yazliktaki o kiz 


kapat
  1. şimdi kanyon'da, diye devam edegelip sona eriveren yalan da olsa güzel reklam başlığı. gani gani övgü düzerim bunu yazan arkadaşa. hedef kütleye ulaşıp ulaşmadığını bilmem ama son zamanlarda göregeldiğim en sempatik çalışmadır.

    güz olunca mevsim, yazlıklardan şehirlere dönülürdü ya hani; yazlıkçılar bilir...o günler gelir akla. tabi başlığı o yana, biraz da ben çekmiyor değilim. neyse... her yazlıkçının bir "yazlıktaki o kız"ı vardır. hatırlanır. unutmak istenilmez. düşünmekten keyif alınır.

    işte yazlıktaki o kız'lar resimlerini yüklüyorlarmış reklamverenin sitesine. "belki yazlıktaki o kız'ı görürüm, küçüklük ufaklık şuncacıklık zamanlarından bir resmini o da yüklemiştir!" düşüncesiyle siteye heyecanla girip bakan benden başka bir aklı-evvel daha var mıdır merak ederim. aklı evvellik iyidir ama. zaman zaman...ciddiyetli koca koca sıkıcı adamlar olduk da noldu ha? küçüktük eskiden. salaktık. ne güzel..ne güzeldi...şimdi ne güzel?

    yazlıktaki o güzel kız; yazlıktaki o salak çocuk seni hep özliycek...
    #4091351 (nickless cage, 15.10.2008 14:26)
  2. (#3450039)
    (#3450041)
    #4091359 (zargana, 15.10.2008 14:28)
  3. (bkz: fanteziye gel)
    (bkz: içeriye girdiğimde göğüslerini sıvazlıyordu)
    #4091362 (reqius, 15.10.2008 14:29)
  4. --spoiler--
    aynı terasa açılıyordu, yanyanaydı kapılarımız kaldığımız pansiyonda. sabahları ya da akşam üzerleri karşılaşıyorduk. ortak duş, ortak mutfak, çekingen bir selamlaşma. aynı terasta yanyana kuruyordu çamaşırlarımız. bu ürpertiyordu beni. acemi, tutuk bir kaç sözcük eşliğinde beyaz şarap içerek aynı terasta seyrediyorduk günbatımını. bu da ürpertiyordu beni.
    ışığın azalan şiddetinde yanyanaydı terasa vuran gölgelerimiz ve karışıyordu birbirine. elimizde olmadan gülümsemiştik bakışlarımız çarpıştığında. sahildeydik ve aynı kitabı okuyorduk ilk karşılaşmamızda da. sezon açılmamıştı, seyrekti sahiller, daha erken yaz gülümsüyordu. pansiyon önündeki sandalların kıpırtısı, çiçeklerin çekingen dirimi, günbatımıyla gölgelenmiş alanların rengi kalmış aklımda. ikimiz de yalnızdık ve birbirimize ilişmemeye çalışıyorduk adını kimselerin bilmediği o uzak sahil kasabasında... oysa güneşin batışını izlemek gibi kendiliğinden bir birlikteliğe dönüştü paylaştığımız şeyler. birbirinden kamaşmaya başlamıştı. tenlerimiz, dokunmasan da, yanındaki gövdeyi duymanın şiddetine dönüşmüştü. aramızdaki çekim tenin çağrısı hazırdı kendine kurulan bütün tuzaklara. o akşam terastaydık gene. gün çoktan batmıştı. çamaşırlar asılıydı, uzaktan şarkılar geliyordu ve kekik kokuları... nedense herzamankinden başka bakıyordun bana. sonra usulca dedin ki: "ilk kez birinin tenine dokunma isteği duyuyorum içimde." benim için yaz başlamıştı. "dokun öyleyse" dedim. sustun. uzun uzun baktık birbirimize. kendine nasıl karşı koyduğun okunuyordu yüzünün derinliklerinde...
    sonra hiçbir şey söylemeden usulca kalktın, odana gittin, yavaşça örttün kapını. saatlerce orada, gecede ve terasta kaldım. sabah uyandığımda, odanın kapısı açıktı, eşyalarını toplayıp gitmiştin, baktım... yalnızca terasta unuttuğun havlu çırpınıyordu rüzgarda.
    bir daha hiç rastlamadım sana. hiçbir yerde, hiçbir yazda. düşünüyorum aradan onüç yıl geçmiş. onüç yıl içinde uyanan o isteğin anısı saklı duruyor mu sende?
    birden adını hatırlamadığımı farkettim bunu yazarken. ama terasta çırpınan havlunun rengi hala gözlerimin önünde...
    onüç yıl sonra şimdi sevgilimden ayrıldığım bu derin, bu kavurucu günlerde, neden ansızın aklıma düştüğümü sordum kendime.
    sonra anladım:
    "bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiç bir seferinde!"...
    --spoiler--

    (bkz: murathan mungan)
    (bkz: terastaki havlu)
    (bkz: yaz geçer)
    #4091374 (zargana, 15.10.2008 14:31)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

yazliktaki o kiz başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. yazliktaki o kiz ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yazliktaki o kiz nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about yazliktaki o kiz. Copyright of the articles are belong to their authors.

» gulsen yuksel den nefret etme nedenleri » yureksagda » guvez » and all things will end » adalet ve kalkinma partisi » congrafuckinlations » cartlagi cekmek » on sekizlik kizlarin fantezi yoksunu olmasi » kisladankampuse » tiyatro ve baleye gidince basin goge ermesi » israel defence forces » geri zekali » ayrilik sonrasi esya krizi » revolutionary road » sayfa goruntulenemiyor » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » sitemap » kısa » mozole mirach » asiti kacmis kola » fm 2009 deki yetenekler » three to tango » yurtkur » 325 donem yedek subay alimi » tesvik sukelasi » betmoun » aile bireylerinden gelen komik sms ler » ataturk olmasaydi adim abraham sweetvoice du » actigi basligi unutan yazar » guzelavrat otu » 23hapo » bir an icin kimsenin entry girmemesi » eksi sozluk ile uludag sozluk arasindaki farklar » ablam icin gazel » cakma chp liler » sanal reklam » seyit riza » denize giden atlilar