turk populer muziginin yozlasan yuzu 


kapat

  1. evet, efendim; kültürel yozlaşmanın en yoğun görüldüğü alan medyadır. müzik sektörü, medyanın göbeğinde bulunan bir sektördür. bu nedenle kültürel yozlaşma müzik piyasalarında başlar, gelişir ve dur diyen birisi çıkana kadar devam eder.

    bu uzun soluklu incelemeye zevkli anlar geçirebilmeniz, farklı açılardan başabilmeniz dileğiyle, ilk önce "iyi"den, olması gerekenden başlayalım:

    yılardan 1977, aylardan ekim, bestecilerden melih kibar, söz yazarlarından çiğdem talu, yorumculardan erol evgin...

    "her kelime yalan
    her yürek vefasız
    can üzgün, perişan
    can suskun, kararsız

    günahlarımla, sevaplarımla
    aldım başımı gidiyorum"

    eski zamanlarda müzik denildiğinde insanların aklına ne özel televizyon kanalları, ne özel radyo kanalları, ne de dışı güzelliklerini geride bırakan bir zekaya sahip şarkıcılar gelirdi. son zamanlarda pek ünlü olmuş eurovision yarışmaları -ne kadar sonuncu olunmamak için yarışılsa da- insanların aklına ilk gelenlerdendi. böylesine bir müzik kavramının var olduğu yerde çiğdem talu ve melih kibar'dan söz etmemek olmaz doğal olarak. o zamanlarda biz onların yazdığı şarkılarla hüzünlendik, çoştuk. lakin zaman değişti ne melih kibar ne de çiğdem talu piyasanın "acımasız" koşullarına dayanamadı. genç nesil olarak nitelendirilen kişiler tarkan'ın "kız hepsi senin mi?" demesiyle büyüdü.
    içimden iyiyi göstermek geliyor ama pek olanaklı değil; iyiyi bulmak zor, kötüyü bulmaksa en basit iş. neresinden başlasak diye düşünürsek tarihin akışını izlemek en doğru olur:

    yıllardan 1996, mevsimlerden yaz, yorumculardan sezen aksu, albümlerden düş bahçeleri...

    "yavrum, baban nereli?
    nereden bu kaşın gözün temeli?
    sana neler demeli?
    ay, seni çıtır çıtır yemeli
    anam, babam, aman; kaçın kurası bu"

    eskiden şarkı yazılırken bir adap vardı: öyle argo, küfüre yakın seslenişler kullanılmazdı. zaten kültürel yozlaşma da bu değil mi? alın size kanıtı!
    bunlara söz söylerken başımıza geleceklerden habersizdik, bakın daha neler oldu, neler söylendi:

    yıllardan 1998, yorumculardan levent yüksel, albümlerden adı menekşe...

    "hadi kapat, beni evlere at
    dönersem eğer koy kapıya
    kalk gidelim, ele oh dedirtme
    sevdigini kurda kuşa yedirtme
    hadi gidelim, kalk gidelim
    bize gidelim, eve gidelim
    bi daha, bi' daha"

    efendim, yukarıda argo dedim; bu yozlaşma durumu argodan da beter. şarkının söylerinin yazan kişi, engel olmakta zorlandığı cinsel dürtülerini aleni olarak anlatmış.
    allah'tan çiğdem talu bunları görmeden vefat etmiş. yoksa kahrından ölüdü. melih kibar mı? o biraz daha güçlü. ama onun da vefatı yakın.
    o da ne? tam bu yozlaşmanın ortasında bir genç: kıvanç kutlumuş. sezen aksu şarkılarına remix yapıp duruyor. bu çocukta yetenek var. zaten ileri de candan erçetin'le çalışıyor, son derece güzel eserleri şekillendiriyor. "piyasa" dediğimiz şey bu genci de vuruyor. o da kendini tarkan'ın, yozlaşmış şarkıcıların parçalarına vuruyor. keşke bu yetenek daha iyi değerlendirilebilseydi.
    neyse efendim, biz devam edelim:

    yıllardan 2004, mevsimlerden yaz, pek sıradışı bir genç, adı da ismail yk...

    "şakayla makayla başlarmış işler
    gürültü patırtı kim kimi dişler?
    şappur şuppur, kıpır kıpır
    şöyle bu devirde kim beni ister?"

    bir alışveriş merkezindeyim, çocuğun biri annesine ismail yk'nın cd'si almak istediğini söylüyor. ilginç ama şaşmamak lazım. çünkü ismail yk'nın albümü satıyor ve bir hayran kitlesi var.
    - şarkı mı, söz mü?
    + ne şarkısı, ne sözü? ortada sanki bir şey var.
    - peki ne var?
    + piyasa var, beğenisiz insanlar var. al sana bir örnek daha:

    yıllardan 2004, mevsimlerden sonbahar, genç bir kız, aslında pek de güzel değil ama aç seyiriciyi neyin doyuracağını biliyor, adı da gülşen...

    "of of kömür gibi yanıyorum
    of of ayıp mıdır seviyorum
    of of hislerimle oynuyorsun
    gırgır geçip duruyorsun
    neden böyle yapıyorsun of?"

    şarkı falan yok ortada. ortada olanlar the ritz-carlton'ın en üst katında bir yatak, yarı çıplak bir bayan ve bir de çekim ekibi. ilk zamanlar malzeme buydu, sonrasında aşk da malzemeler içine dahil oldu. hele bir de ikinci albümünün çıktığı sıralar "yapımcısı erol köse'yle aşk yaşıyor" şeklinde bir haber (?) çıktığı zaman albüm satışları kat kat arttı. sonrasında erol gitti, reha geldi. hikaye değişmedi doğal olarak.

    orhan gencebay'ın dediğine göre bir albümün üç yüz bin amerikan doları'nın altında bir maliyeti yok; peki bu şarkıcılar bu albümleri yaptılar, para kazandılar ki yeni albümler yaptılar, bu para nereden geliyor?
    siz yorulmayın, ben size söyleyeyim: sokaktaki ahmet'in, mehmet'in cebinden çıkıyor.

    sonuç olarak; "nitelik" kavramının neyi anlattığını belirleyelim, bu kavrama göre ruhumuzu besleyelim.

    gece gece size birkaç tümce söyledim, kusuruma bakmayın.
    doğruları ortaya koyan bir başka yazıda görüşünceye dek kendinize iyi bakın...
    #1721734 (hunlu, 03.06.2007 22:18 ~ 05.06.2007 12:47)
  2. türk popüler müziğinin yozlaşan kirli yüzüdür efendim.
    (bkz: yabancı müzik dinleme nedenleri).

    ayrıca konu ile ilgili olarak;
    (bkz: hunlu gibi tespit yapmak).
    #1729754 (swastika, 05.06.2007 20:21 ~ 20:27)
  3. Er kişi şarkı sözü yazarının, tuvalete gittiğinde sıçarken şarkı sözü yazdığını söylemekten utanmadığı, her önüne gelenin parası var diye albüm yaptığı, her mankenin mutlak suretle en azından bir kere deneyerek kulağımızı tırmaladığı canım türkiyemde pop müziğin şu andaki durumudur.
    #1729775 (nevi sahsina munhasir, 05.06.2007 20:26)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

turk populer muziginin yozlasan yuzu başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. turk populer muziginin yozlasan yuzu ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu turk populer muziginin yozlasan yuzu nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about turk populer muziginin yozlasan yuzu. Copyrights of the articles are belong to their authors.