yaslilik 


kapat
  1. nazim hikmet'e göre "kendinden başka kimseyi sevmemek"..
    #96014 (cikarinbeniburdan, 02.03.2006 15:34)
  2. kişinin en çok korkması gereken şey. allah kimseyi elden ayaktan düşürmesin. o ne acziyettir çeken bilir.
    #96024 (palta, 02.03.2006 15:38)
  3. yaşamak için bir amacın kalmaması durumu. belki de bir zamanlar o siyah takım elbiseniz ve fötr şapkanızla kalbini çaldığınız kızların ya da o muhteşem elbiseniz ve parfümüzle başını döndürdüğünüz erkeklerin, çapkın bakışların odağı olamamak bir daha! o çok giydiğiniz rengarenk elbiseyi giyememek yaşıma uygun değil diye! bir kulağınız telefonda, diğeri kapı zilinde, gözünüz yolda birilerini beklemek hep! eskisi gibi heyecan duymayı istemek. hayat boyu önce büyümek, sonra okumak, iş bulmak, sevmek, aile kurmak, çocuklarınızı yetiştirmekle geçmiş olan ömrün devamında ne var şimdi? yaşlanmayı beklemek mi? romatizmalarınız, şekeriniz ve kalbiniz yüzünden, delikanlılığınızda üçer beşer atladığınız basamakları çıkamamak, o dört duvar arasında oturmak, beklemek, beklemek, beklemek... bir yeni suret beklemek, bir yeni ses beklemek, aranmayı beklemek, önemsenmeyi beklemek, ölümü beklemek...
    #1085739 (steril mikrop, 31.12.2006 17:20)
  4. çocukların anne babadan uzaklaşma nedenidir .

    yaşlı bir amcayla karşılaştık bu gün . diz ağrıları nedeniyle yere çöküvermişti . yardıma koştuk hemen . başı dönüyormuş ve tansiyon problemi varmış . dün gece tansiyonu 28 e yükselmiş ve anında burnundan kan boşalmış . komşular tarafından zar zor hasteneye yetiştirilmiş .
    bu yaşlı dedenin ; 3 kızı ve 2 tane de oğlu varmış meğer . ama yaşlılık ya dedi , onlar da benden uzaklaştı . çocukları adamcağızı yanlız başına , soğuk ve karanlık bir eve eski bir çuval gibi atıvermişler . gözü yolda kala kala hayaller görmeye başlamış dede . hep çocuklarının geldiğini zanneder olmuş .
    ama şu şözleriydi canı yakan . "şimdi ne düşünüyorum biliyor musun ?" dedi "eve nasıl gideceğimi hadi gittim nasıl sobayı yakacağımı , sobayı da yaktım nasıl yemek yapacağımı ... " . dede artık dinlenmiş ve gitme vakti gelmişti , o hiç gitmek istemediği soğuk eve. içimde bir soğukluk , gözümde nem , aklımda çocuklarına karşı nefret , elde çaresizlikle bakakaldım öylece nur yüzlü dedin arkasından. elden birşey gelmemesi ne zor duyguymuş meğer ...
    #1258979 (spina, 04.02.2007 23:39)
  5. (bkz: pir i fani)
    #1259019 (silte, 04.02.2007 23:45)
  6. uçarı gençliğin unuttuğu şeyleri hatırlatıp pişmanlığa sevkeden, olgunluğun kazanıldığı hayat dilimi.
    #1259041 (abberline, 04.02.2007 23:48)
  7. kimsenin hesaba katmadığı planlar yapıp hayaller kurmadığı yaşam evresi.oysa ki gelecekte bir gün gelecek...
    #1265815 (pingu, 06.02.2007 14:49)
  8. yaşlı olma durumu
    #1265903 (celibon, 06.02.2007 15:13)
  9. an itibari ile yasamdıgımız bilmedigimiz bir konu.
    #1265917 (boyle biri yok, 06.02.2007 15:16)
  10. kurtlar köpeklere ne zaman maskara olurmuş???
    #1265930 (fena halde leman, 06.02.2007 15:17)
  11. ergenlk dönemini yatılı okulda geçirmektir.
    #2745999 (athena, 25.12.2007 20:48)
  12. yüce yaradanın insanları yazarlıktan çaylaklığa geçirdiği durum. devamında silik olmak vardır.

    (bkz: hayatı sözlüğe uyarlamak)
    #3243949 (fobia, 08.04.2008 01:15)
  13. her yaşın güzelliği olduğu gibi yaşlılık evresinin de güzel yönleri olsa gerek fakat hayat ağacının tükendiği işaretini ettiği için sevilmez korkulur hep. bir de elden ayaktan düşmeyle birilerine muhtaç yaşamak tabi ki.
    hani denir ya:
    gençlik elde bir kuştu; uçtu gitti tutamadım. yaşlılık bir top kumaş; elde kaldı satamadım.
    zor.
    #3244094 (garazeybek, 08.04.2008 01:51)
  14. enteresan belirtileri vardir yasliligin. en önde gideni sikayettir.
    eger
    - ay, gec kaldik
    - ay, erken geldik
    - ay, basim agriyor
    - ay, hava cok sicak
    - ay, hava cok soguk
    diye sacma sapan nedenler yüzünden hayatinizi karartip hayiflanmaya basladiysaniz, vasiyet yazmanin zamani geldi demektir.
    #3570382 (teoman in ustunde oturdugu bar taburesi, 22.06.2008 18:02)
  15. kimileri için hayatın en zor evresidir yaşlılık.sonuçta türkiye'de yaşıyoruz öyle avrupadaki gibi beyaz saçlı emekli ihtiyarlar el ele tutuşup tatillere çıkamıyor bizim ülkemizde. içlerinden şanslı olanlar üç kuruş emekli maaşıyla hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. malum yaşlı bünye güçsüzleşir, hastalanır hastane köşelerinde sıra beklemekle geçiyor bizim yaşlılarımızın son baharı.

    henüz yaşamayanlara garip geliyor yaşlılık dönemi. yaşlı kişi unutkanlaşabiliyor(buna bunak diyenler de var) mesela bir saat önce yemek yediği halde eve gelen misafire "açım ben üç gündür ağzımdan lokma geçmedi diyebiliyor". ya da görme ve zaman kavramını yitirdiği için gecenin bi vakti bastonuyla tepinip hadi gezmeye gidelim diyebiliyor. bir bebeğin ne ihtiyaçları varsa yaşlınında aynı ihtiyaçları oluyor her yemeği yiyemiyorlar altlarına işeyebiliyorlar.ne mutlu kimseye muhtaç kalmadan ölebilene!

    en kötüsüde yaşlılık döneminde hayırlı evlat hayırsız evlat ortaya çıkıyor. ne emeklerle büyütülen çocuklar hatır sormaz hale gelebiliyor. zaten bunları görmek insanın ömründen ömür götürür.

    son olarak duygusuz bir tanım yapacak olursam bildiğim kadarıyla insan 65 yaşından sonra yaşlılık evresine geçiş yapıyor. o yüzden 60'ı geçen kişilerin daimi olarak 60 yaşındayım demelerini öneririm. zaten bence yaş olayı onluk sistem olmalı. mesela 20-29 yaş arasındakiler yaşları sorulunca "20 yaşındayım" demeli, evet entryi daha fazla saçmalamadan bitirsem iyi olacak...
    #3708831 (trink, 23.07.2008 18:36)
  16. pişmanlık dönemi.
    #3799410 (eftalia, 10.08.2008 21:31)
  17. yaşlı oldugunu kabul edip cumle içinde kullanmaya alıstıgın an başlayan evre. bunama, hastalık vb. hepsi yaşlı oldugunu kabul edip bir nevi ölüme göz kırptıgın an başlar.
    #4116491 (walox, 20.10.2008 22:03)
  18. doğumundan o güne yaşadıklarını düşünme,edinilen tecrübeleri bir ögüt şeklinde torunlara aktarmanın zamanın geldiği,sona yaklaşılan devre
    #4116705 (Somebodyundefined, 20.10.2008 22:41)
  19. Yüzlerce kitap okumuş, her yeri gezmiş bir genç ancak bir yaşlının yerini tutabilir.
    Yaşlılık yalnızlıktır, bilgeliktir, yeni nesile ve kültürlere yabancılaşmadır.
    40'ların çocuklarından yani dedelerimizden, annanelerimizden öğreneceğimiz çok şey var.
    Aynalara bakmaya korkarmış yaşlılar, yüzlerindeki çizgilerden ve vücutlarında belli belirsiz çıkan kahverengi lekelerinden utanırlarmış.
    Hayata dair her şeyleri açığa kavuşup, sonlandığı için de bir beklentileri kalmazmış yaşamdan.
    Gençliklerindeki büyük hayalleri ve çabaları artık birer şakacı tebessüm olurmuş suratlarında.
    Kendi yaşam tecrübelerinden öğütler vererek paylaşırlar bizimle ve bunu yapmaktan büyük keyif alırlar ki bu keyfin hazzını onların kırışmış yüzlerinin arkasındaki çocuksu gözlerinden hemen anlayabiliriz.
    ilgi isterler, dinlenmek isterler yani bir nevi çocukluğa dönüştür yaşlanmak çünkü her zaman dikkatlerin onların üstünde olmasını dilerler.
    Ve biz onlara hiçbir zaman gerektiği kadar vakit ayıramadığımızı, onların sessiz evlerinde öldüklerinin haberini aldığımız vakit anlarız.
    Oysaki bizden bir hayat istemezler, tek beklentileri ilgi ve sevgidir.
    Ama insanoğlu dedelerinin zaten çoktan yaşadığı şeyleri yaşamak için kaytarırlar bu ziyaretleri.
    Biz bir dinlemeye başlasak, onlar da bir anlatmaya başlasa biz de o yaşlılığın bilgeliğinden küçük bir parça alabilsek hem onları daha iyi anlayabiliriz hem onları kendilerini dinlettirdikleri için mutlu etmiş oluruz hem de edineceğimiz tecrübelerle yaşantımızı kolaylaştırabiliriz.
    Onların bizden çok daha önce ölecekleri matematiksel bir gerçek ve bizi beklediklerini hepimiz biliyoruz.
    40'ların çocukları, 60'ların delikanlıları ve hanımları şimdi bizim merhametimizi beklerken ve ölümü biraz daha geçiştirmek için hergün kutu kutu ilaçlarını içerken biz nasıl onları yoksayar da gerektiği kadar önemsemeyiz?
    Steven Stiles '' Tanrı ölümü nerede duracağımızı bilmemiz için icat etti. '' diyerek ölümün gerekliliğini savunuyordu.
    Ve ne yazıkki 40'ların çocuklarının tanrının bu acımasız icadından nasiplerini alacakları günleri bizimkilerden yakın gibi görünüyor.
    #4242595 (aytug, 17.11.2008 17:27 ~ 18.11.2008 17:29)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

yaslilik başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. yaslilik ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yaslilik nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about yaslilik. Copyright of the articles are belong to their authors.

» oss efsaneleri » toplu tasima araclarindaki haci yagi surmus amca » atam izindeyiz » ozel af » pardesu » omur torpusu » sozlukte tek basina kalmak » miranda » beyaz tavsan » lenin merkez camii » kabiz olanlara tavsiyeler » prettygirl17 » cafe betul » the dark tower » hayat » mimar sinan guzel sanatlar universitesi » aldim borcluyum verdim alacakliyim » istiklal marsi » sol frame e mode istekleri » homo habilis » kavak yelleri » angarya » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » sitemap » kısa » somali korsanlari » on yuz » bir derdim var yasanmisliklari » ataturk olmasaydi adim abraham sweetvoice du » otuz bir cekmek