solcuyum o halde esitligi savunmaliyim 


/ 2
kapat

  1. (bkz: esitligi savunuyorum o halde solcu olmalıyım)
    #1782532 (just my luck, 17.06.2007 23:18)
  2. (bkz: solculuğu dar kalıplara sığdırmaya uğraşmak)
    (bkz: faşistliği meşrulaştırmaya çabalamak) *
    #1782554 (pantalasSA, 17.06.2007 23:22)
  3. (bkz: yüzeyselim o halde aferim)
    #1782555 (pulse, 17.06.2007 23:22)
  4. Solculuğun çıkış noktası sosyal devlet anlayışıdır . Sosyal devlet sosyal hizmetlerin tüm yurttaşlara ayrım yapılmaksızın eşit olarak ulaştırılmasıdır . Solculuk günümüzde parlementer sosyalizm olarak kendisini ifade etmeye çalışırken , liberal ekonomi politkaları ve serbest sermaye piyasası ve kar oranları ile kafayı bozmuş olan kapitalizm ile şeklillenmiş olan sağcı söylemler sosyal devlet olma ve sosyal hizmetleri sunma propagandasında hakim olduğu gayri safi milli hasılatı ve ulusal geliri yoksul halka göreli bir yoksulluk anlayışını benimsetmek üzere ufak ufak sunmakta ve böylece kendi gizli liberal çıkarlarını kamufle etmeyi başarabilmektedir .
    #1782589 (nekrofili, 17.06.2007 23:27)
  5. (bkz: napalım sağcı olup denkliğimi savunalım)*
    #1782630 (abuRCubur, 17.06.2007 23:34)
  6. Fırsat eşitliği ve fırsat olarak öne sürülen seçenekler arasındaki çelişkiyi en mantıklı ve gerçekçi açıdan çözecek olan anlayış sosyal devlet anlayışı ve sosyalist bir sistem olduğu için mantıklı bir önermedir .

    insanlara sadece iki tercih sunarak geleceklerini belirlemelerini beklemek bir tercih meselesi değil aksine bir fırsat eşitsizliğidir . Bu bakımdan üniversite sınavları size aldığınız puan oranında göreli bir fırsat eşitliği sağlıyor gözükse de temelinde zaten önceden belirli kriterlere göre saptanmış bir fırsat eşitsizliği vardır .

    insanların hayatlarındaki kısırdöngülerin ne kadarını seçtiğini sorgularsanız eğer muhtemelen hayatında iki şey arasında tercih yapmaya mahkum edilmiş geniş bir insan kitlesi istatistiği bulursunuz . Bu da liberal ekonomilerin , dinsel ve milliyetçi mitlerle yaşayan tüm hakkını devlete teslim eden ve ondan geriye alması gereken hizmetlerden mahrum bırakılan bir post-modern x kuşağı yaratmıştır .

    Solculuk sırf yöresel , bölgesel bir mit değil zamanında doğu asya'da , doğu avrupa'da , güney amerika'da sosyalist ve komünist devrimler ile ortaya çıkmış olan bir avrupa parlementer sosyalist sistemidir . ( Ne kadar işbirlikçi olsa da)
    #1782695 (nekrofili, 17.06.2007 23:47 ~ 23:50)
  7. eşitsizliği yok edecek pek çok sol düşünce var, bunların pek çoğu fransız devrimi ile çıksa da günümüz solu hep marksizmle birlikte anılmıştır. şimdi tek bir soru var, marksizm 150 yıldır var ve insanları 150 yıldır etkiliyor, söyleyin bakalım bunca yıldır mücadele veren oluşumdaki insanlar çok mu salaktılar insan özü diye bir şeyi göremediler, yoksa eşitlikten nefret eden, ancak ve ancak burjuva zihniyetine sahip haramiler mi böyle düşünüyorlar? sizce bu bir haksızlık değilde nedir? bir de şu durum var, niye eşitsizlik var olsun?
    #1782735 (kisil, 17.06.2007 23:54)
  8. (bkz: yapamıyorsun yapanı eleştir popüler ol)
    #1782771 (kendime donmeye artik cok gec, 18.06.2007 00:02)
  9. eşitsizlik; yalnızca doğuştan gelen bir takım özellik ya da miras yoluyla daha da önemlisi emeğin sömürülmesiyle oluşan bir sorundur. bir takım güçler yalnızca sömürüyü devam ettirdikleri için bundan pay alıyor, bu nedenle para babası, ağa, paşa düzenini rahatlıkla savunabiliyorlar. oh ne ala memleket!

    insanoğlunun doğuştan eşitsizlik içinde yaşayabileceğini savunan burjuva idealist görüşü, sol düşüncenin aksine insan doğasıı kavrayamıyor daha da ötesi tarih çağlarını basbayağı yok ediyor. sanki kendisinden önce bir dönem yaşamadı dünya? eşitsizlik basbayağı yok edilebilir, eğer halk gerçekten iktidara gelirse hani öyle iktidarı parti bürokratlarına bırakmazsa işte o zaman eşitsizlik yok edilebilir çünkü eşitsizlik yalnızca sömürünün eseridir, çelişkili bir ekonomik düzenin.
    #1782836 (kisil, 18.06.2007 00:14)
  10. (bkz: solcuyum o halde nike giymemeliyim)
    #1782841 (dont be cute, 18.06.2007 00:15)
  11. eşitlik yalnızca toplumun kendi yeteneklerini, kendi ihtiyaçlarını gerçekleştirebildiği ve hep birlikte yaşayamayı öğrendiği sürece yaşatılabilir. şuanki düşün dünyasının kıtlığyla, bilinçle bunları hayal etmek zor gibi gözüküyor, ki burjuva ideologlar ancak "yapılabilir, edilebilir" üzerine konuşabiliyor. şans verildi de yapılmadı mı diye sormak lazım bu sahte eşitlikçilere. bir de solcunun eşitsizliği savunması gibi ahkamça bir durum var o ayrı konu.

    (bkz: zekiyim komiğim solcularla dalga geçemiyorum)
    #1782879 (kisil, 18.06.2007 00:22)
  12. Sosyalist devrimleri parlementer sosyalizmin insafına bırakan kolpa solculardan izole ederek gerçekleştirilmesi gereken eylem önermesidir . Sosyalizmi sosyal demokrasi ile aynı kefeye koyarak insanların eşitlikçi - devrimci gücünü yok etmeye çalışan muhafazakarların , militarist demokratların , kokoş liberallerin savunmaması gereken bir sosyalist gerçekliktir . Düşmanımızı bilelim de mi ya !?
    (bkz: Teşekkür ederim)
    #1782888 (nekrofili, 18.06.2007 00:23)
  13. esitligi savunmak icin solcu olmayi on kosul goren zihniyetin urettigi fikir.

    en azindan paran yokken esitligi savunup, eline uc bes kurus para gecince buldumcuk olma yeter..
    #1782930 (sydera, 18.06.2007 00:30)
  14. şöyle olsun, böyle olsun demekçilik zaten slogancılığı aşamayan ergen bireylerin yansıması. fakat sorun bu şöyle olsun böyle olsunları karşısındakiler dinlemek istemediğinden, hep şöyle böyle olsunlar idare ediyorlar. birlikte "açıklayın artık şu gerçekleri yahu" diyip, gerçekler açıklanıp neler yapılması gerektiği söyleyince de, niye söylüyorsunculuk var ya, işte o insanı beyninden vurulmuşa döndürüyor.

    tekrar ve tekrar yazıyorum ve benim gibi düşünenler gene tekrar ve tekrar yazacaklar bunları, her gün uğraşıp duracaklar. eşitlik, sömürüsüz bir toplumda gerçekleşir. biz bugünü değil de, yarını düşünürsek geleceğe umutlu günler bırakarız. ha ama bananemcilikle idare ediceksek varsın dünya yıkılsın, her gün sende biraz daha ezil geber, sonunda bir akrep gibi kuyruğunu kalbine sok ve öl.
    #1782933 (kisil, 18.06.2007 00:31)
  15. Hiçbir şey yapmak zorunda değilsin yeter ki köstek olma.
    #1782954 (nekrofili, 18.06.2007 00:34)
  16. çağrıştı efenim;

    seks düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, memeliyim ,memliyim .....meme,meme.

    (bkz: itü)
    #1782985 (thisrock, 18.06.2007 00:38)
  17. yapılanları görmek için azıcık gerçek dünyaya çıkmak gerekiyormuş, hayır iki üç direktif veren insan çok ama onları dinleyen var mı yok. eşitsizliğin kaldırılması çin gerekli olan tek şey: sınıfsız sömürüsüz bir toplum! şimdi gerçekleşir mi? hayır ama çocuğunuzu bize verin onu 8 sene içinde hızlı bir sosyalist yapalım, bakalım o zaman şimdiki fikirleriniz işleyebilecek mi? öyle ütopikliğe mütopikliğe de gerek yok ha, iurada yetişecek yeni nesillerden bahsediyorum. zayen bilinciniz hızla değişmediğini göremiyorsan biraz tarihe bak. 12 eylül ve sonrası.yaşadığımız düzende ancak olsa olsa "kelle fiyatına hürriyet, esirlik bedava, bedava yaşıyoruz dostlar bedava!" düzeni olabilir ya her neyse.
    #1782988 (kisil, 18.06.2007 00:38 ~ 00:40)
  18. Öncelikle ulusal bağımsızlığına sahip çıkan ve emperyalist çıkarlar uğruna ülkenin ekonomisini ve siyasetini büyük burjuva sermayesine teslim etmeyen , sosyal demokrasi anlayışını sadaka demokrasisi ile karıştırmayan , din ve ırk üzerinden siyaset yapılmayacağını idrak etmiş bir sosyalist / komünist partiye oy vererek başlayabilirsin . Parti programları da yazıyor internet sitelerinde . Bunun dışında bir arzun varsa sana polis abilerin yardımcı olacaklardır 100 metre ileride karakolda.
    #1783054 (nekrofili, 18.06.2007 00:50)
  19. denize bakarak hayal kuranların solculuğu da deniz kadar kadar uzak görenlerin söylediği söylemdir. oysaki bir iki adım atsa denize varacaktır. ama denize varmadan önce çok engel çıkacaktır bir şair(fiedman) "nehirler gibi olacaksın" diyor bir şiirinde nehirler gibi olunmalı, zaman zaman durulmalı birikilmeli sonra çosup koyvermeli kendi yıkıp atmalı ünündei taşları kayaları, engel olacak ne varsa, sonra birikmeli tekrar yeryüzüne pararlel "çarşaf gibi" eşit seviye de durgun durağan "deniz gibi" olunmalı, eşit seviyede olmalı gemilerin yerden yüksekliği, çok zor değil denizlerdeki gemiler gibi yerden yüksekliği bir tutmak, geminin insiyle, cinsiyle, şekliyle, ebatlarıyla uğraşacaklar varsa eğer boşverelim onları bu yazıdan sonrasını anlamayacaklardır.

    sosyal adalet, özgürlük, eşitlik vb. bu kelimelerin safsata geldiği insanlar elbetteki zaman zaman solculuk için 18 yaş sınırı gibi bir laf ederek başlarlar, solcuların nike, adidas giyemeyeceği vb. sadece fakir insnların solcu olduğu bundan kaynaklı fakirlik edebiyatı yaptıkları vb. cümleler kurarlar. bir iki ufak en azından bu kavram la ilgili bir iki kelime birşeyler bilenler için bir kaç örnek verelim:

    mustafa suphi;

    1883 yılında o zamanın Trabzon vilayetine bağlı olan Giresun kazasında doğdu. ilk öğrenimini Kudüs ve Şam'da, idadi(lise) öğrenimini Erzurum'da yaptı. 1905 yılında istanbul Hukuk Mektebi'nden mezun olduktan sonra Paris'te Siyasal Bilgiler Okulu'nu bitirdi.

    nazım hikmet:

    Selanik'te doğdu. Aslen 20 Kasım 1901 olan doğum tarihi ailesi tarafından sene kaybetmemesi için 15 Ocak 1902 olarak kaydettirildi.

    ilk şiiri Feryad-ı Vatan'ı 1913'te yazar. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi'nde ortaokula başlar. 1917'de Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girer. Daha sonra Kurtuluş Savaşı için Anadolu'ya geçer. Fakat sağlık nedenleri ile bahriyeden ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazörü'nde güverte subayıdır.

    karl marx:

    5 Mayıs 1818 günü Almanya'nın Rhine Eyaleti'nin Trier kasabasında doğdu. Orta öğrenimini Trier'de tamamladı. Bonn ve Berlin üniversitelerinde hukuk öğrenimi görürken tarih ve felsefeyle ilgilendi, Hegelci E. Gans'ın derslerini izledi. 1841 yılında "Demokritos'un ve Epikuros'un Doğa Felsefelerinin Farklılıkları" adlı doktora tezinde, dinin maddecilik açısından eleştirisini yaptı.

    ernesto che guevara

    14 haziran 1928 Arjantin doğumlu doktor, Marksist politikacı ve dönemin Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillalarının lideri.

    Tıp eğitimi alırken Latin Amerika'yı baştan başa dolaştı ve bu sayede birçok insanın karşı karşıya kaldığı yoksulluğu doğrudan gözlemleyebildi.

    özellikle tanınmış olduklarından seçilmiş bu dört insanın hayatlarına öğrenim durumlarına ve içinde bulundukları toplumun genel eğitim durumlarına bakıldığında eğitim alabilecek kadar ekonomik özgürlükleri olan ailelerden geldikleri anlaşılıyor. bu dört insanın diğer bir ortak özelliği de solcu-sosyalist-komünist olmalarıdır. bu insanların bile eşitlik adına verdikleri savaşı göz önüne alırsak bunun çok da uzak bir deniz olmadığını anlamak mümkündür.

    mevcut kapitalist sistemin bize zorla enjekte ettiği "adam parası kadar adamdır" mantığı gereği insanların eşit olabilmesi durumunu kaldıramayan zihniyetin çokluğu doğaldır ki bu insanlar kendi mizalarından kaynaklı ekmeğin ücretsiz dağıtılacağı durumda ihtiyaçlarından fazlasını alarak bir başkasının hakkınıda gasp edecektir, ancaqk hiç korkmasınlar buna karşı da önlem çok kolay bir biçimde alınmıştır, önce hakkettiği kadar denilirken bundan bahsediliyor (bir daha tekrar edeyim açıklamasıyla "hakkettiği kadar" yani iki kişiden biri boş oturup diğeri çalışıyorsa ekmeğe hakkı olan çalışandır boş oturan değil "bunun adı sosyalizmdir" bilmem anlatabildim mi?) herkese eğitim hakkı konusunda anayamızda da güvence altına alınmış ancak mevcut sistemde "her dershaneye gidenin proje sınıfı öğrencilerine üniversite" şiarı haline dönüşmüş durumdur ki eşitliklerin olduğu sistemde üniversite okumamak isteyen kişilerin kişisel talepleri doğrultusunda eğitim kayatları bitmektedir, ekonomik koşullardan kaynaklı zorunlu bir bitişe izin verilmez, öğretim görevlileri de öyle arandığı zaman bulunmayacak durumda iseler zaten bulunmayışlarının akabinde artık öğretim görevlisi değildirler.

    bu çok uzun yazıyı okuyabilecek sabırda olanlar için şu söylenebilir eğitim hakkı ekonomik özgürlük, kişilerin giydiği ayakkabı markalarına eşit şekilde muamele edilmiş eşit şekilde konulardan bahsedilmiştir,

    eşitliğe denize bakan bir pencereden bakmayıpta denize doğru yürüyerek onu anlamaya çalışırsak o kadar da zor olmayacaktır.

    özdemir asaftan bir iki cümle çok şeyi tanımlamaktadır:

    denize bak
    ..... (yapılabilen en kolay şeydir)
    denizi gör
    ..... (biraz akıl ister)
    denizi düşün
    .....(çok zaman alır ama imkansız değildir uğraşılırsa yapılır)
    #1783089 (kolibandı, 18.06.2007 00:55 ~ 01:00)
  20. Nerede demokrat dinci , faşist liberal varsa hücum edecek olan bir başlıktır . Eşitlikten nasıl nemalansak acaba !? Hımmmm...sanırım buldum :
    (bkz: Herkes eşittir ama bazıları daha eşittir!)
    #1783094 (nekrofili, 18.06.2007 00:57)
  21. (bkz: insanım o halde eşitliği savunmalıyım)
    #1783106 (yasakani, 18.06.2007 01:00)
  22. -abi eğitimi ne yapacaz?
    -şimdi bugünden başlayarak yavaş yavaş yeni bir toplum kurarak yapabilecez. her şeyi çabucak elde edemeyeceğiz ve zor günler bekliyor bizi fakat ilerisi için hava aydınlık.
    -haa anladım abi!
    -lan illa böyle aptal aptal konuşulunca mı anlıyorsun be!

    3 dk sonra döner...

    -abi o değilde faşistler bağırıyorlar: "biz hitlere saygılıyız, o yüzden kahrolsun marksistler! ne yapalım?
    -(gülerek)ne yapacaksınız bırakınız bağırsınlar, bağırmakla duvarlar aşınmaz!
    -tamam abi.
    -yok bu insanlar illaki bize plan değil pilav gerek diyen zihniyetten anlar, hani şu sülo zihnetinden. nasıl konuşuyorum ben de kendi kendime. gidip bir çay koyayım gençlere bari.
    #1783112 (kisil, 18.06.2007 01:00)
  23. nesnel şartlarla, eşitlik nasıl sağlanır açıklıyorsun üstüne sütelik hiç bir şey açıklamamkla yargılanıyorsun işte bu koyuyor insana, beni tarihle yargıla.
    #1783129 (kisil, 18.06.2007 01:05)
  24. (bkz: netekim paşa nesli yazar)****
    #1783141 (kendime donmeye artik cok gec, 18.06.2007 01:07 ~ 01:08)
  25. iki güzel örnekle eşitliğin açıklanacağı bir gerçekliktir .
    Kapitalistlerin güdümündeki iktidarlar insanlara fırsat eşitliği yarattıkları yalanı ile oy avcılığı peşinde koşup ülkemizde yeni üniversiteler açmışlardır . Peki bu üniversitelerin alt-yapıları tamamen hazır mıdır ? Bu üniversiteler de çalışacak üniversite profesörleri var mıdır ? ilçelerde allahın siktir ettiği yerlere kurulan bu üniversitelere ulaşım sorunu çözülmüş müdür ? Kültürel anlamda bir evrenkent rolü üstlenmesi gereken üniversitelerimizde açılan bölümlere kıyasla bulunduğu sınırlarda öğrencilerini geliştirecek ne kadar fırsatlara sahiptir ?

    Eşitlikten yana olan bir insan bunun bir oy avcılığı olduğunu anında çakar ve fırsat eşitliği diye sunulan gerçekliklerin aslında birer tercihsizlik olduğunu kavrar . Çünkü bu yeni üniversitelerde açılan bölümlerde yeni istihdam sahaları tamamıyla tıkalıdır ve bu bölümlerden mezun olacaklar zaten işsiz kalmayı en başından kabul edeceklerdir . Dağın tepesinde kurulan üniversitelere şehir merkezinden ulaşacak öğretim üyeleri ve öğrencileri düşünen kimse yoktur .

    Bunun dışında sağlık sektöründe sevksiz bir muayene uygulaması başlatılmıştır . Ancak bu sevksiz muayene sözüm ona insanlara istedikleri hastanelerde muayene olma ve istediği eczaneden ilaç alma keyfiyetine rağmen kalite bazında burjuva snıfından daha büyük destek almış döner sermayesi gelişmiş üniversite hastanelerinde oluşturacağı birikimin üiversitelerdeki araştırmaları engelleyeceği ve iktidara yakın olan özel hastanelerin bu politika doğrultusunda ödemelerinin daha erken ve kolay bir şekilde yapılırken , diğer hastanelere ise ayrımcılık yapılarak aslında sağlık sistemindeki birleşme ile gizli bir sağlık ayrımcılığına gidildiği gerçeği gözardı edilmeye çalışılmaktadır . Bu başlığı açanın liberalizm başlığı adı altında kendini savunmaya geçmesi acil ve de elzemdir .
    #1783206 (nekrofili, 18.06.2007 01:19)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

solcuyum o halde esitligi savunmaliyim başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. solcuyum o halde esitligi savunmaliyim ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu solcuyum o halde esitligi savunmaliyim nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about solcuyum o halde esitligi savunmaliyim. Copyrights of the articles are belong to their authors.