yaran fikralar 


/ 50
kapat
  1. Karısı Bill Gates'ten boşanmak istemiş. Hakim şaşkın, aklı almıyor. "Hanımefendi lütfen sıkıntınız nedir söyleyin , böylesine dünyanın en zengin adamından insan neden boşanmak isteyebilir?" diye sormuş.
    Kadıncağız çok dertli.
    " Ah Hakim Bey", demiş "nasıl sıkıntım olmaz, biliyorsunuz işte hem 'micro', hem de
    'soft'.."
    #4061940 (Other, 08.10.2008 17:01)
  2. ''Adamın biri yolda giderken önünde eğilen bayanlara zikme gibi bir huyu varmış. Bu huyundanda bir türlü kurtalamıyormus. En sonunda azrail gelmiş.
    - eğer bir daha aynı olayı yaparsan senin canını alırım demiş.
    Aradan 1 hafta geçmiş yolda yürüren kadının bir önünde eğilmiş adamda dayanamamış ölümü göze alaraktan zikmiş. Ve azrail sana demiştim diyerekten adamın canını almış. Bu arada bu eğilmelerden doğan olaylar sonucunda bir çocuğu olmuş. Çocuk büyümüş 20li yaşlara gelmiş. Babasının aynı huyunu çocuğuda yapıyormus. Aynı şekilde azrail gelmiş ve demişki ;
    - eğer bir daha aynı olayı yaparsan baban gibi senin de canını alırım demiş.
    Fakat çocukta dayanamış ve verdiği sözü tutamamış. Azrailde canını almış.
    Çocuk cehenneme girmiş ve çok soğukmuş. zebaniye sormuş.
    - Dünya da cehennem için çok sıcak bir yer, insanlar işlediği günahlardan ötürü yanıyor diye lanse ediliyordu. Neden burası soğuk dediğinde
    zebani ;
    - pezevenk baban izin vermiyor ki eğelip de iki odun atalım.'' demiş.
    #4065998 (100promil, 09.10.2008 16:11)
  3. Kaplumbağaların bir gün suyu bitmiş, ne yapacaklarını

    konuşurlarken iki kişi gönüllü olarak yola koyulmuş. 20 yıl geçmiş, göle

    varmışlar. Ancak kova almadıklarını anlamışlar. Biri diğerine "ben getiririm

    ama gelene kadar içmeyeceksin!" demiş ve diğer kaplumbağa

    içmeyeceğine söz vermiş. Aradan 60 yıl geçmiş ve hala gelmemiş.

    Kaplumbağa "giden gelmeyecek, ben suyu içeyim de neslim sürsün" demiş

    ve suyu tam içecekken çalıların arasından ses gelmiş.:

    "Bak böyle yaparsan gitmem ama !!"
    #4067792 (dejavuu, 09.10.2008 23:04)
  4. ingiliz,fransız,türk,jamaikalı uçakda gidiyorlarmış fransız sormuş:
    -Sen Yenimisin?
    #4068574 (qltablasi, 10.10.2008 02:30)
  5. mısır hükümeti kızıldeniz'e bir denizaltı tüp geçit yaptıracakmış. bütün dünyaya haber salınmış, bütün inşaat firmalarına bu olay duyurulmuş. uzun süren mülakattan sonra sadece bir amerikalı bir ingiliz bir japon ve bir de türk firması kalmış, diğerleri projeden çekilmişler. mısırlılar amerkalıları çağırmış, tüp geçidin planıyla ilgili açıklama istemişler. amerikalılar "iki taraftan aynı anda kazmaya başlarız, ortada birleştiririz. zaten hizadaki bozukluk maksimum bir metrelik olur, onu da kolaylıkla düzeltiriz." demişler. sonra ingilizler gelmiş, onlar da "biz iki taraftan kazmaya başlarız, ortada birleştiririz, zaten hizadaki bozukluk maksimum 30 santim olur, onu da kolaylıkla düzeltiriz" demişler. sonra japonlar gelmiş, onlar da "biz iki taraftan kazmaya başlarız, ortada birleştiririz, zaten olsa olsa 5 santimlik hiza bozukluğu olur, o da dert değil, düzeltiriz" demişler. sonra türklerin heyetini çağırmışlar. planı heyetteki sözcü olan temel anlatmış; "biz de iki taraftan kazmaya başlarız. ortada birleştik birleştik, birleşemezsek iki tane tüneliniz olur"
    #4070292 (efrasyab, 10.10.2008 17:14)
  6. Yakın zamanların birinde Kayseri`de Amerikalıların yardımı ile karayolu
    çalışmaları yapılıyormuş. Bölgeye yakın bir köyde de köylüler bir patika
    yolu yapıyorlarmış. Bunun için bir eşeği tepeye doğru kovalayıp onun geçtiği
    yeri sertleştirerek yolu tamamlıyorlarmış. Malum, hayvan içgüdüsel olarak
    hedefe doğru en az yorucu yolu seçer ya!...
    Bu köylüler, O sırada orada vazifeli olan bir Amerikalı mühendisin dikkatini
    çekmiş.Mühendis olanları merak ederek tercümanı ile yanlarına gitmiş
    -'Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz burada böyle?'
    içlerinden en uyanık olanı;
    -'Yol yapıyoz' diye cevap vermiş.
    -'E, bu eşek ne işe yarıyor?'
    Köylü genel işlem sırasını şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun nereden
    geçeceğine karar verdiğini söylemiş. Amerikalı mühendis çok ilginç bulduğu
    bu fikre yerlere yatmış gülmekten:
    -'Eee...Eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?'
    Köylü cevap vermiş:
    -'O zaman Amerika`dan mühendis getirtiyoruz!!!'
    #4082694 (LocK, 13.10.2008 11:09)
  7. Tebessüm


    Amerika'da mahkemede yargıç, tanık kadına kaç çocuğu olduğunu sordu.
    Kadının "On" demesi üzerine ise, on çocuğunun da adlarını sırayla söylemesini istedi.
    Tanık on çocuğunun da adlarını yaş sıralarına göre söyledi: "David, David, David, David, David, David, David, David, David, David..."
    Yargıç merakla sordu: "On çocuğunuzun onunun da adları David mi?"
    Kadının "Evet" yanıtından sonra ise daha da meraklanarak yeniden sordu:
    "Peki çocuklarınız bahçede oynarken onları içeri nasıl çağırırsınız?"
    Kadın gülümseyerek yanıtladı:
    "Ben yüksek sesle bir kez "'David" diye bağırırım, bir anda onu birden eve gelir."
    Yargıç merakını giderememişti. "Peki..." diye sordu
    "içlerinden yalnızca birine bir şey söylemek istediğinizde ne yapıyorsunuz?" Kadın gülümsedi gene..
    "O zaman soyadlarıyla çağırırım..."
    #4082709 (LocK, 13.10.2008 11:13)
  8. temel ile dursun askere gider. tesadüf, binbaşı da lazlardan nefret ediyordur. bir gün içtimada binbaşı bütün askerlere tek tek fındık dedirtmeye karar verir.söyleyemeyenleri de dövecektir.

    herkes söyler, sıra bizim temelle dursuna gelir;
    dursunla temel tabi fındık yerine finduk derler.
    binbaşı da ikisini bir güzel döver.
    temel bunu gururuna yediremez; ''haçan ben bu finduk demeyi öğreneceğum'' der. ne yapar eder fındık demeyi öğrenir.
    yine bir gün binbaşı askerleri sıraya dizer ve fındık dedirtir. sıra temele gelir ve fındık der. binbaşı bir an duraksar ve;

    -fıstık de lan, der. temel;
    -fistuk!!
    #4085167 (firedod, 13.10.2008 21:43)
  9. basurdan muzdarip temel bir gun doktora gider.'uyyy doktor çok acı çekeyrum yok mu bunun bir çaresi' der. doktor 'elektrik tedavisiyle bu sorunu çözebiliriz fakat çok acı çekeceksiniz temel bey' der. temel 'haçan bu dertten kurtulacaksam varsın olsun' der ve tedavi başlar. tedavi esnasında acıdan kıvranması gerekirken sürekli gülen, kahkahalar atan temel'e doktor çok şaşırır. 'yahu temel bey ne oluyor deli misiniz, acıdan zevk mi alıyorsunuz?' temel cevap verir: 'haçan acımasına acıyor ama ben ona gülmeyrum...40 yıldır köyüme girmeyen elektrik sonunda götüme girdi da ona güleyrum...'
    #4090993 (cocaine cowboy, 15.10.2008 12:46)
  10. angelina jolie bir gün ölmüş. fıkra bu ya, sırat köprüsünün üstüne gitmiş. bakmış orda leonardo di caprio! * neyse, ikisi de bir an önce hesabını görüp hakettiği yere gönderilecekmiş. ordaki görevli meleğin aklına bir fikir gelmiş. angelina'ya demiş ki;

    -sen şimdi çırılçıplak soyunup karşıya geçeceksin.

    leonardo'ya da;

    -angelina karşıya geçene kadar, aklından bile en ufak erotik düşünce geçerse, şüphesiz ki direk bir çukur açılacak altından ve ordan cehenneme düşeceksin.

    leonardo hemen kabul etmiş. cennete girmek bu kadar kolaysa yaparım abi ne var bunda demiş.

    neyse uzatmayalım, angelina soyunmuş ve yürümeye başlamış.. tam köprünün ortasına gelmiş ve birden "güüüüm!" diye bir ses gelmiş. merak edip arkasına bakan angelina bir de ne görsün, görevli meleklerin yerinde kocaman bir çukur!
    #4097713 (aciyagulmek, 16.10.2008 21:50)
  11. Kadının biri postaneye girer girmez orta bankoda adamı görmüş.. Adam elindeki yaklaşık bine yakın üzeri çeşitli kalp motifleri ile süslenmiş pembe zarflı kartlara müzikli aşk pulları yapıştırıyor ve zarfı kapamadan içlerine seksi kadın kokuları püskürtüyormuş. "Hayrola?.." demiş kadın, "Ne yapıyorsunuz merak ettim de.." "Evli erkeklerin ev adreslerine bin tane imzasız sevgililer günü kartı gönderiyorum.." diye cevap vermiş adam, "Ama neden?.." "Çünkü ben bir boşanma avukatıyım!.."
    #4100440 (imhotep, 17.10.2008 15:26)
  12. bir iskoç evlenmi$ sonra karısını i$ için bırakıp amerika'ya gitmi$... aradan iki sene geçmi$ adama bir gün bir telgraf gelmi$...

    karın öldü stop
    hemen gel stop

    adam hemen gelmi$ karısının öldüğünü görünce son bir kez ili$kiye girmi$ ve tesadüf sonucu kadın dirilmi$... tabii bunu bütün köy duymu$...daha sonra adam i$ için yine amerika'ya gitmi$... aradan bir sene geçmi$ adama yine telgraf gelmi$...

    karın öldü stop
    gelmene gerek yok stop
    bütün köy onu diriltmeye çalı$ıyor stop...
    #4106340 (matrixxx, 18.10.2008 19:05 ~ 20.10.2008 17:29)
  13. temel'e duz mantık adında bır kıtap hedıye edılır.temel kıtabı alınca sorar ;

    - bu kitapta ne yaziyor?
    - oku ogrenirsin...
    - ben ugrasamam anlat sen bana.
    - senin evinde akvaryum var mi ?
    - evet var...
    - o zaman icinde su da vardir kesin.
    - evet...
    - icinde su varsa balik da vardir.
    - var...
    - balik varsa hayvanlarida seviyorsundur sen değil mi?
    - evet....
    - hayvanlari seviyorsan insanlari da seversin heralde?
    - evet
    - senin sevgilin de vardir?
    - evet var.
    - yasli gorünüyorsun o zaman senin karin var?
    - evet var evliyim..
    - karin olduguna gore de homoseksuel değilsin di mi?
    - evet...
    - bak gordun mu ?...
    temel cok etkilenir.kitabi alir, eve dogru giderken dursun'u gorur.dursun sorar;
    -temel o ne?
    - duz mantik kitabi!
    - nasil birsey bana da anlatsana...
    - bak simdi; sizin evde akvaryum var mi?
    - yok!
    - o zaman sen ibnesin....
    #4108307 (nitratex, 19.10.2008 00:39)
  14. Uluslararası cerrahlar konferansi bittikten sonra bir Amerikali, bir Ingiliz bir de Türk cerrah beraber bir seyler icmeye giderler.

    Ingiliz baslar anlatmaya:- 'Gecen gün bir is kazasi gecirmis birini

    getirdiler.Adam presin içine sikismis. Sadece sol kücük parmagi vardi.
    Bizim elemanlarimiz öyle iyi calistilar ki, önce parmaga bir el, sonra kol, sonra da vücut yaptilar. Adam taburcu olunca o kadar verimli bir isci oldu ki onun yüzünden 5 isci issiz kaldi'

    Amerikali söz alir:-'Bana ise gecen gün bir sac getirdiler.
    Adam nükleer reaktörün icinde kalmis. Sadece saci vardi. Oldukca iyi bir calisma ile önce saca bir bas, sonra vücut vs. yaptik.
    Adam taburcu oldugunda o kadar verimli oldu ki onun yüzünden 20 kisi issiz kaldi'

    Türk söz alir:-'Yillar once, bir gun yolda gidiyordum. Bir osuruk kokusu aldim.
    Hemen osurugu bir cantaya doldurdum. Laboratuara gidip o osuruga uygun bir döt deligi yaptik.
    Sonra delige uygun bir döt yaptik. En sonunda döte uygun bir vücud yaptik.
    Ortaya bir adam cikti.
    Başbakan oldu bütün ülke simdi onun yüzünden issiz !'
    #4109741 (kel kör kirpi, 19.10.2008 12:46)
  15. bir pianist konser verecekmiş, salon tamamen dolu. başlamış ilk şarkıya berbat çalıyor, şarkı bitmiş ve herkes yuhalamaya başlamış. sadece bir adam ayağa kalkıp alkışlamış ve ''bravoooo ve bravooo pianonun babası'' diye bağırmış.
    ikinci şarkıyı yine berbat çalmış pianist ve yine herkes ıslıklamış, yuhalamış. ama aynı adam yine ayağa kalkıp ''pianonun babası bravo sana'' ddiye bağırmış.
    konser sonuna kadar bu böyle devam etmiş. konser bitmiş, pianist sürekli alkışlayan adama gtmiş ve ''ya ben çok kötü çaldım ama sen hep alkışlayıp pianonun babasısın dedin, neden?'' diye sormuş. adam da ''ee kardeşim 2 saattir pianonun anasını s.ktin'' demiş.
    #4110326 (johnnyturhan, 19.10.2008 15:05)
  16. 18 yaşıdaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler. Annesi, çok tedirgin olur, hemen eczaneye bir hamilelik testi almaya gider ve sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir. Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve 'bunu yapan hangi domuz, bilmek istiyorum' der.
    Kız telefon açar ve yarım saat içinde bir Ferrari evin önünde durur, içinden hafif kırlaşmış saçları, çok pahalı bir elbisenin içinde, manyak yakışıklı bir adam iner ve kapıdan içeri girer. Anne baba ve kızla beraber otururlar. Herif, 'kızınız durumu anlattı' der , 'kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem, ancak tüm sorumluluğu alıyorum'
    Eğer bir kız çocuğu doğarsa; Annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı,
    Eğer bir erkek çocuk olursa; Birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap, Eğer ikiz doğarsa;
    Her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim, der.
    Ancak düşük olursa....
    O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamın omuzuna koyar ve.....
    'o zaman tekrar denersiniz evladım..' der
    #4119602 (100promil, 21.10.2008 17:52)
  17. fatih ürek, kuşum aydın, aldo ve dr. bilal ölmüş.
    tanrı onları cehenneme atmış. azrail'le baş başa
    kalmışlar.
    azrail hepsini alip, büyük bir odaya götürmüş.

    azrail-"su köseye sıcın!" demiş.

    hepsi bunu kabul etmiş ve dediğini yapmışlar.

    daha sonra azrail -"şu köseye de sıçın!" demiş
    tekrar hepsi bu isteği de yapmışlar.
    azrail tekrar : "gidin; şu köseye de sıçın!" demiş.
    tümü azrail'in suratına sinirli bir ifadeyle bakıp,
    ıkına sıkıla o köseye de
    sıçmışlar.
    azrail tekrar -"gıdın; su köseye de tekrar sıçın"
    demiş.

    fatih ürek kızarak: aaa! ama bu kadar da olmaz
    ki!!!"demiş.
    bunun üzerine azrail: suss!! o götün ne ıse yaradıgını
    ögrenene kadar sıcacaksınız!!!
    #4123295 (nenvarkuzum, 22.10.2008 13:16)
  18. Cem BOYNER aşağıdaki fıkrayı tüm çalışanlarına göndermiş..

    Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.
    Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil hiç kimse sokağa
    çıkamazmış.
    Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kürkünü giyer ve köy meydanına gelirmiş.
    Yanında da en yakın yardımcısı Haso.
    Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:
    -"Ula Hasso, ahali bakiy mi?"
    Hasso cevap verirmiş:
    -"Evet ağam, hepisi de bir olmuş, pencerelerden bakir."
    Ağa çisiyle karın üzerine imzasını atarmış " Abdullah CiZRELiOĞLU ".
    Sonrada bir nokta koyarmış ve sorarmış:
    -"Hala bakirler mi?"
    -"He ağam, hem bakirler hem de çılgın gibim alkışlirler."
    Her sene ayni tören sürermiş.
    Aradan 7 yıl geçmiş.
    Ağa yine, kar tuttuktan sonra, çıkmış köy meydanına.
    Sormuş Hasso'ya:
    -"Ahali bakir mi?"
    -"He ağam, bakirler, köpekler, kediler bile camdadır."
    Ağa "Abdullah" diye adını, arkasından " CiZRELiOĞLU " diye soyadını yazmaya başlamış ki;
    Kala kalmış, çünkü yaş gereği prostat.
    Halka rezil olmak var. Alçak sesle Hasso'ya sormuş:
    -"Bakirler mi?"
    -"He ağam, bakirler de, sen ne diye durdin öyle?"
    Ağa çaresiz:
    -"Ula gel yanıma, arkanı dön ahaliye, tamamla şunu." diye emretmis.
    Hasso bir an durmuş, sonra çişini yapmaya hazırlanmış ve ağanın kulağına eğilip :
    -"Ağam" demiş, "Kırk yıldır kafama vurdin, salak dedin, sırtıma vurdin aptal dedin.
    Ha bu kulun okumayi yazmayi sökemedi ki, ucuni tut da yazının devamını sen yaz."

    BiRLiKTE ÇALIŞTIKLARINIZI EĞiTMEZSENiZ TUTACAĞINIZ GÜN YAKINDIR.
    #4127897 (LocK, 23.10.2008 14:26)
  19. elazığlı köyden şehire gelmiş ve bir bara gitmiş. barda sarışın mavi gözlü uzun boylu mükemmel bir kadın sigarasını çıkarıp ağzına götürmüş. bardaki bütün erkekler çakmaklarıyla kadının sigarasını yakmak için öne atılmış. bizim elazığlı da bir anda hepsinin arasından kibriti uzatmış ve kadının sigarasını yakmış.
    kadın bunun üzerine: ''ben elazığlıların bu kadar nazik bu kadar kibar olduğunu bilmiyorudum''.
    elazığlı: ''ne sandın yarraaam''.
    #4133436 (kurae, 24.10.2008 19:48)
  20. deliler toplanıp bir adamı masaya oturturlar. başka birini de çöp sepetinin içine soktular zorla. bu durumu gören doktor delilere sordu:
    *ne yapıyorsunuz?
    akıl hastaları;
    -gazete okuyoruz.
    *peki öteki arkadaşınızı neden çöp sepetine soktunuz?
    -haa o mu? dünkü gazete *
    #4142557 (mech eng, 26.10.2008 15:46)
  21. Bir duvarcı ustasının şantiyede yazdığı mektup:

    Sayın şantiye şefim;

    iş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:

    Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. inşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.

    Aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım. ipi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. ipin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. ipi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti.

    Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı; Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı.

    Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık!.. Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.

    Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm!...

    Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. gözümü hastanede açtım...
    #4145092 (messen, 26.10.2008 23:45)
  22. temel'in düz mantık fıkrasını 4 defa okuduğum başlık.

    ikisi aynı sayfada.
    #4145324 (kahvedovucusununhinkdeyicisi, 27.10.2008 00:36)
  23. jean christophe grange'ın seytan yemini isimli kitabından ;

    genç beyaz bir kız evlenecekmiş. babasına nişanlısını tanıştırmış. mamadou, bir doksan boyunda bir siyah. baba bozulmuş. nişanlıyı sorguya çekmiş. işini, eğitimini, gelirini sormuş. bizim siyah dört dörtlükmüş. baba duruma çok bozulmuş. son bir şey daha söylemek zorunda hissetmiş kendini: " kızımın yatakta mutlu olmasını istiyorum! onu en az otuz santimetre şeyi olan bir erkeğe vereceğim!"

    siyah gülümseyerek cevap vermiş

    " sorun değil patron. mamadou seviyor, o zaman mamadou kesecek." *
    #4145962 (rapidoya kafa atan ogrenci, 27.10.2008 04:18)
  24. Temel don almak üzere bir çamaşır satıcısına girmiş, Satıcıya;
    - Uşağum bi don isteyrum. Demiş
    Satıcı
    - Slip mi giyersiniz? Diye sormuş.
    Temel:
    - Pazen silup giyeyrum, pazen de silmeden. demiş
    #4150915 (feyza, 28.10.2008 11:05 ~ 11:06)
  25. Kadının teki kocasının ortağıyla işi pişirmekteyken birden telefon çalar.
    Kadın telefonu açar ve adamla konuşur. Kapattığında ise adam sorar;

    -Hayırdır kim aradı?
    +Hiiç, sadece kocammış seninle toplantıdaymış geç gelecek onu haber verdi.
    #4158974 (Bard of Hell, 29.10.2008 20:44)
/ 50
Copyright © 2008 - uludağ sözlük

yaran fikralar başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. yaran fikralar ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yaran fikralar nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about yaran fikralar. Copyright of the articles are belong to their authors.

» cia kurtleri » hayal alemi » nurettin veren » kisisel illet » nu cizerken erekte olmak » rap dinleyen kizi seviserek metalci yapmak » seyin seysinin seysi » suzuk » 17 kasim teror orgutu » genital bolgesini temiz tutmayan kiz » profit maximization » gokhan gonul dostlari » sanabirciftsozumvar » susmak » trabzonspor un sampiyon olma ihtimali » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » rte sozluk » erkence » michael olowokandi » yasar anter » dunya atmosferindeki gergin dalga » orospu ruh » iman » uludag sozluk galatasaray taraftarlari » scream » kizilsonya » melina nin bustu » hikmet » zuhur » testosteron » pippa bacca