turkiye isci sinifi 


kapat
  1. sınıfsal bilincini tamamlamamış, eksik ve geri kalmış fakat her şeye karşın ülkeyi yaratan sınıftır. ilk 1900'lerin başlangıcında sınıfsal olarak istanbul'da geliştiler. özellikle emperyalist yağmacılığa karşı işgalcilere karşı direnişte bulundular, orduya asker yolladılar. bu dönemde oluşmaya başlayan sınıfsal bilinç ise uzunca bir süre baskı altına alınarak yok edildi. 60'larla birlikte hızla kapitalist ilişkilerin güçlendiği ülkemizde bu sınıfta gerçek anlamda oluştu. oluşturdukları sendikalar ile ve 15-16 haziran gibi direnişlerle "türkiye'de işçi sınıfı var mıdır?" sorusuna cevabı verdiler. fakat bu sınıfın tek bir sorunu vardı; o da sınıf bilinci hiç oluşmamış olması.

    günümüzde bu sınıf burjuva ideologları tarafından bilinçleri tam anlamıyla tahrif edilmiştir. yok olmaya yüz tutmuş bir ahlak ve tamamen burjuva düşüncesinin egemen olduğu bir sınıfa bürünmüştür. fakat hızla yığınlar bu sınıfa katılmaktadır, her zamanki gibi bilincinden yoksun olarak.
    #1660436 (kisil, 19.05.2007 01:03 ~ 01:16)
  2. oluşumu hızla tamamlanan sınıftır. özellikle şehre göç sürecinin yoğunlaştığı 1980 lerden sonra varoş tabir edilen yerlerde dialektiğin gereği olarak oluşan ve zamanla bilinçlenen (maalesef hala sayıca az olan) sınıftır. örgütlü ve bilinçli mücadelenin sinyallerini göstermeye başladıkları anda kazanmaya yakınlaştıklarını gösterecek olan sınıftır.

    ne büyük bir güç olduğu bilindiğinden kaynaklı olarak sürekli uyutulmaya bilinçleri sistemli bir şekilde ellerinden alınmaya çalışılan sınıftır. ancak marxismin ve devrimci bilincin temelini oluşturan öncü sınıfın türkiye ayağıdır.
    #1660487 (kolibandı, 19.05.2007 01:15)
  3. Küresel kapitalizmin ve tekelci burjuvazinin mevcut bilişim çağında üretim ilişkilerini karmaşıklaştırdığı ve kendini kavramsal ve eylemsel olarak yenilediği ölçüde değiştirmesi ve basitleştirmesi gereken ve marksist-leninist devrim paradigmalarının özüne dönecek atılımlar yapması gereken etkisiz ya da etkisizleştirilmiş işçi sınıfıdır. Türkiye işçi sınıfının en büyük sorunu örgütsüzlük ve bundan dolayı içine düştüğü kapitalizmin sınıf karşıtı ideolojisinde reformizm ve uyum sağlama çabalarıdır . Gelişen kapitalist üretim ilişkilerine oranla işçiler de hem niteliksel hem de niceliksel bağlamda gelişen koşullardan aynı oranda bir güç kazanmıştır . Kapitalizmin hegamonyasındaki bir ülkede işçi sınıfının en az burjuva sınıfı kadar güçlü olması kaçınılmazdır . Buradaki potansiyelin işçilerce fark edilmesi kanımca çok önemlidir . Mevcut emeğin üretilmesi süresince işçilerin " işin reddi ya da üretim sahasından çekilmesi " gibi daha çok otonom işçi hareketlerinden tutun da devrimci sendikalarda burjuvazi demokrasisinin kapitalist sisteme hizmet eden parlementarizmini dışlayan toplumsal bir muhalefet pratiği ne yazık ki ne teorik anlamda ne de eylemsel anlamda gerçekleştirilememiştir . işçi sınıfının tekrar güç kazanması için öncelikle amip gibi bölünerek üreyen burjuva tandaslı işbirlikçi sendikalardan ve bürokratardan yalıtılması gerekmektedir . Marksist ilkeleri kendisine temel edinmiş bir parti ve sendika tarafından kendisini temsil edecek bir örgütlenmeye ihtiyaç duyan işçi sınıfının burjuvazi partilerinin peşine takılıp akıntıya sürüklenmeleri de marksist teorinin din ve milliyetçiliğin sığ sularını deşifre etmesi ile kapitalizmin nispeten daha çok sahip olduğu propaganda araçları ile feodal dönemden kalan kapitalist kırıntılar yok edilmelidir.

    Farklı bir bakış açısı getirmek gerekirse işçi sınıfının gelişememesinin bir sebebi de karşısında güçlü bir burjuvazinin olmamasıdır. Ülkede burjuvazi olarak adlandırdığımız kitle forbes dergisinde dünyanın en zengin işadamları listesinde ilk 100'e giren 24 tane şerefsizden ibaret değildir elbette ancak ülkemize dayatılan ekonomi-politik konumda sermayenin kapitalist merkezileştirilmesi konusunda en fonksiyonel işbirlikçiliğini yaptıkları şüphe götürmez bir gerçektir . Bu yüzdendir ki yeni-sömürgelerden birisi olan ülkemizde burjuvaziye tekelci kapitalistler tarafından biçilen rol " orta direk şaban " rolüdür. Eh doğal olarak bu bağlamda kendisini kapitalizmin paradigamaları üzerine ve ona zıt bir şekilde inşaa etmeye çalışan işçi sınıfının marksizmi de " orta direk şaban " biçiminde algılanmaktadır. Bu yüzden marx'ın da tarihsel materyalizmi kullanırken uyguladığı gibi determinizmin sabit sebep-sonuç ilişkisine bağlı kalmadan , marksizmin kavramsal soyutlamalarından ve örgütlenmelerinden kapitalizmin paradigmalarının ifşa ve imha edildiği somutluklar elde etmemiz gerekmektedir.
    #3331858 (nekrofili, 28.04.2008 20:55)
  4. (bkz: türkiye emekçilerindir)
    #3708909 (kisil, 23.07.2008 18:55)

© 2008 - uludağ sözlük

turkiye isci sinifi başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. turkiye isci sinifi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu turkiye isci sinifi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» how i met your mother » bugun ise gitmesem » basladigi isi bir turlu bitiremeyen problem isci » hint avrupa dil ailesi » tayyip erdogan ataturk ten daha iyi bir liderdir » kubra ozturk » hep ayni kisiler » varaka bin nevfel » hulya avsar in kurban kesmeye karsi olmasi » bulent kayabas a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games