yaratilis 


kapat
  1. en başta tanrı vardı. bir de uzay boşluğu. bu uzay tanrı'ı tamamen kaplıyordu, tanrı da uzayı. bir bütündüler. tanrı'dan öncesi yoktu.

    tanrı yaratma güdüsüyle doluydu. önce atomları yarattı. bunları tıpkı legolarmışcasına birleştirdi. element, bileşik gibi cansızları oluşturdu. bazılarına yanma, bazılarına donma gücü verdi. üstelik onlara yerçekimi gücü de verdi ve onları öyle bir yerleştirdi ki, aynı anda (çekim kuvvetleri doğrultusunda) bir düzen içinde hareket etmeye başladılar. ardından tanrı'nın yaratıcı zekası sayesinde bütün uzay dolmaya başladı. koca galaksiler, onların içinde yıldız ve gezegenler oluşturdu, uzayı karadeliklerle donattı. yıldız ve gezegenlerin hareketlerini izledi çok uzun süre.

    yaratma güdüsünü bastırmıştı fakat tam doyuma ulaşmamıştı. birden aklına bir fikir geldi. birkaç çeşit mikroskobik canlı yarattı *. bunlar, içindeki organeller sayesinde çekim kuvvetine ihtiyaç duymadan, etrafındaki cansızlardan aldığı türlü enerjiler ile yaşayacaklar, hareket edeceklerdi. her birinin yapısı, çalışma prensibi farklıydı.

    tanrı bunları o sonsuz uzayın dört bir yanındaki gezegenlere bıraktı teker teker. biri de, sonradan adına dünya denecek olan gezegene düştü. bunun içinde bir çekirdek vardı, hareketlerini denetleyen. bir de klorofiller. bu organları, onun sadece hava, su ve ışıkla yaşamını sürdürmesini sağlıyordu. kloroplast organı sayesinde besin depoladı. sonra çekirdeği yardımı ile bölündü. birden 2 tane hücre oluşmuştu. ardından bu 2 hücre de bölündü. şimdi 4 hücre vardı! bunların sayısı 2'ye katlanarak artmaya devam etti. sonunda o kadar çok hücre oluşmuştu ki, birbirlerine tutunduklarında ortaya bir "bitki" çıktı. tanrı diğer gezegenler gibi dünya'yı da gözlüyor ve değişikliklerden zevk alıyordu. koca bitki bölüne bölüne taşların altını, suların diplerini kapladı.

    sonra tanrı ikinci kez müdahale etti. bu bitkilerden birinin hücrelerinden klorofilleri aldı. artık kendi besinini üretemiyordu. bu yüzden besin depolayan bitkilere ihtiyacı olacaktı. bunun sonucunda yaşam kavgası çıkacaktı ortaya. bu "hayvan" kendini çoğaltacaktı, bitkiler de öyle. ve hayvanlar bitkileri yiyerek yaşayacaklardı. sonra hayvanların hücrelerindeki organlara birer ölüm günü tayin etti tanrı. hayvanın tüm organları ölünce, vücudundaki her türlü madde toprağa karışacaktı ve bitkiler de bununla beslenecekti. işte ana besin zinciri oluşmuştu bile! dünya'da bunlar oldu ama diğer gezegenlerle ilgili bir bilgimiz yok.

    bu bitki ve hayvanlar, bulundukları ortama göre bölünerek, yokolarak değiştirdiler kendilerini. evrildiler. denizde yaşayan yüzmek için yüzgeç çıkardı, sudan çözünmüş oksijeni alabilecek mekanizmasını kurdu. yeryüzündeki ise akciğer ve benzeri solunum organları geliştirdi (lego gibi düşünürseniz daha mantıklı gelecek). sonunda "insan" oluşana kadar sürdü bu değişimler.

    ilk insanın oluşumuyla o anki en son noktasına gelmişti evrim. insanın da beyni vardı, tıpkı diğer hayvanlar gibi. bunun sayesinde ne yapacağını belirliyordu. fakat içine özel bir şey daha katılmıştı: akıl. bu da tanrı'nın mükemmel planlarından biriydi.

    sonunda insan çoğaldı ve doğayla etkileşimi tanrı'yı eğlendirdi. fakat tanrı tanınmak istiyordu, bu nedenle peygamberler atadı. kendini onlar aracılığıyla tanıttı. dinler ortaya çıktı.

    evrim sürüyordu, insanlar arasında da. mesela afrika insanları güneşe karşı siyahlaşırken, kutuplarda yaşayan eskimolar bembeyaz kaldı. işte insana kadar süren yaratılış ve evrim bu aşamalardan geçti.

    not: evrim kavramı canlının değişimiyle ilgilidir, yaratılışı açıklamaz. sadece evrimi savunan biri "evrim der ki: denizde kendi kendine oluşan bir hücre evrilerek hayvan oldu" demez. bunu diyen tanrıtanımazlar, doğayatapıcılardır. darwin'in evrim kuramı da yaratılışın nasıl olduğunu belirtmez. üstelik insanın atasının maymun olduğunu da belirtmez. "insanla maymun ortak bir atadan, çeşitli özellikler geliştirerek evrimleşmiş olabilirler" demiştir.

    evrim kuramının "harun yahya" gibi kişilerin de yardımı ile bu derece çarpıtıldığı ülkemizde, sanırım evrimin tanrının buyruğu ile gerçekleştiğini bu şekilde anlatmak daha güzel oldu.
    #3712833 (zepoha heampe, 24.07.2008 13:48 ~ 04.08.2008 09:16)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

yaratilis başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. yaratilis ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yaratilis nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about yaratilis. Copyright of the articles are belong to their authors.

» bayan yazarlarin sozlukte ayriliga sebep olmasi » ugur dundar » bas ortusu » pvh19 » erkekleri tavlama yontemleri » ayni kelime uzerinden seri entry giren ruh » kendini hicbir yere ve hicbir seye ait hissetmemek » turksat uydusundan yayin yapan yabanci kanallar » diogo luis santo » heart » sefai » bir zaman bir posta bir fanatik » nocturne » hocalarin gaflari » fabregas fener e volkan arsenal e » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » ss lazio » hanimaga » 1908 » fleissig » issiz adama kizini vemeyen baba » gereksiz eksileyen yazar » max payne » hastasi olunan seyler » yalcin kucuk » kurt cobain bugun yasasaydi olabilecekler » uludag sozluk galatasaray taraftarlari » ikea ya gitmek » feristah ruh » hamd alemlerin rabbi allah a mahsustur » gercek takim taraftarlari