yasin 


kapat
  1. kuran-ı kerim'in 36. suresi. 83 ayetten oluşur.
    #175975 (arjen robben, 17.04.2006 20:19)
  2. kuran-ı kerimin kalbi...
    #313621 (white pages, 04.06.2006 14:43)
  3. bir erkek ismi.
    #336041 (the kene, 10.06.2006 23:49)
  4. hem dini ağırlığı olan hem de kendisi güzel bir erkek ismi.Çok sevdiğim fikirdaşım uludağ üniversitesi uluslararası ilşkiler bölümünden Hemşo'mun adıdır.*
    #498613 (faithful lover, 04.08.2006 23:26 ~ 10.08.2006 23:07)
  5. mevlütlerde,kabir ziyaretlerinde ve mübarek gecelerde en çok okunan suredir.
    #499083 (byedemir, 05.08.2006 00:43)
  6. ey insanoğlu demek olduğu rivayet edilir. Ancak kesin anlamı bilinmemektedir.
    #503270 (Yoksul, 05.08.2006 23:30)
  7. kuran-ı kerim'in 36. suresi. türkçesi:

    Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

    1- Yasîn.

    2- Andolsun hikmetli Kur'an'a,

    3- Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin.

    4- Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).

    5- (Kur'an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir.

    6- Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin).

    7- Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar.

    8- Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

    9- Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

    10- Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.

    11- Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. işte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.

    12- Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz.

    13- Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti.

    14- Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: "Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz."

    15- Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."

    16- Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

    17- "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."

    18- Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır."

    19- Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz."

    20- Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun" dedi.

    21- "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir."

    22- "Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz."

    23- "Ben, O'ndan başka ilahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler."

    24- "O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum."

    25- "Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin."

    26- Ona: "Cennete gir" denildi. O da: "Keşke benim kavmim de bir bilseydi" dedi.

    27- "Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını."

    28- Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik.

    29- (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.

    30- Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.

    31- Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler.

    32- Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir.

    33- Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.

    34- Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:

    35- Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı?

    36- Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir.

    37- Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.

    38- Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir.

    39- Ay'a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

    40- Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.

    41- Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.

    42- Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

    43- Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler.

    44- Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

    45- Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler).

    46- Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.

    47- Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: "Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz."

    48- Ve derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?"

    49- Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir.

    50- Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler.

    51- Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler.

    52- Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş".

    53- O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir.

    54- işte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz.

    55- Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler.

    56- Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

    57- Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır.

    58- Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır).

    59- "Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin."

    60- "Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;"

    61- "Bana kulluk edin, doğru yol budur."

    62- Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?

    63- işte bu, size vadedilmiş cehennemdir.

    64- inkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin.

    65- Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.

    66- Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki?

    67- Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi.

    68- Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı?

    69- Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

    70- (Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).

    71- Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.

    72- Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar.

    73- Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi?

    74- Yardım görürler umuduyla, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    75- Onların (o ilahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir.

    76- Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz.

    77- insan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir.

    78- Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?"

    79- De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir."

    80- Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.

    81- Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir.

    82- Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir.

    83- Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O'na döndürüleceksiniz.
    #2005504 (dolayli zarf tumleci, 25.07.2007 09:54)
  8. ya-sin
    insanlık Güzeli'ne adanmıştır

    ey insan
    ey yüz akı gönül aydınlığı
    kabul olmuş sadaka kadar güzel
    bir duygu sarıyor seni anan yüreğimi
    bastığın toprakla yıkadığın gözüme
    şimdi güneş bile siyah görünüyor
    ey yüz akı gönül aydınlığı

    ben kendime ağlarken Uhud'da ağlar mıymış
    Hira'yı mahzun gördüm soramadım sevgili
    hasretinin dışında başka derdi var mıymış?

    ey insan
    içimde büyüttüğüm tüm çiçekleri
    sana adıyorum
    ıtırları, yaseminleri, menekşeleri
    lâle bana kalsın
    kapına çiçeklerin karalısını sunmaktan
    utanıyorum

    dua çıkmayan göğe sevdalar çıkar mıymış?
    bülbülünü kaybetmiş bu evrensel bahçede
    dikenler bile bir hoş, gayri gül kokar mıymış?

    ey insan
    göklerin öğrencisi, yerlerin öğretmeni ey
    sen öğrettin taşa konuşmayı
    ağaca selam vermeyi
    aya yarılmayı, toprağa dürülmeyi
    göklere kurulmayı, durmayı zamanı
    yılana ve deveye sevmeyi
    ölmeyi, öldürmeyi
    yaşamayı sen öğrettin insana

    o bengisu gözünden fışkıran pınar mıymış?
    baharların kaynağı ve yolunu gözleyen
    bir ben sevda şehidi, bir de şu çınar mıymış?

    ey insan
    ey tebessümünden cennetler yaratılan
    gül bahar geliyor, ağla gök seviniyor
    gözyaşını karanfil diye göğüslerine takan melekler
    kapında divan durup ağlamanı bekliyor
    hüzün kuruluyor ekmekten önce sofrana
    bunun için bir bir uçuyor sevdiklerin
    bu yüzden öksüz, bu yüzden yetim kalıyor
    efendisi yetimlerin.

    niçin döndü bu rüzgar yol vermez dağlar mıymış?
    yine Ferhat kesildin bu ne canhıraş gönlüm
    bağrını deldin diye dağlar da ağlar mıymış?

    ey insan
    sen olmasaydın
    insanlar ölmeyi öğrenmeden öleceklerdi
    yaşamanın özgül ağırlığını
    keşfetmeden yaşayacaklardı
    hayat fahişe erkeklerin elinde
    bir yosma gibi hırpalanacak
    hangi mevsime el atsak
    elimizde yapış yapış bir şeyler kalacaktı

    acımı tartamayan aşkımı tartar mıymış?
    gönlüme yol vermeyen şu zifiri perdeyi
    o cennet elleriyle lûtfedip yırtar mıymış?

    ey insan
    sen olmasaydın
    Yusufçuk kuşunun ne dediğini
    yılanların niçin toprak yediğini bilmeyecektim
    herşey çift yaratılırken niçin birşey tek?
    bilmeyecektim bir gövdede mücevhere dönüşen taşı
    hem yol, hem yolcu, hem hedef olanın
    içinde kopan amansız savaşı
    olmasaydın sen

    çekilen dizde derman gözümdeki fer miymiş?
    kendimi bir kum diye atıversem çölüne
    ona vurgun bulutlar üstümde gezer miymiş?

    ey insan
    senin sırrın
    gözyaşının terkibinde saklıymış
    bu gerçeği bir denizin dudağından öğrendim
    gecenin bir vaktinde bir sevgili ağlarken
    bir dişi varlığını varlığına adarken
    bir erkeğin ellerinde
    ölüm havlu atarken
    haklıymış

    söyle gönlüm bu sevda mahşere kalır mıymış?
    alışılmış sözcükler yükleyip kanadına
    ona doğru uçursam katına alır mıymış?

    ey insan
    ey güneş hamilesi
    bir kere doğarmışsın
    bin kez doğururmuşsun
    parmakların sevdanın kesilmeyen çeşmesi
    onun için ağlıyor yeni doğan bebekler
    doğur, doğur ki dünya kaybetti gözlerini
    doğur ey israfil'in nefesi
    ey güneş hamilesi

    sen olmazsan gemide bu tufan diner miymiş?
    gemilerin de yandı sil aklından dönüşü
    vakt indi yüreğim gidenler döner miymiş?

    ey
    ey ins
    ey insan
    hıncını hıncıma kat
    sancını sancıma kat
    pamuktan ellerini geçir yürek halkama
    ister ayağın katına çek
    istersen yerlere at.

    mustafa islamoglu
    #2041556 (ruizim, 31.07.2007 01:33)
  9. ankaralıdır.
    mode xl grubundaki başarılı mc dir.
    #2071628 (maydonez, 05.08.2007 00:39 ~ 00:41)
  10. (bkz: yasinciğim)
    #3505157 (BuRock_, 07.06.2008 01:31)

© 2008 - uludağ sözlük

yasin başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. yasin ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yasin nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» huysuz ve tatli kadin » rap vitamin » bir kalbin icinde agliyor ask » salla gitsin baby » that was just your life » daum lucescu terim uclusu » aquafobi » banardag » forgetting sarah marshall » nine inch nails » pirpir » gokhan gonul dostlari » sercan yildirim » erkegin sevdigi kiza acilamamasi » tuomas holopainen » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » 10 ekim 2008 turkiye belarus maci » zaman makinesini icat eden turklerin diyaloglari » burak ozcivit » fee fi fo » birilerinden arta kalan duygularla yasamak » hifzi topuz » kugu golu canavari » turkiye nin ilk ekolojik akaryakit istasyonu » baslik sikintisi cekmek » dinsizlesiyorum muntazaman » tenacious d » baba ocagi » interview » karateci kiz » ketoral sampuan