yazi tura 


/ 2
kapat
  1. http://www.yaziturafilm.com
    (ranger65, 01.04.2006 11:20)
  2. zor durumlarda arkadaslar arasında acil olarak basvurulan karar verme mekanizması.
    (haznedaroğlu, 01.04.2006 11:21)
  3. rıdvan:nörüyon?
    nişanlısı:nörem.
    rıdvan:anan nörüyo?
    nişanlısı:nörsün.*
    (ranger65, 04.04.2006 12:19)
  4. ağladığım,çok doğal diyalogları(öz.olgun rıdvan ve annesi,cevat ve teoman) ve harika oyuncuları barındıran,izlenilesi film
    (nuttien, 02.06.2006 16:10)
  5. uğur yücel in hikayesi çok başarılı.bir yönetmen olarakta inanılmaz kamera açılarıyla çalışmış.özellikle olgun şimşek in oyunculuğu mükemmel.bunlar filmin artıları.benim için tek eksi yön öykünün kurgulanması yönünde.filmin ortasında şeytan rıdvan karakteri intihar ediyor.sonra film hayalet cevdet karakteriyle devam edip bitiyor.keşke bu iki karakteri harmanlayıp cevdet ve rıdvan karakterlerinin finalini filmin sonuna saklasaydı üstad.*

    ayrıca filmde şeytan rıdvanın annesini oynayan kadın süper bi seçim...
    (evildeth, 08.06.2006 13:42)
  6. kenan imirzalioğlu'nun filmde bir hatunla ilişkiye girdikleri sırada depremin olması bir çok izleyicinin kafasında soru işareti bırakmıştır...***
    (TTTDDD, 08.06.2006 13:59)
  7. uğur yücelin televizyondan kazandığını yatırdığı yüz aklarımızdan biri olan türk filmidir... bilhassa olgun şimşek oyunculuk böyle olur demiş (aldığı dolu ödül hakkıdır), kenan imirzalıoğlu da müthiş bir performansla ona eşlik etmiş ortaya gerçekten övünülmesi gereken bir iş çıkmıştır... ancak her iyi işte olduğu gibi başta uğur yücelin olmak üzere emekler paraya çevrilememiş, her şeyin en iyisini anlamakta usta halkımız bu filmi es geçmiştir... para önemli mi sorusunu beraberinde getirir bu durum... evet öyledir... zira burdan kazandığıyla daha daha iyi işler yapacaktır u. yücel... lütfen sahip çıkalımdır artık kendi değerlerimize... hababam sınıfı forever, keloğlan kara prense karşı gibi şeylerden vakit buldukça böyle güzel işlere verelimdir artık paracıklarımızı...
    (don santino corleone, 14.07.2006 22:51)
  8. asla derinden falan sarsmayan, ugur yucel'in ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştirdiği filmidir. filmi izledikten sonra uzun bir dönem karışık kebap yiyeceğimi sanmıyorum. neden mi? nedeni şu: film bir de kıbrıs meselesi ve avrupa birliği, hatta sözde ermeni soykırımı bilemedin çocuk yuvalarındaki vahşete de el atmalıydı, bunlar eksik kalmış.... yani demek istediğim aslında şu, uğur yücel biraz bundan da koyayım, biraz şundan da olsun, birazcık ta bundan katayım derken anlatmaya esas gayrettiği şey ne ise (ki bakın benim aklımda kalmamış ne anlatmaya çalıştığı misal) bunu başaramamış. ha elbette yönetmenin bir şeyi anlatmaya çalışma gayretini gütmesi iyi bir filmin oluşmasında her zaman öncelikli kriter değildir, burası muhakkak. ama filmin sorunu işte tam bu noktada doğuyor, anlatayım mı, anlatmayayım mı.. anlatmaya kalkarsan da herşeyi anlatamazssın, özet geçersen seyircini konuya belki kanalize edemezssin.. sanıyorum büyük yönetmen denilen mevki tüm bunlarla alakadar. veya işin özündeki sanat burada gizli. bu manada ilk denemesi olsa bile zayıf bir karneyi hatırlattı bana uğur yücel... karnenin içinde iyi notlar da yok muydu? evet vardı. hiç bahsedilmeyen erkan can, rolü kısa da olsa harikaydı misal. yine şeytan rıdvan karakterinin annesini oynayan yaşlı kadın belki de filmin en önemli karakteriydi. çekimlerdeki tekniğin göz yorucu olmasına diyeceğim ise şu: konu ve eser tatminkar ise izleyici bu tip şeylerden rahatsız olsa dahi muhakkak göğüs gerer, ama buna değer olmalı dediğim gibi... netice şu: tek sinema bileti, iki film birden kampanyası. bozuk ve karman çorman bir anlatım bütünü, çok mühim meselelerin birden fazlasına aynı anda değinebilme çabası, ama topunun tamamen havada kalışı.. arada güzel oyunculuklar ise hediyesi.. hepsi bu kadar.
    (hosaf, 18.08.2006 21:04)
  9. bilhassa şeytan rıdvan'ın hikayesi daha çok saran filmdir. cevher'in hikayesi beni pek etkilemedi açıkçası.
    (grand ekinoks, 16.09.2006 23:20)
  10. ülke hakkında bir çok gerçeğe de değinen güzel film. kaliteli oyuncular barındırır bünyesinde. sinemada izlemiş olmaktan mutluluk duyarım ayrıca.
    (paradigma, 16.09.2006 23:28)
  11. cevherin hikayesinin anlatıldığı bölümde erkan oğur 17 ağustos depreminden sonra bir ezan okur ki tüyleri diken diken eder o ezan. yazı tura albümünde "tekbir" diye geçiyor.
    (junkie, 16.09.2006 23:56 ~ 23:57)
  12. olgun şimşek rolünde ki rıdvanın , elbet bizimde kendimize göre hayallerimiz var, söylemi filmden aklımdan kalan en unutulmaz sahneydi, kesinlikle arşivinizde yer alması gereken, duygusal film. hayat ne garip dedirtiyor insana.
    (oyuncakbulut, 30.09.2006 19:20)
  13. ugur yucel in yönetmenliğini yaptığı ve bence hakettiği ilgiyi görmemiş filmdir.
    mankenlikten oyunculuğa geçiş yapan kenan imirzalioglu nun oyunculuğu da takdir edilesidir. olgun simsek için bir şey söylememize gerek yok zaten, o her zaman iyidi.
    (istanbul icin efkar vakti, 30.09.2006 19:38)
  14. türkiyede yapılmış en sağlam filmlerdendir. değindiği konu ,anlatılan hayatlar, ülkemize has konusu ile gerçekçi hikayesi ve mükemmel oyuncu kadrosu ile güzel iş çıkmış.
    (pink_floyd, 30.09.2006 20:33)
  15. mükemmel bir ugur yucel filmi. tarihi ve geçmişi olmayan, iç çekişmelerden bizim kadar canı yanmayan amerikan sinemasi'nın yaptığını nihayet bizden birisi akıl edip de bize uyguladı. ve başarılı oldu. güneydoğu sorunu, kürt sorunu ve pkk sorunu bunların başında gelir.
    ugur yucel bunu başardı. orada, güneydoğu anadolu bölgesi'nde yaşananın basit bir iç çekişme değil insanların kaderlerinin yönünü tayin eden bir olay olduğunu gözlere soktu. bizim sorunumuzu evrensel bir hikaye ve evrensel çekim tekniğiyle beyaz perdeye yansıttı. tüm oyunculuklar harikadır. alkışa şayandır.

    dün gece itibariyle show tv'de gösterimi vardı bu canım filmin. fakat o orospu ve göt oğlanı kanal, filmin anasını s.ikmişti. ben bu filmin yönetmeni veya oyuncusu olsam, vermem filmimi. neden mi vermem, ikinci hikayedeki (cevher'in hikayesindeki kesintiler) filmi sikko yapmıştı.

    insan o tv kanalına demez mi şimdi: "lan göt oğlanı, adam ta yunanistan'dan türkiye'ye gelmiş. ve kendince yüzleşiyor her şeyle. abisiyle, geçmişiyle, geleceğiyle. sen ise zurnanın zart dediği yerde kesiyorsun. ahlak adı altında tecavüz ediyorsun filme. en büyük ahlaksızlığı sen yapıyorsun. buna hakkın yok. eğer kesinti işini göze alamıyorsan o zaman yayın hakkını almayacaksın bu filmin. göt oğlanı."

    kızdım dün gece. o kadar kopuk bir filmmiş gibi aksettirildi ki hikaye, midem bulandı. sırf o s.ikik kesintiler yüzünden sıkıldım, dvd'den izlerken bayıldığım filmden.
    ve ilk kez izleyen bir izleyicinin gözünden bakarken sordum kendime: niçin ibne olmuş peki o adam? gay barındaki o hikaye peki? nasıl duyacak filmi ilk kez izleyen birisi?
    cevap verin lan bana. aydınlatın beni.

    --spoiler--
    "sen babamın kucağındasın cevher. ben babasızım. bir amca vardı. seviyordu beni. baba sıcaklığını onun kucağında hissediyordum. bir gün kaydı bana."
    --spoiler--

    ne olacak peki bu sahne. ne olacak?

    show tv'ye not: hay a.mınıza koyayım lan sizin. canım eserleri böyle piç ettiğiniz için. zihniyetinizi s.ikeyim sizin. ahlak anlayışınıza sokayım.
    (cennetten kovulan, 07.10.2006 12:41 ~ 25.02.2008 20:51)
  16. yapılmış en iyi türk filmlerinden biridir. insanı film bittikten sonra bile etkisinde bırakmaktadır. hala yok ben izlemedim yok ben duymadım diyen varsa ülkeyi terk etsin lütfen.
    (fatal, 07.10.2006 12:45)
  17. demir paranın iki yüzü ya da karar vermek zorunda kaldığımız an .
    (fastangryx, 07.10.2006 12:57)
  18. daima iki seçenek arasında kalanların son çaresi. şans nesnesi.
    (sour cherry, 07.10.2006 16:36)
  19. 'Yazı-tura' günümüzde, havaya atılıp yere düşen bir madeni paranın üstte kalacak tarafını önceden bilmeye dayanan basit bir şans oyunu olarak bilinir. Oysa tarihin derinliklerinde çok ciddi bir şekilde insanların kaderlerini tayin etmede kullanılmıştır.

    Antik çağlarda insanlar yaşamları konusundaki önemli kararların Tanrılar tarafından verildiğine inanıyorlardı. Tanrıların kararlarını en kısa şekilde, 'evet' veya 'hayır' olarak öğrenebilecekleri yollar arıyorlardı. Gök gürültüsü, şimşek, yağmur gibi tabiat olayları Tanrıların bir mesajı olarak algılanıyordu. Madeni paralar bu şekilde cevap alabilmek için en uygun araçtılar ama kullanılmalarına ilk olarak Lidyalılar tarafından ancak milattan önce onuncu yüzyılda başlanılabildi. Kullanılmaya başlanıldıklarında da zaten Tanrıların karar mekanizmalarının bir aracı olarak düşünülmemişlerdi.

    Dokuz yüzyıl sonra Julius Caesar (Sezar) madeni para ile yazı-tura atma olayını başlattı. O zamanlar Romalıların kullandıkları tüm paraların bir yüzünde Sezar'ın kafasının resmi vardı. Para havaya fırlatıldığında 'head' (baş, kafa) denilen Sezar'ın kafası taraflı kısmının üste gelip gelmediğine bakılıyor, bir anlaşmazlığın haklı tarafı tayin ediliyor veya bir dileğin Tanrılar tarafından yerine getirilip getirilmeyeceği anlaşılıyordu.

    O devirlerde iş o kadar ciddi boyutlara ulaştı ki 'head and tail' (tail'de paranın resimsiz kısmına deniliyor) yani yazı-tura atma, arazi, evlilik, cinai suçlar gibi konuların yasal mahkeme sonuçlarına bile uygulanıyor, Sezar'ın kafası olan kısmın üste gelmesi, imparator'un da kararı onaylaması olarak kabul ediliyordu.

    Bizdeki adıyla 'yazı-tura'daki 'tura' kelimesinin kökeni 'tuğra'dır. Tuğra Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları özel şekilli işarettir. Tuğra aslında Oğuz Han zamanından kalma bir Türk geleneğidir. Tuğralarda yığma yazı ile padişahın ve babasının adı yazılırdı. 'Orhan bin Osman' gibi. Daha sonraları padişahlar isimlerinin başlarına 'han', 'muzaffer daima' gibi unvanlar da eklemeye başladılar. ikinci Süleyman'dan sonra tuğra, çiçek ve yaprak resimleriyle süslendi.

    Tuğra zamanla, bu işle özel olarak uğraşan hattatların elinde, harflerin belirli bir sırayla istiflendiği, karmaşık görünümlü bir biçim aldı. Bu yüzden tuğranın kime ait olduğunu anlamak uzmanlık isteyen bir işti. Halkın gözünde etrafındaki çiçeklerle birlikte sadece güzel bir şekil olarak algılanıyordu.

    Tuğra, ferman, berat gibi belgelerle beraber, padişahın bastırdığı paraların da üstünde bulunurdu. Madeni paraların bu resimli tarafı önceleri 'tuğra' sonra 'tura', paranın birimini yazan tarafı da 'yazı' olarak anılmaya başlandı ama yazı-tura hiçbir zaman resmi kararlar için kullanılmadı.
    (meltem, 13.12.2006 23:05)
  20. iki ihtimalli bir oyunda, iki oyuncunun da * * kaybedebileceği gerçeği wilhelm tell'in oku gibi iki kaşımızın ortasına çakılan bir uğur yücel harikası.

    (bkz: hiçbir yazı turayı kazanamamak)
    (sersem tavuk, 22.12.2006 02:44 ~ 02:45)
  21. ötekilerin beyaz perdeye çıkışıdır.

    almancası kopf oder zahl
    ingilizcesi toss up
    (apatheticfrog, 04.01.2007 16:51)
  22. (bkz: yüzde elli)
    (densiz gri, 10.01.2007 02:28)
  23. işte bu filmi. ben genelde bir filmi bir kere izlerim ama bu film kendisini defalarca izlettirebilecek potansiyele sahip. hem senaryo hem de sunum mükemmel. kenan'ın oyunculuğu biraz sırıtıyor gibi ama olsun. diğer karakterler mükemmel bence.
    (karamsar kelimeler, 24.04.2007 03:38)
  24. nereden ve nasıl başlanılacağının bilinmemesi şu an ki durum olsa gerek. içimde rüzgarlar almış başını gidiyor kalbim yerinden çıkcak gibi aklımda şu an bunlar var. bilinçaltımla hesaplaşıyorum nasıl olurda bir dolu gereksiz sırf gülebilidiğim için gittiğim filmler daha fazla girmiştir oraya. ve yazı tura.

    --spoiler--
    hayalet cevdet "askerden dönünce, bir çiçekci dükkanı açacağım, hayat mis gibi kokacak"
    seytan ridvan "bizimde kendimize göre hayallerimiz var"
    --spoiler--

    uğur yücel in de dediği gibi bu film unutturmamak için yapılmış bir film. kilit vurulmuş vicdanların, kurumaya yüz tutulmuş gözyaşlarının, düşkapanına kapılmış hayallerin açığa çıkarıldığı bir gercek.

    --spoiler--
    teoman " burası benim, ben burda doğdum, annemle beraber kovuldum burdan"
    --spoiler--

    rıdvan ın annesi rıdvan ın protez bacağını taşırken biliyordu acıların protez olmayacağını.

    --spoiler--
    rıdvan "beni affedeceksin"
    --spoiler--

    --spoiler--
    cevdet " ben bu vatan için savaştım lan! bırak o kelepçeyi bırak, gaziyim ben!
    --spoiler--

    teşekkürler uğur yücel....
    (nickimle değil entrylerimle hatırlanmak isterim, 20.05.2007 22:08)
  25. olasılık sorularının vazgeçilmez ikilisi: yazi tura
    (aura, 20.05.2007 22:18)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» 01 ucu olan var mi » nihat dogan in slash ile dunya turnesine cikmasi » dugun sarkicisi » firkete » firat parlak » yumsak diye sakiz cignenen yildiz reklami » who is it » blood of hatred » mike d antoni » kurtulusun yasli nufus sorunsali » media player classic » nimes » gittigi ulkenin yerel kiyafetini giyen baskan » banned from heaven » cargill » sivas in tarihi eserleri » eurovision da turkiye den gonderilen sms sayisi » aile butcesi » erkekleri anlamanin yollari » istifa » sigaranin aile icinde mesrulasma sureci » leyla gencer » turbanli plaj voleybolcusu » universiteler sosyal forumu » vesikalik fotograflara photoshop yapan fotografci » muhabbet kusunun ele tecavuz etmesi » 1594 » grace is gone » bu ev artik yuva degil a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa