı. insan buradan bir çıkarım yapar, dunham'ın sahteliğini anlar. ama yok uçkuru derdine düşünme yetisini kaybetti. iyi bok yedi. sonra eniği de oldu, onun kromozomlarıyla makine çalıştırdılar(nasıl yaptılarsa artık?) al sana, kaos. bunlar haricinde severim peter'ı, iyi çocuktur.
gelelim sarı şeker olivia dunham'a. kedi gibi bir şey. görsem hy ingilizcesiyle "you are very beautiful eyes, nose, face" derim valla. yaşı yaşıma pek uygun değil ama "abla" demek geçmiyor içimden ne yalan söyleyeyim. her neyse konudan sapmayalım. güzel, zeki, çevik ve aynı zamanda pek de ahlaklı olmayan kızımız* gerek yetenekleri gerek azmiyle sorunları çözmede bir numara. dizi içinde ziyadesiyle önemli bir karakter. birçok sorunun çözümü dunham'da saklı.
son olarak üçüncü sezonun finaline gelelim; klasik j.j.abram taktiği izleyicinin beynini hoşafa çevir sonra "yav bi' şey yok paradoks bunlar" de. fringe ile paralel evren vs. gibi çetrefilli mevzuları "açıklayıcı" şekilde anlatmaya çalışan j.j.abrams'ın "peter'ın geleceğe gitmesi, o makineleri aslında walter'ın gelecekten göndermesi" hadiselerini salt paradoks kelimesiyle açıklamaya çalışması dizi konseptine uymamış. süper bir sezon finaliydi, iyi bir düşünceydi ama fringe'den ziyade lostvari bir yönü vardı. zira lost'ta bir şeyleri açıklama gibi bir derdi yoktu kimsenin. tabii sezon finalinde paradoks denen hadisenin, dördüncü sezonda detaylandırılacağını düşünüyorum.
hadi bakalım hayırlısı, gelsin 23 eylül.
ben ilk üç sezon hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum;
ilk sezon şaşırmayla, ikinci sezon zevkin doruklarına çıkmayla, üçüncü sezon ise artık alışmayla geçti. üç sezonun başarı grafiğini çizsem piramit şekli çıkar. zira dediğim gibi ikinci sezonla tavan yapan fringe, üçüncü sezonla bir düşüşe geçti. bu "fringe çok bozdu" demek değil. kanımca hâlâ piyasada kendi alanında en iyi dizi. bahsettiğim düşüş diğer sezonuna göre. adamlar öyle bir ikinci sezon yaptılar ki, diziyi lost'a yaklaştırdılar. çıtayı bu kadar çıkardıktan sonra biraz düşürünce, izleyicinin moral bozuluyor tabii. ancak üçüncü sezonun son üç bölümü kesinlikle fevkaladeydi ve dördüncü sezonun ne kadar mükemmel olacağının habercisiydi. yani grafiğin yine yükseleceğinden eminim. üzerine gizem serpilmiş bir polisiye olarak yayın hayatına başlayan dizimiz, artık şu noktada rüştünü ispatlamış anlı şanlı bir bilim-kurgu dizisidir.
şüphesiz dizinin taşıyıcısı walter bishop'tır. olayları başlatan da odur, sürdüren de odur. diğer karakterler her ne kadar önemli gibi görünse -ve önemli de olsalar- walter bishop'ın yanında figüran gibidirler. dizideki anahtar rolünün yanında süper oyunculuğu ile de gönüllerde kurmuştur. w.bishop'tan daha iyi bir "çatlak bilim adamı" karakteri görmedim valla. böyle sevimli, sempatik bir adam olamaz.
gelelim oğul peter bishop'a. temiz tipli, iyi bir arkadaş. ancak bazı bazı nazlı manitalar gibi kırıtması sinirime gidiyor. yok efendim babaya küsmeler, başka evrenlere gitmeler. lan godoş, o olmasaydı şimdiye kemiğin kalmayacaktı, neyin havasını yapıyorsun? tabii bir de dunham feykini yediği için kızıyorum bishop'a. arkadaş bizim dunham'mımız iki sezon boyunca bir kere öptü seni, diğer dunham ise ilk sahnede yatağa attı. insan buradan bir çıkarım yapar, dunham'ın sahteliğini anlar. ama yok uçkuru derdine düşünme yetisini kaybetti. iyi bok yedi. sonra eniği de oldu, onun kromozomlarıyla makine çalıştırdılar(nasıl yaptılarsa artık?) al sana, kaos. bunlar haricinde severim peter'ı, iyi çocuktur.
gelelim sarı şeker olivia dunham'a. kedi gibi bir şey. görsem hy ingilizcesiyle "you are very beautiful eyes, nose, face" derim valla. yaşı yaşıma pek uygun değil ama "abla" demek geçmiyor içimden ne yalan söyleyeyim. her neyse konudan sapmayalım. güzel, zeki, çevik ve aynı zamanda pek de ahlaklı olmayan kızımız* gerek yetenekleri gerek azmiyle sorunları çözmede bir numara. dizi içinde ziyadesiyle önemli bir karakter. birçok sorunun çözümü dunham'da saklı.
son olarak üçüncü sezonun finaline gelelim; klasik j.j.abram taktiği izleyicinin beynini hoşafa çevir sonra "yav bi' şey yok paradoks bunlar" de. fringe ile paralel evren vs. gibi çetrefilli mevzuları "açıklayıcı" şekilde anlatmaya çalışan j.j.abrams'ın "peter'ın geleceğe gitmesi, o makineleri aslında walter'ın gelecekten göndermesi" hadiselerini salt paradoks kelimesiyle açıklamaya çalışması dizi konseptine uymamış. süper bir sezon finaliydi, iyi bir düşünceydi ama fringe'den ziyade lostvari bir yönü vardı. zira lost'ta bir şeyleri açıklama gibi bir derdi yoktu kimsenin. tabii sezon finalinde paradoks denen hadisenin, dördüncü sezonda detaylandırılacağını düşünüyorum.
hadi bakalım hayırlısı, gelsin 23 eylül.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar