somuncu baba 


kapat
  1. küçücük fırınında yaptığı ekmeklerle ve bereketiyle tüm kenti doyurduğu rivayet edilen hazret. fırını ve yanındaki dergahı bursa'da dağın eteklerinde bir yerlerde. kürekleri de hala durmaktadır.
    #320748 (kassandra, 06.06.2006 00:17)
  2. şible taksi durağının yanında bulunan, saat 03:30'da sıcak sıcak poğaça, açma ve börek çıkaran, bursa'mızın güzide fırınlarından biri.
    #420339 (salca, 13.07.2006 02:24)
  3. ankara gazi mahallesindeki kuyumcu.
    #420341 (yesimimbenim, 13.07.2006 02:25)
  4. bursa / ivaz paşa semtinde türbesi olan, 1999 yılında deprem esnasında mucizevi bazı şeyler görülmesini sağlamış islam din büyüğü. savaş sırasında bir metre karelik küçük bir fırından bursa askerlerine ekmek yetiştiren farklı güçleri olduğuna inanılan kişi.
    #1941410 (ironny, 15.07.2007 21:17 ~ 21:18)
  5. aksaray'a gittiğinde gördüğün ilk fırıncıdan bir ekmek al. i$te bu somuncu baba'dandır. derler yani.
    #1941420 (sidikli, 15.07.2007 21:19 ~ 21:20)
  6. sibledeki harika fırın cok guzel acma pogaca tatlı yaparlar..
    #1941429 (jewel, 15.07.2007 21:20)
  7. bursa ulu camii'nin açılışında ilk hutbeyi okuyan kişi olduğu söylenen evliya.. fatiha suresinin yedi ayrı anlamını açıkladıktan sonra çıkışta ulu camii'nin her kapısından çıkanlarla el şıkışmış ve milletin duruma uyanması üzerine bursadan ayrılmıştır..
    #1941444 (celebi, 15.07.2007 21:22)
  8. çocukken izlediğim saadettin teksoyun programında konu olmustur. teksoy büyük bir ustalıkla somuncu babanın hala fırınından cıkan dumanları cinlere bağlamıştır.
    #1941562 (scully, 15.07.2007 21:42)
  9. malatya'nın ilçesi olan darende'deki türbesi aynı zamanda çok şahane piknik ve gezi alanları ve huzur veren adeta büyüleyici ortamı ile tam ziyaret edilesidir.
    #2166166 (istanbul, 20.08.2007 16:22)
  10. emir sultan bir gün kendisini fınınında ziyarete gitmiştir pişirilmeye hazır toprak kapta yemek ile. somuncu baba emir sultan' ın yemek kabını küreğe koyar ve fırına verir ve bir süre sohbet ederler ayaküstü, derken somuncu baba yemeği kürekle fırından çıkartmak isterken yemek bir türlü küreğe gelmez ve emir sultan a dönüp gel yemeğini kendin çıkar der ve emir sultan küreği alıp fırına daldırır yemeği çıkartır çıkartmasına ama yemek el değmeyecek halde sıcak ve pişmiş olduğu halde fırının içinde ateş olmadığını görür ve o zaman somuncu baba' nın bilgisinin derinliğini sezmeye başlar. ulucami açılışında da emir sultan' a ilk hutbeyi okuması için ricada bulunulmuştur fakat o somuncu baba' yı işaret ederek : "o varken bana ilk hutbeyi okumak düşmez" demiştir.
    #2420313 (birdy, 03.10.2007 11:23)
  11. asıl adı hamid hamididdin,türbesi aksarayda olan evliyadır. ayrıca Hacı Bayram veli'nin hocasıdır.
    #2567316 (hallacicelaleddin, 07.11.2007 21:41)
  12. Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerinden. "Somuncu Baba" lakabıyla tanınıp meşhûr oldu. 1349 (H.750) senesinde Kayseri'de doğdu. ismi hamid, babasının ismi şemseddin mûsa'dır. ilk tahsîlini babasından aldı. Babasının vefâtından sonra Şam'a giderek, hankah ı bayezidiyye'de ilim öğrendi. Tasavvuf yoluna girdi. Orada pekçok velînin sohbetlerine katıldı. Burada üveysi olarak, mânevî yol ile bayezid i bistami'den feyz aldı. Şam'da bir müddet ilim tahsîlinde bulunduktan sonra, Tebrîz yakınlarında Hoy kasabasında bulunan hace alaeddin i erdebili hazretlerinin huzûruna gitti. Var gücüyle hocasına hizmet ederek, ilim öğrendi. Tasavvuf yolunda üstün derecelere kavuştu. Alâeddîn-i Erdebîlî, bir gün Hâmid-i Velî'ye; "Artık bizden öğrendiğin ilmi, Allahü teâlânın dînini, insanlara öğretmek üzere Anadolu'ya git!" buyurdu. Ona böylece, insanları yetiştirmek için icâzet verdi. Hocasının bu sözleri, bâzı anlayışı kıt, hasetçi kimselerin, içlerinden Hâmid-i Velîye buğz etmelerine sebeb oldu. HâceAlâeddîn, Hâmid-i Velî'yi bütün talebeleriyle birlikte, "Şemseddîn-i Tebrîzî Makâmı." denilen yere kadar uğurladı. Vedâ edip yanlarından ayrılınca, hased edenlerin de bulunduğu topluluğa dönerek; "Hamîdüddîn'in arkasından, gözden kayboluncaya kadar bakınız. Eğer dönüp bizden tarafa bakarsa, Anadolu'da onun ilminden istifâde ederler. Şâyet bakmazsa, onun ilminden hiçkimse istifâde edemez." buyurdu. Orada bulunanlar merakla Hamîdüddîn'in arkasından bakmaya başladılar. Bu hâli cenâb-ı Hakkın izniyle anlayan Hâmid-i Velî, gözden kaybolmadan önce iki defâ arkasına baktı. Böylece onların hasedlerini giderdi. Büyük bir âlim ve veliyy-i kâmil olarak Kayseri'ye döndü.

    Hamîdüddîn hazretleri, Kayseri'de insanlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını öğretmeye başladı. Talebeleri, ondan feyz almağa, hasta kalblerine şifâ olan nasîhatleriyle, sohbetleriyle şereflenmeğe başladılar. Hamîdüddîn, bir gün çok sevdiği talebelerinden Şücâ-i Karamânî'yi huzûruna çağırarak; "Ankara'da Nûmân isminde bir müderris vardır. Onu bulup buraya dâvet ediniz!" buyurdu. Şücâ-i Karamânî de hocasının emrini yerine getirmek için Ankara'ya gidip, durumu bildirdi. Müderris Nûmân; "Bu dâvete icâbet lâzımdır." diyerek, berâberce Kayseri'ye geldiler. Kurban bayramı günü buluştukları için, hocası ona "Bayram" lakabını verdi.Müderris Nûmân, Hamîdüddîn hazretlerini görüp sohbetlerini dinleyince, onun büyük bir âlim ve velî olduğunu anladı. Kısa zamanda pekçok kerâmetlerini de görünce, daha çok bağlandı. Onun teveccühleri altında yetişmeye başladı. Hocasından zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrenerek kısa zamanda büyük mesâfeler aldı. Bir gün hocası; "Hâcı Bayram! Zâhirî ilimleri ve bu ilimlerde yetişmiş âlimleri ve derecelerini gördün. Bâtınî ilimleri ve bu ilimlerde yükselmiş velîleri ve derecelerini de gördün. Hangisini murâd edersen onu seç!" buyurdu. Hâcı Bayram da, velîlerin yüksek hâllerini görerek, kendisini tasavvufa verdi ve bu yolda daha yüksek derecelere kavuşmak için çalıştı. Zamânının büyük velîlerinden oldu. *
    #3864701 (enderun sevgiler, 24.08.2008 20:52)
  13. Türkistan'daki Buhara şehrinden yola çıkarak Mekke - Medine'yi dolaştıktan sonra 1389 yılında Bursa'ya yerleşen Muhammed Şemseddin, gösterdiği kerametlerle bir anda halkın sevgisini ve saygısını topladı.

    Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Hatun'la evlenen Muhammed Şemseddin halk arasında Emir Sultan adıyla anılır oldu. O, halkı din yoluna çağırırken Padişah'ı da bazı konularda uyarıyor, O'na yardımcı oluyordu.

    Bu arada, Emir Sultan'dan önce Bursa'ya gelip yerleşen ve her gün çarşıya gelip:
    -Somun var müminler, somun var!
    diye ekmek satan bir ulu kişi daha vardı ama halk, "Somuncu Baba" dediği bu zatın kerametlerinden habersizdi.

    Günlerden bir gün, Yıldırım Bayezid'in damadı Emir Sultan hazretleri, elindeki çömlekle birlikte bu zatın fırınına çıkageldi! Ekmeklerle birlikte çömlekteki yemeğin de pişirilmesini istiyordu.

    Somuncu Baba, küreğin üzerine koyduğu çömleği fırına sürmeye çalıştı ama, nafile! O küçük çömlek fırına bir türlü girmiyordu!..

    Somuncu Baba, geride durup seyreden Emir Sultan'ın yüzüne baktı ve yüzünde beliren tatlı bir tebessümle konuştu: "

    -Anladım... Bu işi ancak sen başarabilirsin!

    Emir Sultan küreği aldı ve kolayca içeri sürmeyi başardı. Ama fırının içinde ateş yoktu ve soğuktu. Soran gözlerle ama tatlı bir tebessümle Somuncu Baba'ya baktı. Somuncu Baba yine aynı eda ile konuştu:

    -Bekle... Az sonra pişer!

    Karşılıklı gösterilen kerametlerden sonra iki ulu kişi birbirlerini tanıyıp dost olmuşlardı.

    Niğbolu zaferinin anısına Bursa Ulu Cami'yi yaptıran Yıldırım Bayezid, açılışı damadının yapmasının uygun olacağını düşünmüştü. Cuma günü, kalabalık cemaatin önünde seslendi:

    -Ya Emir! Kapıları sen aç ve cemaata vaaz edip namaz kıldır. Veli kişi olduğun için bu şeref sana aittir!

    Emir Sultan cevap verdi:

    -Hayır Sultanım! Bu şerefi Şeyh Ebu Hamideddin-i Aksarayi hazretlerine vermelisiniz!

    -Bu zat kim ola ki?

    -Belki duymuşsunuzdur Sultanım... Somuncu Baba derler bir ekmekçi koca vardır. Ulu Cami işçilerine de ekmek satmıştır. işte bu zat O'dur!

    Somuncu Baba:
    -Ne ettin Emirim, bizi ele verdin!
    diyerek bütün alçakgönüllülüğüyle camiyi açtı, kürsüye çıkıp vaaz ve nasihatlerde bulundu. Herkes O'na hayran olmuştu.

    Rivayete göre Somuncu Baba camiin her kapısından aynı anda çıkmıştır.
    #3972860 (getirmebenioraya, 17.09.2008 09:44)
  14. Ulu camide fatiha suresinin yedi ayrı tefsirini yaptıktan sonra ve kerametinin anlaşılması üzerine bursa'dan ayrılan zattır.
    #4321998 (blackhole, 05.12.2008 23:12)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

somuncu baba başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. somuncu baba ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu somuncu baba nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about somuncu baba. Copyrights of the articles are belong to their authors.