varolmanin dayanilmaz hafifligi 


kapat
  1. çekoslovakyalı yazar milan kundera'nin bir romanı.
    (sıçtırtma lamasına, 17.01.2006 21:45)
  2. kitabın adı her yere uyarlanan bir tamlamaya dönüşse de, son derece etkileyici, okunası, akılda kalası bir romandır, tıpkı tüm diğer kundera kitapları gibi. kimlik, gulunesi asklar, olumsuzluk vs...
    (cikarinbeniburdan, 17.01.2006 22:16 ~ 09.02.2006 22:16)
  3. sessiz sinemada sorulmasi ayiptir, yaziktir, günahtir.
    (bkz: sessiz sinema da sorulmasi ayip olan filmler)
    (atan alir spor, 08.02.2006 23:25)
  4. Kitabı konu alan bir filmde çekilmiştir hatta bu ay cnbce'de verilecektir
    (Crusty, 09.02.2006 12:15)
  5. Yönetmenliğini Philip Kaufman'ın yaptığı Senaryosunu Jean-Claude Carrière , Philip Kaufman'ın yazdığı 1988 yapımı film..

    Oyuncular
    Daniel Day-Lewis (Thomas)
    Juliette Binoche (Tereza)
    Lena Olin (Sabina)
    Derek de Lint (Franz)
    Erland Josephson (Büyükelçi)
    Pavel Landovský (Pavel)
    Donald Moffat (Başcerrah)
    Tomek Bork (Jiri)
    (ferrole, 09.02.2006 13:06)
  6. milan kundera tarafından yazılmış oldukça güzel bir kitap.ağarlık mı daha idealdir yoksa hafiflik mi? olmali mi olmamali mi? gibi güzel sorular sorar...
    (pasifagresif, 18.04.2006 10:15)
  7. milan kundera'nın aşmışlığının en büyük kanıtı, arka kapakta yazanları okuyan kişi bile feyz alır.
    (sayborglardasever, 07.06.2006 01:57)
  8. milan kundera'nın bok yemesi.ulan kitabın içeriğine lafım yok da,o ne biçim isim öyle.bir düşün yav,varolmak hafif bir şey midir? ağır bir şey midir?hele dayanılabilir mi?dayanılamaz mı?

    kitaba isim lazımdı, bunu buldum.ne güzel istanbul.ne güzel prag.

    ha kitabın adını varolmanın dayanılmaz hafifliği koymuşsun *, ha da "tulumba tatlısı yaptım,at yarağından"koymuşsun.
    (prestij muzik ailesi, 07.06.2006 02:28 ~ 03.10.2007 14:55)
  9. sabah korkunç bi rüyadan uyanıp hala yaşadığını farkedince bi an için içine girilen durum.nefes almaya devam et.
    (exgi, 04.08.2006 13:03)
  10. (bkz: madde mi ağır mana mı?)
    (lazy pigeon, 08.08.2006 04:53)
  11. bizleri erotik dostluk kavramıyla tanıştırmış roman. fuckbuddynin daha edebi ve entelektüel haliyle.
    (williamhowardtaft, 10.08.2006 15:02)
  12. başarılı bi kundera eseridir. içeriği ancak farklı bakış açılarından düşünüldüğünde gerçekten verrmek istedği değerler anlaşılır.
    (dnzznd_tmbl, 21.10.2006 13:06)
  13. çek yazar milan kundera' nın, çek cumhuriyetindeki ilk baskısını, çıktıktan 20 sene sonra yapıp bestseller olan başyapıtı.
    (abberline, 16.11.2006 00:42)
  14. -ooh baba nasıl hafifledim varyaaa.. iyi ki varız burdayız hayat güzel..
    -osurdun gene di mi lan!
    (woolloomooloo, 16.11.2006 00:47)
  15. çağın yarattığı imaj ve kişilik bombardımanı!
    her yerden fırlayan yüzler, hayatları, ilişkileri, ruh halleri, özel hayatları...kendimizi unuturken neden ilgiliyiz bu kadar başkalarıyla?
    bizi tanımayan yüzlerce insan tanıyoruz bütün gereksiz ayrıntılarıyla! bir kağıt kalemle yüzlerce isim-soyisim yazabiliriz kendi varlığımızdan ağır. ne için bu kadarı? kendimizi unutmak için mi?
    kendini unutabilmenin mutluluğuna ve hafifliğine sığınacak kadar korkaklaşmış kitleler yaratıldı . bütün dünyanın kentsel popülasyonlarında görülen bir rahatsızlık rahatsızlık olabilir miydi artık ?
    televizyon kanallarından, gazetelerden, dergilerden, billboardlardan akan net görüntüler ,net fotoğraflar, net yüzler, net hayatlar! hepsi uzun zamandır kendimizden daha net! hepsi kendisini unutsun diye biraz insan...tüm bu magazin, zevzeklik ve şamata!!!
    ıı.dünya savaşı, soğuk savaş derken ağırlaşan yaşamla keşvetti insanlık bu modern mutluluğu , kendini unutuşu...
    60'larda kendini unutarak mutlu olan insan denince akla sadece uyusturucu geliyordu. büyük kitlelerin bu unutuşla mutluluğu buluşunun ilk çoğul ve somut keşfiydi. sonra hippi dönemiyle müzikte katıldı bu unutuşa. alanlar doldu taştı kendini unutmak için yarışanlarla ...ilk grupie'lerin ağzından döküldü , " kendimi unutmak için durmadan sevişmem lazım " sözü. kendini hatırlatacak kadar sıradanlaşırsa yeni bir başkasıyla.
    70'lerde siyaset keşvedildi birden! kendini unutmak isteyen ülkem genci yeni bir morfin bulmuştu işte. kimdi , neydi , ne için yaşıyor ya da ne için savaşıyor ya da neyle savaşıyor bilmiyordu ...ve bu vakumunda anlamların , bu unutuşunda kendini , garip bir mutluluk vardı!
    daha sonraları kendilerini unutmaları için sanatla ilgilenen insanlar yaratıldı.sanat kendini sanatla unutanlarla, kendini unutmak için yarışanlarla pazarlanır oldu. tüketim toplumu yaratılabilirdi. bir saatlik bir filme gidip hayatını unutmak isteyenler , kendini unutturmayı başardığı için alınan albümler, gidilen konserler, gece kulüpleri, trance partiler...
    sanatın ve daha sonra giderek eğlencenin her yanına yayıldı kendini unutmak için yarışanlar.
    sonra hobiler satılmaya başlandı bu kendinden kaçmak için yalvaran kitleye...al, uğraşırken yeteneğini geliştirir, kendini unutursun diye !
    kartondan evler yaparak başladı çoluk-çocuk-genç-yaşlı...sonra hanımlar robadan elbise dikme derdine kendinden geçti.makrame, sarkaç , dikiş, nakış ...önce tetris , sonra sudoku oldu unutuşun adı. ellerden düşmedi.
    sonra herkes muzisyen oldu, rock yaptı, rap yaptı ...her genç sırtında gitar kılıfı stüdyoları doldurdu .kimse sormadı " ulan herkes müzik yaparsa kim dinleyecek bizi diye "
    herkes fotografci oldu , herkes kendi programının yonetmeni oldu, skeç videolar hazırladı , paylaştı ,yarıştı ,deliler gibi izledi ...
    bu arada kendini futbolla unutabilenler kavga ettiler stadlarda. annelerinin galatasaraylı olduklarını unutup küfrettiler galatasaraylıların götüne. kimi kızının , kimi eşinin...
    kendini unutsunlar diye tv kahramanlari yaratıldı. kocasıyla kaç gündür sevişmediğini bilmeyen kadınlar tv camı karşısında sabahladı gözetledikleri evde bu gece sevişen olacak mıydı diye...
    sevişler gitti kavgalar geldi kendini unutmaya birebir. sizin kendinizle başbaşa kalmanıza müsade etmeyecek kadar çok konuşan kaynanalar yaratıldı...
    sonra kendi hayatlarını bir süre unutsunlar diye yazılmış populer kitaplar çıktı. mistik hurafeler, gizemler, efsaneler...kendi iç gizemlerinden bihaber da vinci peşinde koşanlar , hatta çocuklar tarafından bile okunan potter!
    sunu yap bunu yapma kitaplari yeniden keşvedildi yayıncılar tarafından. tam da kendini unutmak isteyen bu doymak bilmez kitlenin oyalanacağı şeydi işte. şunu yap bunu yapma, kendini unut, kendin olma!
    kendi hikayelerini unutsunlar 45 dakika diye diziler yapıldı. gösterişli hayatlar, entrikalar, büyük aşklar... " bir adaya düşseydiniz ..." klişesiyle dünyayı kurtarışlardan , bir mafya babasi türkiyeyi kurtarışlara kadar geniş unutuşlar...
    hepsi sattı!
    izdihamlar yaratarak sattı!
    satışa çıktıkları ilk gün ,
    vizyona çıktıkları ilk gün ,
    sahne aldıkları ilk gece,
    yayınlandıkları ilk gün...
    insanlar kendilerini unutmayı sevmişlerdi ve bu ucuz mutluluk ve hafiflik yetmişti onlara..

    herkes deliler gibi kendini unutmak istiyordu; oysa, mutlak bir hukumdar gibi davranmaktan vazgeçmeli, yüksek rutbeli saray nazirlarının anlattıklarıyla yetinmeyip halka bizzat kendimiz inmeliydik! bilmeliydik unuttuğumuz "ben"i ...
    "önce kendi içine dal! derinlerde ara ne istediğini! ilkin kendini tanı! ancak o zaman neden illede hastalığa yakalanmak gerektiğini anlar ve belki kollarsın unutmamak için kendini. s.freud"
    kundera'nın ironisini bile anlayamadık; "varolmanin dayanilmaz hafifligi"
    ve bu hafiflik , savaş ortasında bir doktorun kendini unutarak bulduğu ucuz mutluluğa razı olmasıyla başladı...
    (orphaned land, 23.07.2007 17:24 ~ 17:25)
  16. Bazen insan bir imgenin peşinden bir ömür koşabilir. TOMAS iÇiN Tereza sazdan bir sepete konulup, nehir aşağı bırakılarak kendisine yollanmış bir çocuktu. BUNU seviştikleri ilk gecenin sonunda ateşlenen tereza'nın başucunda beklerken düşündü tomas. Ve bir ömür boyunca yarattığı bu imge tereza'ya bağladı onu. birisine merhamet duyarak sevmek gerçekten sevmek değildir diyordu oysa. bazen bir tebessüm, bir bakış, bir imge bir ömrü tüketebilir. Bazen sazdan sepetler içerisinde size yollandığına inandığınız bir çocuk için yollar sofokles'e kadar varabilir. bir ideale aşık olursanız eğer saçları başka kadınların vajina kokularına bulandığında dahi sonsuz bir aşk duyabilirsiniz tereza gibi.

    ha bir de orjinal adı olan nesnesitelna lehkost byti başlığında incelenseymiş keşke.
    (coffeeandcigarettes, 24.08.2007 10:20)
  17. Her insanın okuması gerektiğine inandığım, derin anlamlar içeren bir milan kundera eseridir.
    (dnzznd_tmbl, 24.08.2007 10:31)
  18. klişe bir söz öbeği doğurmuş roman. * ' olarak portresi ' gibi. * *
    (zinani, 19.09.2007 21:21 ~ 21:23)
  19. (bkz: göt olmanın dayanılmaz hafifliği)
    (chari, 19.09.2007 23:16)
  20. sahip olduğumuz gerekli gereksiz, maddi manevi "herşeyden kurtulmak istiyor muyum?" sorusuna verdiğimiz olumlu cevabın doğurabileceği sonuçlardır.
    (kenan, 29.01.2008 18:44)
  21. (bkz: litost)
    (bartleby, 29.01.2008 18:52)
  22. olsa olsa 21 gram'ın sezaryenle doğumundan mütevellittir...aldırılanlar varmış ki yazık.
    mezartaşlarının dayanılmaz ağırlığından a)iyidir? b) kötüdür?...
    kilo kaybında öz'ler..ağırlaşmaklazımacancağızımağırlaşmak.taşlaşmadan.
    (nickless cage, 31.01.2008 14:08)
  23. daniel day lewis 'in durmadan sevişen bir doktoru canlandırdığı uzun ama çok uzun olan film.
    (alone with everybody, 15.03.2008 23:29)
  24. erotik bir roman'a hafif kaysa da olguların cinsel istek uyandırıp uyandırmasıyla değil, hayatımızda bıraktığı etkilerle uğraşan kitaptır. işte 70'leri falan anlatır aynı zamanda o zamanların havasını da gayet iyi katmıştır olaylara.
    edit: ayrıca ismindeki 'dayanılmaz' sözü, tahammul edilemez şeklinde anlaşılmalıdır.
    (bkz: büyük yürüyüş)
    (bkz: es muss sein)
    (bkz: einmal ist keinmal)
    (friday night, 08.05.2008 02:14 ~ 02:44)
  25. "varolmanın dayanılmaz ağırlığı" olarak çevrilse tam süper olacak önerge yargı his düşünce cümlesi bilmem nesi.
    (lost control, 08.05.2008 02:41)

© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» asli tandogan » parametre » club atletico de madrid » farkli olmak » insan mal olmasin » sabri sarioglu nun ac milan a transfer olmasi » necatibey egitim fakultesi » uzun sac » ali kesen » youporn » yigit ozgur esprileri » 12 mayis 2008 sebnem ferah eskisehir konseri » tv de son kez » cenk isler » otobuste tavuk doner yiyen adam » mevsimsel alerji » tuncay ozkan » islam » tepesersemi » uc karim var size ne » varna » der uhte » sex pistols » okula gitmemek icin soylenen bahaneler » bi ishal olmusum bardaga koy ic » ogzi » le temps qui reste » kursun gecirmez sapka » ardi ardina bkz veren ibne a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa