yahya kemal beyatli 


/ 3
kapat
  1. ahmet hamdi tanpinarın hocasıdır. diyalogrında hep taşı gediğe koyan, esprili bir insan*.
    #251621 (sesli, 16.05.2006 19:54)
  2. kendisi hayatını yalnız geçirdiği yazılan, üniversite hocalığı yapmış, türkçe hayranı zat.
    fransa'daki milli duygulardan etkilenip bunları türkiye'de uygulayan biridir ayrıca.
    onun verimli olmadığını düşünenler öldükten sonra on iki kitap yayınlanmasıyla şaşırmışlardır
    #367043 (darkolog, 22.06.2006 19:02)
  3. üniversite yıllarında aslından okuduğu fransız şairlerinin şiirlerindeki imge gücünü türkçede göstermenin işaretini geçmişin ihtişamı ile bugünün sefaletinde bulmuş insan.çapkın olduğu, tanıdığı insanlar üzerinde otorite kurma isteği taşıdığı aşikardır.asıl adı ahmet agahtır. nazim hikmetin annesi celile hanım ile birliktelik yaşamıştır. sağlığında kitap basmamıştır. vefatından sonra şiirleri, kendi gok kubbemizadı altında fethi cemiyetitarafından kitaplaştırılmıştır. yahya kemal müzesi, -kapalıçarşı tramvay istasyonunun biraz ilerisindedir-. sultanahmet tarafına doğru yürümek gerekir. şiirlerinin konusu, istanbul semtleri, musiki, osmanlının girdiği savaşlar, mabetler ve diğerleridir.
    #515667 (zinani, 09.08.2006 01:20 ~ 12:01)
  4. * (bkz: sessiz gemi)
    #515704 (hunlu, 09.08.2006 01:26)
  5. yahya kemal icin rubai

    Sen gittin gideli kuşlar anlamaz görünür
    Her acılan gülde yepyeni bir Sırâz görünür
    Bakışlar dağılırken denizin belleğinde
    Senin her sihrinde geçmiş bir yaz görünür

    hilmi yavuz
    #529792 (yasak merve, 12.08.2006 11:53)
  6. Bir iddaya göre nobele aday gösterilen fakat az sayıda eseri bulunduğu için nobel verilmesinden vazgeçilen,modernist türk şiirinin başlangıçı sayılan türk şairi.
    #555220 (diyonsos, 18.08.2006 23:23)
  7. türk şiirinin yüzakı.
    #588401 (grand ekinoks, 29.08.2006 16:59)
  8. (bkz: yahya kemal beyatlı lisesi)
    #588419 (kacak kelebek, 29.08.2006 17:04)
  9. (bkz: kendi gök kubbemiz)
    #611276 (haziran, 06.09.2006 06:31)
  10. türk edebiyatının en önemli şairlerinden, bana göre en büyüğü. türkçe'ye bu kadar hakim olup bu kadar duru şiir yazıldığını bir de yunus emre'de görmüşümdür, endulus te raks vardır ki film izler gibi okursunuz, kendi gok kubbemiz muhakkak okunmalı. istanbul aşığı, sayesinde istanbula daha yakından bakma fırsatına erişebiliyorsunuz. benzer bir şekilde başka bir şehirle özdeşleşmiş yazarımız ve özdeşleştiği şehir için
    (bkz: ankara)
    (bkz: yakup kadri karaosmanoğlu)
    #693628 (kisinin degeri aradigi seydir, 05.10.2006 00:18 ~ 08.10.2006 19:19)
  11. 2 Aralık 1884 yılında Üsküp'te doğdu. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. ilk öğrenimini istanbul'da Vefa Lisesinde tamamladı. Paris'e giderek (1903) bir yıl bir kolejde Fransızcasını ilerlettikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Dokuz yıl kaldığı Paris'ten döndükten (1912) sonra, istanbul'da üniversitede çeşitli dersler okuttu (1915-1923),

    Urfa milletvekili oldu (1923); Varşova (1926), Madrid (1929) Ortaelçiliklerine atandı, Tekirdağ (1935-1942) ve istanbul (1943-1946) milletvekilliklerinde bulundu.

    Büyükelçi olarak Pakistan'a gitti (1948), bir yıl sonra emekliye ayrılarak yurda döndü (1949).1958 yilinda vefat etti. Rumelihisarı mezarlığında gömülü. Spor ve Sergi Sarayı civarındaki parka bir anıtı dikildi (1968) Kişiliğini Paris'te okurken ünlü tarihçi Albert Sorel'in derslerinden aldığı tarih zevkiyle, Fransız şairlerinin (Jean Moreas, Baudelaire, Verlaine, vb.) ölçü ve biçim güzelliklerinde buldu.

    Paris'e gidişi, II. Abdülhamit baskısından bir kaçış olduğu halde, orada siyasi faaliyetlere katılmayarak sanat çevrelerinde kendini yetiştirdi. Paris öncesi Hamid ve Servet-i fünun şiiri etkisinden kendisini böylelikle kurtardı, klasik divan şiirimizi Batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla ele aldı. Avrupa dönüşü Yeni Mecmua'da "bulunmuş sayfalar" başlığıyla yayımladığı gazel ve şarkılarla tanındı (1918). Bu neoklasik şiirler, onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi, sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin genel olarak Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür.

    Onda tarih, vatan, millet ve istanbul sevgisi, hep bu açıdan işlenir. Osmanlı medeniyeti yüzyıllar boyu en yüce eserlerini istanbul'da yarattığı için, Yahya Kemal'deki istanbul, Boğaziçi ve Türk musikisi hayranlığına, tabiat güzellikleri yanı sıra, tarih değerleri de girer. Duygu, düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair, pek çoğuna hikaye karakteri verdiği lirik-epik şiirlerinin konularını aşk, tabiat, deniz, ölüm ve sonsuzluktan da alır. iç ahengi her şeyden üstün tutuşu, şiiri "musikiden başka türlü bir musiki" kabul edişi; "Ok" şiiri bir yana, bütün şiirlerini, bu ahengin sağlanmasına daha elverişli gördüğü aruzla yazmasına sebep oldu Yahya Kemal, şiirlerini, makale ve hikayelerini sağlığında kitaplarda toplamamış, eserleri dergilerde, dağınık kalmıştı.

    Ölümünden sonra dostları ve hayranları tarafından bir Yahya Kemal'i Sevenler Cemiyeti kurulduğu gibi, istanbul Fetih Cemiyeti'ne bağlı bir de Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi açıldı (1961). Bu Enstitü'nün yayımlamaya başladığı Yahya Kemal Külliyatı'nda şairin ilk üçü şiirlerini; diğeri makale, deneme ve anılarını derleyen şu eserleri çıktı: Kendi Gök Kubbemiz (1961), Eski Şiirin Rüzgariyle (1962), Rübailer ve Hayyam Rübailerini Türkçe Söyleyiş (1963), Aziz istanbul (1964), Eğil Dağlar (1966), Siyasi Hikayeler (1968), Siyasi ve Edebi Portreler (1968), Edebiyata Dair (1971), Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (1973), Tarih Müsahabeleri (1975), Bitmemiş Şiirler (1976), Mektuplar-Makaleler (1977) Hakkında yayımlanan kitapların sayısı yirmiyi geçer.
    kaynak: http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=259
    #707035 (mulayim, 07.10.2006 21:00 ~ 01.11.2006 18:57)
  12. Eylül sonu adlı şiiri ile unutulmazlar arasındadır.

    günler kısaldı. kanlıca'nın ihtiyarları
    bir bir hatırlatmakta geçen sonbaharları.
    yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
    yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa...
    içtik bu nadir içki'yi yıllarca kanmadık...
    bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!
    ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
    lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.
    hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,
    bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.
    #707110 (steril mikrop, 07.10.2006 21:15)
  13. Ankara yenimahallede bulunan bir düz lise.Gencligimin geçtiği lise.
    (bkz: heyy gidi günler)
    #715126 (imhotepwr, 09.10.2006 14:08 ~ 14:12)
  14. Süleymaniye'de Bayram Sabahı

    Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
    Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye'de
    Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
    Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
    Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
    Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
    Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir,
    Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
    Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!..
    Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu...
    Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
    O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
    Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık
    Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık;
    Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
    Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya.
    Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor,
    Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor.
    sözlüke bayram hediyesi olsun....
    #773484 (bilgehan, 25.10.2006 16:07)
  15. şairlerin bir çoğunu "üstad" diye bahsettikleri, yetenekli, büyük şair.
    #774508 (ncldlbz, 25.10.2006 22:03)
  16. an itibariyle ölümünün 48. yilini unutmadigimiz şair.

    şair hakkında nazım hikmet'in görüşü ise;

    "Yahya Kemal'i, beni lütfen iyi anla, şair olarak değil, USTA olarak, Türk şiirinin tekniğine büyük hizmetler etmiş bir insan olarak, kendi tarzında ve zihniyetinde kültürlü ve çok zevkli bir hoca olarak pek sever ve pek beğenirim. Ve bu taraflarını inkâr etmem ve edenlere karşı kavgaya hazırım. Fakat, sanatkârlığını atarsam, şairliği, anlatabiliyor muyum, iki gözüm, ŞAiRLiĞi mühim değildir. Politikada ve cemiyette tesiri ise, benim telakkime göre geri ve mürtecidir..."
    #798475 (adini unutan adam, 01.11.2006 12:56)
  17. istanbul aşığı şair. öyleki; ankara da diplomatlık yaptığı yıllarda kendisine sorulmuş bir soruya verdiği cevap pek ilginçtir:

    - ankaranın en çok nesini seviyorsunuz?
    + istanbul dönüşünü.

    munir nurettin selcuk bir çok şiirini bestelemiş, harika eserler yaratmıştır.
    #798589 (lazy pigeon, 01.11.2006 13:38)
  18. 1922'de urfa milletvekilliği ve sonra değişik illerin milletvekilliğini üstlenmesinin yanı sıra dışişleri görevlisi olarak politik alanda önemli işler üstlenmiştir. Fakat onun asıl önemi sairligindedir.

    istanbul ile ilgili şiirlerin en güzellerini yazmıştır şair. Şiirleri munir nurettin selcuk, ahmet avni konuk, refik fersan, osman nihat akin gibi bir çok besteciye ilham kaynağı olmuştur.

    (bkz: kar musikileri)
    #811011 (atipik, 04.11.2006 00:01 ~ 16.11.2006 09:40)
  19. uskup'te doğmuştur. şiirlerinde doğduğu yere olan özlemini görmek mümkündür. annesine çok düşkündür. annesi için birçok şiir yazmıştır. annesinin ölümünden babasını sorumlu tutar. babasıyla para alışverişi dışında muhattab olmaz. bir aydınlık şairidir. mükemmeliyetçi bir kişiliğe sahiptir. bitmemiş şiirler adlı kitabında bitiremediği eserler yayınlanmıştır. mükemmeliyetçi bir şair olduğu için sağlığında şiirlerini kitapta toplayamamıştır, öldükten sonra yahya kemal enstitusu kitaplarını basmıştır.
    #924903 (eagle is free, 29.11.2006 10:39)
  20. istanbul aşkı' nı aziz istanbul şiiriyle ortaya koymuş büyük şair. şiirlerinin yanısıra bitmeyen iştahıyla da tanınırdı. türk edebiyatında en sevdiği eserin yemek menüsü olduğunu, dost sohbetlerinde esprili bir dille anlatırdı.
    #924921 (abberline, 29.11.2006 10:50)
  21. bazı edebiyatçılarımız hakkında aşağıdaki yorumlarda bulunmuş şair.

    "ahmet hasim şiirden ne anlar...nazim hikmet şair değildir...halit ziya hiçbir şey değildir...sait faik çok şişirildi...oktay rifat da, orhan veli de cahil ve geri kimselerdir..."

    (bkz: yorumsuz)
    #1073340 (vernon sullivan, 29.12.2006 01:18)
  22. mina urgan'ın kitabında okuduğuma göre - ki çok hayal kırıklığına uğramıştım - yahya kemal, kurtuluş savaşı' na katılmamak için, bizzat atatürk'e gidip yalvaran ve kendisinden vekillik talep eden şairimizdir... ayrıca şiirlerinin de fransız şair baudelaire' den esinlendiği söylenir edebiyat çevrelerinde. yine de şüphesiz çok güzel şiirlerdir onlar....
    #1073364 (dalgali kur, 29.12.2006 01:24)
  23. istanbul'un semtlerini şiirleştirilmiş şişko. istanbul un fethini goren uskudar, koca mustapasa, istinye,fenerbahce, maltepe, moda da mayis, erekoyu nde bahar istanbul odaklı şiirleridir. salt boğaza yakın düşen yerleri şiirlerini sokmasını, yahya kemal zamanında eski istanbul, kenar mahalleli istanbul, ucra istanbul gibi ayrıştırmalar olmamasında aramak gerekir. bugün bir tane daha yahya kemal çıksa o da fatih'i, sulukule'yi, halkalı'yı, eyüp'ü anlatmayı tercih eder haliyle. olmadı mecidiyeköy'de, profilo alışveriş merkezine varmadan istanbul'u yamaçlardan izleyebilme olanağı sağlayan moloz dolu, çöplük niyetine kullanılan arazilerin şiirini yazabilir.
    #1109450 (zinani, 05.01.2007 14:15)
  24. GÜFTESiZ BESTE



    Sizi dün bekledim o yollarda

    Ki gezindikdi bir zaman karda,

    Kararan gözlerimle rüzgârda

    Sizi dün bekledim o yollarda!...



    Sanıyordum unuttunuz adımı,

    Dediniz hissedince maksadımı:

    "Beni hâlâ bu genç unutmadı mı

    Ki bugün bekliyor bu yollarda?"



    Nice sevdâlılarla sevgililer

    Aşkı yollarda böyle beklediler!

    Nice sevdâlılar da var ki diler

    Akşam olsun bu kuytu yollarda
    #1138741 (handushka, 11.01.2007 19:28)
  25. nazim hikmetin hocasıdır. rivayet o dur ki nazim hikmetin annesine sevdalanmıştır. bunu öğrenen nazım hikmet,bir gün gizlice üstadın cebine bir not bırakır ve o günden sonra üstad bu sevdayı kalbine gömer ve o eve bir daha uğramaz.

    ''hocam olarak girdiğin bu eve babam olarak da gireceğini düşünme'' .
    #1431454 (butlan, 20.03.2007 00:04)
/ 3
© 2008 - uludağ sözlük

yahya kemal beyatli başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. yahya kemal beyatli ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yahya kemal beyatli nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» agzina biber surerim » sozlukten yemek tarifi almak » mehmet ekinci » uludagsozlukteki gizli cevherler » mersin » alternatif futbolcu isimleri » scott tenorman must die » hedef turkiye » batikent » tindersticks a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci