yazgi 


kapat
  1. Bütün olayları önceden ve değişmeyecek biçimde düzenlediğine inanılan doğaüstü güç, ezelî takdir, yazı, alın yazısı, hayat, kader, mukadderat, takdiriillahî.*
    #135264 (cikarinbeniburdan, 27.03.2006 21:17)
  2. 2001 yapımı zeki demirkubuz filmi.
    albert camus'nün yabanci'sından esinlenilmiştir.
    #135273 (cikarinbeniburdan, 27.03.2006 21:18)
  3. 1- Her şeyi belirleyen, kontrol eden kaçınılın zorunluluk. 2- insan zihninin rasyonel bir zorunluluk ya da amaçlı bir iradi eylem fikri oluşturamaması durumunda, tüm insanların kendisine tabi oldukları, kişisel olmayan ya da kişileştirilebilen fakat kesinlikle tahkik edilemeyen, anlaşılamayan akıldışı güç.

    3- Şeylerde ortaya çıkan ve onları oldukları gibi olmaya zorlayan zorunluluk. 4- Kişinin hiçbir şekilde denetlenemeyen güçler tarafından biçimlenen talihi.
    #166334 (nirvana, 13.04.2006 11:06)
  4. insanın kaderi anlamında kullanılan bir kelimedir.
    Yaşanmasına müdahale edemediğimiz talihimiz
    #166370 (dreamylife, 13.04.2006 11:23 ~ 11:24)
  5. bir teoman sarkısı

    sil severek gozleri
    dilsiz ellerinle sarmala beni
    korkusuz istegin bagırsın
    ölmemiş sevgiler arasına koy beni

    aslında yok caresi bilirim
    canlar verir soguk nefesim
    aslında yok caresi sevginin
    kabaran serin teninin

    yollara yıllara yazgımı yazdım yanında

    hep uzaksa herbiri
    kavrayıp bıraktıysan hep beni
    görünmem duvarlar inince
    yine de sen hep dokun gor beni
    #166996 (dygjoe, 13.04.2006 16:06)
  6. bir 3. sayfa hikayesi yazgı. çoğu zaman "cık cık"layarak okuduğumuz, ama bencilce bir içgüdüyle bizimkinden beter hayatları görüp belli belirsiz ferahladığımız bir gazetenin 3. sayfasından gelip geçen bir öykü...içindeyse boşluk var sadece. ola ki sayfayı bir saniyeliğine duraksayarak çevirdiysek hani, neden? diye sorduysak o kısacık anda, "hiç" cevabını çarpıyor suratına yazgı insanın, sadece kocaman bir "hiç"...

    --spoiler--
    "insan olmanın yükünü benim gibilerin omuzlarında bırakıp gidiyorsunuz" diyor musa. "benim için fark etmez" diyor o, "olur", "sen bilirsin" "bilmem"... insanın bütün ikiyüzlülüğüyle nefes almasına bir anlam yüklemek amacıyla yarattığı vicdan, sevgi gibi kavramları elinin tersiyle itip nedensizliğinin içinden nietzsche'nin "overman" mefhumunu yaratırken düşlediği karakter olarak doğuyor sanki. her bilinmeyene bir yafta yapıştırıp rahatlayarak, kendi tanımlarının ördüğü duvarlar ardına hapsolan ve buna "insaniyet" adını koyan insanoğlunun inandığı değerlerin üzerinden dozerle geçiyor musa, hem de hiç kararsızlık çekmeden, neden? diye sormadan ve hatta insanın zaaflarını yüzüne çarparcasına sormaya ihtiyaç bile duymadan...
    düşünme yeteneğine sahip olan tek canlı olduğunu fark eden insan denen varlığın sonsuz bir kibir ve açlıkla hayatta görüp görebildiği ne varsa anlamlandırma, analiz etme ve bir sonuca ulaşma isteğine inat, hayvani güdüleri tarafından yönetilen hayatına yönlendirilen "bu kadar basit mi?" sorusuna hiç tereddütsüz cevap veriyor: evet bu kadar basit...vicdan denen, bir nevi tanrının içimize yerleştirdiği doğal adalet anlayışı olarak adlandırılan kavramın onun için adı sadece "ikiyüzlülük" ve evet o hepimizden daha gerçek...
    --spoiler--
    #992408 (dramtatatam, 13.12.2006 22:26)
  7. değişik, derinden vuran, böyle manyak bir film. bir film izledim hayatim degisti dedirtecek cinsten.

    --spoiler--
    benim için fark etmez
    --spoiler--
    #1254064 (paradigma, 03.02.2007 21:58)
  8. "eylemlerin yüzünden yargılanır, onların toplumsal, geleneksel ve ahlaki yankıları yüzünden cezalandırılırsın" temasına sahip, bir zeki demirkubuz başyapıtı.

    --spoiler--
    hikaye her ne kadar camusnin yabancisından etkilenmiş/uyarlanmış olsa da, demirkubuz hikaye ve özellikle karakter üzerinde çok cüretkar değişiklikler yapmıştır. karakterin hapishane (kitapta olmayan) ziyeret sahnesinde karısından isteği, sinema sahnesindeki tacizleri karakteri bambaşka bir boyuta taşımış, kötü de yapmamıştır.
    --spoiler--
    #1532019 (santa ernesto, 16.04.2007 01:22 ~ 01:25)
  9. başrollerini serdar orcin ve zeynep tokus'un paylaştığı, yardımcı erkek oyuncu rolünde engin gunaydin'ı görebileceğimiz film.
    #1532024 (uieat, 16.04.2007 01:25)
  10. herman melville'in bartleby the scrivener adlı eserinden de esinlenildiğini düşündüğüm şahane bir zeki demirkubuz filmi. serdar orçin tam anlamı ile rolü ile bütünleşmiş ve harika bir performans sergilemiştir. karanlık üzerine öyküler olarak betimlenen serinin ikinci filmidir.
    #1876137 (televizyona konan sinek, 07.07.2007 04:24 ~ 09.07.2007 17:08)
  11. 2001 yapım olmasına ragmen, 20 haziran 2007 tarihinde dvdsi nihayet(!) piyasaya sürülen filmdir. birebir yabancı'ya ait olmamakla birlikte, ifade edişi, tarzı hatta pek çok şeyi çok başarılı olan filmdir. serdar orçin inanılmaz derecede meursault'u yansıtabilmeyi başarmış, karakteri nasıl düşündüysem öyle hissettirmiştir filmde de. bence zeki demirkubuz'un en başarılı filmidir, yazgı.
    #1981360 (shinobi, 21.07.2007 22:41)
  12. Erkek çocuk için güzel bir isim olarakta kullanılabilir. Lakin dopmamış çocuğa don biçilmemesi kuralı unutulmamalıdır.
    #2017811 (reguiem, 27.07.2007 01:36)
  13. bütün teolojik öğretilerde bir durum var, tanrı insana akıl vermiştir ve onu kullanmalısın...

    aslında olayın kördüğüme dönüştüğu yerdir de bu.

    evet bir seçim yapıp karar veriyorum...

    bir yazgının zorunluluğu olarakmı, bir yazgıyı dönüştürebilip kendim yazmak adınamı...

    tanrı akıl vermişti...

    yazgım vardı...

    vardı

    yoktu

    vardı.
    #2815662 (havada panik, 10.01.2008 02:00)
  14. sorgulamakla kabullenmek arasında bir fark olmadığını söyleyen film. belki de musa'nın yaptığıdır doğru olan. belki de doğruyu aramamaktır doğru olan. ?? hayır mümkün değil. doğruyu aramakla görevlendirilmişiz gibi. günahlar varsa vicdan var, pislik varsa su var. eğer olması gerekenler mutlaka olacaksa birşeyleri değiştirmeye çalışmak ne işe yarar? belki de musa olmak gerek. herşeyi .iktiretmek.
    #2825940 (null morpheme, 12.01.2008 01:05)
  15. "ey sökülmüş cep!ey ıslak yorgan!
    ey bulduğu her bahaneyle çıngar çıkaran!
    yardım et! Yardım et!
    bana ilah mahvedecek
    bir uzuv lazım.
    gel çabuk
    beni üzüntünün koynunda beklet
    orada tohum serpecek kadar
    bana zaman tanı.
    ve konuş
    varsa eğer yazgımızın beş duyusu
    yazgı dediğimiz şeyin deveran ediyorsa kanı
    söyle ona vazgeçsin beni üstümden esip yönetmekten
    bana diş geçirsin de anlasın bakalım hangimiz daha kekre
    çarpayım gözüne bir,kulaklarını çınlatayım hele
    uzaktan işmar edip durmasın bana
    gelsin bana dokunsun
    alnının çatında değil belki
    ama bir iriminde aklının
    kalsın kokum."
    (bkz: bir yusuf masalı)
    #2966427 (clones, 07.02.2008 17:36)
  16. bana amerikan filmleri tarzında milyonlarca dolar harcamaya gerek duymadan paha biçilemez fimlerin ortaya çıkabileceğini fazlasıyla hatırlatan bir zeki demirkubuz başyapıtı.
    hayatı sormadan sorgulayan, kendisiyle yüzleşmeyi çoktan geride bırakmış, samimi bir ahlaksızlığı samimiyetsiz bir ahlaka tercih eden musa (serdar orçin) ve onun küçük hayatında yer almayı başarmış hayattan ne istediğini bimeyen sinem (zeynep tokuş), musa' nın belki de hayatta tek sevdiği ama neden sevdiğini bilmediği apartman komşusu necati(engin günaydın) ve son olarak hayatın o dayanılmaz 'gerçekle yüzleşme 'çerçevesinde geçen bir film.
    albert camus'un 'yabancı' romanından etkienerek seneryolaştırmasına rağmen musa karekterini mükemmel yansıtmayla yeniden inşa etmeyi ve özgünlük kazandırmayı başarmış zeki demirkubuz.
    #3041395 (stratosfer, 21.02.2008 23:48 ~ 22.02.2008 00:03)
  17. ege bölgesinde yere serilen bir carcaf büyüklüğündeki bezin adı, üzerinde bir çok çeşitli iş yapıldıktan sonra oluşan irili ufaklı çöpleri hızlıca toparlanmasına yardımcı olan bir ev eşyası ve kadınların baş örtüsü olarak da kullandıkları tulbentin ve yemeninin eş anlamını oluşturan kelimedir.
    #3042099 (efe misin, 22.02.2008 02:21 ~ 02:23)
  18. zeki demirkubuz'un efsane filmi. çok zor bir iş başarmış aslında. bugüne kadar bir çok varoluşçu romandan uyarlama sinema denemesi oldu. fakat pek azı başarıya ulaştı. zeki demirkubuz'un çalışması ise efsanevi olmuş. fakat kendine biraz zarar vermiş bu yaşta bu denli muhteşem bir film çekerekten. sonra ne yapıp edip de bu filmi aşabilecek merak konusudur?
    #3539804 (kaptanreis, 15.06.2008 03:13)

© 2008 - uludağ sözlük

yazgi başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. yazgi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yazgi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» internet bagimliligi » 13 eylul 2008 ankara iftar zirvesi » peynir eppek » cuneyt cakir » ask i memnu » cia ajani olmak icin tiklayiniz » hamile kadin karni dinlemek » kavun zehirlenmesi » oh my god » deniz baykal a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games