kapat

totaliter rejim

  1. 3 3
    Yaşamın tüm yönlerini devlet otoritesine bağımlı kılan yönetim biçimidir. Her türlü siyasal kurumu değiştirmesi, hukuksal, toplumsal ve siyasal gelenekleri ortadan kaldırmasıyla diktatörlüğün ötesindedir. Siyasal iktidarı elinde bulunduran sınıf ya da zümrenin en baskıcı devletdüzenidir.
    #173269
  2. 2 2
    ilkeler çiğnenerek demokrasi adına oynanan oyunda
    ülkelerdeki genel gidiş, oy verenlerin sayısının
    yıllar içinde azalması, 'kararsız seçmen'lerin çoğalması.
    Totaliter rejimler de, meşruiyetlerini oy vermeyi
    zorunlu kılarak, darbelerini referandumlarla onaylattırarak
    sağlamanın peşinde.*
    #1986213
  3. 2 2
    soğuk savaş döneminde, hannah arendt tarafından halka yayılmıştır (1951).
    #6559536
  4. 1 -1
    (bkz: totaliterizm)
    #11969217
  5. 1 1
    otoriter rejimden tek farkı bu rejimde halk tek bir şekile sokulmak istenir. halk mobilize olmaya çağrılır (zorlanır).
    #11969274
  6. 3 1
    demokratik toplumlarda uygulandığı şekli; seçmen payesindeki halkın çeşitli aralıklarla oy kullanarak görevlendirebileceği; ve yine aynı yetiye sahip halkın, iktidardan alaşağı edebileceği bir varyasyonu reddeder.
    daha ziyade, anarşi dönemlerini takiben "ipleri ele alan" bir kişi ve beraberindeki elit bir kadroca; yeni bir devlet rejimi benimseninceye değin, kendini idame ettirir. parti organları, veya doktrinler değişmez; sadece parti başkanı, genel başkan ve kabineler değişiklik arz eder.

    (bkz: bonapartizm)
    (bkz: sosyalizm)
    (bkz: nasyonalizm)
    (bkz: engizisyonizm)
    (bkz: komünizm)

    rica üzerine uygulanan edit: bahsi geçen yazımda, rejmin toplumlara etkisinden çok; hayata geçirilişinde, uygulayıcı devletlerin benimsediği düsturlar dile getirilmiştir.
    #13233593
  7. 1 -1
    (bkz: totaliter rejimlerin ülkelere yıkım getirmesi)
    (bkz: monarşinin ve totaliter rejimlerin kötü yönleri)
    #13233619
  8. 3 -3
    türkiye'deki adı bugünlerde son günlerini yaşayan kemalizm olan rejim türü.

    sosyalizm; işçi sınıfının baştan aşağı örgütlenmesi demek olan bir demokrasiyi öngördüğü için totaliter rejimlerle yan yana anılamaz. stalinist rusya deneyimini sosyalizm sanıp marksizm leninizm'e dil uzatmaya kalkmasın kimse.
    #13233639
  9. 0 0
    genellikle bir diktatör ya da yarı-diktatör devlet tarafından desteklenir. ve ilginçtir, genellikle bu tür diktatörler meşruiyetini devrimlerle değil, bizzat demokratik bir araç olan seçimlerden, halk oylarından alırlar.
    #13233652
  10. 2 0
    komünizm ve sosyalizmdir. august von hayek the road to serfdom kitabında bu hakikati çok güzel şekilde anlatır. peri masalınızı bozuyorum kusura bakmayın ama sosyalizm demek faşizm demektir, totalitarizm demektir. zira sosyalizm, totoliter rejimlerin ihtiyacı olan her şeyi harfiyen uygular. devleti üretim araçları üzerinde hakim yapar, çok partili siyasi sisteme karşı çıkar, parti-devlet bütünleşmesine sebebiyet verir, birey bilincini ortadan kaldırır... tüm bunlar totaliter rejimi doğurur. faşizme tu kaka deyip, sosyalizmi sahiplenmek 20.yy'dan kalma tuhaf bir ironidir. çünkü faşizm ile sosyalizm aynı kaynaktan çıkmış iki akarsudur.

    ayrıca "devrim" amacı güden her ideoloji totaliterdir, bunu da belirteyim. bir de "sosyalizm hiç de totaliter değil bikerem" diyenlerin sosyalizmi şu amca kadar bildiklerine eminim;

    http://video.uludagsozluk.com/v/totaliter-rejim-94439/+
    #13233725
  11. 0 0
    "özgür olduğunu düşünen birinden daha iyi köle bulunamaz." işte sizin demokrasinizin özeti budur.

    bütün kötülüklerin sosyalizme ve komünizme atfedildiği soğuk savaş dönemi propagandasından savundukları sistemin bunca rezilliğine, bunca vahşetine rağmen kan emiciler vazgeçmiş değiller.

    batı tipi demokrasinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz!

    şu anda filistin'in yanında olan onların haklarını savunanların hangi safta oldukları bellidir.
    (bkz: filistin soykırımına suç ortağı olmayın/#13232301)

    libya'ya fransa'nın, ırak'a amerika'nın nasıl demokrasi götürdüğünü biliyoruz. hani hep söylersiniz ya stalin bu kadar insan öldürmüştür, diye. ha ben stalinist de değilim ama bence bu demokrasi götürenlerin şu son birkaç yılda kaç kişiyi öldürdüğünü de söyleyin!

    kimi kandırıyorsunuz ulan!
    #13233806
  12. 1 1
    george orwell'ın 1984'ündeki devletin sürekli yaydığı mesaj; "özgürlük köleliktir".
    şimdi bakıyoruz mezkûr tayfaya aynı laflar dönüyor. hayır, anlayamadım bu özgürlükle alıp veremediğiniz ne. başlı başına sosyalistler, sosyalizmin niye totaliter olduğunu gösteriyor.

    batı demokrasisi, eksiğiyle vs. işleyen bir demokrasidir. ve sonuç itibariyle birçok görüş özgürce söylenebilir. oysa sosyalizmde, demokrasi yoktur. bu soğuk savaş propagandasının esintisi olarak bizlerde baş gösteren bir fikir değil. doğrudan sosyalist ülkeleri incelemenin sonucunda varılmış hakikatler. batı demokrasisinin olumsuz yanlarını toplayıp "burada demokrasi yok" demek, seçimleri bile halkına bahşetmeyen sosyalizmin savunucuları için ziyadesiyle cür'etkar bir söz.

    batı demokrasisinin hüküm sürdüğü ülkelerin dünyanın çeşitli noktalarında yaptıkları soykırımları-katliamları kimse savunmuyor. ancak o beğenmediğimiz ülkelerde, sizin idealize ettiğiniz sistemin çok daha üstünde bir özgür ortam var.

    liberal demokrasiyi sindirmiş bir ülkede sosyalizmi savunabilirsiniz, ortak mülkiyeti savunabilirsiniz, che'yi idolünüz yapabilirsiniz ama sosyalist bir ülkede kapitalizmi savunamazsınız, hatta mevcut sosyalist yapı üzerinde reform yapma isteğinde bile bulunamazsınız şayet bulunursanız sonunuz alexander dubcek gibi olur. sosyalist bir ülkede "devlet benim özel mülküme karışmasın" diyemezsiniz. işte demokrasi ile sosyalizmin farkı buradadır.

    internet üzerinde bir "filtre" uygulaması başlatılacağı duyurulunca türkiye'de kıyamet koptu. çünkü türkiye'de stk'lar var, hükümeti eleştirme özgürlüğü var. oysa bugün küba'da devlet internete tamamen hakim. ama bunu kimse konuşmuyor, tartışmıyor. bu tip örnekler çoğaltılabilir, örneklerin vardığı nokta sosyalizmin, beğenilmeyen batı demokrasisinden çok daha geride olduğudur.
    #13233994
  13. 0 0
    teröre, kaosa, bin türlü soytarıya ve soytarılıklara son verecek, tarihteki tüm büyük adamları çıkartmış rejimdir.
    #13234054
  14. 1 1
    filtre uygulamasına gösterilen tepki sonucu bu uygulamanın geçici süreliğine askıya alınmasını bir demokrasi zaferi olarak lanse edenler nasıl olur da türkiye'de insanlara uygulanan baskıları, işkenceleri, faşist uygulamaları görmezden gelebiliyor? sözde stk'ları olan, hükümeti eleştirme özgürlüğü olan ülkemizde yüzlerce gazetecinin tutuklu olması, basın ve medyanın tarihte görülmedik ölçüde hükümetin baskısı ve güdümü altında bulunması, farklı seslerin yaşama hakkının çeşitli baskılarla engellenmesi aynı demokrasinin kof ve çürük yanını gösterir.

    (bkz: tutuklu gazete)

    emekli öğretmen metin lokumcu'nun öldürülmesi, "bize yukarıdan telefon getirmeyin" denerek işine son verilen banu güven, kitap dergi ve afiş yüzünde 12,5 yıl ceza alan bdp adana il başkanı, beyoğlu yasakları, hükümet aleyhine yorum yazdıkları için işine son verilen köşe yazarları, yazmadığı kitap yüzünden aylardır tutuklu bulunan gazeteciler aynı ileri demokrasinin göstergeleri olsa gerek!

    (bkz: kitap dergi afiş yüzünden 12 5 yıl ceza almak/#13222328)

    görüşlerinden nefret etsem dahi bu ülkede hala kitap, dergi, afiş yüzünden 12,5 yıl ceza alanlar mevcutsa, hala insanlar sokağa çıkmaktan çekiniyorsa, fişlenmekten korkuyorsa hiç kimse insanları kandırmaya çalışmasın.

    batı demokrasisi dediğimizse sömürü üzerine kurulmuş bir düzen. kendi içinde bir nebze demokrat ama dışarıya karşı vahşi ve acımasız. insanları özgür olduğuna inandıran kölelik düzeni. bu özgür kölelik sisteminde "onlardan" olmayan kimin, hangimizin mecliste temsil hakkı var? meclisteki vekillerinin varlıklarının ortalamasının türkiye ortalamasının 1000 kat üzerinde olması bir şeyleri ispata yetmiyor mu? senin, yani halkın o mecliste temsil edilme gibi bir durumu yok. olay egemenlerin günün toplumsal yapısına, konjonktürel duruma göre şekil değiştirmesidir. sömürü değişmemiştir sadece şekil değiştirmiştir. dolayısıyla liberal demokrasilerde halkın temsili gibi bir durum söz konusu değildir. örneğin ülkemizdeki barajı geçemeyen partilere hazine yardımının kaldırılması, eşitsizliği ve bu kötü durumu iyice perçinlemiş, halkın kendini temsil hakkı tamamen ortadan kaldırmıştır.

    sol insanlığın vicdanı ve sağduyusudur.

    liberal demokrasilere sahip ülkelerin insanlara özgürlükler bahşettiğini, dağıttığını söylemek insanları aldatmaktır. o, içinde demokrat dışarıda faşist ülkelerde, insanların kendini bir nebze özgürce ifade etmesi, onların deyimiyle sosyalizmi ve che'yi savunabilmesi liberalizmin ikramı değil sosyalizmin ve solun kazanımıdır. batı avrupa demokrasilerinde kazanılan özgürlükler geçişten gelen sol mücadelenin, sosyalizmin, makrsizmin kazanımlarıdır. batı mücadele ederek bu hakları kazanmıştır. liberaller onlara bu hakları bahşetmemiştir. keza liberalizmin tek önemsediği paranın özgürce mübadelesindir. sosyal herhangi bir kaygı gütmez. liberalizm için önemli olan paradır, karlılıktır! ispanya'da, italya'da, ingiltere'de, almanya'da sol güçlü olduğu ölçüde özgürlükler fazladır. keza en basit örneği almanya'daki gelenekçi, muhafazakar türk'lerin sol partilere oy vermesidir. dünyanın bütün ülkelerinde sol özgürlüklerin, demokrasinin ve insanlığın yanında olmuşken sağ tutuculuğun, faşizmin ve karlılığın yanında olmuştur. sivil toplum örgütleri, sendikal haklar, eylem yapma hakkı, iş saatlerinin azaltılması, özgürlükler ve buna benzer bir sürü hak liberalizmin insanlara bahşettiği değil sosyalizmin yumruklarıyla savaşarak kazandığı haklardır!

    dolayısıyla sosyalizmi totaliter diye adlandıran liberal yavşaklığınının, soğuk savaş propagandasının görüldüğü her yerde başı ezilmelidir!
    #13240819
  15. 0 0
    sözlükte sosyalizmi diktatörlük olarak gören cühelanın bulunduğunu görmemize vesile rejim türüdür.

    sosyalizm ve faşizm aynı kaynaktan çıkıyor denmiş...

    cehaletin böylesi. okumadan bilmeden sallamak kara çalmak işte tam da böyle bir şey olsa gerek. harun yahya'nın bir amerikan tarikatinden çevirttiği kitaplardan felsefe ve siyaset öğrenmek insanı böyle rezil bir duruma düşürür.

    faşizm; burjuva devletin işçi sınıfı üzerinde hegemonik haklarını tamamen kullandığı düzene verilir. şöyle ki, bir işçi devrimi vuku bulması an meselesi ise ve burjuvazi bunu engellemek istiyorsa orası en demokratik cumhuriyet dahi olsa faşizm uygulamasına geçilir. demem o ki faşizm sermayenin işçi sınıfını ezmesi için geliştirdiği bir yöntemdir. ortaya çıkışı sermayedir.

    sosyalizm ise; üretici güçlerin yarattığı artı değere haksızca el koyan burjuvaziye karşı işçi sınıfının baş kaldırmasını ve devrim yoluyla muktedir olmasını öngörür. çıktığı nokta işçi sınıfıdır.

    sosyalizm; devlet üretim araçlarının hakimi olsun anlayışı üzerine kurulu değildir. devlet kapitalizmi ile sosyalizm birbirine karıştırılıyor. mevzuyu harun yahya'dan öğrenen zevatın cahilliği paçalarından akıyor, iktisat ilmi ile hiç bir alakaları olmadığı için bu zevat keynesgil müdahaleci iktisad prensiplerini ve devletçiliği sosyalizm sanabilirler. mazur görmek lazım, ama buradan kalkıp sosyalizme kara çalmaya kalkarsa ağızlarının payını vermek her komünist için hak olur.

    bu meseleye açıklık getirmek için sosyalizmin devlete bakış açısından bahsetmek şart. meraklısı için lenin yoldaş'ın üniversitede ders olarak verdiği devlet buradan okunabilir:

    http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/devlet2.html

    özetlemek gerekirse der ki yoldaş lenin; devlet toplumda sınıflar ortaya çıkınca yaratılmış, bir sınıfın diğer sınıfa tahakküm aygıtıdır. devletin adı ister krallık isterse demokratik cumhuriyet olsun toprak ve fabrikada özel mülkiyet mevcutsa orada sömürü vardır ve orada devlet sömürünün devamlılığı içindir.

    sosyalizm bu devleti yıkacaktır. sosyalistlerin düşman oldukları devlet budur. devrimden sonra kurulacak işçi demokrasisi, üeten sınıfların baştan aşağı örgütlenmesine dayanır ve üretim araçları bu örgütündür. biz buna yarı devlet diyoruz. devrim tüm dünyada tamam olduğunda ve bir sınıfın diğerine tahakkümü ve üretim araçlarında özel mülkiyet tamamen ortadan kalktığında biz bu yarı devleti de çöpe atacağız. biribirine üstünlük sağlayan sınıflar ortadan kalktığı için sömürünün güç unsuru olan devlete de gerek kalmayacak çünkü.

    biliyoruz ki insanlık kölelik devri öncesinde devlete gereksinim duymadı. ne zaman ki bir sınıf diğerini sömürmeye başladı sömürülen sınıfı kontrol etmek için devlet doğdu.

    daha fazla malumat isteyen engels'in; aile özel mülkiyet ve devletin kökeni adlı yapıtına bakabilirler.

    sosyalizme totaliter diyen zevat batı demokrasisini göklere çıkartmış. söz söyleme hürriyeti demokratlık ölçüsü değildir. demokrasiyi belirleyen üretici güçlerin kendi kendilerini idare edip etmediğidir. sosyalist düzende siyasi partilere yer yoktur evet. çünkü onlar burjuva demokrasisinde belirli sınıfları temsil ederken halkı manipüle eden araçlardır aynı zamanda. işçi demokrasisinde sınıflar yok, azınlık bir sınıfın diğer sınıfları aldatmasına gerek yok. güç gerçek sahibinde zaten. çok partililik yok ama muhalefet her zaman var.

    son olarak, stalin tarafından açıkça devlet kapitalizmine götürülen ve tek ülkede sosyalizm düşüncesi ile marksizm leninizm'den kopartılan sscb deneyimine bakıp kimse sosyalizme dil uzatmaya onu eleştirmeye kalkmasın.

    komik oluyorsunuz.
    #13240869
  16. 0 0
    merkeziyetçi bir devlet yapısı ve radikal bir ideoloji üzerine kurulan, içinde bulunduğu sosyo-ekonomik yapının bütün üyelerini ve kurumlarını dönüştürmeyi hedefleyen, bireysel özgürlükleri ortadan kaldıran siyasal sistemler olarak tanımlanır.
    #18576340
  17. 1 -1
    kokuşmuştur.
    #20873833
  18. 1 1
    "yeni türkiye" nin yeni rejimidir. yapımda yayımda emeği geçen herkesin.... neyse... geçmiş olsun

    http://www.cumhuriyet.com.../MiT_devleti_doguyor.html #
    #23431166
  19. 0 0
    diktatörlüğün, despotizmin, oligarşinin, monarşinin yakın arkadaşıdır.
    #23431206