zine 


kapat
  1. ciwan haco'nun yedi dakikalik harika sarkisi.
    kürtce bilmeyen bünyelere bile saglam bir etkisi oldugu tartisilmaz.
    (süpürgesiz cadi, 18.03.2006 15:16 ~ 29.04.2007 20:31)
  2. ben de sözlerini aktarayım

    Zînê

    Hatî xewna min
    Gula min hezkir
    Çav bi hêstir bû
    Jin min gazin kir
    Ev dilê min te çima birîn kir
    Seva tarî ji ba min bar kir.

    Zînê zanibî ez bêbext im
    Zînê rewsa tu tê de serwext im
    Zînê,Zînê ez jî wekî te bindest im
    Zînê tac û seray,eywan û text im.

    Ew gula ku av dabû bijîn
    Îro ketiye destê bêbext û derewîn
    Sah ibin hero lêvên hingivîn
    Zînê zanibî ez bêbext im
    Zînê rewsa tu tê de serwext im
    Zînê,Zînê ez jî wekî te bindest im
    Zînê tac û seray,eywan û text im.

    Gulê zanîbe tenê tu yar î
    Soza min be li ve dinyayê
    Heke ez bimirim li ve gora tarî
    Dîsa dibêjim gulê tu yar î

    Zînê zanibî ez bêbext im
    Zînê rewsa tu tê de serwext im
    Zînê,Zînê ez jî wekî te bindest im
    Zînê tac û seray,eywan û text im.
    (Cyranox, 18.03.2006 22:06 ~ 22:07)
  3. bilura min albümünden bir ciwan haco şaheseri.

    kürtçe bir kadın adı.
    (brcyzdm, 15.08.2007 21:42)
  4. eylül işte!

    kentine geldim. ruzgarını ilk kez hissettiğim kentine. çokça sustuğun, çokça konuştugun kentine. senden dolayı sık sık yurt edindiğim kentine. beni yeniden buyutüp, çoklarına düşürdüğün kentine.

    çamurlu zeminde çıplak bileklerini ilk kez gördüğüm aşınmış merdivenlere bakıyorum. sımsıkıya kapatılmış manastır kapısının anahtar deliğinden suzen çiğ ışığa veriyorum sonra kendimi. seni ilk görduğüm anın, hafızamda yer eden tüm anlarını yedirebileceğim buyuk bir boşluk içindeyim acıkcası. kendimi sıgdırabileceğim boşluklar arıyorum yeryuzunde.
    oysa burada, senin kentinde, her yerden, her noktadan çağrıldığımı hissediyorum. sığınabileceğim boşluklarım alınmış.

    taş merdivene oturuyorum. mermer soğuğu içime işliyor, uzaktan ölgun huzemelere burunen suriye köylerindeki ışığa bakıyorum. karşı kıyının ışıkları gozumde birikiyor, taşıyor yaş oluyor. ''kendimi ıslatıyorum''
    sanki birileri bir şeyler için birilerine seslenecek zaman kendinden çıkacak benim takvimime dönecek.
    herşeyin, seninle ilk rastlaştığımız an gibi havada asılı durduğu mardin sarısında bu dunyada ihtiyacım olan tek şey şu an, zamanın içini bukerek bana eşlik etmesi..

    aşk acısından kaçıp sığınabildiğim bu mermer soğuklukta bekliyorum.
    öncesi, gunlerce doğancay koylulerinin terk etmeye zorlandığı o tek taşlı evlerde avuttum kendimi. gidecekleri bir yerleri olmayan, dunyanın en talihsiz insanlarının arasında kendi acımı biraz olsun görmezlikten gelmeye çalıştım. en çok geride annesinin mezarını bırakmak istemeyen ve mezarını açıp kemiklerini bir çuvala dolduran zelihan'ın acısında utandım kendi acılarımdan. onların kutsal acısına dokundukça örtuyordum kendimi. heyranok okuyamayacağım artık sevgilimin ardından, onlar çok uzağa istanbula taşınıyor, ben diyarbakıra, senden ricam şu mektubu bir gun onu görürsen verirmisin olan hasan da sınıyordum kendi acımı. hangi ömre dokunsam, benim aşk acımdan daha gercek daha korkutucu olan acılarla kamaşıyordum. insan yanlarımından utananarak çıkıyordum evlerinden. gidebileceğim bir evim, hayatta karşı kurulu beklentilerim ve herşeyden önemlisi onların acısından kendimi iyileştirmek gibi beklentim vardı.

    ne kadar kutsal acılar bana taşınsada o mermer soğuklukta kendi içimi yakan ağrıya ağlıyordum. ruzgarın sutu ile beslediği kuytu köşede kendi kaderimin ağırlığına boğulmuştum. etrafıma üşüşen ve bana dokunmadan gecen seslere aldanmadan ağlamam bundandı. anlıyordum ki yeryuzunde en ağır acılar bile acımı gölgeyemiyordu. onu bırakabileceğim bir yer yoktu. kaderime iliştirilmiş bu içağrısı belkide govdemi kanla yıkacaktı.

    yanıma sokulduğunu hissedemedim. bir atilla jozef oluyordum o anda. beni parcalayacak trenin canhaşır sesine kaptırmış gidiyordum. çıplak bileğini görmemle üşüyen, kanlı intiharımdan uyandım.
    ardından ağlama diyen sesinle tanıştım. rastlantı olur, sesler birbirini karşılar. sesin bir yerlere göndermeydi benim içimden gecen. sozcukleri kuşandı sesin.
    sen gulersen yeşil gulersin değil mi?
    belki ama yeşil gulmek ne acıklarmısın.
    şimdi gozlerin yeşil, gulunce yeşil gulersin.. ben hiç yeşil gulen görmedim. sen bana yeşil gulersen bende sana türkü soylerim.
    gozlerimin yandığını hissettim. hiç bu kadar zorlu sınav vermemiş gozlerimi açarak guluyorum sana..
    sende guluyorsun, manastır guluşumuzle yankılanıyor..
    adını soyluyorsun... ''zine''
    ne guzel bir isim. ileride kızım olsa koyabilirmiyim zine.
    koyma, babam koymuş. beni hiç görememiş. hep soylemiş anama zine olacak bunun adı. erkekte olsa kızda olsa zine. ben doğmadan oldurmuşler babamı.
    sana türkü soyleyeceğim bu da babamın en sevdiği turku. sen kürtce biliyormusun.
    sen soyle ben anlarım.
    11 yaşın acısında dönuyor '' buhare hat buhare'' turkusu.. köklerimde uğulduyan acıyı siliyorsun. bir acıyı başka bir acıya bağlayan hat üzerinde gidip geliyorum. o hat üzerinde gerilen acılarımızı düşünüyorum. senin babanı düşünüyorum. onun turkuye binen düşlerini. inanıyorum ki hep guzel düşlerdi onlar. öldürülmeyi hakedecek kadar guzel düşlerdi.

    suskunluk kıvranıyor aramıza.. çamurlu zeminde çıplak ayaklarınla şimdi sımsıkı örtulu kapıdan çıkıyorsun. nereye bile diyemeden bomboş kalıyorum.. dönduğunde elindeki poşetini açıyorsun. içinden butun bir hayata rengini verebilecek kadar guzel bir bileklik çıkarıyorsun. şaşırıyorum, bunları sen mi yaptın.. evet, bunları satıyorum. ama bu elimdekini ben yapmadım. koyu terk eden süryani bir kadın yaptı... bunu takınca ne istersen olur....
    o zaman taksana. istediğin her şeyin gercek olması guzel değil mi.
    bana yapmadı ki.. bana, sadece bunu birisine ver dedi.
    peki istediğin her şey oluyormu bunu takınca. ben mesela zine, sevdiğimden ayrıldım, tekrar onunla olabilirmiyim.. takarsan olursun diyorsun.
    kapanan mardin akşamında sonsuz inanıyorum sana. bu hayatta inanmaya çokça ihtiyacım var çünkü. sana kapılarak, inanabilirim bu hayatın duzluğüne. sana, sevgilime en çokta bileğimi kuşatan renk benlerine inanarak acımdan sıyrılıyorum.. geniş bir düzlük oluyor hayat, hep 11 yaşında kız çoçuklarının türkü söylediği.

    şimdi kentindeyim işte.. aradan gecen 9 seneden sonra... bileğimde senden emanet bir şans imaresiyle. o mardin ovasında koşe bucak kaçan kız çoçuğu ne yapsam yok burada. beni sevgilim ile buluşturan, yeniden buyuten kız çoçuğunu ne kadar zorlasamda vermiyor hayat bana. zine, benim gectiğim acıya yenilen kardeşim, kimden öğrendin 20 sinde bu hayatın telafisi olmayan acılar doğurduğunu. izini sürdün mü yitirdiğin ormanın, düşünmedin mi acıyla gectiğin yolların bazen mutlu kılabileceğini.. bir şey duyduğu yok belki kimselerin ama yine de haykırmak guzel değilmiydi..

    zine, kentindeyim işte.. o buyuk beyaz boşluktan öptugun için şimdi simsiyah tum iklimlerim. bileğimde mardin işi işliğim ve manastır kapısı gibi sımsıkı üzerime çekilmiş bir hayattan ne yazık ki yeşil bir guluş veremiyorum sana! ve hayat acımı ve yalnızlığımı kucaklayan kollarıyla hala tek çıkış yolum........
    (levoka, 17.10.2007 02:08)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» topal osman aga » fenerbahce nin shevchenko transferi » angl » saving us » fight the power » selam diyene aleykum selam diyen msn insani » woo hoo » komunizm sahipsizlikten yikildi » veli toplantisi » paul scholes » cildirin » 14 mayis 2008 fenerbahce galatasaray tbbl maci » a priori » hande ataizi » masa tenisi » i love you » judas » uzun hikaye » do the right thing » probis » koltuk alti killi olan kizlar » tezkereci » cennet cehennem » hierapolis antik kenti » onur oymen » yaran ayarlar » 34 zam 34 » 06 t 0772 » sanitabant a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa