the illusionist 


/ 2
kapat
  1. the prestige ile kıyaslanmaması gereken film.
    #1338195 (guilt and regret, 23.02.2007 15:08)
  2. çok başarılı ve konuyu derinlemesine işleyen bir filmdir
    #1339347 (MansonicAddiction, 23.02.2007 20:06)
  3. muhteşem kurgu ve olağanüstü bir son. bir filmde olması gereken her şeye sahip olan bir sanat eseri.
    #1415753 (t bag, 15.03.2007 22:31 ~ 16.03.2007 00:31)
  4. çekim teknikleri ve ilüzyon numaraları gayet başarılı fakat tahmin edilebilir bir sürpriz son olduğu için ı ıh olmamış dediğim film.

    Edit: the prestige'in eline su bile dökemez.
    #1416132 (Ghost Whisperer, 15.03.2007 23:53 ~ 22.03.2007 05:01)
  5. sonu bile kendisini kotaramayan kotu bir film.
    #1416152 (vermilion, 15.03.2007 23:57)
  6. ilgi çekememiş bir başka güzel film daha diyebiliriz. öyle ki, hollywood'un sürekli bir patlama heveslisi arabalar arasındaki kahraman konulu filmlerinden kafasını bu yöne çevirebilmiş olanlar harika bir görsel şölen sunmaktadır. bunun yanında rufus sewell bir kez daha kendisine hayran bıraktırmış, edward norton gibi bir anormal iyi oyuncunun yanında parlayabilmiştir. jessica biel vasat bir oyun sergilerken, elbette tam rolünün adamı olan paul giamatti de kendisinden bekleneni fazlasıyla vermiştir.

    --spoiler--
    sürpriz sonlu filmler serisinin iyi örneklerinden biri. hem beklendik hem de beklenmedik bir kurgu ile çok güzel bağlanmış bir final izleyenleri hem şaşırtıyor hem de gülümsetiyor.
    --spoiler--
    #1519032 (massattack, 12.04.2007 12:58)
  7. edward norton un mukemmel oyunculugu ve surekleyici bir senaryoya sahip olan film
    #1733443 (sossamon, 06.06.2007 18:20)
  8. sonunda beni sandalyeden düşüren filmdir.***

    işte böyle filmler lazım seyirciye kanımca, ki ne zamandır böyle bir film arıyanlara, şaşkınlıktan gebermek isteyenlere birebir.edward'ım zaten uçmuş da , özellikle dedektif rolünü oynayan paul giamatti ye ayrıca hayranlık beslenmiştir-zira aslında iyi adam olduğu seyirciye baştan beri ince ince işlenmiştir- son olaylarda ise eisenheim'ın tüm gizemini çözdüğündeki yüzündeki tabiri caizse yavşak gülümseme ve hatta attığı kahkahalarla sizinde aynı şekilde gülümsemeniz ve kahkaha atmanız-tabi film bittikten sonra anca farketmeniz...

    ayrıca filmi izledikten sonra ortalarda "eisenheim eisenheim"* diye diye dolaşılmış*, anne; 'çok fazla film izliyor etki altında kalıyor' diye telaşa verilmiştir.***
    #1836400 (tazefasulle, 28.06.2007 19:41)
  9. muhteşem kurgusuyla filmin sonunda insanın altdudağını yere yapıştıran film.ayrıntıların daha iyi görülüp "aaa bu böylemiymiiişş" diyebilmek açısından,tekrar tekrar izlenesi başyapıt.
    #1836462 (deli prenses, 28.06.2007 19:56)
  10. hakkında bu kadar olumlu entry girilince, kenarda gariban gariban duran dvd sini alıp "bi seyredim a.q." dediğim film olmuştur.

    edit: ilk başlarda "matrix lan bu!" ve akabinde "vay be insanoğlu neler yapabiliyomuş, helal olsun adama" diye devam eden, filmin sonunda da "vay sahtekar herif vay, ulan herşey bir ilizyondan ibaretmiş." diyerek sonuca oluşan dışavurumlara sebebiyet veren bir film.
    #1836604 (vycell, 28.06.2007 20:35 ~ 22:45)
  11. edward norton'un mükemmel giyimiyle filmin başından sonuna beni kıskancımdan çatlattığı film.
    #1836673 (hataliysam ara, 28.06.2007 20:47 ~ 20:48)
  12. edward norton un basrol oynadigi guzel ama tahmin edilerbilir bir sonu olan film
    #1837149 (max cavelara, 28.06.2007 22:32)
  13. bittiğinde 'vay bee! adamlar nasıl filmler yapıyo, bravo valla' moduna sokan film.
    #2155299 (a dying wish, 18.08.2007 17:11)
  14. `
    the prestige` ile yakın zamanlarda piyasaya çıktıklarından sihirbaz bütün dikkati üzerine çekmiş ve the prestige hak ettiği ilgiyi görememiştir. Edward Nortonın oyunculuğu diğerini geride bırakmaya sebep olmuştur ki film harikadır...
    #2155512 (la vie est belle, 18.08.2007 18:15)
  15. kurgusal açıdan harika olmasına, edward nortonun başarılı oyunculuğu yanında karizma duruşunun ve jessica bielin güzelliği eklenince film mutlaka izlenilmesi gereken filmler listesinde başı çeker. bence filmin son 5 dakikası filme bedeldir. o son 5 dakika adama yarım saat film üzerinde yorum yapma ihtiyacı hissettirir.
    #2308659 (kuvass, 13.09.2007 12:00)
  16. scar symmetry nin pitch black progress albümününden harika bir introya sahip açılış parçası.
    #2309216 (Disco Inferno, 13.09.2007 13:44)
  17. sırf edward norton'ın oyunculuğu için izlenebilecek filmdir. bu arada kendisinin cihan ünal benzerliği dikkatlerden kaçmamıştır. filmin müzikleri gayet başarılı. aynı zamanda filmin her karesi fotoğraf gibi, gayet hoş görüntüler barındırıyor. tüm bunların dışında finalde gayet etkiliyici. keyif alınarak, hoşça vakit geçirilebilecek bir film.
    #2665077 (roark, 05.12.2007 16:15 ~ 17.02.2008 23:52)
  18. başrollerini edward norton ile jessica biel'in oynadığı filmdir. beklenilen sonla bitmemesi filme güzellik katmakta, filmin çekiciliğini arttırmaktadır. prestij filmiyle aynı dönemde çıkmış ve senaryolarının benzerliği değişik yorumlara neden olmuştur.
    #2691934 (olursaolur, 13.12.2007 03:07)
  19. çok ama çok boş bir film. zaman kaybından başka bir şey değil malesef. beğenenleri vardır, saygı duyarım.

    filmin sonunu süpriz yapalım (ne kadar büyük süprizse artık) abi modasına uymuştur. rahatsız edecek kadar sıradan.

    edward norton abiye yakışmıyor böyle filmlerde oynamak. kısa film olsaymış daha hoş olurmuş. (zaten bir hikayeden uyarlanarak çekilmiş)

    (bkz: Eisenheim the Illusionist)
    #3170566 (salcali ekmek, 21.03.2008 07:58)
  20. --spoiler--
    filmin konusunun geçtiği yıllarda ingiltere krallıkla yöneiliyor. ancak asayiş belirlenmiş kanunlara göre kontrol ediliyor. yahu koca veliaht prensisin. amma kanuncuymuşsun arkadaşım. atın hapse gitsin diyemiyorsun, diye selzenişe sebep oluyor film. illa bi kulbunu bulup durdurmaya çalışıyorlar zavallı edward nortan'ı. hayır oda yüz buluyor. şımardıkça şımarıyor. adam koca prens. sen tut mekanında ruzgar yap. osmanlıda olsa o an kelle ucar. prens ulan bu. el ense g.te parmak yapsaydın bide kılıncı çektikten sonra. ben bilmem valla. çok inandırıcı gelmedi bana bahsettiğim kısım. ha ama araştırıp öğrendim mi. hayır. şimdi biri çıkıp hayır brader o dönemde prensin yaptırım gücü yoktu vardı da sınırlıydı, nerde ottoman padişahı nerde ingiliz prensi dese cevap verebilirmiyim hayır.
    ancak anlattığım ayrıntı filmi kötü yapmıyor. edward nortanı geçtim jessica biel için bile izlenir .
    --spoiler--
    #3372020 (sinekas, 08.05.2008 16:23)
  21. Sihirbaz; marangozun oğlu ile bir asilin kızının engellere rağmen yıllarca aynı tutku ile devam eden aşkının anlatıldığı her sahnesi bir fotoğraf kalitesinde güzel bir film. "Davul bile dengi dengine çalar"ı Hollywood kendine özgü biçimde değerlendirmiş.

    Dekorlar, kostümler zamanın tüm ayrıntısı düşünülerek hazırlanmış. Birbirinden güzel sihir gösterileri ile kısa sürelide olsa o sihirin içine alıveriyor sizi. Gözleriniz kamaşıyor.

    Jessica biel'in şahane güzelliği ve sade duruşu bir düşese yakışır türden. Olmamış tek şey sarı saçların oyunculuğu boyunca kendini hasta ve yorgun göstermiş olması. E. Nortan ise jessica'nın yanında yaşıtı gibi değil de abisi gibi durmuş bu da filmin ilk başında sunulan giriş ile örtüşmüyor. Zaten aradaki yaş farkı malum ama yönetmen bunu dengeleyememiş.

    E.Nortan film boyunca bir felsefeci kıvamında. Bakışları, mimikleri oyunu kuralına göre oynayan ama bunla yetinmeyen bir de oyunu kuran türden. Sadece bakışları bile anlatıyor duygularını.

    Paul giametti ise filmin keyifli yanlarında boy gösteriyor. Bilmece çözmeye çalışan ama beceriksiz oğlan çocuğu gibi filmin sonuna dek şaşkın bir şekilde ordan oraya koşuyor.

    Filmin belki de en zeki görünen ama en aptal karakteri ise prens, kendinden haberi olmayan bir prens figürü.
    Birçok Hollywood filminde olduğu üzere sağ gösterip soldan darbe geliyor. işte burada filmin başından beri ayrıntılara dikkat eden izleyici yanılmıyor.

    izleyicinin gözüne sokulan muhteşem kolye ise günümüz tüketim çılgınlarının anlamayacağı türden bir detay. Şu bu özel günde "beni şu kadarcık sevmiyor musun"; martavalları ile dayanılan pırlantı zulmü yanında ahşap hayattır ve aşkı ağaç gibi yüreğinizde yeşillendirin demeye getiriyor. Keşke taştan kalplere bir ahşap kolye yetebilse.

    Sihire inanma ama sihirsiz kalma, gerçek sihir iki kalbin birlikte atmasında; AŞKta.
    Ve aşk sihirbaz'da göz kırpıyor ışıltısını görebilene.
    #3431879 (blonde mermaid, 22.05.2008 16:31 ~ 16:33)
  22. zaman, mekan, yaşam, ölüm ve gizem kavramlarını sorulatan, akıcı olmamasına rağmen gizemli bir filmdir.
    #3523877 (brunglace, 11.06.2008 12:52)
  23. son 5 dakikasına kadar 100 üzerinden 90, son beş dakikasını katarsanız 100 üzerinden 3.15 alan film.

    --spoiler--
    yani o olanların hepsi aldatmaca mıydı? o portakal ağacı bugünün teknolojisiyle bile yapılamaz. hele hayalet kadın görüntüsü nasıl yapıldı, ya kılıç yere nasıl yapıştı, ya o nasıl oldu, ya bu, ya o, ya şu, peki bu, e o?!
    --spoiler--

    (bkz: bu muydu yani)
    #3523890 (umbrasword, 11.06.2008 12:55 ~ 12:58)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

the illusionist başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. the illusionist ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu the illusionist nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» sehzadeler turbesi » heavy metal » kenan evren » koca istemek » amastris antik kenti » zardanadam » micro pool » fenerbahce org » yol hikayeleri » habervaktim com a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci