turksun di mi 


/ 2
kapat
  1. dünyanın türkiye dışındaki herhangi bir coğrafyasında, sadece ulusumuza has özellikler/davranışlar sayesinde tanıyabileceğimiz insana sorulacak ilk tanışma sorusudur.
    #140462 (montajelemani, 30.03.2006 20:35)
  2. cehennemde abi burayı ısıtmak ne zordur diyen birine sorulacak sorudur.
    #322259 (shyer, 06.06.2006 15:09)
  3. "müslümanlara hakaret var, çabuk falan siteyi kapattıralım"
    "Anti-SOAD grubu kurdum, hadi protesto edelim"
    "yıllardır tarihçilerin bir türlü karar veremediği şeyi çözdüm: soykırım yoktu, asıl ermeniler bize yaptı"
    "falanca filimde terörist karakter türktü. türklüğünü göster filmi izleme"
    "falan ülke soykırım vardır dedi, o ülkenin mallarını almayalım"

    gibi düşünce özgürlüğüne allerjisi olduğunu açık açık belirten cümleler kuran, kendisi başka milletlerin/dinlerin mensuplarına hakaret ederken ölçüyü yüzlerce kez kaçırdığı halde, kendi milletine en ufak bir leke gelince hemen fonunda bayrak olan siteler açıp protesto eden, doyamazsa söz konusu siteyi derhal hackleyen, kendisi her konuda bas bas bağırınırken başkalarının düşünce özgürlüğüne külliyen karşı olan birine sorulması muhetemel sorudur.*
    #322393 (sezensevdasi, 06.06.2006 15:50)
  4. gururla evet denilir... ( (bkz: ne mutlu tukum dıyene))
    #322458 (insensible, 06.06.2006 16:13)
  5. (bkz: allahıma bin şükür)
    #322459 (aquantass, 06.06.2006 16:14)
  6. "eğer ki türksün, göster de ürksün" diye devam edilecek soru cümlesi
    #322491 (trablus, 06.06.2006 16:19)
  7. yurtdışında sigarayı kulakarkası yapıp en işlek caddelerde gezebilen birine sorulacak sorudur.
    #322501 (scarface, 06.06.2006 16:21)
  8. yabancıların genellikle bel altına bakarak sordukları sorudur. kumas pantolondan beliren cıkıntı bu soruyu sorma gereksimini uyandırır bu kişilere.
    #360420 (mürekkep, 20.06.2006 12:53)
  9. türklerin kendilerini aşağılamak için kullandıkları bir cümle.
    (bkz: ukte)
    #453911 (doctrine, 23.07.2006 22:57)
  10. cem yılmazın belirlediği çeşitli hareketlerle toplumda kendini belli eden türke cok emin bir şekilde sorulabilinecek soru.
    #453929 (sephrenia, 23.07.2006 23:00)
  11. 5 gündür kavga çıkmayan discoda cumartesi akşamı çıkan kavga sonrası elemana sorulan soru*
    #453978 (osmanthegral, 23.07.2006 23:09)
  12. ağzında sigarayla benzin dolduran pompacıya sorulması farz olan soru * * .
    #492760 (hunlu, 03.08.2006 15:22 ~ 15:24)
  13. kaldırımdan yürümeyip yol ortasından yürüyene,
    sokak ortasında yemyeşil bir balgamla itfaiyecilik oynayana,
    çimlere basıp hatta üzerinde piknik yapana,
    statlarda davul tokmağını el bombası zannedenlere,
    bir kız görünce salyası akanlara,
    bir erkek görünce şimdi kesin bu bana yavşar diyenlere,
    kuralların kendisi için bir kez de olsa delineceğini zannedenlere,
    okumakla adam olunmaz diyenlere,
    15 yaşında hamile kalanlara..... uzaaar gider,
    sorulacak anlamlı bir soru...
    #492827 (grotesquee, 03.08.2006 15:43 ~ 15:58)
  14. (bkz: madem ki türksün göster ki ürksün)
    #492851 (BoHeMiaN, 03.08.2006 15:49)
  15. "aynı zamanda doğruyum" deninesi soru.
    #492929 (armyy, 03.08.2006 16:10)
  16. kendisine yakın birini bulduğunda sarf edilecek sorudur.

    -turksun di mi birader?
    -evet birader.
    -iyi tükürelim yere o zaman... *
    #493056 (LocK, 03.08.2006 16:47)
  17. -türksün değil mi ?
    -evet ulan bir şey mi diyecektin yoksa
    -yok abi şey ne dicem
    -heheeee adam ol
    #493060 (aquantass, 03.08.2006 16:48)
  18. selçuk erdem in karikatürlerinde geçen bir söz
    #552280 (dermatolog, 18.08.2006 02:15)
  19. ilk selçuk erdem in bir karakatür ünde okuduğum komik soru.
    #730903 (Portis, 13.10.2006 07:46)
  20. *- tak tak tak
    *+ eyvah kocam! çabuk saklan bir yere....
    *- neaa aysel??? sen ha?? kim bu yanında ki??
    *= ben politikacı değilim, asker veya siyasetçi değilim. ben türküm.
    *- türksün di mi?
    *= evet türküm.
    *- salavat getir o zaman ibne...!
    #1672883 (kemik koleksiyoncusu, 22.05.2007 09:34 ~ 09:41)
  21. bu sorunun sorulduğu kişinin aslında ayıp, yanlış, utanılası bir iş yaptığı için soruya muhatap edildiği önyargısyla karşılanan soru.
    ırkçılık ve faşist söylemler ne kadar saçmaysa, türklüğü utanılacak şeyler yapmak sebebi gören zihniyet de o kadar takıntılı, o kadar özgüven yoksunu..
    Neden kimsenin aklına bu sorunun sorulduğu kişinin yaptığı mertçe bir davranış sonucu, soruya muhatap olabileceği gelmemiş?
    -Türksün değil mi?
    -evet
    -anlamıştım... bu medeni (!) dünyada kimse kimseye karşılıksız iyilik yapmaz da sizden başka.
    #1672922 (infantes, 22.05.2007 09:59)
  22. lincoln'un internet sitesine girince bu başlığın anlamı ortaya çıkıyor.

    adamın kişisel sitesinde birbirine küfür edenleri mi ararsınız, galatasaray'ın başka transfer haberlerini mi ararsınız, yani ararsanız var.

    en son okuduğum mesaj şu;

    "arkadaşlar orkun uşak galatasaray'da"

    ulan iyi güzel de lincon'e ne bundan güzel kardeşim? sen adamın internet sayfasını neden galatasaray taraftar forumuna çeviriyorsun?

    aa unuttum. türksün di mi?
    #1795626 (sle7in, 20.06.2007 15:42)
  23. doksanlı yılların en önemli özelliklerinden biri de, geçmiş dönemlerle kıyaslanamayacak kadar adlandırma, sıfat, kılavuz ve durum üretilmiş olmasıdır. yurdum insanı, cool, karizma, kıllanmak, gönül adamı, öğreten adam, dumur, çıtır, nuri alço bakışlı vs... doksanlı yıllar hemen her şeyin acımasız bir hırçınlık ve özgüvenle adlandırıldığı, klavuzu çıkarıldığı bir dönemdir. bu döneme ait birçok kitabın adının kılavuzla bitmesi hiç de rastlantı değildir (bkz: erkekleri/kadınları anlama kılavuzu). bu kılavuza kimin ihtiyaç duyduğunun cevabı dönemin kültürünü, temel stratejisini anlamak açısından çok önemlidir. bu cevabı vermeden, öncelikle bu adlandırma stratejisi nasıl işlemektedir kısaca değinmekte yarar var. öncelikle, bildik olanın bildikleştirilmesi diyevileceğimiz bir yöntemin uygulandığını söyleyebiliriz; veya herkesin bildiği ama "üzerinde konuşma" gereği duymadığı şeyleri "konuşulur duruma" getirmek.

    bu starteji doksanlı yılların ikinci yarısında leman dergisi bünyesinde yaygınlaşmış, en son hemen her şeyi adlandırma ve kılavuzunu çıkartma cüreti ekşi sözlük ile başlayıp çoğalan envai çeşit sözlükte son sınırına varmıştır. sözlüklerde hemen her şey adlandırılabilir, hayatın en küçük ayrıntısı bile maddeleştirilebilir. örneğin leman dergisinde o kadar çok "adam" son eki ile biten kahraman vardır ki, bu bildikleştirme ve dışarıda bırakan "imtiyazlandırma" için büyük kolaylıklar sağlar. yurdum insanı adlandırmasına bakalım; çok samimi ve içten olan bu adlandırma aslında, gizil bir seçkinciliği imtiyazlandırmakta ve "ben sizi çözdüm" ün özgüvenini vermektedir. yani ben sizi çözdüm ama çok uğraşmadım demektir ve onun getirdiği tatlı alaysı (ironik) kayıtsızlık (kinizm). işte bu, tam da "cool" olandır. cool kavramının tarihsel ve antropolojik izlerini süren d. pountain ve d. robbins'in, afrika kültürüne kadar götürdükleri ve afrikalı köleleri "pasif direnişlerinde" somutladıkları, günümüzün hip-hop vücut diline kadar değişim geçiren bu serin tavır, tam da bunu anlatıyordu: onca kırbaca rağmen sanki yorulmamış etkilenmemiş gibi, rahat bir vücut diliyle atılan pamuk balyaları ve bu kayıtsız tavırdan "kıllanan" köle bekçisi kahyalar. fakat bu tavır kapitalizmin gelişimine paralel, pasif direnişten "pasif teslimiyete" dönmüş; tavrın içindeki direniş buharlaşıp uçmuş; sinirleri alınmış ironi ile, sistemin dışında durduğunu "zanneden" (aslında tam göbeğinde olan) tatlı bir kayıtsızlığa evrilmiştir.

    tatlı bir serinliği yaşatan adlandırma ve kod çözme stratejisinin yönü, orta sınıfların alışkanlıkları (habitus), yatkınlıkları ve kültürel dokusudur. bu ise, adlandırma stratejisini sınıflararası (veya içi) "kültürel sermayeler" savaşı olarak düşünmenin ipuçlarını vermektedir. doksanlı yılların ikinci yarısında leman dergisi'nde ortaya çıkan ve hemen her alana yayılan türklük espirileri, kültürel sermaye savaşını veya "habitus terörünü" anlamamızı kolaylaştırır. türklük espirileri, toplumda yaşayan veya varsayılan bir kompleksi kaşır. bunu ilk tipi ise teknoloji karşısında yaşanan "şaşma duygusu"dur.

    türk müsünüz? cevap: "biz adam olmayız".

    ikinci tip, yabancı figürleri türkleştirerek gülünç bir durum yaratmaktadır. bizim gibi davranan kızılmaske, süperman gibi çizgi roman kahramanlarından cola turca reklamlarına uzanan bir çizgi.

    üçüncü tip ise, bir önceki kuşağı yoğun bir şekilde etkilemiş tarkan, kara murat gibi kahramanları bugünün söylemine taşıyarak madara etmektir.

    biz adam olmayız, türkün aklı... gibi toplumun sağduyusunda yaşayan ama bugüne kadar açık sesle söylenmeyen türklük ile dalga geçmek, doksanarın ikinci yarısı "apaçıklaştıracaktır"; bu gerçekten önemli bir sosyolojik kırılmadır. elbette bu apaçıklaşmayı olumlu bulanlar, resmi ideolojinin hamasetinin yitirilmesi olarak görenler çıkabilir. küreselleşme, ulus devletin aşınması, çokkültürlülük, dünya vatandaşlığı gibi başka hamasetleri örnek göstererek... oysa yakından bakıldığında kazın ayağı hiç de öyle çıkmayacaktır. öncelikle bu anlayıştaki türklük bir "etnisite" veya milliyetçilik göndergeli değil; alt ve orta sınıfların mahkum edildiği bir habitustur.

    kulak arkasına takılan sigara, çizgili sümerbank pijaması, ince belli çay bardağı ve atlet vs... bu tür espirilerin en büyük amacı bir boşunalığı bıkmadan tekrarlamaktır. tabi birilerini "serin bir duruşta bırakarak.

    ana hatlarıyla anlatmaya çalıştığımız stratejinin üç sac ayağına oturduğunu söyleyebiliriz.

    pastiş; her şeyi hiçbir kural gözetmeden bir araya getirmek, yamalama yapmak

    ironi; dinmeyen bir alaysılık ve kayıtsızlık

    parodi; saldırgan bir gözden düşürme ve itibarsızlaştırma

    postmodernizmin de üç üslubu olan bu üslupları elbette bu çerçeve içinde kalarak tartışmak mümkün ; fakat şahsım adıma ben belli bir sınıfsallığın jestleri, kültürel sermayesi farklılaştırma ve imtiyazlandırma mekanizması olarak okumayı tercih edeceğim, yani neo-liberalizmi anlamayı.
    #2419658 (oz utopya, 03.10.2007 03:50)
  24. http://www.su.gge.st/1846

    (bkz: türküm doğruyum çalışkanım)
    #2459866 (mtnyldz, 12.10.2007 01:17)
  25. soruyu ''türkçe'' soracağımız için karşı tarafın ''türkçe'' bildiğini ve bu ince espriyi anlayabileceği kapasitede türkçe bildiğini varsaymalıyız.

    o halde türk insanına ''türksün di mi'' demek manasız ve aptalca olur.

    karikatüristlere inanmamak fazla kaptırmamak lazım.

    cehennem falan..
    #2459971 (iplik, 12.10.2007 01:39)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

turksun di mi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. turksun di mi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu turksun di mi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about turksun di mi. Copyrights of the articles are belong to their authors.