surgun 


/ 2
kapat
  1. cezalandırmak için birini başka bir yerde yaşamaya zorlama, yaşanılan şehirden ya da ülkeden uzaklaştırma durumu.
    #218553 (asiti kaçmış kola, 07.05.2006 13:25)
  2. sözleri aysel gürel'e ait zülfü livaneli şarkısı.

    gökyüzünde yeryüzünde
    gün doğdu mu her gün ilk gün
    her gün aydınlıktır
    yoksa ümit her yer loş karanlıktır

    yar gurbette can yürekte
    bir kafeste ne amansız
    sonsuz ayrılıktır geçmez zaman
    her gece hep aynıdır

    fırtınada ak ayazda
    sürgün her yerde hep yalnızdır
    gül açsa da kuş uçsa da görmez
    dargındır
    her durakta her uykuda

    sürgün her nefeste yalnızdır
    her şafakta her yudumda
    hasret sancıdır

    yol alsa da, ses duysa da,
    dağ aşsa da her yan en son,
    her an son adımdır tek başına yalnızlık
    bir yankıdır
    #272263 (vernon sullivan, 23.05.2006 15:46)
  3. kişinin bulunduğu yerden başka bir yere gönderilmesi ile gerçekleştirilen ceza.
    (bkz: gurbet)
    (bkz: memleket)
    #363198 (laedri, 21.06.2006 10:01)
  4. bitkilerde yaprağın dibinden çıkan, üzerinden vejetatif ve generatif organı veya ikisini birden taşıyanbitki kısmı... her yıl yeni sürgün verir bu bitkiler.
    #451317 (çii, 23.07.2006 01:44)
  5. süper bir haramiler parçasıdır.
    #616361 (grand ekinoks, 08.09.2006 05:09)
  6. rafet el romanın şarkısı;

    Ben yar kendimi bildim bileli bir sana aşık sana deli,
    Seninle açtım bu gözleri seninle kaparım ancak...

    Yar kendimi bildim bileli bir sana aşık sana deli,
    Seninle açtım bu gözleri seninle kaparım ancak...

    Dur durak bilmez bu gönül,
    Koşar peşinden bir ömür,
    Son demindeyken hayatın,
    Neden bu sürgün.
    Bilirim seni sevdim zamansız,
    Sen sabırsız ben bir arsız,
    Hiç utanmadık inan seninle sevişirken...

    Gel yalan yokki içinde
    Sen tanımadın mı onca sene,
    Düşlerimden kalktılar,
    Sana uyandım sadece....

    Ben yar kendimi bildim bileli bir sana aşık sana deli,
    Seninle açtım bu gözleri seninle kaparım ancak...
    #617588 (kumral bomba, 08.09.2006 18:15)
  7. aysel gürel'in ne kadar geniş bir yelpazayle ve dünya görüşüyle söz yazabildiğini gösteren sezen aksu'nun yorumuyla da zenginlik kazanan en güzeli livaneli bestelerinden biridir.
    #618288 (gozluklu kedi, 08.09.2006 23:06)
  8. bir diğer zülfü livaneli şarkısı, şiir ise alman oyun yazarı bertolt brecht'e ait...

    bir çivi çakma duvara
    iskemleye savur ceketi
    üç günün telaşı niye
    yarın gidersin buradan

    bırak sulama fidanı
    neye yarar bir ağaç daha
    o daha boy atmadan
    neşeyle gidersin buradan

    indir kasketini insanlar geçerken

    neye yarar yabanın dili
    seni sılaya çağıran haber ana dilinde

    tavandan dökülen sıvalar gibi
    çürür zulmün engeli
    sınırda dikili duran hakka karşı
    #739288 (vernon sullivan, 15.10.2006 05:27)
  9. ayrıca bir grup vardiya şarkısıdır. vokalistin kim oldugunu bilmiyorum; ama kadının sesi harika. iş yerindeyim ve gelene gidene rezil olmaktan çok korkuyorum. ya birisi ağladığımı gorurse...
    #1227833 (adini unutan adam, 29.01.2007 15:11 ~ 28.05.2007 08:10)
  10. Bütün pencereleri açtım
    en karanlık yerinde gecenin
    birdenbire bir kar ırmağı
    havai fişekler gözlerimde
    eski yangınları anımsadım

    Kayan yıldızlara bakarak
    yaşama dair niyet tutarlardı
    aynalarla konuşurlardı
    utanırlardı görüntülerinden

    Yokuşları çıkıyoruz yıllardır
    sessiz kalabalıklar halinde
    ay aydınlığı gecelerde iz sürüp
    kendimizle buluşuyoruz yine
    yaşanan arabesk bir film sanki
    ellerimizde kar çiçekleriyle
    razı gibiyiz sürgünlüğümüze

    Kendi düzlüğümüzde başlıyor yangın
    vuruluyor güvercinler
    düşüyorlar ortasına suyun
    su bölünüyor ateşlere
    erguvan renginde bir akşam
    hayrat çeşmeler aranıyorum
    kar yağıyor alnıma
    kirli ayak seslerine
    bütün pencereleri kapatıyorum.
    * *
    #1254285 (fatal, 03.02.2007 22:30)
  11. ali asker albümü ve aynı adlı şarkısı...

    " sürgün bir agacin kökünün ve yapraklarinin kendi yasam alanina dolan hava ve toprakla baglantisinin kopmasina benzer
    sürgün aniden sona eren bir sevgiye benzer
    sürgün dehset verici bir ölüme benzer
    cünkü ölüm bilincle yasanmaktadir "

    bitmez deme bitecek sürgün
    bitmez deme bitecek sürgün
    kor gibi yanar yanar yüreklte
    kor gibi yanar yanar yürekler

    bu hasret anaya bu hasret vatana
    bu hasret kardese bu hasret yoldasa

    bitmez deme...

    silayadan alinir kara haberler
    birbir vuruluyor bizim neferler
    gurbetten alinir kara haberler
    birbir toplaniyor kirmizi güller

    yakiyorlar insalari zindanlarda
    kursunluyor canlari oy daglarda
    asiyorlar o canlari meydanlarda

    bitmez deme..
    bitecek zulüm
    diyarbakir mamak metris zindanlarinda
    saygon zindanlarindan hic farki yok ki

    bitmez deme..

    gazeteler yalan yalan yaziyor
    radyo telvzyon zulülmü övüyor
    tüm dünya halklari bilir gercegi
    türkiye türkiye..
    #1333399 (brcyzdm, 22.02.2007 10:50)
  12. ishalin halk arasındaki adı.
    #1333407 (aangelicaa, 22.02.2007 10:53)
  13. sadece bakınız:
    (bkz: sürgün gibi masallarda)*
    (bkz: giden mi sürgün kalan mı)*
    #1333414 (sally, 22.02.2007 10:56)
  14. bokuyla gülle oynayan erk sahiplerinin, s.ke sürülmeyecek akıllarıyla verdikleri fermandır. dertleri, sistemin şifresini çözüp, teşhir etmenizdir. işlerine gelmez. ihtiyaca istinaden gibi gubidik gerekçeler sunarak, kurulu düzeninizi tarumar ederler, üstüne de tasshak geçer gibi yeni görevinizde başarılar dilerler ki, öfkeniz katmerlenir. sezen-zülfü' nün sürgün parçasına sığınırsınız, iyi gelir.
    #1358294 (ozican, 28.02.2007 16:46)
  15. yuvanin aslinda pek de uzakta olmadigini her iki uc adimda bir yuzune tokat gibi carpan gunluk hayatin, seni ozlem duydugun seyle ( yuvanla) surekli ona ulasacak gibi oldugun fakat hic ulasamadigin bir temas halinde tuttugu sikindirik durum.. hicbir vakit dibe vurmana (oysa dibe vurup guc alip sicrayabilirdin) musade etmeyen, ipi surekli sikip gevseten boktan golge oynaticisinin perdesi.. ebesinin@mi.com!

    ben bu sarkiyi bana yazdim: indir beni ihtiyar zaman!
    #1373107 (little girl in bloom, 04.03.2007 14:41 ~ 05.03.2007 21:57)
  16. haramiler'in bir parçası. işte sözleri:

    Kim bilir kaç hain gece şu gönlüme vurgun oldu
    Bozgun oldu talan oldu
    Ayrılıktır geçer dedim ser sözün içime aktı aktı kan doldu
    Sarı saçaların savruldu ateş bakışların soldu bu tenin
    Tenime yalan oldu
    Gittiğin gün renkler sustu zaman doldu aldığım her nefes
    Haram oldu

    Göz yaşlarımın aktığı yerde
    Hasretin ektim yalnız gönlümde
    Simsiyah simsiyah simsiyah
    Güller açıyor

    Sür beni sürgün eyle
    Bin derdime bin dert ekle
    Yoruldum duruldum artık
    Aşkta gurur olmaz dinle
    Tut beni tutsak eyle
    Sevdan ile ferhat eyle
    Aşkımdan hüküm giydim
    isyanım sensizliğe
    #1557358 (grand ekinoks, 23.04.2007 04:46)
  17. ruhlar ve bedenler
    ayrı ayrı; ölümlerde...
    bitmedi;
    bir de sürgünlerde.
    #1841466 (nickless cage, 29.06.2007 20:40)
  18. mükemmel bir rafet el roman şarkısı. değişik ritimlerin bulunduğu güzel bir aşk şarkısı.
    #2010315 (kasgarli tost, 25.07.2007 22:28)
  19. sezai karakoc`un cok guzel bir siiridir.

    (bkz: #1483139)
    #2059114 (yogurette, 02.08.2007 22:39)
  20. açık saçık konuşanlara islam hukukuna göre sürgün cezası verilir...
    #2193281 (demolay, 24.08.2007 22:50)
  21. Biri iz sürüyor ithaka yollarında,
    unutmuş kralını yıllarca önce
    Troya;ya giden;
    biri yeni ele geçirdiği toprakları düşünüyor,
    yeni sabanın, oğlunu, ve belki de mutlu.
    Yerkürnin sınırları içinde ben, Ulisses,
    Hadesin derinliklerine indim
    ve yılanların aşk düğümünü çözen
    Tebaili Tiresiasın hayaletini gördüm,
    bir de, ovada aslanların gölgelerini öldüren
    ve Olimposta oturan Hareklesin hayaletini.
    Biri yürüyor bugün Bolivar ve Şilide,
    belki de mutlu, belki değil.
    Ben o olmak isterdim.
    jorge luis borges
    #2260206 (demester, 04.09.2007 13:55)
  22. Özlem özdil'in bir şarkısı.

    hislerimi dizelere yazan kalemler ağlasın bana gibi içli sözleri bulunur.
    #2304707 (xxuz, 12.09.2007 18:02)
  23. Bir ölüyüm ben, dolaşıp duran
    artık hiçbir yerde kaydım yok
    bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde
    sayı fazlasıyım altın kentlerde
    ve yeşeren taşra yörelerinde

    Vazgeçilmişim çoktan
    ve hiçbir şeyle anımsanmamışım

    Yalnızca rüzgârla ve zamanla ve sele

    ben insanlar arasında yaşayamayan

    Ben Almanca diliyle
    çevremde kendime mesken
    edindiğim bu bulutla
    bütün dillerde sürüklenmekteyim.

    Nasıl da kararıyor bulut
    yağmurun tonları da koyulaşmakta
    çok azı yağıyor

    O zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor

    ıngeborg bachmann
    #2335778 (mulayim, 18.09.2007 11:55)
  24. ozan arif'in yürekler ezen şarkısı.

    Sürgün

    Üç gardaştık bir zamanlar üç gardaş,
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.
    Aklımıza gelir miydi hiç gardaş?
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    Aynı aşkla dolu idi içimiz,
    Bu vatanı sevmek idi suçumuz,
    Bir kaderin kurbanıyız üçümüz,
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    Yıllar oldu onu yolcu edeli,
    Sen hapise ben sürgüne gideli,
    Demek buymuş bu sevdanın bedeli,
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    O çiçekti hain eller kuruttu,
    Şehid edip omuzlarda yürüttü,
    Seni zindan beni gurbet çürüttü
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    Kendimden çok size gönlüm üzülür,
    Sofralarda elim kolum çözülür,
    Lokma gelir boğazıma dizilir,
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    O şehittir şehit diye anayım,
    Lakin sana çarem yok ki sunayım,
    Sen bana yan ben de sana yanayım,
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    Mümkün değil bu düzenle barışmak,
    Bize düşen aynı yolda yarışmak,
    Ahrete mi kaldı gardaş görüşmek
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    Kader hala bize böyle bağ olsun,
    Düşmanların yürekleri yağ olsun,
    Ne yapalım vatan millet sağ olsun
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

    Arif der ki bu çileler bu ahlar,
    Belki bize bu çilede felah var,
    Kul bilmesin bizi bilen ALLAH var,
    O toprakta, sen zindanda, ben sürgün...

    Ozan Arif
    #2363865 (enemyof, 23.09.2007 00:56 ~ 00:57)
  25. gitmekle gönderilmek arasındaki farktır...
    sürgün yemekle vurgun yemek herdaim aynı... bazen Sürgün yanlarımızdan vurgun yemek hoşa gider belki. Her gece ölü bir kıza mektuplar yazmak gibidir. Fırtına yüklü gemileri kanınızda yüzdürürsünüz ve "artık adımı unutmaya başladım. ne mutlu..." dersiniz sessiz bir dilsizlikle. sürgünler, Gözleri bağlı bir dilsizi vururlar her gece...

    Mayınlı bir sevda masalında gezerler ve her mayına basışlarında "boooom!" sanırlar. oysa mayınlar basınca değil, ayağını kaldırınca patlar. sürgünlük bu işte bilmezler. Gülerken de ölürken de güzeldir yine de...

    korkun! bir sürgünü ancak korkuları büyütür... sürgünlüğün Kanlı şakağından söküp aldığımız yitik anlamı zulamızda Tutuyoruz besbelli. Bir bıçak gibi Kullanacağız günü geldiğinde...

    "yanımdayken de gurbetimdin. sürgün olmuşsun çok mu"larınızın olmayacağı bir günsür'ün...
    #2727044 (suskunrock, 21.12.2007 21:09)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

surgun başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. surgun ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu surgun nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about surgun. Copyrights of the articles are belong to their authors.