sezen aksu nun radikali 


kapat
  1. 14 Ocak 2007 tarihinde sezen aksu yönetiminde çıkacak olan radikal gazetesidir.
    (bkz: 7 ocak 2007 tarihli radikal gazetesi)
    #1135411 (apatheticfrog, 10.01.2007 23:12)
  2. sezen aksu'nun bir günlük editörlüğünü yapacağı muhtemel radikal baskısı için oray eğin'in görüşü:

    http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=63887,10,6

    radikal bu olayı gelenek haline getirir ve sürdürürse, ajdar'ın editörlüğüne kadar gider bu iş.
    #1135480 (telashe, 10.01.2007 23:25)
  3. tamamen ticari amaç kokusu olan bir taktik gibi görünen olay. zira satış rakamlarını yükseltmek için halkın bu şekilde ilgisi toplamaya çalışıyorlar gibi duruyo. düşünsenize türkiyede ki sezen hayranlarının yarısı alsa o günkü gazeteyi adamlar ihya olur zaten. bu fikri üreten beyin gerçekten takdire şayan.
    #1135973 (karpuzkabugu, 11.01.2007 01:10)
  4. çok iyi olacağından eminim. almaya şimdiden niyetlendiğim gazetedir.
    #1135981 (serbest radikal, 11.01.2007 01:12)
  5. geçen hafta orhan pamuk a genel yayın yönetmenliği yaptıran radikal ın bu hafta ki düşüncesi. show tv deki pazar magazin programı gibi her pazar bir ünlü ismet berkan ın yerini alıyor, bu hafta ki şanslı kişi olan sezen aksu dan beklentimiz büyük.
    #1136032 (sayid jarrah, 11.01.2007 01:25 ~ 01:26)
  6. aydın doğan'ın radikalinden farkı ne olacaktır? hiç! meselâ yazmayacaktır, aydın doğan ve kankilerinin vurgunlarını. ama nedir, çoluk çocuğa eğlence olsun, "aa sezen aksuuu, pırraavuuu..." desinler, oyalansın, oynatsınlar...
    #1136111 (ukala sukela, 11.01.2007 01:53)
  7. "Uyum yasalarını kabul ederken gösterdiğimiz hassasiyeti, uygulamada göstermiyoruz. Kadın hakları, çocuk hakları, engelli hakları, hayvan hakları ve çevre hakları bir türlü hayata geçmiyor" açıklaması ile "türkiye nin beş ayıbı" na vurgu yapan bir manşetle çıkmıştır..
    en azından önceki örnekte olduğu gibi bir sanatçı ve entelektüel birikimden uzak, tamamıyla kişisel hesaplar ve kötü duruma düşen imajını kurtarmak için büyük ustaları kullanmak yerine, halkı ve canlı varlıkların tamamına ve yaşadığımız ülkeye ya ait sorunları gündeme getirmiş, kendine yakışanı yapmıştır. ayrıca "gülümse" başlıklı yazısında, çok güzel alıntılar yapmış ve haberleştirdiği konuları doğru noktalarda somut örnekler vererek tam anlamıyla dolu dolu bir makaleye dönüştürmüştür. kendi adıma, pek önemsenmeyen tamamı ile yaşama ait sorunlarımızı gündeme getirmesinden dolayı teşekkürediyor ve bundan sonraki zat-ı muhteremlere örnek olmasını diliyorum. ayrıca bu olanağın kendisine verilmesini sağlayan "sezen aksu" dan ikinci kişi gibi bahsedip, kendisini "Yurttaş Sezen" olarak adlandırması ve mütevaziliği bir gülümse katmıştır sabaha..*
    #1150375 (smmnds, 14.01.2007 09:46 ~ 10:05)
  8. http://www.radikal.com.tr/index.php?tarih=14/01/2007
    #1150378 (kayip ruh, 14.01.2007 09:50)
  9. bir gazeteyi kurtarmak için artık sezen in devreye girdiği traji ekonomik durumdur.
    #1150395 (whynot, 14.01.2007 10:18)
  10. Sezen'in kendini ne kadar geri çekerse çeksin, içine Sezen'in sindiği gazetedir. Orhan Pamuk'un yaptığı gibi kişisel hesaplaşmalara girmemiş, hatta hiç kendisiyle ilgili bir şey yazmamıştır.
    Ne kadar dışarıda, o kadar içeridedir.
    Baştan aşağı Sezen kokandır.
    #1152018 (kIran kIrana, 14.01.2007 16:41)
  11. Bunca yıl bu kadar göz önünde bir popüler figür olmak, bir günlüğüne bir yetişkin oyunu gibi de olsa beni Radikal'i yönetme sürprizi ile karşı karşıya getirdi. Yurttaş Sezen olarak bana sağladığı bu şanstan dolayı 'o kadına' (Sezen Aksu) teşekkür borçluyum. ilk anda kendi alanımın dışına çıkma fikri beni korkutmadı değil. Sakinleşince dedim ki, "Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker".
    Manşetteki beş ayıbın benim kişisel ilk beşim olduğunu ifade ederek başlamak isterim. Burada ilk beşi belirlerken esas aldığım, yaratılış itibarıyla güçlü olanın zayıftan çaldığı yaşama hakkıdır sadece. insan hakları yerine kadın hakları demem de bu yüzden.
    Mecburiyetten değil insaniyetten, AB bizi dövüyor diye değil, zihniyet ve vicdanen insan sınıfına dahil olduğumuzdan yüzde yüz emin olmadıkça insan haklarının önünün tam olarak açılacağına inanmadığımdan, 'ana'dan başlamak daha çok sindi içime.
    Çocukları Koruma Kanunu 1957'de yürürlüğe girdiği halde, 1997'ye kadar sümen altı ederek 40 yıl kaybettiren büyükler, geleceğin haklarına sahip çıkabilecek zihniyette çocuklar yetiştirebilir mi sizce? Bu yüzden çocuklara da sormak istedim "haklarınızdan haberiniz var mı?" diye. Örneğin 15 yaşındaysalar, Dernekler Kanunu'na göre; toplumsal, ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleriyle; spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile ve özel yaşamlarını korumak ve geliştirmek amacıyla dernek kurup yönetebileceklerini, 12 yaşından itibaren de üyelik hakkına sahip olduklarını söylemek istedim.
    NASA'nın uzay ve havacılık konusundaki en büyük temsilcisi James Hansen'ın küresel ısınma için hemen bir şey yapılmazsa sadece 10 yıl kaldığını açıkladığından haberdar iseler, geleceği olmayan çocuklar olarak zaten haklarının ellerinden çoktan alınmış olduğunu, bu yüzden bilip bilmemenin pek de bir önemi kalmadığını düşünmesinler diye.
    Bir yandan, 8.5 milyonla Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 12.29'unu oluşturan özürlülerin neredeyse yarısının (yüzde 47'si), hiçbir tedavi imkânı bulamadığını, 2005 yılında AB talepleri doğrultusunda bir özürlüler yasası çıktığı halde, bir türlü hayata geçirilmemesinin ayıbının küçük tanıkları olmaktan sıkıntı duymasınlar; 2003 Özürlüler Hayat Başarısı Ödülü'nü almak üzere Cenevre'den THY ile Türkiye'ye gelirken, bir kolu, bir bacağı olmayan Şafak Pavey'i, iki kolu ya da iki bacağı birden eksik olmadığı için yeteri kadar özürlü bulmayıp, tekerlekli sandalye tahsis etmeyen zihniyet yüzünden, daha yolun başında umutsuzluğa kapılmasınlar diye.
    Diğer yandan, parmakla sayılacak kadar azalan güzelim monachus'ların (Akdeniz fokları) gözlerinin önünde yok olup gitmesi, barınak hayvanlarının açlıktan birbirini yemeye başlaması, daha insani hiçbir yöntem kalmamış gibi kanatlıların diri diri yakılarak itlaf edilmesi nedeniyle geleceğe küsmesinler diye.
    Bütün bu ayıpların değiştirilemez bir utanç yazgısı olmadığını anlatmak; Mevlana'lar, Hacı Bektaş'lar, Yunus Emre'ler diyarının çocukları olduklarını hatırlatmak; ortak akıl, ortak duygu, hiç kirlenmemiş taptaze vicdanlarla yola çıkıldığında hayatı yeniden üretmemek mümkün değil demek istedim onlara.
    Yüzyıllar önce söylenmesi gereken her şeyi bu topraklarda söylemişler zaten...
    "Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme",
    "Oturduğun yeri pak et, yediğin lokmayı hak et."
    Hacı Bektaş Veli
    "Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar"
    "Sen yeni bir çocuk doğurmadıkça kan tatlı süt haline gelmez"
    Mevlana
    Gel ey kardeş gel de birliğe özen
    Birliktir her nefsin kal'asın bozan
    Hiç kendi kendine kaynar mı kazan çevre yanın ateş eylemeyince
    Aşkın odu geldi yüreğim harlar
    Aşkı olan arı namusu neyler
    Be hey Yunus sana söyleme derler
    Ya ben öleyim mi söylemeyince
    Yunus Emre
    Radikal'e, dersimi çalışma sürecinde bilgi, birikim, arşiv ve gönüllerini açan, güvenerek ortak kalemleri olmama izin veren, en değerlisi umudumu yeniden parlatmama katkısı olan dostlarıma ve beni tanıdığınız alandaki kredilerime binaen zaman ayırıp yazımı okuduğunuz için sizlere içtenlikle teşekkür ederim.
    Bunları yazarken gülümsüyorum, siz de gülümseyin lütfen.

    SEZEN AKSU'NUN RADiKAL iÇiN KALEME ALDIĞI YAZI
    #1152020 (kIran kIrana, 14.01.2007 16:42)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

sezen aksu nun radikali başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. sezen aksu nun radikali ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu sezen aksu nun radikali nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about sezen aksu nun radikali. Copyrights of the articles are belong to their authors.