sevr antlasmasi 


/ 2
kapat
  1. birinci dunya savası sonrası osmanlıyla itilaf devletleri arasında imzalanan antlaşmadır.osmanlının fiilen yok olduğunun göstergesidir.ancak tbmm nin kabul etmemesi ve bu antlaşmayı imzalayanların vatan haini ilan edilmesiyle hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir.
    #178759 (hasnicktir, 18.04.2006 17:29 ~ 17:31)
  2. görüşmelere katılan osmanlı heyetinin tamamı anlaşmayı kabul ederken; sadece bir temsilci ret oyu kullanır. yıllardır merak ederim kimdir o kahraman diye...
    #178766 (zero95, 18.04.2006 17:31)
  3. büyük millet meclisi hükümeti'nin tanımdağı,istanbul hükümeti tarafından imzalanmış bir antlaşmadır
    #178776 (panapa, 18.04.2006 17:33)
  4. sevr kürtlerin türk topraklarını elde etmesi açısından bir umuttu, lozan ise iflas.. büyük türk milleti değil herhangi bir unsura toprak vermek, bir çakıl taşını bile kimseyle paylaşmaz.. bu böyle biline..
    #235914 (shalamar, 12.05.2006 17:37)
  5. herkesle dostça anlaşmalar yapan itilaf devletlerinin osmanlı ya dayattığı yıkıcı anlaşma.
    #236355 (Disco Inferno, 12.05.2006 19:16)
  6. italya'nın San Remo kentinde kabul edilen ve istanbul'da Saltanat Şurası tarafından kabul edilip 10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması'nın maddeleri şunlardır :

    Askeri Hükümler

    Osmanlı Hükümeti 35.000'i Jandarma, 15.000'i özel birlik, 700'ü padişahın yanındaki güvenlik birliği olmak üzere ancak 50.700 kişilik bir asker bulundurabilecekti. Ordunun ağır silahları, zırhları, uçakları ve donanması bulunmayacaktı.

    Azınlıkların Statüsü

    Azınlıkların hakları yasalarla korunacak, göç eden azınlıkların eski yurtlarına dönmeleri sağlanacak, bunların uğradıkları zararlar ödenecek.

    Boğazların Durumu

    Boğazlar; savaş ve barış zamanında tüm devletlerin gemilerine açık olacak bir uluslar arası komisyon tarafından yönetilecek, bu komisyonun ayrı bir bayrağı ve ayrı bir bütçesi olacak. Merkezi istanbul'da bulunan bu komisyonun bir de ordusu olacak.

    Kapitülasyonlar Sorunu

    Kapitülasyonlar tüm devletlere tanınacak ayrıca Yunanistan ve yeni kurulacak olan Ermenistan da kapitülasyonlardan yararlanacak.

    Mali-Ekonomik Konular

    Mali-Ekonomik konularda istanbul Hükümeti'nin yetkileri sınırlandırılıyordu. ingiltere, Fransa ve italya devletlerinin temsilcilerinden oluşan bir komisyon devletin gelir ve giderini kontrol edecekti.

    ingiltere

    ingiltere'ye Musul dahil bütün Orta Doğu veriliyordu.

    Kürdistan

    Doğu Anadolu'da bir kısım iller özerk bir Kürt Bölgesi (Kürdistan) oluşturulmak üzere Kürtlere bırakılıyordu.

    Fransa

    Fransa'ya Suriye, Adana, Malatya ve Sivas dolaylarını birleştiren bölgeler veriliyordu.

    Ermenistan

    Doğu illerinin bir kısmında Ermenistan adında bir Ermeni Devleti kurulacak, bu devletin sınırlarını ABD başkanı Wilson belirleyecek.

    italya

    italya'ya Antalya ve Konya Bölgesi veriliyor ve böylece italyanlar iç-Batı Anadolu'nun derinliklerine kadar uzanıyordu.

    Yunanistan

    Yunanistan'a istanbul il sınırına kadar Trakya toprakları ile imroz ve Bozcaada dahil Ege Adaları verilecek, Ege Bölgesi'nin büyük bir kısmı da izmir başta olmak üzere Yunanistan'a verilecek.

    istanbul

    istanbul; Türklerde kalacak ancak azınlık hakları korunmadığı taktirde Türkler'in elinden geri alınacak ve uluslararası bir şehir haline getirilecektir.
    #380518 (mischief, 28.06.2006 02:04 ~ 02:08)
  7. hala okundukça dehşete düşüren ve atatürk gibi vatansever insanlara tekrar tekrar teşekkür etmemizi sağlayan antlaşma. bazı hayalperest(!) insancıkların hayali. o insancıklar bu hayali sürdürürsa kabus olacaktır (edilecektir) orası ayrı.
    #783593 (grandmaster flash, 28.10.2006 14:54)
  8. fransa da antlaşmanın imzalandığı salonda bulunan bilgilendirme tabelasında 'bu antlaşma anadoluya barışı ve azınlıklara özgürlüğü getirmiştir' yazısıyla anlatılan, türk ulusunun, kapitalasyonlar altında ezilmesini, bütçe belirleyememesini, yasa çıkartamamasını da barış ve özgürlük olarak algılayan, antlaşmaya göre türkiye sınırları içinde kalcak olan küçücük bölgedeki insanların, yine antlaşmaya göre komşu devletelerin vatandaşlıklarına geçtikleri vakit vergiden muaf tutulacaklarını söyleyen madde ile ülkeyi halksız bırakıp, yok olmaya mahkum etmeye çalışan, zihniyetin antlaşmasıdır.
    #922256 (kelmajeste, 28.11.2006 18:50)
  9. atatürk'e bok atanların ilk önce okuması ve şu an ki haliyle karşılaştırması gereken antlaşma.

    iyice anlamaları için ikinci ödevleri mondros ateşkes antlaşması.

    Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının senin şu an utandığın Türk'lüğünden yüzbinlerce şehit verip pırıl pırıl bir ülke yaratarak alnı açık ve omuzları her zaman ki gibi dik olarak çıktıkları Lozan antlaşmasını da okuduğumuzu anladık mı kısmının ana konusu.

    (bkz: iyi çalışmalar)
    #922325 (BlindGuardian, 28.11.2006 19:04)
  10. atamız olmasa anamızın çatısına kar yağdıracak olan anlaşmalar silsilesinin en kötüsüdür.
    allahtan atatürk çıktı geldi de babamızın adı hala ahmet mehmet olarak kaldı.
    yoksa allah muhafaza johnny ya da hristo da olabilirdi...
    #922374 (cuthbert, 28.11.2006 19:14)
  11. birinci Dünya Savasi sonunda Osmanli Devleti'nin imzaladigi baris antlasmasidir.
    #922458 (KoPuSh, 28.11.2006 19:34 ~ 19:35)
  12. (bkz: bir barış antlaşması olarak sevr)
    #922480 (dom dom bullet, 28.11.2006 19:39)
  13. günümüzün avrupa birliği uyum yasaları. o tarihte savaş meydanlarında dedelerimizin koruduğu bu toprakları şimdi 3-5 anası belirsiz iki ayaklılar AB sevdasına neredeyse altın tepside sunacaklar.
    #922765 (misfit, 28.11.2006 20:37)
  14. Hazırlayan için "yüzsüzlük",kabul eden için "vatan sevgisi" ölçütü.
    (bkz: Paçavra)
    #1186334 (sEtU, 21.01.2007 20:33)
  15. vahdettin sevri imzaladımı???
    -Hayır, imzalanmadı. Neden?

    Çünkü o sırada Osmanlı Meclisi kapatılmıştı. Önce Meclis-i Mebusan’ın antlaşmayı görüşüp kabul etmesi, sonra da imzalamak üzere Vahdettin’e göndermesi gerekiyordu. Tabii Meclis kapalı olduğu için görüşülemedi, dolayısıyla Vahdettin’in masasına bile gitmedi Sevr Antlaşması. Ama kime sorsanız, “Hain Vahdettin Sevr’i imzalamamış mıydı?” derler.

    Nitekim Meclis-i Mebusan kendi kendisini 11 Nisan 1920’de feshetmiş, Sevr Antlaşması ise bundan 4 ay sonra, yani 10 Ağustos’ta imzalanmıştı ama Meclis’in ve Sultan’ın imzalaması şartı vardı. Böylece Sevr, hukuken geçerlilik kazanmamış bir antlaşma olarak kalmış, zaten bunun gerçekçi ve uygulanabilir bir antlaşma olmadığına kendileri de ikna olan itilaf Devletleri, Birinci inönü Savaşı’ndan kısa bir süre sonra, 21 Şubat 1921’de Sevr’in bazı maddelerinin hafifletilmesi ve böylece kabul ettirilmesi için Londra Konferansı’nı organize etmişlerdi.
    (bkz: zaman gazetesi)
    (bkz: mustafa armağan)*
    #1251376 (bilgehan, 03.02.2007 11:18)
  16. itilaf devletlerinin yüzyıllar boyunca besledikleri emelleri sadece yazıla hale getirmesidir. bu amaçları halen devam etmektedir.

    birde 'istanbul hükümeti imzaladı'onlar suçlu'demeden önce o zamanın şartlarına göre değerlendirelim.hangi * türk vatanını satar.
    #1332554 (frosty, 22.02.2007 00:45)
  17. ülkenin sevr öncesi aciz haliyle, günümüzün her türlü tavizini vermiş, topraklarını imzaladığı anlaşmayla değilde, para ile satmış, özelleştirme adı halinde her yeri peskeş çekmiş, eski istanbul hükümeti ile günümüz yönetimleri arasında yok aslında bir farkımız.
    #1332622 (Bohemian Rhapsody, 22.02.2007 01:13)
  18. SEVR;i ANLAMAK

    Hepimizin bildiği gibi,Osmanlı Devleti 1.Dünya Savaşına,biraz yönetimdeki paşaların Alman hayranlığı,biraz da Almanya;nın baskıları sonucu girdi.Amaç kaybedilen toprakları geri almak,eski görkemli günlere dönebilmekti.Ama savaş hiçte umulduğu gibi bitmedi ve Osmanlı Devleti,diğer ittifak devletleri gibi ateşkese mahkum oldu.Savaş devam ederken itilafçılar tarafından imzalanan Sykes-Picot antlaşması,Osmanlı topraklarının paylaşımını içeren gizli bir misyon yüklüydü ve bizim açımızdan savaşı bitiren 30 ekim 1918 tarihli Mondros ateşkes antlaşması ile gizli planlar icra edilmeye başlandı.

    Mondros ateşkesi ile Osmanlı;nın egemenliği kısıtlanıyor,ülkenin toprakları işgale maruz kalıyordu.Bu sırada ulu önder Atatürk Anadolu;da yoğun çalışmalar yapıyor,halkı örgütlemeye ve ülkeye tekrar bağımsızlık kazandırmaya çalışıyordu.istanbul hükümeti ise itilaf devletlerinin kontrolünde kuklalık yapmaya mecbur bırakılıyordu.

    Tarihler 10 ağustos 1920;yi gösterdiğinde Paris;te imzalanan Sevr barış antlaşması ile Osmanlı Devleti;ne,ingilizlerin tabiriyle hindinin tüyleri bırakılıyor,ülkemizin kalan toprakları işgal ediliyor ve Türkler tarihten silinmeye çalışılıyordu.

    Bu duruma seyirci kalmayan Atatürk ve yüce Türk milleti,cennet vatanımız için ulusal bir direnişe başladı,bir çok zaferler kazandı ve TBMM;yi tüm dünyaya benimseterek,düşmanlarımızı derinden yaraladı.Özellikle 26 ağustos 1922 günü başlayan Büyük Taarruz ile topyekün savaşa giren Türk ordusu,eylül ayının ortalarında Anadolu;da tek bir yunan askeri bile bırakmadı.Sıra bu zaferi siyasal bir sonuçlandırmaya gelmişti.Yani artık Boğazlar ve Doğu Trakya için görüşmeler başlamalı ve kesin bir barışa imza atılmalıydı.Mudanya ateşkes antlaşması ile bu misyon azda olsa başarıldı,askeri ve diplomatik zafer kazanılan bu süreçten sonra saltanatın kaldırılması ile devletin çift başlılığı son buldu.

    Geçen zamanla birlikte Mudanya ateşkesini Lozan barışı izledi.Heyet başkanı olarak ,1. ve 2. inönü savaşları komutanı ismet paşa,Lozan;daki psikolojik harbe yollanan kişi oldu.Neredeyse 2 yıl süren konferans 24 temmuz 1923 günü antlaşmanın imzalanmasıyla son buldu.Türkiye uluslararası alanda siyasi olarak tanındı ve iktisadi bağımsızlığına kavuştu.Misak-ı milli sınırları ise hemen hemen gerçekleşti.ingiliz temsilcisi Lord Curzon,bu antlaşmayı imzalarken,ismet Paşaya nefret dolu bir ifadeyle ,bir gün elbet batının eline düşeceksiniz diyordu.

    Cumhuriyetin ilanından sonra,Lozan;da çözüme kavuşmayan musul-kerkük meselesi ingilizlerin bölgedeki petrol emelleri nedeniyle epey uzamıştı.Misak-ı milli sınırları içindeki bu bölge -ingilizlerin Şeyh Sait ayaklanmasını tertip etmesi sonucu TC'nin dikkati dağıtlııyor- uluslar arası mahkemelerce ingilizlere bırakılıyordu.

    Lozan sonrası,Atatürk ölene kadar dış politikamız gayet aktifken,1938 sonrasında Lord Curzon;un dedikleri gerçekleşmeye başladı.2.Dünya Savaşına girmemeyi başaran Türkiye daha sonra oluşan sovyet tehditine karşı ABD;nin yanında batı bloğunda yer alıyordu.Marshall planı ve Truman doktrini ile ABD güdümüne giren ülkemiz,bir bakıma kapitülasyon sayılan bu tür gelişmelerle,ağır sanayisi olmayan bir tarım devleti haline getirilmek istendi.Bunu reddeden Türkiye,Ereğli demir-çelik Fabrikası ve Ali ağa rafinerisi gibi kalkınma kurumları için SSCB;den kredi aldı.Denge politikamız,dönemin başbakanlarından Adnan Menderes;in iktidardan düşürülmesiyle ters etki yaptı.

    1960;lı yıllarda Kıbrıs;ta başlayan rum katliamları ile Kıbrıslı Türkler öldürülüyor,1974 çıkarmasına kadar ABD,Türkiye;yi adaya olabilecek bir müdahaleye karşı engelliyordu.Dönemin ABD başkanı Johnson,küstahça bir mektupla ismet inönü;yü uyarıyor ve ABD;den alınan silahların böyle bir operasyonda kullanılamayacağını belirtip,ambargo tehditinde bulunuyordu.Aynı zamanda GAP projesine gelen batı tepkisi de dikkat çekiciydi.Bu proje de ABD ve batı kaynaklı olmayan yollarla hayata geçirilmiştir.

    Gelelim AB;ye ve üyelik müzakerelerinde sürekli önümüzde engel teşkil eden azınlık sorununa.Lozan;da,sadece tek tür azınlık vardı,o da gayrimüslimler.Herkes milliyet fark etmeksizin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kabul edildi.Şu an ise özerklik,imtiyazlar v.s. gibi baskılar ile Sevr tekrar dayatılmakta,Kıbrıs dosyasında hiç de etik olmayan bir yaklaşım sergilenmektedir.izolasyonu kaldırmamakta ısrar eden AB ve ABD güdümlü yeni dünya düzeni,Rumlarla ilişkilerini geliştirmeye devam etmektedir.Ülkemizin topraklarında suni azınlıklar meydana getirilmekte ve kürt olarak etnik misyon yüklenen bu vatandaşlarımız kandırılmaktadır.Abdullah öcalanlar yaratılmakta, 1995;te dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel;in de dediği gibi,batı apaçık Sevr;i istemektedir.

    Ermeniler ise ABD;nin Lozan;a taraf olmadığını,Sevres;te bulunan tüm devletlerin Lozan;da bulunmadığını ve dolaylı olarak Sevr;in hala devam ettiğini iddia etmekte.Türkiye;ye sözde Ermeni soykırımını dayatan,Fransa&;nın öncülüğünü yaptığı kendini bilmez batı,Ermenilerin toprak ve tazminat alabileceğini umuyor.Devletimiz bugün IMF;nin 3.sınıf bürokratları tarafından mali sorgulamaya çekiliyor.Gümrük Birliği adı altında ekonomik fayda sağlayan(!) mali kısıtlamalarla uğraşıyor.işte azınlık sorunu,işte kapitülasyonlar,işte sınırlar.

    Sevgili Türk halkı,ülkemiz için planlanan nice kalleşlikler var daha,kim bilir?Eğer bir bütün olabilirsek ve atalarımızı biraz anlayabilirsek,Lozan;ıda Sevr;ide çözebiliriz ve Atatürk;ün dediği gibi devletimiz ilelebet payidar kalır.Ne mutlu Türküm diyebilmek için,dedelerimizin ve ninelerimizin kanıyla sulanmış bu vatanı koruyabilmek umuduyla!..

    alıntıdır
    http://www.facebook.com/s...58556&oid=43286587680
    #4276662 (reddiplomat, 24.11.2008 23:56 ~ 25.11.2008 20:23)
  19. büyük israil'in kurulması için yapılan anlaşmadır. ama bu millet asiliği ile bu anlaşmayı yırtıp atmıştır. batının kuyruk acısı bunadır.
    #4468506 (ilham gelsin diye bekliyorum, 04.01.2009 19:57)
  20. itilaf devletleri yetkililerinden birinin "sevri çöpe atmadık ancak buzluğa kaldırdık. zamanı gelince buzluktan çıkar" şeklindeki sözüyle anlattığı antlaşmadır. bu aralar buz dolabının kapağı açıldı gibi sanki?
    #4468607 (fantastikgenc, 04.01.2009 20:16)
  21. tarih kitaplarında geçen, imzalamamız için baskılar yapılan antlaşma. sevr ler hep yazılı olmuyormuş devrimizde.
    #4469025 (niveous, 04.01.2009 21:28)
  22. avrupa birliği'nin geçersiz kılma hayalidir.
    #4469026 (passion, 04.01.2009 21:29)
  23. Eski maarif nazırı (milli eğitim bakanı) Hadi Paşa, eski Şura-yı Devlet (Danıştay) reisi Rıza Tevfik Bey ve Bern Sefiri Reşat Halis Bey'den oluşan bu heyet, 10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzaladı. imzaladığı antlaşma. bir ülkenin yabanci uluslar tarafindan nasil içine edilebileceğini tarihe göstermek üzere hazirlanmi$ anla$ma...
    #4691783 (sinemam1986, 13.02.2009 01:56 ~ 01:59)
  24. Bu anlaşmayı imzalayanlar M.Kemal tarafından vatan hainleri ilan edilmiştir.
    #5133474 (Gookan, 01.05.2009 22:21 ~ 05.05.2009 00:36)
  25. anlaşmada devletin ismi '' le turchi '' olarak geçmektedir. osmanlı ( ottman empire ) ismi, batılılar tarafından telafuz edilmemektedir. bu, bizim kendi devletimize koyduğumuz isimdir.

    ayrıca anlaşmanın batı yüzü tarafından '' le turchi '' anlaşması olarak geçer.
    #5155139 (sigarasini ters yakan asik, 05.05.2009 14:10)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

sevr antlasmasi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. sevr antlasmasi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu sevr antlasmasi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about sevr antlasmasi. Copyrights of the articles are belong to their authors.