bugün 514 başlık
kapat

soyadı kanunu

  1. 2 0
    21 Haziran 1934te çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile her vatandaşın öz adından başka bir de, soyadı taşıması zorunlu kılındı. Soyadları Türkçe olacaktı. Rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlaka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktı. Soyadı kanununun kabulünden sonra 24 Kasım 1934 yılında 2258 Sayılı Kanunla, TBMM Türk milletinin bir şükran ifadesi olarak, Gazi Mustafa Kemal Paşaya Atatürk soyadını verdi. 1934 yılında çıkarılan diğer bir kanunla da; Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Paşa gibi, eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırıldı. Aynı kanunla yurt savunmasında, Milli Mücadelede gösterilen başarılar karşılığı verilen madalyalar dışında, eski Osmanlı idarecilerinin verdiği tüm nişan ve rütbeleri taşımak da yasaklandı.
    #161292
  2. 0 0
    hangi yılda kabul edildiği tüm bulmaca, yarışma gibi atraksyonlarda söz birliği edilmişçesine, mütemadiyen sorulan güzide kanunumuz.
    #323247
  3. 0 0
    Cumhuriyet öncesi Türk toplumunda ailelerin dinî, sosyal,ailevî ve asalet kaynaklı lakaplar taşımaları,gerek insanlar arasında ayırıma yol açmakta,gerekse toplumsal ilişkilerde (nüfus,askerlik vb.) karışıklıklara neden olmaktaydı.Bu durum,cumhuriyetin millî sınırlar içinde tüm insanları eşit kabul etme mantığıyla bağdaşmıyordu.Dolayısıyla hızla modernleşen Türk toplumunda böyle bir bölünmüşlüğe yer verilmemeliydi.Bu gaye ile 21 Haziran 1934'de Soyadı Kanunu; kabul edilmiştir.Bu kanuna göre; her Türk kendi adından başka ailesinin ortak olarak kullanacağı bir soyadı alacaktır.Alınan bu soyadları Türkçe olacak,yabancı milletlere ait adlar kullanılmayacak,soyadlarının ahlaka aykırı e komik olmamasına özen gösterilecektir.

    24 Kasım 1934 tarihinde kabul edilen bir kanunla da, M. Kemal'e T.B.M.M. tarafından Atatürk soyadı verilmiştir.

    Yine bu tarihte ağa, hacı , hafız, molla, hoca, efendi, bey, beyefendi, hanım, hanımefendi, paşa, hazret gibi unvan ve lakapların soyadı olarak alınması yasaklanmıştır.Soyadı kanununun kabul edilmesi ile toplum hayatında yeni bir düzen ve disiplin sağlanırken, aile ve fertlerin de tam olarak tanınması mümkün olmuştur.

    kaynak:Vikipedi
    #569265
  4. 0 0
    Kisilere sosyal hayatta kolayliklar taninmasi, karisikliklarin onlenmesi amaciyla herkese turkce ve ahlaka aykiri olmayan soyadi verilmesini ongoren, 21 haziran 1934 tarihinde cikarilmis kanundur.
    #1862120
  5. 0 0
    Ağa, Hacı, Hafız, Hoca, Molla, Efendi, Bey, Beyefendi, Paşa, Hanım, Hanımefendi ve Hazretleri gibi lakap ve unvanlar 1934 yılında 2590 sayılı kanunla kaldırılmıştır. Erkek ve kadın vatandaşlar, kanunun karşısında ve resmi belgelerde yalnız adlariyle anılırlar.
    ayrıca yine aynı kanunla;
    Sivil ve rütbe ve resmi nişanlar ve madalyalar kaldırılmıştır ve bu nişan ve madalyaların kullanılması yasaktır. Harp madalyaları bunun dışındadır.
    Türkler yabancı Devlet nişanları da taşıyamazlar.
    #2287673
  6. 6 0
    frenkperest bir anlayisla kabul edilen kanundur. soyle ki turkler'de soyismi isimden once gelmektedir. turkce'nin yapisindan kaynaklanan bir durumdur bu. ama donemin halk partisi iktidari illa avrupli'ya benzeyecez diye soyisimlerini alip basa koydurmustur. netekim ismin soyisminden once yazilmasi kaidesi avrupalilar'in icadidir. 3000 yillik gelenegi birakip avrupali gibi soyismi sona almak bir assagilik duygusunun disa vurumu degildir de nedir ? en buyuk turkcecilerden biri olan karamanoglu mehmet beg'in ismi sanirim yeterince aciklayici olacaktir bu konuda.
    #2901875
  7. 6 -1
    açıkça türkçe diline dair kural hatası içeren bir kanundur.nitekim türkçede sıfat ismi niteler ve isimden önce gelir.ancak adına "soyadı"denilen icada göre soyadı isimden sonra gelmektedir.

    şeker hastasına glikoz yüklemesi yapmak olarak adlandırabileceğimiz devrimlerden sadece biridir,lakin türkiye'de bunu tartışmaya açmak bile adamın hayatını kaydırmaya yeter.
    #3796033
  8. 3 3
    aziz nesin bu kanunla ilgili şöyle der:

    --spoiler--
    1934 yılında soyadı kanunu çıktı , her türk kendine bir soyadı alacaktı , herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık
    duyguları ortaya çıktı . dünyanın en cimrileri "eli açık" , dünyanın en korkakları "yürekli" , dünyanın en tembelleri "çalışkan" gibi soyadları aldılar
    bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine "çevikel" soyadını almıştı . ırkçılığın yayıldığı günler olduğundan
    , özellikle türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan soyadlarını kapışıyorlardı . her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadı yağmasında da
    sona kaldım . bana , ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından , kendime "nesin" soyadını aldım . herkes "nesin" diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp
    kendime geleyim istedim .

    --spoiler--
    #11746473
  9. 2 0
    kemalistlerin "devrim" komedyasının en acayip adımlarından bir tanesidir.

    batı'nın geçtiği hiç bir aşamadan geçmeyip şeklen batılı olmaya azmetmiş askeri sivil bürokrasi elinde bulundurduğu devlet aygıtı ve otomatik kanun makinası meclis eliyle 1934 yılında böyle komik bir kanun çıkartmıştır.

    bu kanuna göre köylere giden nüfus memurları, okumasu yazması olmayan dünyayı köyünden ibaret sayan insanlara "yüce devlet" adına soy isimler yazmıştır.

    bugün ülkede pek çok gülünç ve saçma sapan soyadının bulunması bu kemalist devrim heveslilerinin çabaları sonucu gerçekleşmiştir. insanlarla soyadı veriyorum diye adeta alay edilmiş, bilinçsiz kitleler devlet eliyle bir güzel aşağılanmıştır. kimine bir özründen dolayı, kimine bir davranışından dolayı ipe sapa gelmez isimler soyadı yazılmıştır.

    soyadı kanunu kemalist aşağılamanın bir örneğidir ve bugün derhal tekrardan ele alınması gereken bir kanundur.
    #13277503
  10. 2 -2
    herkesi türk yapma amacı taşıyordu. (anayasaya göre türkiye cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes türktür.)
    nihayetinde herkes türk olmadığı gibi sap ile saman da birbirine karıştı zamanla.
    önceden kimin ağa kimin paşa kimin asker kaçağı kimin molla olduğu belliydi. kimin türk, kürt, arap, çerkez, yahudi, ermeni, rum olduğu açıktı. kanundan sonra herşey dümdüz oldu.
    bugün bakınca yanlış bir hareket olduğu aşikar.

    doğduğum şehirde "ah ne güne kaldım" soyadına sahip yaşlı bir kadın vardı. bunun anası nüfus memurları geldiğinde ne istediklerini anlamayıp: ah ne güne kaldım deyip duruyormuş.
    bizim memurlar da bu nidayı kadına soyadı yapmışlar. işte böyle bir kanun.
    #18777515