suskun 


kapat
  1. sessiz kalmayı, konuşmaya tercih edendir.
    #88693 (mintiminti, 26.02.2006 05:07)
  2. bir ahmed arif şiiridir. ahmet kaya aglama bebegim albümünde yorumlamıştır.

    *
    Rüya, bütün çektiğimiz
    Rüya kahrım, rüya zindan.
    Nasıl da yılları buldu,
    Bir mısra boyu maceram.

    Sus, kimseler duymasın.
    Duymasın ölürüm ha.
    Aymışım yarı gece de
    Seni bulmuşam sonra
    Yağar bir yağmur sonra...

    Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
    Bilmezler nasıl sevdik birbirimizi,
    iki yitik hasret,
    iki parça can.
    Sus, kimseler duymasın
    Duymasın ölürem ha
    Aymışam yarı gecede
    Seni bulmuşam sonra
    Yağar bir yağmur sonra...
    Yağıyor yeşil yeşil.
    #354925 (spectracef, 18.06.2006 05:10 ~ 05:14)
  3. en iyi cevap susmaktir prensibini benimseyen, suskunlukeylemi içerisindeki kişi.
    #360987 (asiti kaçmış kola, 20.06.2006 16:01)
  4. her zaman yeterli cevap olan eylemdir.
    #361006 (ireland, 20.06.2006 16:05)
  5. ahmed arif şiiri. ahmet kaya bir kısmına şarkısında yer vermiştir.

    Sus,
    kimseler duymasın.
    Duymasın ölürüm ha.
    Aydım yarı gecede
    Yeşil bir yağmur sonra...
    Yağıyor yeşil.

    En uzak, o adsız ve kimselersiz,
    O yitik yıldızda duyuyor musun?
    Bir stradivarius inler kendi kendine,
    Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
    Önce bendim diyor ve sonra benim...
    Ölümsüz, güzel ve çetin.
    Ezgisidir dolaşan bütün evreni,
    Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
    Canımı, tüylerimi sarmada şimdi
    Kendi rüzgarıyla vurgun...
    Sarıyor yeşil.

    Rüya, bütün çektigimiz.
    Rüya kahrım, rüya zindan.
    Nasıl da yılları buldu,
    Bir mısra boyu maceram...
    Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
    Bilmezler nasıl sevdik,
    iki yitik hasret,
    iki parça can.
    Çatladı yüreği çakmaktaşının,
    Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
    Çağlardır boğulmuş bir su...
    Ağıyor yeşil.

    Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
    Susmuş bütün namlular...
    Susmuş dağ,
    Susmuş deniz.
    Dünya mışıl-mışıl,
    Uykular derin,
    Yılan su getirir yavru serçeye,
    Kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
    Memeleri bereketli ve serin...
    Sağıyor yeşil.

    Aydım yarı gecede,
    Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,
    Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
    Ama hançer taşı sanki
    Koca Kartaca!
    Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
    Bak nasıl alıyor, yigit,
    Binlerce yıl da sonra
    Alıyor yesil.

    Vurur dağın doruğundan
    Atmacamın çalkara,
    Yalın gölgesi.
    Kuş vurmaz, tavşan almaz,
    Ama aç, azgın
    Köpek balıklarıydı parçaladığı
    Bak, Tiber saygılı, suskun.
    Bak nilüfer dizisi zinciri.
    Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
    Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
    Ve ilk gerillası Spartakus'un.
    Susuyor yeşil.

    Sus, kimseler duymasın,
    Duymasın, ölürüm ha.
    Aymışam yarı gece,
    Seni bulmuşam sonra.
    Seni, kaburgamın altın parçası.
    Seni, dişlerinde elma kokusu.
    Bir daha hangi ana doğurur bizi?

    Ruhum...
    Mısra çekiyorum, haberin olsun.
    Çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
    Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
    Derimizin altında o olüm namussuzu...
    Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
    ilktir dost elinin hançersizliği...
    Ağlıyor yeşil.
    #533870 (lazy pigeon, 13.08.2006 07:40)
  6. bir hicri izgoren şiiri.

    Susardın ve kar yağardı

    Gözlerinde başlardı gece
    Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
    Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
    Kırılmış aynalardı

    Susardın, durmadan susardın
    Ve kar yağardı

    Ocak ağaran saçlarımdı
    Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
    Ve uzaktı yaz bir anaydı
    Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
    Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
    Nisan saçlarımda ıslanırdı hep

    Susardın, durmadan susardın
    Ve yağmurlar başlardı

    Çok bekletti bizi,
    Hiç vaktinde gelmedi mayıs
    Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
    Temmuz bir düştü belki

    Yaraları sarar gibiydi
    Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
    Bir gül suçüstü yakalanırdı
    Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı

    Susardın, durmadan susardın
    Ve rüzgârlar başlardı

    Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
    Sürgünlere uğurlardık kendimizi
    Kalan mı bizdik, giden mi
    Bilinmezdi
    Kasım rüzgârda bir yapraktı
    Ve biraz ıtri
    Kendi sesiyle irkilirdi
    Aralık günlerin son neferi

    Soluk bir düş geçse de
    Hiçbir mevsim gözlerin kadar
    Acımasız kullanmadı neşteri

    Susardın ve kar yağardı
    #3152204 (eski yüz, 17.03.2008 02:50)

© 2008 - uludağ sözlük

suskun başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. suskun ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu suskun nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» yavuzeli » panagiotis yannakis » bizi bozar » ne var yani » mukavelename » trabzonspor un 2008 2009 sezonu formalari » erke donergec » temmuzda ne kadin ne midye » abd nin gucunun yetmeyecegi seyler » rakip sahada yenilmek a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci