turkiye nin mustafa kemal i 


kapat
  1. yazan: serkan turk

    Dört mevsim tablosunun beyaz perdede görüldüğü sahneyle başlayan yeni bir can dündar belgeseli mustafa hakkında söylenmeyen kalmadı neredeyse.

    mustafa hakkında mı, yoksa Atatürk hakkında mı konuşmak daha zor ülkemizde? Selanik te gözlerini hayata açan küçük bir çocuktan, bir ülkenin kahramanı olmaya giden yılların üzerinden geçerken neler yaşadığını bir kez daha bize anımsatan bu belgeselle ilgili tespitlerimi dile getireyim istiyorum bu yazıyla.

    Atatürk ün yıllardır anlatıldığı gibi kargaları mısır tarlasında Makbule ile kovaladığını sahne değil de, yalnız bir çocuğun kırlarda dolaşan görüntüsü yansıyor beyaz perdeye ve şaşırtıyor beni bu yalnızlığı. Annesinin yeniden evlendiği için ona kırgın olan bir çocuk görüntüsü... Kendine ilk yaptığı sığınağın ilerleyen yıllarında hepimize yapacağı sığınağın temeli olduğunu, O yalnız çocuğun durmadan okuyarak, çalışarak kafasına koyduğunu yapan bir lidere dönüştüğü gerçeğinin altını çiziyor belgesel. Bazı eleştirmenlerin söylediği gibi hocasından yediği dayağın öcünü sonraki yıllarda harf devrimini yaparak aldığını söylemeyeceğim. Ulu Önder in karanlık korkusunun belgeselde anlatılmasının da sakıncalı bir yönünü bulamadım doğrusunu söylemek gerekirse. insan Mustafa yı daha çok sevdim.

    Can Dündar ın bugüne kadar izlediği yol, yazdıkları, yapıtlarının kişiliğine ve inançlarına dair ipuçları vermeye ziyadesiyle yettiği bir gerçek. Yaptığı çalışmalar birçok noktada eksik bulunabilir, eleştirilebilir bu konuda bir şikayeti olacağını sanmıyorum. Sonuçta belli kaynaklar incelenip bu tür metinler ortaya konuyor.

    Bazılarınca yapılan en büyük haksızlık Can Dündar ın Cumhuriyetçiliğine, Atatürk sevgisine duyulan şüphe!

    Sinema dünyasında her şeyin yansıdığı o beyaz perde görülene yeni anlamlar yüklüyor. ABD nin bu sektörde öncü olmasının dünya lideri olmasına sayısız katkısı olduğuna şüphe yok. Her filminde ABD özellikle bayrağını, sigarasını, silahını gözümüzün, zihnimizin içine sokmaya çalışarak bu ülkeye bakışımızda farklılık yaratmıyor mu? Oysa bizim ülkemizde Bayrak ve Atatürk en hassas olduğumuz değerlerimizin başında geliyor. Bu değerlerimiz sinema sektöründe yeterince çok kullanılamıyorsa nedenleri başka bir şey olmalı değil mi? Bu yüzden bayrağı yalnız milliyetçi duygularımızın tavan yaptığı hallerde milli bir maçın sonrasında, teröre kurban verdiğimiz gençlerimizin acısı içimizde terörü lanetlerken

    Atatürk ümüz hakkında söyleyeceklerimize çok dikkat etmemiz gerekiyor. Onun insani özelliklerini, zaaflarını, eksikliklerini bilmemizin Cumhuriyetimizin kurucusuna bakışımızı, sevgimizi, saygımızı mı değiştireceğini düşünüyor bizim yerimize birileri? Can Dündar ın belgeselinde anlatılanların yalnız insana dönüştürülmüş Mustafa Kemal e bakışımızın değişmediği gibi.

    Belgesel üzerine öne çıkan tartışma konularını gereksiz buluyorum. Filmi çekmek için sponsor olmayan firmadan tutun birçok konu sakız gibi uzatıldı. Bizim gibi toplumlarda bir şey ortaya koymaya çalışmak işi yapmaktan daha çok sıkıntı verir. Eleştirinin dozunu iyi ayarlayamadığınızda karşınızda her şeyden soğumuş, hayal kırıklığına uğramış insanlar kalıyor. O saatten sonra hiçbir şey üretmeyen insanlar kervanına katılıyor iş yapabilecek olanlarda. Oysa ülkemizde daha çok Atatürk ün anlatıldığı filmler çekilebilmeli, kitaplar yazılmalı. Geçmiş asrın en önemli liderini insan yanlarıyla, eksiklikleriyle, bilinmeyenleriyle gelecek zamanlara taşıyabilmeli bu ülkenin insanları. Onun en büyük korkularından biri de unutulmak değil miydi? Toplumun hakkında konuşmaktan çekindiği, acaba yanlış bir şey söylerim de başım belaya girer mi düşüncesi taşımadığı bir dönemin gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Bizim Mustafa Kemal imizi belli sınırlarla milletinden uzaklaştırdıklarını, Onu taşlaştırmaya çalıştıklarını söylemeye lüzum yok sanırım. Atamız değil miydi halkının arasında olan. Onlarla aynı kumsaldan denize giren, kimsesiz çocukları bağrına basan.

    Mustafa adlı belgeseli başarılı bulursunuz ya da bulmazsınız bu çok mühim değil. Can Dündar ın emeğinin sonucunda Atatürk ümüzü yeniden okumak, görmek imkânını bize verdiğini göz ardı edemezsiniz. Bu da az bir başarı değildir. Sinema salonundan sokağa adımımı attığımda hissettiğim bir eksiklik, yarım kalmışlık duygusu. Sanki belli şeyler söylenememiş, saklanmış, beyaz perdeden yansıyamamış bizlere. Bunu da şuna bağladım sonra, Ulu Önder i anlatacak her yapıt biraz eksik kalacak.
    #4312050 (holysin, 03.12.2008 11:13 ~ 11:15)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

turkiye nin mustafa kemal i başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. turkiye nin mustafa kemal i ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu turkiye nin mustafa kemal i nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about turkiye nin mustafa kemal i. Copyrights of the articles are belong to their authors.