suskunlar 


/ 2
kapat
  1. raflarda okurlarını beklemektedir. üstad yine döktürmüş.
    #2492439 (collector, 19.10.2007 23:44)
  2. az evvel ideefixe'in web sayfasında farkettiğim büyük yazar ihsan oktay anar'ın beklenen son kitabı. rabbime şükürler olsun. ilahi üstat an itibariyle sürprizi yapmıştır tüm sevenlerine. tahmin ediyorum 3 hafta sonra en çok okunanların zirvesine yerleşir.

    --spoiler--
    suskunlar'ı okuduktan sonra aynaya bakmak, yansıyan aksinizde gerçeği görmek, gördüğünüzü işitmek ve duyduklarınızla sağırlaşıp susmak isteyeceksiniz. sayfalar tükenip bittiğinde, kim bilir, belki de "suskunlar" dan biri olacaksınız...
    --spoiler--
    #2503640 (galapagoslu iguana, 22.10.2007 14:03)
  3. oyyy anam anam nidalarıyla karşıladığım roman olmuştur. bugünden tezi yok, alınıp okunacaktır. ihsan oktay'ın daha önce, naçizane yazarınızı ne hale getirdiğini görmek için; (bkz: #2484582)
    #2503654 (siyah inci yagmuru, 22.10.2007 14:08 ~ 14:09)
  4. nihayet...
    gidip bir şükür namazı kılayım.
    #2507555 (uzun ihsan efendi, 23.10.2007 09:50)
  5. konusu bu kez müzik* kavramı etrafında şekillenen ihsan oktay anar başyapıtı.
    #2508074 (ıslak mayolu adam, 23.10.2007 13:14)
  6. dün satın aldığım ve yaklaşık 60 sayfasını okuduğum yeni ihsan oktay anar kitabı. anladığım şu; birbirine bağlı şahane uzun cümlelerden kurulu, ustat işi bir dille yazılmış ve okuyanları kafadan koparacak** bir musiki ve dinsel bağlantıları çevresinde dolaşan "ahir zaman" kitabı.*
    edit:asıl yorum kitabı bitirince.
    #2511448 (galapagoslu iguana, 24.10.2007 08:15 ~ 08:16)
  7. ihsan oktay anar'ın gene yapacağını yaptığı kitaptır. iki gecede biten ve tadı damağınızda kalan bir kitap olmuş. ihsan oktay'ı bilenler bilir, vurucu-şaşırtıcı sonlara ihtiyaç duymayan bir yazardır. bu haliyle bile kitabı bitirdiğimde birkaç dakika kapatmadan sonra sayfaya baktım, hatta sonra sayfayı bir kere daha okudum ve bir yazarın nasıl da usta olabildiğini gördüm. bundan sonraki spoiler dolu kısmı okumak istemeyenler için kısa keseyim, kitabı alıp okuyunuz efendim. zira kitap, gerçekten de ihsan oktay'ın ustalık eseri olmuş.

    spoiler ile ilgili de bir iki kelam edip, kitaba geçeyim çenem düşmeden. kitaplarla ilgili spoilerleri zaten pek anlamıyorum. kitaplar (jan kristof granj gibi denyoların kitapları değilse), sonları için okunmazlar, okunmaktan zevk alındığı için okunurlar. kitabı, sonunun şaşırtıcılığından bağımsız olarak zevkli okunmayan yazar da yazar değildir zaten. bunun bir diğer örneğini de neil gaiman isimli kardeşimizde buluruz ki, zaten ihsan oktay kitaplarından da inceden neil gaiman tadı yok değildir. bu tarz yazarları, hikayelerinin sonunu merak ettiğiniz için değil, kullandıkları dili ve tarzlarını beğendiğiniz için okursunuz. dolayısıyla, ihsan oktay'ın herhangi bir kitabı için yazılan herhangi bir yazının spoiler olabileceğine inanmıyorum ama biz gene de kurallara uymak adına, spoiler diyelim.

    --spoiler--
    roman, batılı bir terim ve tarzdır. batılı romanlar da doğal olarak, batı fikir yapısının yansımalarını taşımış ve genel olarak "gerçek"i aramışlardır. doğu'da roman yazan yazarların çok büyük bir kısmı da, batılı öncüllerine uyarak "gerçek"in peşinden koşmuşlardır. oysa doğu için gerçek çok zayıf ve hatta önemsiz bir kavramdır. doğu'da hakikat vardır. doğulu olup, roman yazan ve gerçeği değil, hakikati arayan her yazarın başımızın üstünde yeri vardır. ihsan oktay da, felsefe birikiminin de etkisiyle romanlarında "gerçek"le uğraşmaz. o "hakikat"in peşindedir. bunun için kimi zaman, ölümsüzlük makinasının peşine düşer, kimi zaman hiyele merak salar, kimi zaman da musikinin peşine takılır. bu romanında musıkinin peşinden gitmiş. ihsan oktay, hiçbir şeyi beceremiyor olsa, gene de sırf hakikat'le uğraştığı için bile önemli ve orjinal bir yazardır.

    kitabın konusundan bahsetmeyi gereksiz görüyorum. zira, yine binbir türlü mantık ve kelime oyunuyla anlatılan bir hikaye var ortada. yazar bu kadar zeki ve becerikli olunca da ne anlattığının pek bir önemi kalmıyor, önem anlatının zevkini hissetmeye kayıyor. kitapta, mevleviler, batın ile zahir arasındaki fark ve çekişme, eski istanbul sokakları ve yaşantısı, aşk'ın en güzeli, çekişmeler, eski adetler, ve müzik var. osmanlıca, gene kararında ve olabilecek en matrak haliyle kullanılmış.

    kitaptaki göndermeler için ayrıca bir paragraf yazmak gerekiyor. zira, kitapta uyku ve ölümü kardeş eden ihsan oktay sandman'e, serseri çetecilerin en betlerini dokuzlar yaparak da yüzüklerin efendisine gönderme yapmış. belki dokuzlar göndermesi biraz fazla zorlama gelmiş olabilirdi, eğer dünya'nın yaratılışını müzikle ilişkilendirmese. biliriz ki tolkien de, silmarillion'un valaquenta'sında benzer bir yaratılış hikayesi yazmış ve bizleri mest etmiştir. kitabı okumak istemeseniz bile, dünyanın yaratılışı ve son sayfa için okumaya değer.

    kitapta inanılmaz espriler olduğunu da ekleyelim. aslında, yazdıkça yazmak istiyorum ama olmaz, insanların okuma keyfini kaçırmaya gerek yok ama şunu söyleyebilrim ki, bu adam gönderme işini çok iyi yapıyor. yeri geliyor bir gönderme size kahkaha attırırken, bir diğeri de sizi hüzünlendiriyor. ben, kitabın gönderme ödülünü şuna verdim naçizane; ah beybaba! ah be babalık! niye çamura yattın? (bkz: eli eli lema sevaktani).

    son olarak şunu da söylemek gerekir ki, kitapta epey güçlü bir mevlevi ruhu vardır. kitabın genel olarak havası ve düşünce yapısı tam da mevlevidir. sessizliği dinlemek, karanlığı görmek gibi haller tam da "tanrıda olmak" değil midir ey dostlar?
    --spoiler--

    gene biraz uzun oldu. bi kitap okudum ya havamdan geçilmez artık. spoilerleri okuyamayan herkese de selam ederim, kitabı okuyun önce kardeşim, öyle boş boş oturmayın*.
    #2511879 (siyah inci yagmuru, 24.10.2007 12:19 ~ 13:38)
  8. takribi 4 saat önce aldığım, rafta görünce içimden çığlık attıran, yegah segah dügah olmak üzere üç bölüme ayrılmış ihsan oktay anar'ın beklenen romanı. 40000 adet basılmış; bence birinci baskı istiyosanız hızlı davranın. zira hastaları bir kitapla yetinmiyo.
    #2514533 (ruha dokunan dusunceler, 24.10.2007 23:30)
  9. sıkkın bir halde kitapçıya giren bünyenin kafasını kaldırması ve bir anda sevinç nidaları atmak istemesine sebep olan kitap. hiç arka kapağa veya sayfalara bakma zahmetinde bulunmadan alınabilecek eser. yazarının * müdavimleri için yeni bir sevinç kaynağı; neşe pınarı.
    #2514700 (nobrankisi, 24.10.2007 23:59)
  10. kitabın ilk sayfasında yazan mevlanın sözüyle bile insanı saatlerce düşünmeye sevkeden fevkalade bir kitap:
    '' kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür'' hz. mevlana.
    #2517756 (melezmacir, 25.10.2007 21:04)
  11. (bkz: pereveli haci iskender efendi)
    ayrıca demişiz : (#2337412)
    #2540545 (galapagoslu iguana, 31.10.2007 17:38)
  12. ilginç kurgusu ile insanı kopartan tipik bir i.oktay anar romanı. uzun ve anlamını yitirmeyen ama insanı aradan çıkartan şahane cümlelerden kurulu, sürükleyen, şaşırtan, ulan vay be dedirten ve hatta çekyattan düşürtecek derecede güldüren, kopmalara sebep veren ve yine insanı sürüm sürüm merak ettiren, eski dil kullanımında azami derecede dikkatli, insanüstü olduğuna inandığım geniş muhayyile gerektiren bir hikaye kurgulaması.
    bir paragrafta bulunan labunya, mebun, dübürzade, iskerlet, sabuncu, ve hamamoğlanı hakaret silsilesi beni çok güldürmüş ama mehteran takımının gaza gelip 'yektir allah' demeleri koparmış ve çekyattan düşürmeye ramak bırakmıştır.
    ayrıca yaratılış ile ilgili tasvir edilen yegâh, dügâh, segâh, çargâh, pençgâh ve şeşgâh makamları ile akşam oldu, sabah oldu, birinci ve altıncı gün olayı beni en çok koparan tanımlamalardan sadece bazılarıdır.
    yani ustat dememizin bir sebebi varmış dedirtti. kitabı kesinlikle dolapdere big gang'in alaturka çalgıları eşliğinde okursanız 2 milyon misli daha içine girer ve bir o kadar daha yaşarsınız. daha fazla yazmak hem üstada, hem de kitabı okumayanlara saygısızlık olur diyerek entryi burada noktalıyor ve ben şimdi koskoca bir vakit üstadın yeni kitabını nasıl beklerim diye düşüncelere gark oluyorum.*
    (bkz: alessandro perevelli)
    (#2503680)
    #2542785 (galapagoslu iguana, 01.11.2007 11:10 ~ 11.11.2007 20:01)
  13. muazzam kitap. okumaya doyulmayan.
    #2553065 (Odun, 03.11.2007 23:09)
  14. insanı çoook eski istanbul'da sokak sokak gezdirebilen, o atmosferi yaşatabilen bir kitap. ancak kurgusu falan yine mükemmel olsa da puslu kıtalar atlasının o sarmallı, döndürüp, dolaştırıp ana konuya bağlamalı yapısını yakalayamıyor.* tabi her ihsan oktay anar kitabı gibi yer yer gülderen, yer yer "işte edebiyat bu hacı" dedirten muhteşem bir üsluba sahip kitap. yani kitaplarında hiç kurgu olmasa, mesela 17. yy'da kapalı çarşıda alışveriş yapan bir adamın bir günlük alışveriş maceralarını anlatan bir kitap yazsa bu üslupla, yine de koşa koşa gidip alınır, bi çırpıda okunur o kitap da.
    #2553687 (ethempertevefendi, 04.11.2007 01:21)
  15. hayal ile gerçek arasında musiki ile sessizlik arasında önce sözün değil sesin olduğunu kanıtlayan efsunlu bir kitap.
    yan etkileri ise kaçınılmazdır: bu zamana hatta bu dünyaya ait olmadığınızı hissedersiniz ve modern insanın gevezeliği ve musikinin suskunluğu size muzip bir ironi hediye eder...
    #2563121 (oyuncakdunya, 06.11.2007 20:11)
  16. Hemen her sayfada bir kelime ile kendi yarattığı büyü ve atmosferle dalga geçecek kadar cesur BiR YAZARIN KiTABI.
    Kahramanlara bölünen bir hikaye ya da zaman sıçramaları gel gitleri sevenler için bulunmaz bir nimet, sevmeyenler içinse bir kahra dönüşebilir. ihsan oktay anar kuşkusuz modern edebiyatın o çetrefilli yollarında bu kitapla birlikte orhan pamuk un üzerine yapıştırılan "ama zor okunuyor abi..." gevezeliklerine de bir kısım çevre tarafından maruz bırakIlacaktır O KESiN.
    #2580644 (novakatinamite, 11.11.2007 20:00)
  17. ihsan oktay anar üstadın birinci baskısını 40.000 adet yaparak kendine ne kadar güvendiğini gösteren güzel kitap. bazı basım hataları mevcut o kadar kadı kızında bile olur diyerek ikinci baskısında bunları azaltmalarını temenni ediyoruz, hele ki 40.000 adet basılan bir kitaptan bahsediyorsak. yoksa kitap hakkında üst entry'lerde dediğimizi demişiz zaten.
    #2580668 (galapagoslu iguana, 11.11.2007 20:05)
  18. ihsan oktay anar hazretleri'nin enkarne olduğuna ve ne yazık ki zamanını tamamladığına kanaat getirten eserdir. efendimiz muhteşem neyzen batın'ın nefesiyle ölümsüzlüğü verdiği eflatun bile ebediyete intikal ettiğine göre bu son kendisi için de pek uzak değildir. *
    #2690085 (stalker, 12.12.2007 18:17)
  19. muhtesem, enfes, haklulade... bilmiyorum daha ne denebilir. herkes okumalı..
    #2767372 (beor, 30.12.2007 17:18)
  20. amat'tan sonra yine bir baş yapıt.
    Anar her kitabıyla başka bir uzmanlık alanı edinmekte, amat'ta; denizcilik, suskunlar'da; musiki benim diyenlere taş çıkartacak kadar konularına hakim bu da romanlarına çok sıkı hazırlandığını göstermekte.
    amat'a nazaran sonuç/final bölümü daha doyurucu olmuş. sürükleyici, bilgilendirici, hayal ettiren inayetinde mest eden bir kitap olmuş. kitabı okurken ney2in büyülü sesi kulaklardan hiç yitmiyor.
    ayrıca çok iyi bir senaryo, harika bir sinema filmi olabilir.
    Anar, büyük romancılara bir göz daha kırpmış.
    #2782945 (winstonsoft, 03.01.2008 01:57)
  21. okumaya başladığım oldukça dolu kitap..çevrilen her sayfada yeni bir şeylere sahip olmak duygusunu en iyi veren kitaplardan.
    #2838566 (kuvass, 14.01.2008 21:40)
  22. Mevlana'nın "Kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür" sözüyle başlayan ve kitabı okumaya başlamadan derin derin düşünmenizi sağlayan ihsan oktay anar'ın büyülü kitabı.
    #3089926 (visneli browni, 03.03.2008 22:03)
  23. mekan tasvirleri ve dil zenginliği açısından çok beğendiğim bir kitaptır. puslu kıtalar atlası adlı kitabında da güzel tasvirler yapar yazar; konstantinenin büyüsünü hisseder, eski bir osmanlı şehrini iliklerinize kadar hissedersiniz. ne övgü ne yergi vardır kitapta. herşey sanki olduğu gibi yazılmıştır. bu yüzden beğenilir, geçmiş zaman içinde sıradan bir hayat okursunuz. bu yüzden romanın sonu değil size yaşattığı anlar haz verir. tıpkı yaşam ve ölüm gibi. sonu biliriz ama yaşamaktan usanç duymayız. bu kiatp da aynen böyledir işte.
    #3192581 (sigortateli, 26.03.2008 15:13)
  24. bitirdiğiniz vakit içinizde tenni tenenni nidalarının yükseldiği sehr-i istanbul'un trafiğine bile eyvallah dediğiniz halde şabalaktiğiniz kitaptir.

    ah be babalık yine yaptin yapacağini puslu kitalar atlasindan yola ciktik amada bindik sonra da efresiyap hikayeleri ile söyle bir dolandik acipayam daglarini ezineyi falan daha sonra mucit-i ekremlerle hasil selamlaştik, kah alibaz olduk kah davut olduk demire şekil verdik üstüne üstlük utanmadan kahin olduk, simdilerde hazire-i suskunlarda ebedi istihgaratimiza cekileceğiz gibi geliyor.

    kusur bizim imzamizdir vesselam. zaten mükemmelik güzellik değildir ki.

    eserin hikmetine erişenler günümüzdeki olan bitenlerin sifresini daha cabuk çözerler. doldur bakalim lambocum nagehan büstan faslı basliyor.
    #3290583 (mulayim, 19.04.2008 13:25)
  25. ihsan oktay anar'ın hamdım'la başlayan yazım serüvenini oldum noktasına getirebilen kitaptır.
    #3394639 (arpasuyu, 14.05.2008 00:48)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

suskunlar başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. suskunlar ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu suskunlar nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» bozkurtler » zimpara dokulu prezervatif » icinde sirayla a i ve e harfleri olan isimler » sevgilinin kokusu » muzeyyen senar » belozoglu borek salonu » kenan pars » sigara icmek » kimlik ismiyle kullandigi ismi farkli olanlar » ben bu yaziyi sana yazmadim a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci