yaran fıkralar

entry 5191 galeri 44 video 8 ses 1 iyilertrends
  1. 325.
    Bir grup erkek oturmuslar kadinlari nasil çildirttiklarini birbirlerine anlatiyorlarmis.
    Alman olan,"Ben önce dudaklarindan baslarim. Ordan gögüslerine inerim.Göbek deligiyle bir süre oynarim ve en son kadinligini yalamaya basladigimda yeterince çildirmistir. Içine girmeme bile gerek kalmaz" demis.
    Sira ingilize gelmis."Ben ayak fetisistiyim. Herseye oradan baslarim. Parmaklarini bilegini daha sonrada kadinligini yalarym. En sonunda içine girerim. Iste o anda altimdaki kadin çildirir " demis.
    Sira bizim Temele gelmiş."Valla ben hiçbirtey yapmam. Fadime'ye hasirt diye geçiririm. Olay bittiginde kalkarim, seyimi perdeye silerim. Iste benim kari o zaman çildirir."
    #1360014 :)
  2. 326.
    Güzel mi güzel olan genç bir sarışının bir tanesi, telefonda yüksek ateşli olduğunu söyleyerek doktordan randevu alır
    Randevu saatinde sarışın doktorun yanına gider ve sırası gelince içeri girer
    Doktor her hastasına sorduğu gibi bizim genç sarışına da aynı soruyu sorar
    şikayetiniz nedir hanim efendi?
    Ah doktor bey bir bilseniz çok ateşim var
    o zaman derece ile bir ateşinizi ölçelim buyurun dereceyi ağzınızda biraz tutunuz
    ay doktor bey ben dereceyi ağzıma alamam, ondan tiksinirim
    o zaman öyle ise koltuk altına koyunuz oradan ateşinizi ölçelim
    ay doktor bey orası katiyen olmaz, ben çok gıdıklanırım
    o zaman ateşinizi ölçebileceğimiz, son çare olarak tek bir yer kalıyor
    Neresi doktor bey?
    Ancak makatınıza dereceyi koyarak ölçebiliriz
    bu fikir bizim genç bayanın aklına yatar ve kabul eder
    Tabii bu arada derecenin makatına yerleştirilmesi için gereken pozisyonu da almıştır
    Tamam doktor bey ben hazırım ateşimi ölçebilirsiniz
    Doktor da ateşi ölçmek için atağa kalkar
    Bizim genç sarısından yine bir itiraz gelir
    şey doktor bey
    ne oldu hanim efendi?
    o dereceyi koyduğunuz yer makatım değil ki
    ha ha ehm oraya koyduğum şey de, zaten derece değil
    #1360030 :)
  3. 327.
    Wilson adinda birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci vardir. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi Wilson Çivileri diye bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder.
    Bana bir hafta ver der arkadasi, sana bir kasetle dönecegim
    Bir hafta sonra pazarlama uzmani wilsonu görmeye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir.
    Romali bir asker Isayi Çarmiha çivilemekle mesgul, Yüzünü kamereya çevirir ve Wilson çivileri kullanin, onlar herseyi tasirlar der.
    Wilson çilgina döner ve bagirir Senin problemin ne? Bunu asla TVde göstermezler, sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilarin Isayi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum
    Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir, Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera Romanin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha asili Isanin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve Wilson çivileri, herseyi tasir.
    Wilson kendini tutar bu sefer. Sen beni anlamiyorsun, Çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son sans veriyorum bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum
    Bir hafta daha geçer. Wilson sabirsizca beklemektedir.
    Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir. Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine Romali askerde pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameralardan birine dönerek: Keske Wilson çivileri kullansaydik
    #1360042 :)
  4. 328.
    Kırmızı Başlıklı Kız masalı
    Kırmızı başlıklı kız ninesine kurabiye götürüyormuş. Yolda yürürken bir
    ağacın arkasında kurdun burnunu görmüş..
    - "Kurt çık oradan seni gördüm" demiş. Kurt "hey Allahım! "demiş çıkmış.
    Kırmızı başlıklı kız yürümeye devam etmiş.. Az sonra çalının arkasında
    kurdun kulaklarını görmüş.
    - "Kurt çık oradan seni gördüm" demiş. Kurt "hey Allahım!" demiş çıkmış.
    Kırmızı başlıklı kız yürümeye devam etmiş. Biraz sonra bir kütüğün
    arkasından kurdun kuyruğunu görmüş..
    - "Kurt çık oradan seni gördüm" demiş. Kurt sinirlenip bağırmış...
    - "Ulan gördüysen gördün, iki saattir bi sıçtırmadın be
    #1360051 :)
  5. 329.
    Ülkenin birinde çok azgın bir kadın varmış, kimse bu kadını cinsel doyuma ulaştıramamış! En sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiş olsa olsa bu işi o becerir demişler ve onu çağırmışlar.. Nam-ı Kemal´in de "Ben bu işi ancak karanlık bir odada yaparım" diye özel bir isteği olmuş.. Neticede Nam-ı Kemal ve kadın karanlık bir odada başlamışlar sevişmeye... 1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuş ikisinde de tık yok... 24 saat sonra kadın artık pes etmeye başlamış ve seslenmiş: - "Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm!" - "Ne Nam-ı Kemal´ı abla ben Recep!" - "Recep mi? Peki Kemal? O nerde?" - "O dışarda bilet kesiyo abla"
    #1360064 :)
  6. 330.
    Çiftçi tavuklari için yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarci
    "Istediginiz herseyi bu horoz yapar" diye azgin mi azgin bir horoz satar.Adam
    çiftlige döner, horozu kümese koyar koymaz tüyler uçusur, gidaklamalar
    baslar. Çiftçi çok memnundur. Ama horoz çok azgindir, adam endiselenmeye
    baslar horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalisir, basaramaz. Neyse
    der, eve döner. Ertesi gün bir bakar ki horozun ayaklar havada dil disarida
    yatiyor ve hatta tepesinde bir akbaba ucusuyor. Çiftçi kendi kendine "eh iste geberdi" diye söylenir. Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarim agizla
    ve kisik sesle homurdanir. "Git lan git!.. Kaçiracan simdi akbabayi
    #1360081 :)
  7. 331.
    Bir ingiliz, bir fransız,bir amerikalı, bir türk işte bu defa onların eşleri bir araya gelmiş.
    önce ingiliz hatun baslamıs anlatmaya;
    - benim eşim öyle romantiktir ki her sabah eline bir gül alir o gülü tüm vücudumda gezdirerek beni
    uyandırır.
    Amerikalı atlamış hemen;
    - aaa benim eşimde çok romantiktir. Sabah ayak ucumuzdaki pencereyi açar hafif rüzgar ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu gezerek beni uyandırır ve eşim mutlaka başucuma bir çiçek bırakmıs olur.
    Fransız gülümsemiş kendinden emin;
    - bunlarda ne ki benim esim her sabah ayaklarımdan başlayıp tüm vücudumu ve en son da dudaklarımı öperek uyandırır beni, ben her sabah mutluluğun doruklarında uyanırım.
    Sıra türk hatuna gelince o şaşkın şaşkın diğerlerine bakmış ve demiş ki;
    - ben öyle o.ospuluklardan anlamam, çişim gelir uyanırım... *
    #1361512 :)
  8. 332.
    Bir müfettiş, ilköğretim okulu 2. sınıflardan birine teftiş için girer.
    Arka sıralarda oturan mahcup bir öğrenci müfettişin dikkatini çeker:
    "Kalk bakalım evladım. Alfabemizde kaç harf var, söyler misin?"
    Öğrenci 25 der ve başlar harflerin adını söylemeye. Yalnız 4 harfi söylemeden geçer.
    Müfettiş "Olmadı, 29 harf olması lazım." der ve harfleri yeniden söylemesini ister.
    Öğrenci harfleri tekrar söyler. Sonuç yine aynı: 25...
    Bu sırada uyanık bir öğrenci söz alır.
    "Öğretmenim o Fener lidir... U, E, F, A'yı bilemez..."
    #1362824 :)
  9. 333.
    Kızılderili'nin teki bizonlarını otlatıyormuş. Derken bir Kovboy gelmiş sormuş:
    - Köpek senin köpeğin mi?
    - O köpek benim olmak!
    - Onunla konu şabilir miyim?
    - Köpek konu şamamak!
    Kovboy köpeğe yaklaşır.
    - Nasılsın?
    - Fena değil! (Kızılderili şaşkın...)
    - Bu Kızılderili senin sahibin mi?
    - Evet.
    - Sana iyi davranıyor mu?
    - Evet, çok iyi. Günde iki kez tuvalet için dola ştırıyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor. (Kızılderili bu arada kafayı yemektedir)

    Kovboy Kızılderili'ye sorar.
    - Bu at senin atın mı?
    - O at benim olmak!
    - Onunla konuşabilir miyim?
    - At konuşamamak!
    Kovboy ata yaklaşır.
    - Nasılsın?
    - Fena değil! (Kızılderili daha da şaşkın...)
    - Bu Kızılderili senin sahibin mi?
    - Evet.
    - Sana nasıl davranıyor?
    - iyi. Bana her gün gerekli yürüyü şleri yaptırıyor, fazla yük bindirmiyor, günde 2 kere ve her terlememden sonra terimi siliyor ve içinde yiyecek ve yatakl ık olan ufak bir ahır inşa ediyor.(Kızılderili ne gözlerine ne de kulaklar ına inanmaktadır)

    Kovboy tekrar Kızılderili'nin yanına gelir.
    - Bu Dişi Eşek senin mi?
    - Eşek benim olmak, konuşmak ama çok yalan söylemek
    #1364559 :)
  10. 334.
    mısır'daki piramitlerden birinin içindeki mumya nın kaç yıllık olduğu ve kime ait olduğu araştırılmaktadır. 4 ekip görevlendirilir. ingiliz ekibi piramite girer, 2 gün sonra çıkarlar, " tahminimizce 4000- 5000 yıllık, ama kime ait olduğunu bulamadık" derler. fransızlar girer, 3 gün sonra çıkarlar, " 4500-4800 yıllık, kime ait olduğunu biz de bulamadık" derler. rus ekibi girer içeri 4 gün sonra çıkar, "4600-4700 yıllık, ama biz de kime ait olduğunu çözemedik" derler. ardından temel'in liderliğinde türk ekibi içeri girer, bir hafta, iki hafta derken sonunda dışarı çıkarlar, " bu mumya 4638 yıllık, 2. ramses'in ahçısı" derler. diğer bütün araştırmacılar şaşkındır, " nasıl ulaştınız bu bilgilere?" derler, temel cevap verir, "zor oldu ama konuşturduk i.neyi.."
    #1366420 :)
  11. 335.
    bill gates ölmüş.

    melekler bunu yanına çağırmışlar. senin hakkında karar veremiyoruz. cennetemi cehennememi koyalım diye.
    zira bilgisayar tarihinde önemli çığırlar açtın cennetliksin ama windows gibi bir başbelasını insanlığın başına sardın o nedenden dolayı cehennemliksin.
    git kendin karar ver nereye istiyosan seni oraya koyalım demiş.

    bill gates ilkönce cehenneme gitmiş. bakmış ki cehennem hiç anlatıldığı gibi bir yer değil. heryer masmavi denizler şelaleler üçan kuşlar güzel hatunlar. oo demiş burası süper. cehennem böyleyse cennet daha güzeldir demiş orayıda görmeye gitmiş.

    cennet'i görünce beğenmiş ama aklı hep cehennemde kalmış. zira cehennem daha güzel gelmiş kendisine.

    meleklere dönmüş. ben cehenneme gitmek istiyorum demiş. bunu cehenneme göndermişler.

    15-20 gün sonra melekler bill ne yapıyor acaba diye görmeye gitmişler.
    bakmışlar ki bill gates kütüklere yaslanmış sırasının gelmesini bekliyor yanmak için.
    melekler bill gates'e

    - nasıl beğendin mi cehennemi
    + hayır devamlı yanıyorum burda. bana cehennem böyle gösterilmemişti.
    - ha o mu. o senin gördüğün cehennemin ekran koruyucusuydu.
    #1370045 :)
  12. 336.
    4 genç kız günah çıkartmak için rahipin yanına giderler. 1. kız rahibe gider ve "ben bir erkeğin penisini sağ elimle sıvazladım" der. rahipte ona üst kattaki kutsal sudan sağ elini yıkamasını ister. böylelikle o günahında kurtulacağını söyler. 1. kız gider ve yerine 2. kız gelir. 2. kız rahibe gider ve "ben bir erkeğin penisini sol elimle sıvazladım" der. rahipte ona üst kattaki kutsal sudan sol elini yıkamasını ister. böylelikle o günahında kurtulacağını söyler. rahip, 2. kızı beklerken dışarıdan kavga sesi duyar. hemen kızların yanına gider ve neden kavga ettiklerini sorar. 3. kız "rahip ilk ben girmek istiyorum lütfen!" der. rahip ise "hayr senden önce gelene öncelik tanımalısın. sıranı beklemen lazım" der. bunun üzerine 4. kız "ya bu o kutsal sudan g.tünü yıkamadan önce ben bi ağzımı çalkalayım" der.
    #1370080 :)
  13. 337.
    Adam her nasil olduysa kucuk abdestini viski seklinde yapmaya baslar. Duruma ilk basta anlam veremez ama her aksam da karisiyla bardak bardak viski icmekten geri kalmaz. Bir aksam yine adamin efkarlanan karisi "Kocacigim, beni bir efkar sardi, bardaklari getireyim de viski icellim" deyince adam "bardaga gerek yok, bu aksam siseden takil" der.
    #1379227 :)
  14. 338.
    Arkadaslari çok çapkın olan ve her gün degısik bir kadinla birlikte olmayi huy
    edinen zengin bir isadamini evlendirmek istiyorlarmis. Sonunda uygun bir
    hanim bulurlar ve isadamina haber verirler. Ama isadami kadini yatakta
    denemeden evlenmek istemediginden arkadaslarina söyle der :

    - "Ben isadamiyim, numune görmeden böyle bir ise karar veremem."

    Isadaminin bu sözünü genç kadina ilettiklerinde ise, genç kadin
    tecrübesinden çok emin sekilde söyle cevap verir :

    - "Ben de is kadininim . Numune veremem ama istedigi kadar referans
    gösterebilirim ."
    #1380107 :)
  15. 339.
    Adamın biri ofiste bir bakmış yan masadaki
    çalışma arkadaşının (erkek) tek kulağında küpe var...
    Adam bir anlam verememiş çünkü arkadaşı aslında
    çok tutucu ve silik bir tipmiş..O yüzden de dayanamayıp sormuş:
    "Hey Joe.. küpelere ilgin olduğunu bilmiyordum."
    "Aaaa abartacak bir şey yok, sadece bir küpe işte..."
    "Sanırım ben yeni fark ediyorum.. ne zamandır takıyorsun o küpeyi?"
    "Eşim onu yatağımızın içinde bulduğundan beri"
    #1380119 :)
  16. 340.
    Dunyanin en unlu bira markasının patronlari toplantinin yapildigi otelin barina ugrumışlar. Corona' nin patronu gelmis, barmene seslenmis.. "Cek bir Corona".
    Bir sure sonra Budweiser' in patronu bara yanasmis.. "Ver bir Bud".
    Miller' in patronu bara oturmus.. "Miller" diye yumrugunu hafifce bara vurmus.
    Ardindan Efes Pilsen' in patronu bara gelmis. "Bir kola lutfen" demis.
    Diger patronlar kendisine hayret dolu gozlerle baktiginda su cevap gelmis:
    "Madem hic biriniz bira icmiyorsunuz, katilayim dedim"
    #1389494 :)
  17. 341.
    köyün birinde, o tarihe kadar kimse ayna görmemiştir.
    Adamın biri, ilk rastladığında, aynayı alıp bakmaya başlar.
    Ardından, aynada gördüğü kişiyi ölen kardeşi zannedip ağlamaya başlar :
    - Vay benim zavallı gardaşım, vay benim zavallı gardaşım.
    Aynayı koynuna alıp yatar.
    Hanımı, eşinin, aynayla
    yattığını görünce şüphelenir. Uyandırmadan adamı, aynayı alıp bakar.
    Öfkeden kudurmuştur.
    - Vay ! der heyecanla. Herifim, beni bir garıylan aldatır.
    Aynayı alıp, köyün şıhına gider.
    Aynayı göstererek Şıh Efendi, der. Benim herif beni bir garıylan aldatır. Aha garı da burdadır.
    - Şıh aynayı alıp, bakar.
    - Bacım, bu, bir garıdan ziyade, gavata
    benziir.
    #1389858 :)
  18. 342.
    Gümrük kapisindan bir Ingiliz, bir Fransiz, bir Türk geçmek için bekliyorlarmis.
    - Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye baslamis. Önce Ingiliz in valizine bakmislar.
    Içinden 7 adet don çikmis. "Niye 7 tane?" diye Ingiliz e sormuslar. O da
    - "Haftanin yedi gün var. Hepsi için bir tane. Pazartesi, Sali, Çarsamba..." demiş.
    - "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizlige bak adamlardaki.
    - Sira Fransiz in valizine gelmis.
    Açmislar bakmislar 8 tane don. "7 yi anladik da niye 8?" diye sormuslar.
    - Fransiz "Pazartesi, Sali, Çarsamba...Hergün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldim."
    demis.
    - "Vay be! Adamlardaki temizlige medeniyete bak!" demis görevliler.

    - Sira Temel e gelince açmislar bakmislar tam 12 adet don.
    - "Vay be! Ne varsa bizim insanimizda var. Su medeniyete, su temizlige bak!"
    - Sormuslar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermis "Ocak, Subat, Mart,......"
    #1389881 :)
  19. 343.
    Bir kadın kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış, lambadan cin çıkmış. Kadın hemen "Üç hakkım var değil mi?" diye sormuş.

    "Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardın vs vs vs. . . Ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma , Üçüncü Dünya ülkelerindeki düşük maaş oranları ve Güney Asya`daki Tsunami felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakkı verebilirim." demiş cin. "Evet söyle, nedir dileğin?"

    Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak, "Orta Doğu`da barış istiyorum." demiş. "Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, barışın tesis edilmesini diliyorum."

    Cin haritaya bakmış ve dehşetle: "Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini sanmıyorum. Başka bir dilekte bulun."

    Kadın birkaç dakika düşünmüş ve "Hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım, bilirsin. Hem düşünceli hem eğlenceli biri, mutfağı sevecek, ev islerinde yardım edecek, yatakta kaplan, annemin yanında kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve sadık olacak bir erkek diliyorum." demiş.

    Cin derin bir iç çekmiş: "Uzat şu kahrolası haritayı."
    #1392763 :)
  20. 344.
    algida firmasının asıl okunuşu alcida imiş. ama kimse algida demediği için çok bozuluyolarmış. birgün algida müşteri hizmetlerini bizim temel aramış. alcida ile mi görüşüyorum demiş. algida yetkilileri ilk defa biri alcida diyor diye sevinmişler. sonra nereden arıyorsunuz demişler. temel de ciresun demiş. * *
    #1401987 :)
  21. 345.
    Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.
    Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir... tam bu sırada farklı bir yerde bir kadın, kocasının
    cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp
    kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür .

    Kime : Sevgili karıma
    Konu : Yeni ulaştım.

    Tarih : 16 Mayıs 2004

    Benden haber aldığına şaşıracağından eminim.
    Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya
    yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini
    düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum.
    Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.

    Not : Burası çok sıcak.
    #1403523 :)
  22. 346.
    nesli tukenmekte olan bir ayi cinsinden dunyada sadece 2 tane kalmis. cok yasli olan erkek ayi sonunda olmus ve o ayi cinsinden dunyada sadece 1 disi birey kalmis. bilimadamlari oturup ne yapacaklarini dusunmeye baslamislar sonunda disi ayi ile ciftlestirmek icin birini bulmak icin gazeteye ilan vermeyi karalastirmislar.

    dunyada sadece 1 tane kalan disi ayi ile ciftlesmesi icin erkek adaylar aranmaktadir.
    ucret: 2000 dolar.

    aradan 1 hafta gecer gazetedeki ilani goren temel basvurmaya karar verir. ertesi gun hazirlanir ve bilimadamlarinin karsisina cikar ve;

    - ayi ile ciftlesmeye hazirim ama 2 sartim var, demis.

    bilimadamlari sonunda bir aday bulmanin sevinciyle;

    - tabi buyrun temel bey, derler.

    temel;

    - 1, dogacak bebege babalik yapmam.

    bilimadamlari daha zor bisi beklediklerinden rahatlar ve;

    - tamam bu sartinizi kabul ediyoruz, 2. sartiniz nedir?, derler.

    temel;

    - sadece 1500 dolar biriktirebildim, 500 dolari sonra getirecegegim....
    #1403605 :)
  23. 347.
    Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış. Kapıya yazmış... " Vizite ücreti 100 Dolar. iyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..." Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... Her gelen hasta iyileşip gidiyor... Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş... Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış... "Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum..." Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş: "Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin" Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş... "Ama Bu bok!!!!!" Doktor sakin, "Evet! iyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık.." Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş... Aradan birkaç ay geçmiş. Büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun .. "Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!" Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, "Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?" demiş. Adam, hemen itiraz etmiş, "Ama, o kutuda bok var!"... Doktor, "Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!...." Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı... Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra.. "Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, "Hemşire hanım sekiz Numaralı kutuyu getirir misin" diye seslenince, adam, tüm hırsıyla, "S.kecem,seni de sekiz numaralı kutunu da..." diye bağırmış.. Doktor gayet sakin, "Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz.
    #1404670 :)
  24. 348.
    doktorun biri doguda bir koye atanir. doktor kendi koyu ve cevre koyleri merak eder ve bir gun dolasmaya cikar. yorulunca koyun meydaninda bulunan kahvede ayran icmek ister. ayraniniicerken, meydanda bir kalabalik gorur. hemen kalabalik arasina dalar. bakarki yerde cok guzel bir kadin yatmaktadir. doktor hemen " ben doktorum acilin" der. kadini kucagina sldigi gibi en yakin bir eve goturur. ve derki " odayi bosaltin kadini muayene edecegim" bu arada iki merakli koylu biri digerinin omuzuna cikarak camdan odada neler olduguna bakarlar. usteki alttakine anlatir.
    -oglum doktor kariyi soyayi
    -soyar oglum doktor bu
    -oglum doktorda soyiniyi
    -soyinir olum doktor bu
    -oglum doktor kariyi ..ikiyi
    - ..iker oglum doktor bu der.

    her neyse kadin ayilir ve doktorun el ayagi opulerek ugurlanir. aradan aylar gecer ve doktor ayni dusunceyle koye gider ve yine bir ayran soyler tam icerken bakarki bir kalabalik, tam kalabaliga dalarken merakli koylulerden birtanesi doktorun yakasina sarilir ve..
    -doktor bey doktor bey seni allah gonderdi...muhtar emmi bayildi sabahtan beri ..ikiyoruz ayilmiyo
    #1406265 :)
  25. 349.
    adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:
    "amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş. kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...
    - "afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. bunun üzerine adam:

    "amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş tekrar, kadın çok bozulmuş ve:
    - "aman beyfendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi kibarca söyleyin" demiş. neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. en sonunda bankodaki kadın dayanamamış ve
    "ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş. müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş. müdür:
    - "beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?" demiş.

    bunun üzerine adam
    "azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu amına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum" demiş...
    bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek:

    - "ve bu orospu size yardımcı olmuyor ha...?"
    #1406288 :)