uludag roman 


/ 3
kapat
  1. cenifır o gün işten erken dönmüştü. kocası ceyk gelmeden önce bir duş alıp rahatlamak istiyordu. fakat içinde bir huzursuzluk vardı. banyoya girip sıcak suyun gelmesini beklerken salondan bir ses geldi...
    #104636 (arjen robben, 07.03.2006 16:13)
  2. önce sesi önemsemeyen cenifır, tıkırtılar devam edince tedirgin oldu ve salona geçti, kedinin vazonun kırıklarıyla oynadığını görünce başını sallayarak gülümsedi ve tekrar banyoya yöneldi bu sırada kendini izleyen bir çift gözden habersizdi .....
    #104647 (olric, 07.03.2006 16:19)
  3. yavaş yavaş eteğini, bluzunu ve kocası ceyk'in geçen yılbaşında hediye ettiği kırmızı donu çıkardı. küvetin yarısını suyla doldurup onunla oynamak heyecan veriyordu cenıfır'a. nihayetinde suya girip o sevgili ördeğiyle oynamaktaydı. fakat bir an elektrikler gitti...
    #104667 (arjen robben, 07.03.2006 16:30)
  4. karanlıkta hiç bir şeyi seçemiyordu, ancak sesleri duyuyordu, ayak seslerini...el yordamıyla bulduğu bornozunu sırtına geçirip küvetten çıktı. tedbir olarak bıraktıkları mum ve çakmağı kolayca bulup yaktı, korku içinde banyoda beklerken yaklaşan ayak sesleri kanını donduruyordu...
    #104705 (olric, 07.03.2006 16:47)
  5. korkuyla karışık, ceyk'in gene elektrik faturasını ödemediğini düşündü. belkide "programsız kesintiler"den biridir. diye gecirdi aklından.
    #104820 (pilotmont, 07.03.2006 17:44 ~ 12.07.2007 21:17)
  6. son duyduğu banyo kapısının açılma sesiydi, içeri giren ise .......
    ceyk'ti
    korkuyla ceyk'in boynuna sarılırken, ceyk'in tavırlarında bir gariplik sezdi
    bu ceyk değildi sanki ...
    #104843 (olric, 07.03.2006 17:57)
  7. çünkü ceyk'in insanın içini ısıtan o sıcaklığını hissedememişti cenifır. tam bunları düşünürken üst kattaki eltisinin evinden bir çığlık duydu...
    #106174 (arjen robben, 08.03.2006 16:12)
  8. zaten soğuk bakan ceyk'in garip tavırlarına aldırmadan üst kata koştu, kapıyı yumruklamasına rağmen eltisi vidney kapıyı açmıyordu, içersen ses de gelmiyordu, tam vazgeçip aşağıya koşacakken kapı açıldı, gözünün feri sönmüş vidney kapıda belirdi. tuhaflığa anlam veremeyen cenifır seslerin sebebini sordu. şaftı kaymış vidney ses duymadığını söyledi, ayaküstü yapılan tuhaf konuşma sonrası aşağı inmek üzere arkasını dönünce ceyk ilen burun buruna geldi onun hiç ses çıkarmadan oraya nasıl gelmiş anlam veremesede sesini çıkarmadı. Neler olup bittiğini anlamak için beklemeye karar verdi. tam ineceklerken vidney onları kuru fasulye yemeye davet etti, ceyk'in çok sevdiğini söylemeyi de unutmadı, ama cenifır'ın da unutmadığı bi şey vardı ceyk kurufasulyeden nefret ederdi...
    #107150 (olric, 09.03.2006 11:13)
  9. çünkü ceyk birkaç sene önce tatil için gittiği türkiye'de yediği kuru fasülye sonucu motoru bozmuş, karısı cenıfır'a acayip rezil olmuştur. ama allem küllem edip ikna ederler ceyk'i ve vidney'in evine giderler. ocağın altını açmak isteyen vidney çakmağın yanmasına rağmen ocağı niçin yakmadığına bir türlü anlam veremiyordu...
    #107157 (arjen robben, 09.03.2006 11:18 ~ 11:19)
  10. bunun nedeni ceyk'in ocağa giden gaz borusunu kesmiş olmasıydı, yavaş yavaş odaya yayılan gaz daha fark edilcek bir seviyeye ulaşmamıştı. o sırada ceyk tuvalete gideceğini söyleyerek aceleyle kalktı. tuvalete girer girmez kapıyı kilitledi ve daracık banyo penceresinden sığmaya çalıştı. ancak bu imkansızdı. sifonu çekerek tekrar cenifır ve vidney'in yanına döndü. soğuk terler dökmeye başlamıştı ceyk. "sizde turşu var mı?" diye sordu birden bire, "kurufasulye turşuyla yenince bir şey olmuyomuş." vidney böyle bir şeyin varlığından habersizdi. ceyk hemen kendini dışarı attı. arabaya bindi ve evden uzaklaşmaya başladı. o sırada etrafta bıraktığı parmak izleri aklına gelmişti...
    #107189 (mrstrange, 09.03.2006 11:47)
  11. bir anda donup kalmıştı. çünkü evde bıraktığı parmak izleri los encılıs polisi tarafından çarçabuk ortaya çıkarılacak ve ceyk'in kimliğini deşifre edecekti. hemen arabadan inip koşar adım eve girdi. lakin vidney ve cenıfır yerde yatıyorlardı. bayılmışlarmıydı acaba?..
    #107193 (arjen robben, 09.03.2006 11:51)
  12. evde gaz kokusu hissedilmeye yeni başlıyordu nabızlarını yokladı ölmüşlerdi ... ama bu kadar çabuk olmasına imkan yoktu ki! bir şeyler ters gidiyordu, ama ceyk'in bunları değerlendirecek vakti yoktu, bir an önce ortadan kaybolmalıydı. bir an önce ortalıktaki parmak izlerini yok etmeliydi, harekete geçti jenifır'ın üzerinden atlarken ne kadarda yabancı olduğunu düşündü. son bi kez daha baktı, o sırada kafasından süzülen kanı gördü, odada göz gezdirdi mutfak kapısından bir karaltı geçti gibi oldu sanki??
    #108622 (olric, 10.03.2006 12:43)
  13. neyse dedi içinden. koşarak sokağa çıktı. bu arada karşı binadaki komşunun oğlunun bilgisayar başında birşeyler yaptığını gördü. yoksa liderleri bu çocuk muydu?..
    #129023 (arjen robben, 24.03.2006 11:12)
  14. binanın yangın merdivenini kullanarak 2. kattaki çocuğun odasına ulaştı. explorer'da bişeyler yapıyordu çocuk. mike kafasını pencereden içeri sokarak çocuğun hangi sitede olduğunu görmek istiyordu. adres çubuğunda ".w..u.....s....k..c." gibi bişeyler yazıyordu. tam anlayamamıştı mike ama kesin birşeyler yolunda gitmiyordu..
    #129032 (arjen robben, 24.03.2006 11:16)
  15. kafasını daha da içeri sokunca çocuğun uludağ sözlükte entry girdiğini farketti fakat bi alaka kuramadı. bir süre sonra kendisinin uludağ roman'ın baş kahramanı olduğunu anladı. "seni bir gün yenecem ulan los angeles" dedi ve gitti.

    -------bitti--------

    emeği geçen herkese teşekkür..
    #129039 (arjen robben, 24.03.2006 11:19 ~ 11:21)
  16. (bkz: uludag roman 2)
    #198593 (arjen robben, 25.04.2006 23:32)
  17. bu roman burada bitmez.
    #1144063 (tatlı su levregi, 12.01.2007 21:55)
  18. artık kendimi toparlamalıydım.adam gibi bir yazar olup adam gibi romanlar yazmalıydım.eski notlarımı kurcalarken 7 mart 2006'da başlayıp 24 mart 2006'ya kadar yazdıklarıma göz gezdirdim. cenıfır da kimdi. ne kadar berbat bir başlangıç yapmışım o zamanlar. o kadar günde ne kadar az şey yazmıştım. hepsini yırtıp attım. yeniden en baştan başlamaya karar verdim. senaryoyu kurguyu kahramanları yeniden oluşturmalıydım onlara can vermeliydim satırlarımla.ama ilk önce kafamı toparlayabilmek için rahatlamaya ihtiyacım vardı.bu yüzden yüzümü yıkayıp sabahın 6'sında sokağa çıktım. şehrin göbeğindeki park yaz sabahının ılıklığını minik serçelerle paylaşıyordu.etrafta kimsecikler de yoktu.bir banka oturup düşünmeye başladım.
    #1920121 (e fe, 12.07.2007 20:17 ~ 20:18)
  19. (bkz: uganda milli futbol takımı)
    #2194354 (cNyT, 25.08.2007 01:30)
  20. o sırada cebinden 100 kontör çıkardı ve;
    - ben kontörün konuşulmamış olanını severim, diye kükredi.
    #2194359 (dekadans, 25.08.2007 01:30)
  21. çalılıkları inek yemişti, inek su içmiş, su dağa kaçmış, dağ da g.tüme girmişti.
    #2194384 (dekadans, 25.08.2007 01:34)
  22. allah belamı versin yine saçmalıyordum, en iyisi tekrar uykuya dalayım dedim ve zıbardım.
    #2194459 (limpid, 25.08.2007 01:44)
  23. yatamadım, sıcaktı hava, kalktım. hele bir otur soluklan yiğidim diye telkinde bulundum kendime. bir sigara yaktım, mehtaba karşı..
    #2194529 (dekadans, 25.08.2007 01:55)
  24. ...
    lakin mehtap yoktu, en azından onun anlamlandırabileceği bir halde değildi... işte o an her şey birbirine girerken, gökyüzünü kaplayan bir ışık huzmesinin içinden mavi taytının üstüne giydiği kırmızı donuyla bir kahraman ortaya çıktı. ben dedi... ben...
    o an yeryüzünün bütün boşlukları bu kahramanın tınısıyla çınladı... o resat calislar dı. heybetine dağ dayanmaz bir vücut ve şekline biçim uymaz bir endamdı resat calislar. hele o mavi taytın üstüne giydiği kırmızı don onu bütün gözü yaşlı duaların öznesi yapıyordu... ölmeden gömüldüğü yer yatırdı reşat efendinin, hiç olmadığı yerlerin ağaçlarına çaput felan bağlanırdı, hatta halk totaliter kurumların önünde reşat!!! diye bağırırdı... hey gidi mavi tayt üstüne kırmızı don giyenlerin piri reşat efendi hey!!!... ...
    ...
    ...
    (okundukça illaha ki devam edecek... )
    #2194625 (atxaga, 25.08.2007 02:11)
  25. reşatın orda olmasına anlam verememişlerdi. halbuki babasının yanında sıcak yatagında mucahit fare ye laf yetiştirmekten şaftı kaymış bir haldeydi reşat. birden yüzündeki maske düştü. aman allahım maskenin ardındaki yüz ajdar anıktı.

    ajdar şarkısını söylemeye başlayınca herkes damarlarım çatlıyooorrr diye bagırmaya başladı.
    #2807712 (kediye kafa atan mucahit fare, 08.01.2008 15:17 ~ 11.09.2008 19:08)
/ 3
© 2008 - uludağ sözlük

uludag roman başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. uludag roman ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu uludag roman nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» zall in var misin yok musun yarismasina katilmasi » taraf tan genelkurmay a sekiz soru » turk irki » telkin etmek » photoshop lu fotograflarin moda olmasi » havaalaninda herkesin icinde makineyle tras olmak » turk kizlari » sevistikten sonra soylenecek en aptalca sozler » 270 ytl ile bir ay gecinmek » nigde gazozu » itu sozluk » 2008 butonu » saci makineye vurdurmak » dogu ve guneydogu anadolu insani » suyuk » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » izam » k rock » ne haber liboslar keynesciler » forever young » kizla mac muhabbeti yapmak » 11 mayis 2005 » gokhan zan » cikar ustundekileri ne dedigin anlasilmiyor » tahayyul etmek » osurunca guller acardi yuzunde » asli aydintasbas » the good girl » luthite » kurtlerin sorun oldugunu zannetmek » daouda jabi