bugün 795 başlık
kapat

türkçemize giren yabancı kelimeler

  1. 7 3
    Turkçemizi iyi kullanmalıyız ki kendimizi iyi ifade edebilelim .. Benliğimizden uzaklasmayalım . Dilimize yerleşen ve farkında olmadan kullandığımız sözcükleri aklıma geldikçe yazmaya çalışıcam. sizde ekleyin ki türkçemize sahip çıkalım ve doğru kullanalım Saygılar..

    absürt = saçma
    adapte olmak = uyum sağlamak
    adisyon = hesap fişi
    ambiyans = ortam, hava
    analiz = çözümleme
    anons etmek = duyurmak
    antipatik = sevimsiz, itici
    bodyguard = koruma
    bye bye = hoşçakal
    catering = yemek hizmeti
    center = merkez
    counter = sayaç
    cv = özgeçmiş
    data = veri
    deklare etmek = bildirmek
    departman = bölüm
    dizayn = tasarım
    download = indirmek
    dökünam = belge
    driver = sürücü
    e-mail = e-posta
    elimine etmek = elemek
    emergency = acil
    empoze etmek = dayatmak
    entegre olmak = bütünleşmek
    ekstra = fazladan
    exit = çıkış
    feedback = geri bildirim, geri besleme
    finish = varış, bitiş
    full= dolu,tam
    full time = tam gün
    global = küresel
    illegal = yasa dışı
    imitasyon = taklit
    irregular = düzensiz
    izolasyon = yalıtım
    jenerasyon = nesil
    klasifikasyon =sınıflandırma
    kompleks = karmaşık
    komünikasyon = iletişim
    konsensus = uzlaşma
    koordinasyon = eşgüdüm
    kriter = ölçüt
    laptop = dizüstü bilgisayar
    link = bağlantı
    mantalite = anlayış,zihniyet
    monoton = tekdüze
    nick name = kullanıcı adı
    objektif = nesnel, tarafsız
    okey = tamam
    okeylemek = onaylamak
    online = çevrimiçi
    opsiyonel = seçmeli
    optimist = iyimser
    part time = yarı zamanlı
    partikül = parçacık
    perspektif = bakış açısı
    pesimist = kötümser
    pozisyon = durum,konum
    prezentasyon = sunum
    printer = yazıcı
    print out = çıktı
    provoke etmek = kışkırtmak
    randıman = verim
    reaksiyon = tepkime
    recycling = geri dönüşüm
    relaks olmak = rahatlamak
    revize etmek = yenilemek
    save etmek = kaydetmek
    security = güvenlik
    sempatik = sevimli, canayakın
    spontane = kendiliğinden
    star = yıldız
    start almak = başlamak
    timing = zamanlama
    transfer = nakil
    trend = eğilim
    versiyon = sürüm, uyarlama
    #9459170
  2. 2 2
    karşılıkları olan çoğu türkçe kelimelerde aslında türkçe değildir. bu sebepledir ki sıkıntı daha büyüktür.
    #16283896
  3. 1 1
    televizyonda son günlerde çok duyduğum ve ne bok olduğunu merak etmediğim kelime: konjonktür.
    #16283898
  4. 1 1
    müspet: cümle içinde kullanımına göre veya münferit olarak; temiz, olumlu, pozitif anlamlarına gelebilen bu kelime arapçadan dilimize geçmiş tir.
    #16283939
  5. 0 0
    paradoks bir anlamda çelişki anlamına gelir ama onu paradoks haliyle seviyorum arkadaş!
    #16283972
  6. 3 3
    eğer bir kelimenin türkçe'de hali hazırda, kullanımda olan karşılığı varsa, o kelimenin kullanılmayıp, popüler olmak adına, yerine yeni yabancı kelimelerin ikame edilmesi yanlıştır.

    türkçe'nin içine yerleşmiş ve kullanımı yaygınlaşmış bazı kelimelerin ise yabancı kökenli olması normaldir. çünkü o kelimenin kullanımı bir ihtiyaçtan kaynaklanmış ve yıllar içinde benimsenmiştir.

    örnek vermek gerekirse;
    "kalem, defter, kitap" kelimeleri arapçadır. ama bu kelimeler yüzyıllardır türkçenin içine yerleşmiş ve türkçeyle özdeşleşmiştir. kelimelerin bu halde kullanımı gayet normaldir.

    "zamanlama" kelimesi türkçede hali hazırda mevcutken ve ihtiyacı karşılıyorken, bunun yerine "timing" kelimesini kullanmak dilbilgisi açısından hatalıdır.
    #16283973
  7. 1 1
    armut da dilimize giren yabancı bir kelimedir. farsça kökenlidir kendisi.
    #16283980
  8. 0 0
    armut, ambulans, doping, emergency... daha niceleri. bence başlığı türkçeye giren yabancı kelimeler değilde yabancı kelimeleri türkçeye sokan yabancılar olarak değiştirmeliyiz.
    #16283996
  9. 4 4
    Başlığı açan yazarımızın haklı olduğu gerçektir. Ancak meseleye ölçü koymak açısından bazı çelişkiler mevcuttur. Şöyle ki;

    Kıymetli yazarımızın yabancı kelimelere türkçe karşılık olarak zikrettiiği hesap, fiş, merkez, hava, hoş (hoşça kaldan), hizmet, acil, taklit, nesil, sınıf, zihniyet, taraf, zaman, rahat, kayıt, can, nakil... kelimeleri de türkçe asıllı değil. Bu konuda ölçü Ömer Seyfettinin, Nihat Sami Banarlının, Mehmet Kaplanın da söylediği gibi, türkçeleşmiş kelime Türkçe sayılmalıdır. Söylenişinde, yazılışında, vurgusunda, tonlamasında hatta bazen anlamında değişiklik olan yabancı kelimeler bize özgü kelimeler durumuna gelmiştir. Arkadaşımızın yabancı kelimeler arasında saydığı ve karşılık verdiği, versiyon, transfer, sempatik, antipatik, reaksiyon, randıman, pozisyon, opsiyon, komünikasyon, kompleks, kriter, koordinasyon, izolasyon, imitasyon, illegal, global, finiş, ekstra, empoze etmek, entegre etmek, elemine etmek, döküman, dizayn, departman, anons, analiz, ambiyans, adapte olmak... gibi kelimeler de türkçeleşmiş sınıfına girer. Türkçenin yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu kuralı ihmal edilmeden okunduğu ve yazıldığı sürece sorun yoktur.

    ingilizce, Fransızca, italyanca gibi önemli dillerde de bu böyledir. Arapçada muarreb (arapçalaşmış) manasında bir tabir bile vardır.Yoksa türkçe asıllı (öztürkçe) kelimelerle ne bilim, ne edebiyat hatta ne adamakıllı muhabbet yapılır. Bu bakımdan özdil veya öztürkçe, özingilizce gibi tabirler ve yaklaşımlar safsatadan ibarettir. insanlar iletişim kurdukça toplumlar birbirinden etkilenecektir. Birçok dilde, Türklerin bulduğu yoğurt, bizim kelimemizle ama farklı telaffuz ve yazılışlarla (yoghurt, joghurt, yaourt, jogurts, yogur, yogurt) karşılanır.

    Türkçeleşmiş kelime türkçedir, ingilizceleşmiş kelime ingilizcedir, arapçalaşmış kelime arapçadır. Aslı hangi dilden olursa olsun, bir kelime, bir dilin gramer ve ifade kurallarına göre kullanılıyorsa, o dilin hançere dehasına uygun telaffuz ediliyorsa artık o şekliyle o dilin malıdır.

    Fransızcada aslı fransızca olan kelimeler, aslı arapça olan, hatta aslı türkçe olan kelimelerden daha azdır. (kaynak: cemil meriç, Journal I)

    ingilizcedeki beşyüzbine yakın kelimenin dörtte biri bile ingilizce değildir. Hem ingilizce diye bir köklü dil yoktur. ingilizce, şimdiki almanyada aşağı saksonya olarak bilinen eyaletin bulunduğu yerde yaşayan ve saksonca (almanca diyalekti) konuşan halkın, britanyaya göç ettikten sonra adadaki anglo kültürü ve diliyle karışması sonucu oluşmuştur. Ve ingilizce büyük britanya imparatorluğu büyüdükçe büyümüştür. ingilizce almancadan doğmuş bir cermen dilidir.

    Türkçede aslı yabancı olan kelimeleri türkçeleşmiş saymayıp dilimizden çıkarırsak geriye ortaçağdan evvelki türkçe kalmış olur.

    defter, kitap, kalem, dünya, kafes, evlat, mal, müdür, resim, isim, izin, müsade, serî (hızlı manasındaki), mana, kelime, zaman, vakit, müddet, mektup, şiir, amir, memur, emir, hudut, asır, kusur, arıza, tamir, tatil, iptal, ihmal, vefa, kafa, reis, asker, cumhur, cumhuriyet, şehir (bunu atıp kent'i benimseyen cahiller var, o da yerli değil), sefer, kalp, ısrar, hareket, hakaret, hendese, mühendis, zeka, deha, gazi, dahi, siyaset, hukuk, edebiyat, muhasebe, maliye, kamu, ilan, kader, hakimiyet, kayıt, şart, millet, devlet, milliyet, hürriyet, akıl, mantık, fiil, Acaba, Ama, Alaka, Asıl, Asla, Aynen, Amma, An, Bazen, Bazı, Bizzat, Cümle, Daima, Dahil, Dair, Defa, Dikkat, Ebediyen, Ekseriyet, Elbet, Ezel, Fakat, Falan, Filan, Fazla, Galiba, Hakikaten, Hakiki, Hâlâ, Hâl, Hâlen, Harbi, Hülasa, illa, istisna, izah, Kadar, Kere, Keza, Külliyen, Lakin, Lütfen, Mesela, Misal, Rağmen, Şey, Tabii, Tamam, Tesadüf, Vallahi, Ve, Vesaire, Yahu, Yani, Zaten, zati, hatta, hata, noksan, cami,
    ...... kelimeleri arapça kökenlidir.

    güfte, beste, ser, serbest, bestekâr, -kâr, -dâr, -vari, -han, -kârî, -dan, beyhude, fersude, asude, keşide, nadan, gül, güzel, gönül, lale, sebze, gonca, hep, hiç, hem, her, hoş, sarhoş (serhoş), berduş, şeftali, bülbül, canavar, ejder, jale, gergedan, kebab, keşkül, Bari, Çünkü, Eğer, Eyvah, Gerçi, Henüz, Herkes, Hemen, Kâh, Ki, Keşke, Meğer, Meğer ki, Naçizane, Ne, oruç, endaze, Peşin, Parça, Sade, Ta, Ya,
    ....... kelimeleri farsça kökenlidir.

    Her kelime bir fetihtir, bütün marifet o kelimeyi kendi dilinin hançeresi ve ifade boyutları içinde eritip yeni bir kıvamda kullanabilmektir.
    #16284242
  10. 0 0
    - proje tamam mı veysel bey?
    - ali beyden okeyi aldık efendim.

    okey ne lan?

    dün dizide de söylediler fitil oldum..

    ek: tamam yani bende önem veriyorum yabancı dile, hatta ingilizce bölüm okumak istiyorum ama turkceyi bu kadar da basitleştirmek, olmuyor.

    koca koca adamlar ya, ayıp.
    #16284254
  11. 0 0
    gerçekten fazlaca kullanıyoruz. Dizilerde, programlarda bile kullanılırlen ya da açılan avm, market vs yabancı isim verilirken nasıl döneceğiz bilemiyorum.
    #16284272
  12. 1 1
    Çimen: ot
    Frambuaz: böğürtlen
    Admin: yönetici
    #16284434
  13. 1 1
    Server = Sunucu
    Online = Çevrimiçi
    Offline = Çevrimdışı
    Adaptasyon = Uyarlama
    Flash disk = Taşınabilir Bellek
    Meclis = Kurultay
    Şehir = il
    Slayt = Sunu
    Laptop = Dizüstü bilgisayar
    ADMiN = YÖNETiCi
    Müraacat = Başvuru
    Versiyon = Sürüm
    Sayfa = Yaprak
    internet = Genel Ağ
    Kampüs = Yerleşke
    Ambulans= Cankurtaran
    Antrenör = Çalıştırıcı
    Hobi = ilgi, Uğraşı
    Adres = Konum
    Profil = Kimlik
    Spam = Gereksiz
    E-mail = E-posta
    Prensip = ilke
    Absürt = Saçma
    Link = Bağlantı
    Alternatif = Seçenek
    PROBLEM = SORUN
    Ergonomik = Kullanışlı
    Detay = Ayrıntı
    Entellektüel = Bilgili
    Epik = Destansı
    Dominant = Baskın
    KELiME = SÖZCÜK
    Aksiyon = Macera
    Metot = Yol, Yöntem
    Elit = Seçkin
    Jenerasyon = Kuşak
    #16284435
  14. 0 0
    - Mersi boku tatlım.
    - boklu konuşma mına goduğum.
    #16284445
  15. 1 1
    bazen daha sinir bozucudur (bkz: komentleşmek) , bir de utanmadan türkçe eklerle türetmişler.
    #16284499
  16. 0 0
    günlük hayatta kullanırken farkına bile varmadığımız kelimeler.

    örneğin rulo

    kökü fransızca rouleau kelimesi
    onun da kökü eski ingilizce ve hatta latince.
    #16284622