yaratilis 


kapat
  1. Evrim karşıtlarının inandığı saçmalık.

    Bu düşünceye göre * *, tanrı evreni ve canlıları yoktan var etmiştir.

    Bu düşünceye sahip insanlar, ilk insanın çamur * yaratıldığını, kadının da onun kaburgasından yaratıldığını savunur. Bu üstün zekalı kişiler, yontma ve cilalı taş devirlerin hiçbir zaman yaşanmadığını, insanların var oldukları sürece hep konuşabilme yetilerinin olduğunu iddia eder.

    (bkz: hiçbirşeye sürülecek akıl olmaması)
    #247345 (baybars, 15.05.2006 16:07)
  2. (bkz: sahte bilim)
    #249113 (baybars, 16.05.2006 01:08)
  3. "and olsun ki biz insani suzme camurdan yarattik sonra da onu nutfe halinde saglam bir yere yerlestirdik sonra nutfeyi bir kan pihtisi haline getirdik derken o kan pihtisini bir cignemlik et yaptik bir cignemlik etten kemikler yarattik kemiklere de et giydirdik ve sonra onu baska bir yaratik yaptik yaratanlarin en guzeli olan allah in sani ne yucedir " (Mü'minün, 12-16 ayetler.) Islam'ın kutsal kitabı Kur'an ilk insanın yaratılışını böyle anlatır. Daha bir çok surede aynı açıklamayı
    okuyoruz: "Hakikat Biz onları cıvık çamurdan yarattık."(Es Safaat,11), "o insani bardak gibi cinlayan kupkuru bir balciktan yaratti."(Er-Rahman,14) Sad Sures'nde ise, insanın yaradılışından tedirginlik duyan şeytanla Allah tartışıyor:

    "Rabbin o münazara zamanında meleklere demişti ki: ben muhakkak camurdan bir insan yaratacagim artik onu tamamlayip icerisine de ruhumdan ufurdugum zaman kendisi icin derhal ona secdeye kapanin Bütün melekler toptan secde etmişlerdi. iblise gelince, o büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştur. Allah: 'Ey Iblis, kudretimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlandın mı?' dedi. Iblis : ben ondan hayirliyim beni atesten onu ise camurdan yarattin dedi." (Sad:71-76) Kur'an'a göre, Adem çamurdan yaratılmıştır, sonra onun kaburga kemiğinden Havva, sonra ikisinin birleşmesinden Habil ile Kabil. Öykü uzar gider.
    #249712 (witch is back, 16.05.2006 11:34)
  4. yaratılışın nedeni gizlidir.
    #293930 (geçmişi olmayan yazar, 30.05.2006 16:31)
  5. inanmayanların ata olarak maymunu kabul ettiği düşünüldüğünde yaratılış gerçeğini kabul etmenin ne kadar mantıklı olduğunu ortaya koyan hadise *
    #293946 (Sharlatan, 30.05.2006 16:34)
  6. Yaratılış'a göre adem yaratıldığı andan itibaren konuşabilir, fakat bilim bize bunu böyle olmadığını söyler.

    yaratılış'a göre adem yaratıldığı andan itibaren nefes alır, ama bilim dünya oluştuktan itibaren 3 milyar yıl yeterli oksijen olmadığını gösterir.

    yaratılış, koyun, keçi, sığır gibi hayvanların yaratıldığını söyler, fakat bilim aslında o hayvanların eskiden doğada olmadıklarını, birkaç bin yıl önce insanlar tarafıdan yapay seçilime uğradıklarını gösterir.

    yaratılışa göre aynı kalması gereken meyvelerden birçoğu birkaç bin yıl önce şimdiki boyutundan kat ve kat küçüktür.

    Bunlar sadece birkaç örnektir, yaratılışın saçmalığı yüzünden yaratılışçıların işi bu düşünceyi savunak değil, olsa olsa evrime bok atmaktır. Onlar bile bu düşüncenin elle tutulacak yanı olmadığını bilirler.
    #304722 (baybars, 02.06.2006 18:01)
  7. peygamberler yaradılış gerçeğini insanlara bildirmişlerdir görmek isteyen için açıktır ama istemeyen kişi yaradılış olayını madde boyutunda ele almaya çalıştığı için anlayamayacaktır..
    #306253 (Sharlatan, 03.06.2006 01:35)
  8. yaratılıs insanoğlu için her zaman muamma olacak bir eylemdir, yaradana mahsustur. yaradana yaradan dememizin sebebidir.

    eğer bir kişi yoktan yaratmaya inanmıyorsa, varlığın varlık süresini sonsuzluğa uzatıyor demektir ki burda karşılarına big bang sorunu ortaya çıkar. nitekim, big bang e göre maddenin bir başlangıcı vardır. "big bang" in somut bir şekilde ortaya koyduğu varlığın bir başlangıcının olması kanıtı, yaratılışı kabul etmeyen zihniyeti doğruluğu kanıtlanamayacak olan paralel evrenler ve string teorisi (sicim teorisi) gibi maddeyi tanrılaştıran teorilere götürür. yani aslında yaratılışı kabul etmeyen zihniyet kendi varoluşunu yine bir varı ezelileştirerek açıklamaktadır. bir tanrıya inanmayayım derken, anlamsız bir şekilde maddeye tanrı sıfatlarını vermektedir.

    not : bu yazdıklarım, çok yoğun bir tefekkür sürecinden geçerek yazıldığı için anlaşılması zor ve yoğun bir yazı olabilir. yazımı kısıtlı bir bilgiyle değerlendirecek olan arkadaşlardan durup birkez daha yazıyı irdelemelerini ve eğer anti tezini üretmeye çalışacaklarsa da bu ufukta üretmelerini tavsiye ederim. üretenlerin başımın üstünde yeri vardır, tefekkür ufkuma yeni bir boyut kazandırmış olacaktır...
    #911603 (merakli, 26.11.2006 12:40)
  9. insanin yaratilis amaci
    #911698 (merakli, 26.11.2006 13:00 ~ 20:02)
  10. tevrat'in ilk bolumu. orjinal adi genesis olarak gecer.
    #2175919 (hezekiel, 22.08.2007 08:18)
  11. (bkz: yaratılışı kovun, dörtnala döner gelir)
    (bkz: bütün sanatlar tabiatı taklit eder)
    #2224851 (ELeCTrO, 29.08.2007 21:08 ~ 21:18)
  12. madem ki adem ve havva dan turedik, aklima soyle birseyi getiren olgu:

    adem ve havva cinsel iliskiye girdiler, peki. sonra cocuklari olmus iki erkek iki de kiz.

    simdi bana soyler misiniz bundan sonra nasil ilerledi soy?

    kuranda haram diye gecen, bildiginiz ensest ili$kiden bahsediyoruz.

    ...
    #3011953 (splinter, 16.02.2008 11:26 ~ 17.05.2008 14:58)
  13. evrim'in bir kanun olmadığı teori aşamasında oldugu gibi yani hala zayıf yanlarının bulundugu gibi, muamma yönleri bulunan bir teoridir. tek dayanak kaynakları dinlerdir.

    fakat yaratılış'da anlatılan ilahi evrelerle evrim'in evrelerini karşılaştırmak ancak çılgınların işidir. * . çünkü anlatılan yaratılış destanları genelde değişik benzetmelerle anlatılır örneğin kuran'da insanı bir çiğnemlik et ve daha sonra gittikçe kemiğe ete bürenen bir yapı olarka anlatması, bir kesim için tek hücrelilikten gittikçe kompleks bir yapıya geçişin anlatımı olabilir. ne bilecez ki yani?

    üstelik yaratılış ve evrim teorisini karşılaştıranların genelde yanıldıkları konu ise insan evren'in yaratılışıdır. evrimciler evrenin oluşumu ve insanın gelişimi konusunu birlikte incelerken bizim din kitaplarında gördüğümüz olay bu iki olayın farklı konularda incelenmesi. yani din kitaplarına göre insan yaratıldığında ilahi bir varlıktı ve cennette yaşamakta idi, daha sonra şeytan tarafından lekelendikleri için Allah onları cezalandırarak dünyaya gönderdi. burdan şunu anlayabiliriz ki dünya insanın yaratılışından çok uzun süre önce de bulunuyordu. yani dünya kendi sürecini geçirdi, insan kendi sürecini geçirdi. evet evrim kaçınılmaz bir gerçek ama insanın evrime dahil olup olmadıgı muamma.
    #3080619 (in tyler we trust, 01.03.2008 21:14 ~ 21:15)
  14. bir milyon $eyi kabul ettikten sonra doğruluğu kanıtlanan hadisedir.
    daha kolayı için:
    (bkz: evrim teorisi)
    #3080848 (speedygonzales, 01.03.2008 21:59)
  15. yaratılış efsanesi: eski ahit, incil, avestacılık, yunan mitolojisi, süryani ve erken mezopotamya toplumlarında farklı anlatılmıştır. bunlar zamanla kaynaştığı için adem, kan pıhtısından, topraktan, pişmiş çamurdan veya tanrı'nın ''ol'' sözlerinden yaratılmıştır.

    peygamberler de kendilerine ulaşan eski kayıt ve söylemlere dayanarak bu birbirinden farklı ''adem'' lerin yaratılışlarına ilişkin olayları tek bir adem'e aitmiş gibi kitaplara aktarmışlardır.

    aynı şekilde: tanrı akıldır, tanrı sözdür, tanrı ışıktır, tanrı aşktır, tanrı gerçektir, tanrı örnekler yokken var edendir...gibi kalıplaşmış deyimleri, farklı mezhep ve dinlerdeki tanrı özelliklerini, farklı vurgularla aktarmışlardır.
    #3080913 (annabell lee, 01.03.2008 22:10 ~ 22:38)
  16. ''biz insanı kuru balçıktan: kararmış, şekillenmiş çamurdan yarattık.

    daha önce de cini, sıcak ve etkili rüzgarın ateşinden yaratmıştık.

    rabbin meleklere şöyle demişti: ''ben kuru balçıktan; kararmış, şekillenmiş çamurdan bir insan yaratacağım...''

    ''onu şekillendirip, ruhumdan üflediğimde, onun üstünlüğünü kabul ederek eğilip ona saygınızı sununuz''

    hicr suresi: 26/27/28/29

    kuran'da geçen yaradılış efsanesi: islam öncesi kültürlerin mitolojilerinden alınmadır.
    (bkz: gılgamış, dumuzi, etana, inanna, iştar)
    (bkz: epimetheus)
    (bkz: pandora)
    (bkz: hephaistos)
    (bkz: prometheus)
    #3082696 (annabell lee, 02.03.2008 09:20 ~ 12:09)
  17. (bkz: yıldızlardan gelen tanrılar)
    (bkz: tanrıların arabaları)

    bu iki kitabın yazarın birisinin ateist diğerinin ruhçu olmasına rağmen ortak bir noktaları vardır bu dünyaya gelen ilk insanlar başka gezegenden gelmiştir ya da getirilmiştir olmuştur. ancak tanrıların arabaları'nın yazarı erich von daniken yaratılış olmadığını söyleer. diğer kitabın yazarı da* yaratılışın başladığını söyler. ayrıca bu ilk yaratılıştan sonra gezegenler üzerinde yeterince teknolojik ve evrimsel* olarak geliştikten sonra başka gezegenlere de insan soyunu bırakırlar. hatta yazara göre adem ile havva başka gezegenden gelen görevlilerdir.
    sonuçta yaratılış gerçekten de vardır bunu tesadüfle açıklamak dayanaksızdır, ancak yaratılış olduğunu ispatlamak için elde somut bir delil yoktur, tek delil akıl ve mantıktır.
    #3387019 (can bogazdan gelir, 12.05.2008 12:55)
  18. bizi hiç kimsenin yaratmamış olmasını saçma bulan beyinler iş tanrıya geldiğinde "Onu kimse yaratmadı" derler.Bu ne diet bu ne light pizza.
    #3460530 (ekinoksah, 28.05.2008 18:21)
  19. en başta tanrı vardı. bir de uzay boşluğu. bu uzay tanrı'ı tamamen kaplıyordu, tanrı da uzayı. bir bütündüler. tanrı'dan öncesi yoktu. tanrı yaratma güdüsüyle doluydu. önce atomları yarattı. bunları tıpkı legolarmışcasına birleştirdi. element, bileşik gibi cansızları oluşturdu. bazılarına yanma, bazılarına donma gücü verdi. üstelik onlara yerçekimi gücü de verdi ve onları öyle bir yerleştirdi ki, tek bir hareketi ile (çekim kuvvetleri doğrultusunda) bir düzen içinde hareket etmeye başladılar. ardından tanrı'nın yaratıcı zekası sayesinde bütün uzay dolmaya başladı. koca galaksiler, onların içinde yıldız ve gezegenler oluşturdu, uzayı karadeliklerle donattı. yıldız ve gezegenlerin hareketlerini, karadeliklerin çekim kuvvetini izledi çok uzun süre.

    yaratma güdüsünü bastırmıştı fakat tam doyuma ulaşmamıştı. birden aklına bir fikir geldi. birkaç çeşit canlı yarattı. bunlar, içindeki organlar sayesinde çekim kuvvetine ihtiyaç duymadan, etrafındaki cansızlardan aldığı enerjiler ile hareket edeceklerdi. her birinin yapısı, çalışma prensibi farklıydı. bunları o sonsuz uzayın dört bir yanındaki gezegenlere bıraktı teker teker. adına dünya denecek olan gezegene ise küremsi olanı düşmüştü. bunun içinde bir çekirdek vardı, hareketlerini denetleyen. bir de klorofiller. bunlar sadece hava, su ve ışıkla yaşamını sürdürmesini sağlıyordu. kloroplast organı sayesinde besin depoladı. sonra çekirdeği yardımı ile bölündü. birden 2 tane hücre oluşmuştu. ardından bu 2 hücre de bölündü. şimdi 4 hücre vardı! bunların sayısı 2'şer katlanarak devam etti artmaya. sonunda o kadar hücre oluşmuştu ki, zarları ile birbirlerine tutunduğunda yeşil bir bitki çıktı ortaya! tanrı diğer gezegenler gibi dünya'yı da gözlüyor ve değişikliklerden zevk alıyordu. koca bitki bölüne bölüne taşların altını, suların diplerini kapladı.

    sonra tanrı ikinci planını soktu devreye, bu bitkilerden birinin hücrelerinden klorofilleri aldı. artık kendi besinini üretemiyordu. bu yüzden bitkilere ihtiyacı olacaktı. bunun sonucunda yaşam kavgası çıkacaktı ortaya. bu ‘hayvan’ kendini çoğaltacaktı, bitkiler de öyle. ve hayvanlar bitkileri yiyerek yaşayacaklardı. sonra hayvanların hücrelerindeki organlara birer ölüm günü tayin etti tanrı. tüm hücrelerindeki organlar ölünce vücutlarındaki her türlü madde, cansızların arasına karışacaktı ve bitkiler de bununla beslenecekti. işte ana besin zinciri oluşmuştu bile! dünya'da bunlar oldu ama diğer gezegenlerle ilgili bir bilgimiz yok.

    bu bitki ve hayvanlar, bulundukları ortama göre bölünerek, yokolarak değiştirdiler kendilerini. evirdiler. denizde yaşayan yüzmek için yüzgeç çıkardı, sudan oksijen alabilecek mekanizmasını kurdu. yeryüzündeki ise akciğer ve benzeri solunum organları geliştirdi (lego gibi düşünürseniz daha mantıklı gelecek). sonunda insan oluşana kadar sürdü bu değişimler. ilk insanın oluşumuyla o anki en son noktasına gelmişti evrim. insanın beyni vardı, tıpkı diğer hayvanlar gibi. bunun sayesinde ne yapacağını belirliyordu. fakat içine özel bir şey daha katılmıştı: akıl. bu da tanrı'nın mükemmel planlarından biriydi. sonunda insan çoğaldı ve doğayla etkileşimi tanrı'yı eğlendirdi. fakat tanrı tanınmak istiyordu, bu nedenle peygamberler atadı. kendini onlar aracılığıyla tanıttı. dinler ortaya çıktı. evrim sürüyordu, afrika insanları siyahlaşırken eskimolar bembeyazdı mesela. işte insana kadar süren yaratılış ve evrim bu aşamalardan geçti.

    not: evrim kavramı canlının değişimiyle ilgilidir, yaratılışı açıklamaz. sadece evrimi savunan biri "evrim der ki: denizde kendi kendine oluşan bir hücre evrilerek hayvan oldu" demez. bunu diyen tanrıtanımazlar, doğayatapıcılardır. ayrıca bu senaryoya göre tanrı her şeyi aynı anda görebilir ve değerlendirebilir, istese bir hareketi ile her şeyi değiştirebilir, ama insanın iradesini tam olarak kontrol edemez ve tam olarak bilemez. ayrıca onun düzenleyici yönü yaratıcı yönünü bastırmıştır.
    #3712833 (zepoha heampe, 24.07.2008 13:48)
  20. yaratılış ve evrim uzlaşmaz değildir aksine evrim yaratılışın şeklini ifade eder.

    (bkz: evrim/#2606006)
    #3712901 (serbest radikal, 24.07.2008 14:01)

© 2008 - uludağ sözlük

yaratilis başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. yaratilis ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yaratilis nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» erkeklerin kufur eder gibi muhabbet etmeleri » avrupa yakasi dursun » enver aysever » komsunun kapisinin onune duvar ormek » bbq » yaratici msn nickleri » msn dili » degmesin yagliboya » nurettin guz » yazili sorularina verilmis ilginc cevaplar a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci