bugün

herhangi bir şeyin taklidinin, o şeyi yansıtması, onun varlığını perçinlemesi durumunu ifade eden önermedir.
taklikler gercegin kopyasıdır. gercegin gölgesinde meydana gelir ve gölgede kalırlar. gün işigina cıkamazlar.
taklit edilmeyi onleyememis kisinin avuntusudur.
taklitlerinden bile uzak durmak gerekirken, nasıl olurda taklit içinde bir anda gerçeği yasarız? işte bu aslında hayatın bize attığı kazıktır.
taklidi yapılan bir ürün veya kişinin, taklidinin markalaşmak adına aslını daha da ünlendireceğini anlatan söz.
taklit etmek yaratıcı bir şeyler ortaya çıkaramamak demektir. bir eşya, bir kişi taklit ediliyorsa sürekli karşılaştırma yapılacağından gerçek olan her zaman daha çok gözönünde olacaktır.
piyasadaki sahte, taklit ve özentilerin asıl olanlara faydasını ve iyiliğini anlatan söylemdir. ne kadar taklit çıkarsa asıl olan yekleşir ve yücelir.
kötü bir kopya olunca ister istemez taklit kendini güldürtür. saçma sapan değişken kurallarla ve kurallara sahip çıkan arkadaşlar bu kurallar yüzünden zamanında çekmişlerse daha da kıçla gülünecek bir durum.

(bkz: bu filmi görmüştüm senden önce defalarca)
(bkz: michael jackson) (bkz: justin timberlake)
iyi taklit yoktur, taklit taklittir. bir taklit ne yaparsa yapsın, hep başkalarında orijinali çağrıştıracaktır. kendisi taklitçilik yaptığını unutacak kadar delirmiş, sapıtmış olsa da, taklitçi taklitçidir ve hep "asıl" olanın altında kalacak, onunla sidik yarıştıran ve hep geriden takip eden kişi olarak yaşayacaktır.

taklit aslını yansıtır, asılları yaşatır. yani kendi sureti yoktur. yüzsüzdür her anlamda.
taklit birnevi taklit edilenin gölgesidir. aslı kaybolduğunda taklitçi hiçbir şeydir. asıl olmanın yolu kendini yaşamaktan geçer. yoksa taklit her daim taklitten ötesine geçemez. öyleyse taklit aslını yansıtır.
"küçük ibo yöntemi" ile çürüttüğüm önerme.

küçük ibo'nun patladığı yıllarda bir de küçük onur vardı, hatırlarsınız. net bir şekilde taklidiydi küçük ibo'nun. sonra ne oldu? yaşatabildi mi küçük onur, aslını? ya da şöyle diyeyim. küçük ibo şu anda nerede ve ne yapıyor, haberi olan var mı?

(bkz: bana bunlarla gelmeyin)
ilk okuldaki din hocamın ağzından düşürmediği söz dizisi.
ergen kızlara göre, ''fakeler aslını yüceltir.'' şeklindedir.
bugün içinde bu cümlenin geçtiği bir şarkı dinledim arabada söyleyen atiyeye çok benziyordu ama şarkıyı bi bulamadım hatırladığım sözler ise şunlar ;
Taklitler aslını yaşatır sen yaşa durumuna bakarız. hareketli,eğlenceli bir şarkıydı şarkıyı bilen varsa bi el uzatsın.
görsel

bu yaşatcaksa yaşatmasın.
güzel bir sözdür. evet.
taklitler aslını yüceltir olarak da bilinn sözdür. kesinlikle katıldığım önermedir.

misal şu oytunkaran'ı onu taklit edip her entry sonuna evet ekleyen tayfa bilinen bir yazar yaptı.
örnek vermek gerekirse

17 ekim 2018 kerç de bulunan bir lisede 18 yaşında vladislav isimli öğrenci katliam yaptı. 20 kişiyi öldürüp 70 ini yaraladıktan sonra intihar etti. peki kimi özendi ? elbette 20 nisan 1999 da columbine lisesi katliamını. kimleri idolü haline getirdi ? columbine failleri eric ve dylan'ı. kerç katliamı olduğunda bu olaydan çok 22 yıl önceki columbine katliamı konuşuldu. bir çok kişide vladislav'a ''taklitçi'' gibi atıflarda bulundu. taklitler aslını yaşatır.
katıldığım önerme.
ancak ünlü insanlar kendilerini kötü taklitlerini izlemekten hoşlanırlar, kendilerinin önüne geçecek derecede iyi taklitlerden pek hoşlanmazlar.
aslında mazi olan bir söz. nedenine gelince, kopyalama moda dünyasında öyle bir boyuta ulaştı ki taklitlerle orijinal ürünler arasındaki farkı ayırt edemiyorsunuz. markalar, kopyalama ürünlerle baş etmekte zorlanıyor.